Bölüm 29: Kilitli Kapı

avatar
1923 4

Xian Ni - Bölüm 29: Kilitli Kapı


 

Çeviri: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Genç adamın devam etmesini beklemeden, yan taraftan birisi öfkeyle homurdanmıştı. ‘’Zhao Xiao Er, daha öncesinde, en yüksek sesle alay eden sen değil miydin? Kardeş Wang, dinlemeyin şu dingili.’’

 

Zhao Xiao Er’ in ifadesi değişirken sinirle söylendi. ‘’Zhaı Xia San, senin büyük kardeşin olduğumu unutuyorsun herhalde, seni kalleş piç. Odana geri döndüğünde sana dayağın ne demek olduğunu öğreteceğim.’’

 

‘’Ben sadık birisiyim, kardeş Wang. Kibar bir insansın, lütfen bana daha kolay işler ver.’’

 

‘’Kardeş Wang, dinlemeyin bu iki salak kardeşi. Onlar hareketleriyle biliniyor zaten. Kim bilir kaç tane öğrencinin şerefini iki paralık ettiler. Çırak kardeşim, senin hakkında ağzından bir tane bile kötü laf çıkmayan tek kişi benim.’’

 

İsimsiz öğrenciler arasında olan güzeller güzeli bir kadın zarafetle söylendi. ‘’Kardeş Wang, bu çırak kız kardeşin başından beri zayıf bir bedene sahipti ve ağır işlerde hiç çalışamaz. Her akşam gelip size masaj yapmama ne dersiniz? Bu uygun mu?’’

 

Heng Yue Tarikatındaki isimsiz öğrenciler arasında, pek fazla kadın öğrenci yoktu. Toplam öğrencilerin sadece yüzde onluk kısmını oluşturuyorlardı. Sonuçta, azim testinde, erkekler daha avantajlıydı.

 

Tabii ki de, birkaç kadın isimsiz öğrenci, herkes tarafından hoş karşılanıyordu. Hatta bazı konularda iç tarikat öğrencilerinden bile daha avantajlıydılar. Tabii bunun sebebi görünüşlerine dayanıyordu.

 

Ardından, başka bir kadın öğrenci, Wang Lin’ e tatlı bir bakış atmış ve flört eden bir sesle, ‘’Dövüşçü kardeş, kardeş Liu asla bana ağır işlerden vermezdi, sadece geceleri ona hizmet etmeye gelirdim. Birkaç dövüşçü kız kardeş tanıyorum. Bu gece onlarla görüşmeni sağlayacağım, tamam mı?’’ demişti.

 

Herkes çaresizce Wang Lin’ e, onun hakkında kötü bir şey demediğini anlatmaya çalışıyordu. Uzun süre söylediklerini dinledikten sonra, Wang Lin sabrı tükenmiş ve bağırmaya başlamıştı. ‘’Hepiniz, kapayın çenenizi! Bu ne karışıklık böyle!’’

 

Konuşmasını bitirdikten sonra, genç adam birisini işaret etmiş ve tekrardan konuşmaya başlamıştı. ‘’Sen, 20 kova su dolduracaksın. Eğer memnun değilsen, hiç durma, üstatlara git ve beni şikâyet et!’’

 

İşaret ettiği kişinin bedeni titreyiverdi. Konuşmak için ağzını açmıştı ki Wang Lin’ in gözlerindeki sabırsızlığı görmüş, hemencecik gülümseyip kafasını sallamıştı.

 

‘’Sen, her gün 500 kilo kıyafet yıkayacaksın. Unutma, eğer memnun değilsen, git üstatları bul.’’ İşaret ettiği kişi zar zor yutkundu, neredeyse kendinden geçmişti. Mırıldanarak, ‘’500 kilo, tarikattaki tüm kirliler bir araya toplanacak gibi duruyor…’’

 

‘’Sen, tüm tarikatı temizleyeceksin! Aynı şekilde, eğer beğenmediysen git üstatları bul!’’

 

‘’Sen, müştemilatları temizleyeceksin. Eğer orada uçan bir tane sinek görürsem, orada kalabilirsin.’’

 

‘’Sen, gidip günde 225 kilo bitki toplayacaksın. Eğer beni kaldırmak için topladıklarının arasına yabani otlar karıştırırsan, seni tarikattan atarım! Beni iyi dinleyin, eğer memnun değilseniz gidin üstatları bulun!’’ Bazıları için, iş yükü ağır olsa da hala katlanılabilirdi. Ne var ki, işaret ettiği son birkaç kişinin bacaklarındaki tüm güç tükenmiş ve anında yere çökmüşlerdi.

 

Tüm isimsiz öğrencilerin yüzünde acınası ifadeler hüküm sürüyordu. Belki de Heng Yue Tarikatının içindeki dağlarda bile 225 kilo ot yoktu ki…

 

 

Wang Lin hatırladığı şeylere dayanarak onunla alay edenleri, tek tek işaret ederken dikkatle onlara ne iş vereceğini düşünmüştü. Nihayet işi bitirdiğinde hiç yorulmamıştı. Bir süre tembellik etmiş ve dikkatle verdiği işlerin bitirilmesinin imkânsız olup olmadığını düşünmüştü. İsimsiz öğrenciler gidip üstatlara şikayet etmekten başka ne yapabilirlerdi? Ancak yaşlıların bu konuda hiçbir şey yapmamaları durumuna karşı, oluşturduğu karmaşayı büyütmesinin daha iyi olacağını düşünerek,  kendisini iş dağıtım binasının sorumlusu yapan kişinin büyük bir hata yaptığını bile söylemişti.

 

Düşünürken, hakkında hiçbir şey bilmediği birini işaret ederek söylendi. ‘’Şanslısın. Senin işin her şeyin kaydını tutmak. Bana verilen hediyeler için bir liste oluştur. Verenlerin isimlerini ve hediyeleri verdikleri zamanı kaydet. Açgözlülük yapmayı hele bir dene de seni tarikattan atayım!’’

 

İşaret ettiği kişi aşırı şaşırmış, aceleyle kendini yere attıktan sonra Wang Lin’ e secde etmişti. Tekrar tekrar hep doğru yapacağını ve hata yapmayacağını hatırlatmıştı.

 

Bütün isimsiz öğrencilerin dili tutulmuştu. Öncesinde, öğrenci Liu gizlice rüşvet alıyordu, ancak Wang Lin küstahça rüşvet istiyordu!

 

Bir dakika sonra, isimsiz bir öğrenci, elinde tuttuğu ziyaret için kullanılan üç ölümsüz tılsımıyla öne çıktı. Tılsımları Wang Lin’ e sunmuş ve konuşmaya koyulmuştu. ‘’Kardeş Wang, bunlar size duyduğum saygının karşılığı.’’

 

Wang Lin bir mırıltıyla karşılık verdi. Tılsımları aldıktan sonra söylenmeye başladı. ‘’Hangi işi vermiştim sana ya?’’

 

‘’Günde 20 kova su dolduracaktım!’’ İsimsiz öğrenci gergin biçimde yanıtladı.

 

Wang Lin yavaşça mırıldandı. ‘’ Bunun yerine beş kova doldursanız yeter.’’

 

İsimsiz öğrenci şaşkınlıktan donakalmış ve hemencecik teşekkür etti.

 

İsimsiz öğrenciyi takiben, herkes ayaklanıp öne çıkacaktı ki Wang Lin yavaşça doğrulup, ‘’Hepiniz dağılın. Hepinizin hediye verme sürecini takip etmesi gerekiyor. Bir parça kâğıda size verilen işi ve istediğiniz işi yazın, ardından görevlendirdiğim kişiye kâğıdı verirsiniz. Bunu on günde bir kere yapabileceğiniz unutmayın.’’

 

Sözlerini bitirdikten sonra, genç adam odasına girmiş ve kapıyı kapatmıştı.

 

Bahçedeki insanlar iç çekti. Bazılarının gözündeki hiddet görülebiliyordu. Bu hiddetli olanların karınları Wang Lin’ e ettikleri lanetlerle doluydu, ama hiçbiri bu nefretlerini yüksek sesle belirtemiyorlardı. Hepsi uzun yüzleriyle dağılmıştı.(?)

 

Öğrenciler ayrıldıktan sonra, Wang Lin odadan çıkmış ve tüm iş dağıtım binasını araştırmıştı. Genç adam ambara açılan ücra bir yerde kapı bulmuştu.

 

Ambar çok da geniş değildi.  Wang Lin temizledikten sonra hayal kırıklığına uğramış olsa da burası hala kaldığı yerin en gözden uzak kısmıydı. Biraz yer açmak için yaptığı temizlikten sonra, kapıyı kilitlemiş ve rüya dünyasına girmişti.

 

Zaman hızla akmış, Wang Lin iş dağıtım binasının sorumlusu olalı çoktan iki ay geçmişti. Bu iki ayda, ilk birkaç gün isimsiz öğrencilere iş atamasının yanı sıra, pratik yapmaya odaklanmıştı. İsimsiz öğrencilerin işleri konusuna gelince, hiç umursamıyordu. Eğer işlerini yapmazlarsa, tek yaptığı soğukça homurdanmaktı, böylece işlerini yapmayanlar ona hediyeler sunacaktı.

 

Bu iki ay boyunca Wang Lin aşırı öfkelenmişti. Pratikleri sürekli isimsiz öğrenciler tarafından bölünmüştü. Genç adam diğer iç tarikat öğrencilerinin ve üstatların ne düşündüğünü bilmiyordu. O kadar çok şeyi berbat etmişti, ama hala yerine başkası gönderilmemişti!

 

Xian Ni (1/?)

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18328 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37556 Bölüm Sayısı


creator
manga tr