Bölüm 30: Wang Hao

avatar
1816 1

Xian Ni - Bölüm 30: Wang Hao


 

Çeviri: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

"Daha makul olmayan hareketler mi yapmalıyım?’’ İş dağıtım binasından ayrılmak için, Wang Lin elinden geleni yapmaya hazırdı. Gerçekten üstatların sınırını görmek istiyordu.

 

Özel olarak, isimsiz öğrenciler arasında, çöp ve utanmaz iki sözcüğünün yanı sıra, genç adam başka bir unvan kazanmıştı; Kara Kalpli Kral.

 

Öğrenci Liu’ nun lakabı gelincikle karşılaştırıldığında, tamamen farklı seviyelerde olduğu görülüyordu.

 

Wang Lin rüya dünyasında bir yıl pratik yaptıktan sonra, bedeninin tüm parçalarındaki Ling Qi artmıştı. Genç adam, ilk katmanın sınırına ulaşmıştı. Ne kadar pratik yaparsa yapsın, sahip olduğu Ling Qi daha fazla artmıyordu. Böylece, bir gece, ikinci katmana girmek için ilahiyi kullanmayı denedi.

 

Birçok kez başarısız olduktan sonra, sıkı çalışması boşa değildi, sonunda birinci katmanın sınırlarını kırıp ikinci katmana geçebilecekti.

 

Vücudundaki gözeneklerinden siyah sıvı sızmış ve sonunda Wang Lin ikinci katmana ulaşmıştı! Yıkandıktan sonra, Wang Lin kendini incelemiş ve gözlerinin yıldırım gibi olduğunu görmüştü.

 

Çenesini ovuşturup, ‘’Sadece üçüncü katmanın ilahisi kaldı. Eğer geri dönüp Sun DaZhu’ ya diğer katmanların ilahilerini sorarsam ve ikinci katmana ulaştığımı öğrenirse, kesinlikle nasıl geliştiğimi soracaktır. Eğer bunu düzgünce açıklayamazsam da, daha sonra başıma bir yığın sorun açılacaktır. Ne yapacağım…’’

 

Bir süre düşündükten sonra, Wang Lin hala iyi bir fikir bulamamış, istemsizce kaşlarını çatmıştı.

 

Bir iç çekişle birlikte, Wang Lin Çekim Gücü Tekniği’ ne çalışmaya başladı. Bir yıllık pratikten sonra, Wang Lin 10 denemesinin onunda da başarılı oluyordu artık. Şu anki ulaştığı seviyeden sonra, daha zor bir şeyler denemeye karar vermişti. İş dağıtım binasında büyük bir kaya bulmuş ve çalışmaya başlamıştı.

 

Başka bir ay daha geçmişti. İş dağıtım binasında Wang Lin’ in yaptığı şeyler tüm isimsiz öğrencilerin durmaksızın yakınmalarına sebep olmuştu. Kış dönemi gelmişti ve tarikat iç tarikat öğrencileri için olan yıllık yarışmaya hazırlanmaya başlamıştı.

 

Bu yıl Heng Yue Tarikatında her on yılda bir olan isimsiz öğrenciler yarışması da yapılacaktı. Eğer birisi ilk üçe girebilirse, bir iç öğrenci olurdu. Tüm isimsiz öğrenciler dövüş yeteneklerini parlatıyor ve gizlice planlar yapıyordu. Herkesin iç tarikat öğrencisi olmak istediği belliydi.

 

Bu nedenle, iş dağıtım binasıyla alakalı mesele herkes çok meşgul olduğundan ertelenmişti.

 

Wang Lin hala iş dağıtım binası sorumlusu olduğu için hayal kırıklığına uğramıştı. İç tarikat öğrencileri yarışmasına gelince, katılmayı planlamıyordu. Eğer zamanı olursa, neden rüya dünyasında pratik yaparak harcamak yerine başka bir şey yaparak zamanını harcayacaktı ki?

 

Bugün, Heng Yue dağına kar yağmaya başlamıştı. Uzaktan bakıldığında, her yer karla kaplanmış gibi görünüyordu.

 

Wang Lin pratik yapmıyordu, bunun yerine sessizce avluda duruyordu. Çekim Gücü Tekniği aktifken sanki çevresinde devasa bir el hareket ediyormuş gibiydi. Bu devasa el bütün karları engelliyordu, bu yüzden genç adamın üstüne bir kar tanesi bile değmemişti.

 

Uzaklara, evinin olduğu tarafa bakarken, ailesinin yılın bu zamanında evi sıcak tutmak için sobayı yakacağını hatırlamıştı.

 

Genelde sobanın yanında otururdu. Babası yan tarafta oymacılık işleriyle uğraşırken, annesi de topladığı sebzeleri düzenlerdi.

 

Bazen, okumaktan sıkılır ve babasının yanına oturup, yaptığı oymaları izlerdi. Ruh hali iyiyken de, gider ve babasına yardım ederdi. İkisi arasındaki bağ kesinlikle büyük bir mutluluk kaynağıydı.

 

Wang Lin yatağının altında birkaç tane ahşap topaç olduğunu hatırlıyordu. Bazı zamanlar topaçları alıp dışarı çıkar ve buzun üstünde komşu çocuklarıyla birlikte oynardı.

 

Bütün bunları düşünürken, genç adam derin bir nefes aldı. Ölümsüzlük yolunda yürüyen birisi, tüm ölümlü şeylerle bağını koparmak zorundaydı, çünkü bunların hepsi gelişimini bozacak şeylerdi. Wang Lin gözlerini kapattı. Gözlerini tekrar açtığındaysa, zihni boşalmıştı. Ölümlü şeylerle olan bağlarını koparamazdı, bu yüzden hepsini kalbinin en derinine gömmüştü.

 

Anılarını düşünürken, ifadesi aniden değişmişti. Şu anda Qi Yoğunlaştırması’ nın ikinci katmanındaydı ve ilahi his yeteneğini uyandırmıştı. Bunların hepsi Qi Yoğunlaştırması’ nın Üç Katmanı kitapçığında anlatılmıştı.

 

İlahi hissiyle çevresini taradığında, Wang Hao’ nun ona doğru geldiğini fark etmişti. Bir dakika sonra, kapı açılmıştı. Wang Hao üzerindeki deri mont ve şapkayla birlikte içeri girmişti. Wang Lin baktığında şaşırarak söylenmişti. ‘’Kardeş Tie Zhu, üşümedin mi? İncecik giyinmişsin ve hala dışarıdasın.’’

 

Wang Lin gülümsedi. ‘’Beni görmeye geleceğini tahmin etmiştim. Bu yüzden gelip seni karşılayayım dedim, seni küçük serseri.’’ Genç adam soğuğu hiç hissetmiyordu. Qi Yoğunlaştırması’ nın ikinci katmanına ulaştıktan sonra, bedeninin öncesine göre oldukça güçlendiğini fark etmişti.

 

Wang Hao kahkaha attı. Wang Lin’ in yanına gelirken dikkatle genç adamı incelemiş söylenmeye başlamıştı. ‘’Kardeş Tie Zhu, neden birkaç önceden biraz daha farklı olduğunu hissediyorum?’’

 

‘’Bu doğal. Qi Yoğunlaştırması’ nın ikinci katmanına ulaştım ve az da olsa ölümsüz olarak kabul edilebilirim!’’

 

Wang Hao’ nun ağzı seğirmişti. Odaya girerken söyleniyordu. ‘’ Hassiktir, abartma lan! Bizim yeteneklerimiz neredeyse aynı seviyede. Ölümsüz haplarıyla destekleniyorum ama hala birinci katmana ulaşamadım. Ancak sen ikinci katmana ulaştın ha? İmkansız!"

 

Wang Lin açıklamaya çalışmadı. Bazen, gerçeği söylediği halde, insanlar inanmıyor ve eğer yalan söylerse de başkalarının şüphelenmesini sağlıyordu. Sonuçta, Wang Hao ile bağları çok da derin değildi. Koruması olmaktan daha iyiydi.

 

İlk bakışta birine güvenmek Wang Lin’ in yapabileceği bir şey değildi.

 

‘’Wang Hao, beni ziyaret etmeye nasıl zaman bulabildin? İlaç binası yoğun değil mi?’’ Wang Lin odasına dönmüş ve Wang Hao’ ya bir bardak sıcak su doldurmuştu.

 

Wang Hao sıcak suyu almış ve bir yudum almadan önce birkaç kez üflemişti. Ardından gülümseyerek konuşmaya başladı. ‘’Son birkaç ay içinde hakkını almak için ilaç binasına uğramadın. Bende hakkını sakladım ve bugünde sana teslim etmeye geldim.’’ Konuşurken, küçük bir paket çıkarıp masaya koymuştu.

 

Wang Lin hafifçe tebessüm etti. Pakete bakmamıştı bile, Wang Hao’ ya bakıyordu. Wang Hao’ nun sadece bir paket getirmek için geleceğine inanmıyordu.

 

Wang Hao utançla bakmaya başladıktan sonra konuşmaya başladı. ‘’Tie Zhu, iş dağıtım binasında geçen birkaç ayda iyi iş çıkardığını duydum.’’

 

Wang Lin kendine biraz su doldurduktan sonra bir yudum almış ve karşılık vermişti. ‘’Wang Hao, sadece ne söylemen gerekiyorsa onu söyle, Eğer yardım edebileceğim bir şeyse kesinlikle ederim!’’

 

Wang Hao’ nun ifadesi garipti. Yaklaşmış ve gizemli bir şekilde, ‘’Kardeş Tie Zhu, her zaman zeki biri olduğunu biliyordum. Dürüstçe konuşursak, isimsiz öğrencilerin eve giderken kullandığı tılsımdan elinde çok fazla olduğunu biliyorum. Birazını bana verebilir misin?’’ Diye mırıldanmıştı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18167 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr