Bölüm 62: Felaket

avatar
1899 0

Xian Ni - Bölüm 62: Felaket


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Binanın dışında, Huang Long durmuş ve Wang Lin’e fısıldamıştı. ‘’Burası kutsal kütüphane. İçeri girebilirsin. İlk katta çoğunlukla Qi Yoğunlaştırması aşaması için teknikler var. Etrafa bakınabilirsin, ancak dikkatini ikinci katmana odaklamalısın, çünkü Temel Oluşturma aşaması teknikleri ikinci katmanda bulunuyor. Ben dışarıda bekleyeceğim.’’

 

Wang Lin biraz gergindi. Derin bir nefes alıp içeri girdi. Bu bina 4 katlıydı. İlk katta sayısız yeşil yeşimtaşı parçaları rafların üzerinde uçuşuyor ve yeşil ışık yayıyordu.

 

Si Tu Nan alayla konuştu. ‘’Bakmana hiç gerek yok. Ne tür şeyler var burada? Hepsi düşük kalite teknikler. O zamanlar, bunlara bakmaya zahmet bile etmezdim.’’

 

Wang Lin acele edip ikinci kata çıkmamış veya Si Tu Nan’ın sözlerini dinlememişti. Her Yeşimtaşı parçasının yanına içindeki teknikleri kontrol etmek için gitmişti. Eli de teknikleri test etmek için bir mühür oluşturmuştu.

 

Wang Lin bir yeşimtaşı parçası aldı ve yakından bakmaya başladı. ‘’Zirve kalite teknik- Ateş Ejderhası.’’

 

Si Tu Nan hemen laf atmaya başladı: ‘’Sıçtığımın zirve kalite tekniği. Açıkça düşük kalite ateş kontrol tekniği. Benim Ruh Alevi Tekniğim gerçek zirve kalite tekniktir!’’

 

Wang Lin sersemlemişti. Tekniği bırakıp başka bir tane aldı.

 

‘’Zirve Kalite Teknik-Toprak Kaçışı.’’

 

‘’Çöp, tam anlamıyla çöp! Benim geldiğim yerde, bunu herhangi bir yerden alabilirsin ve dingiller bunu zirve kalite teknik olarak adlandırmaya cesaret edebiliyor! Beş Element Kaçış tekniğim gerçek zirve kalite tekniktir!’’

 

‘’Zirve Kalite Teknik- Rüzgar Kılıcı.’’

 

‘’Hala çöp! 100 kat daha güçlü olan Uluyan Fırtına tekniğini biliyorum!’’

 

‘’Dokuz Gün Şişmek Oluşumu.’’

 

‘’Bütün bu çöpler de ne? Açıkça kötü bir yıldırım tekniğinden ibaret. Neden bu kadar şatafatlı bir isim veriyorlar ki? Çöp!’’

 

‘’Ölümsüz Dönüşümü.’’

 

‘’Bu biraz ilginçmiş, ama yine de çöp. Daha iyi ölümsüz dönüşümü tekniği biliyorum. O 100 kat daha güçlüdür.’’

 

Si Tu Nan birer birer her teknikle alay etmiş,  Wang Lin’in kaşlarını daha da çattırmıştı. Sonunda genç adam daha fazla dayanamamış ve ikinci kata çıkmıştı.

 

İkinci katta çok da fazla yeşimtaşı yoktu; sadece birkaç düzine yeşimtaşı havada uçuşuyordu.

 

Si Tu Nan tembelce konuştu. ‘’Hepsi düşük kalite. Bakmana gerek yok.’’

 

Wang Lin çarpıkça gülümserken içinden düşünüyordu. ‘’6.seviye bir ülkede kıdemlisin, tabii ki  bu tekniklerden hiçbiri sana göre yeterince iyi gelmeyecek.’’

 

Si Tu Nan ısrar etmeye devam ediyordu. ‘’Wang Lin, bunlara bakmana gerek yok. Çabucak kapalı kapı eğitim yapabileceğin bir yer bul, bir kere Temel Oluşturma Aşamasına ulaştıktan sonra, bu küçük tarikattan ayrılabilirsin.’’

 

Genç adamın önceki beklenti dolu ruh hali Si Tu Nan tarafından yerle bir edilmişti, bu yüzden Wang Lin somurtarak kutsal kütüphaneden çıktı.

 

Huang Long, Wang Lin’in çıktığını görünce, şaşırmış ve ‘’Bu kadar hızlı mı seçtin? Dikkatlice seçmelisin. Bu kutsal kütüphane Zhao ülkesindeki en iyi teknikleri içeriyor. Diğer insanlar buraya girmek için yeterli niteliğe sahip değil. Bu şansı boşa harcamamalısın.’’ Diye sormuştu.

 

Wang Lin’in ifadesi biraz garipti. Si Tu Nan’ın alayları ve üstadın övgüsü içinde büyük bir çatışmaya sebebiyet vermişti. ‘’Öğrenciniz çoktan seçti.’’

 

Huang Long kaşlarını çattı. Hangi tekniği seçtiğini sormak üzereydi ki, bütün Çam Tepesi birdenbire sallanmaya başlamıştı.

 

‘’Ben Yuan Dao Tarikatı’ndan Pun Nanzi. Heng Yue Tarikatı’nın veletleri, çabuk dışarı çıkın ve beni selamlayın!’’

 

Huang Long’un ifadesi aniden değişmişti. O anda, 10’dan fazla figür çevredeki binalardan dışarı çıkmıştı. En öndeki iki figür en dikkat çekici olanlardı. İkiliden birisi, kırmızı tenle birlikte belirgin ve delici gözlere sahipti.

 

Yanındaki ise yaşlı bir kadındı. Yüzü kırışıklarla doluydu ve aşırı kasvetliydi. Soğukça Huang Long’a ve Wang Lin’e bakmış, ardından bakışları sessizce gökyüzüne dönmüştü.

 

İkilinin arkasında, hepsinin yüzünde hüzünlü ifadeler olan, on üstat vardı.

 

Si Tu Nan ciddiyetle konuşmaya başladı. ‘’Wang Lin, dışarı Kadim Ruh seviyesinde birisi var. Şu anda Heng Yue Tarikatı’nın başı büyük belada. Bir şans bulup kaçmalısın. Benimleyken, geçici olarak seni hissedememesini sağlayabilirim. Hmph, eğer bedenim olsaydı, sadece Kadim Ruh seviyesinde olan birinden korkmazdım.’’

 

Wang Lin derin bir nefes aldı. İfadesi aşırı huzursuzdu.

 

Kızıl tenli yaşlı adam yüksek sesle konuşmaya başladı. ‘’Kıdemli Pun Nanzi, neden Heng Yue Tarikatıma geldiğinizi bilmiyorum. Lütfen bize anlatır mısınız?’’

 

Havada, uzun boylu bir figür belirmişti. Ağır başlı bir ifadeye sahipti, kısık bir sesle konuştu. ‘’Eğer 500 yıl önce olsaydı, Heng Yue Tairkatı’nın savunma formasyonundan korkardım, ancak, şimdi bakınca, sadece eh işte diyorum. Formasyonu kırdıktan sonra, sizin gençlerinizle konuşacağım.’’

 

Bununla birlikte, kolunu sallamış ve küçük, siyah renkli toprak parçası belirmişti. Bu küçük toprak parçası hareket etmeye başlamış ve kısa sürede devasa bir kasırga oluşturan bir rüzgar oluşturmuştu. İki eliyle de mühür oluşturuyordu ve aşırı karmaşık sözler ağzından çıkıyordu.

 

Devasa toprak parçası yere doğru çarptığında, Çam Tepesi ve Heng Yue Tepesi arasında bir ışık perdesi belirmişti. Işık perdesi çükür bir kase şeklini almış ve darbeyi engellemişti.

 

‘’500 yıl öncesinin harika tarikatından da daha azı beklenmezdi. Bu savunma formasyonunun arkasında birkaç gelişmiş teknik var.  Çevredeki saldırıların gücünü yayabiliyor, ancak bir Kadim Ruh’un koruması olmadan kaç tane saldırıma dayanabileceğini merak ediyorum."Pun Nanzi soğukça gülümsedi, eli hızlıca  hareket etmiş ve başka devasa bir kasırga oluşturup tekrardan yere çarptırmıştı.

 

Kırmızı tenli adamın ifadesi soluklaşmıştı. Havayı tokatlamış ve bir çatlak oluşturmuştu. Hızlıca çatlağın içine girmiş ve diğerleri de peşinden gelmişti.

 

Huang Long çabucak fısıldadı. ‘’Wang Lin, yakından takip et.’’ Bununla birlikte, bedeni bir ok gibi atılmış ve çatlağın içine girmişti.

 

Wang Lin bir adım atmış ve yakından tarikat liderini takip etmeye başlamıştı.

 

O anda, kasırga bir kez daha çarpmıştı. Kasırga ışık perdesine vurduğunda, gök gürültüsünü andıran bir kükreyiş duyulmuştu. Gökkuşağı renginde ışıklar zar zor dayanan ışık ekranına doğru parlıyordu.

 

Wang Lin çatlağa girmişti. Çatlaktan çıktıktan sonra, tekrardan çam tepesindeki sahnede belirmişti. Şu anda, kırmızı tenli adam ve yaşlı kadın 8 yeşimtaşı sütünün üzerinde oturuyordu. Karışık ilahileri tezahür ederken elleri birçok mühür oluşturuyordu.

 

Diğer altı beyaz yeşimtaşı sütunda da diğer 6 Temel Oluşturma Aşaması’ndaki üstatlar oturuyordu. Her birinin yüzü hüzünlü ve huzursuzdu.

 

Yaşlı kadın, ‘’Huang Long, hızlıca, tüm iç tarikat öğrencilerini buraya topla. Heng Yue Tarikatı’m en büyük felaketiyle yüzleşecek.’’ Demiş ve beyaz sütunun içine bir ağız dolusu çekirdek enerji göndermişti.

 

Huang Long’un bedeni sarsılmıştı. Bir şey söylemeden, köprüden geçip Heng Yue Zirvesine geri dönmüştü.

 

‘’Hmph. İki saldırıya dayanacak kadarmış. Bu üçüncü saldırımda benim için kırıl!’’ Pun Nanzi soğuk bir homurtu savurmuştu. Kadim Ruh enerjisinden küçük toprak parçasına bir ağız dolusu tükürmüş ve toprak parçası normal boyutunun on katına büyüyüp çam tepesinin üzerinde gökyüzünü kaplamıştı.

 

Bir patlamayla, beyaz yeşimtaşı sütunlarından birisi kırılmış ve üzerindeki Temel Oluşturma üstadı da ağzından sızan kanla birlikte zemine düşmüştü…

 

//Bölüm geciktiği için özür dilerim, bir takım sorunlar nedeniyle gelemedi bir türlü. Ayrıca bir şey fark ettim. Aşırı yorulmuşum. Bu yüzden yatıp dinlenmeyi düşünüyorum. Nasıl olsa Pazartesi tatil, yarın sabahlayıp yardırırım. Bu arada sonunda muazzam 62.bölüme geldik :D Hadi görüşmek üzere…

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18167 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr