"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

True Martial World - Bölüm 383: Lin Xintong'un İstekleri


 

Çeviri: bebebiskuvisi Düzenleme: Fullbringer

 


“Kıdemli Su, uzun zamandır görüşmemiştik.” Saray kıyafetli kadın, Su Jie’yi görünce gülümseyerek konuştu.


Su Jie de bu yaşlı kadının neden buraya gelmiş olduğunu biliyordu. Onu gözetlemek için!


Su Jie fazla konuşmadan karşılık verdi.


O sırada, Su Jie aniden bir şey hissetti. Arkasını döndü ve bir kız grubunun yakın bir mesafede yürüdüğünü duydu. Çoğu gençti ve aralarında ipek kıyafetler giyinmiş gümüş saçlı bir nine vardı.


Bu nine, ejder başı biçimli bir baston tutuyordu ve saçlarını, altın yeşim bir toka ile bağlamıştı. Yüzü kırışıklarla dolu olsa da sağlıklı bir pembeydi.


Saray kıyafetlerindeki kadın ve Lin Xintong’un altıncı büyük amcası hemen onun yanına gitti. Yi Yun, ipek giysiler giymiş gümüş saçlı ninenin Lin Ailesi’nin Lideri olduğunu anlamıştı.


Birkaç yüce kıdemli dışında, Lin Ailesi Lideri, Lin Ailesi içindeki en nüfuzlu kişilerden biriydi. Ve Lin Ailesi’nin iç işleriyle ilgili konulardaki nüfuzu daha da fazlaydı.


Ancak Lin Ailesi’nde yüksek bir konumda olsa da azametli bir hava yaymıyordu pek. Yi Yun’un önündeki Aile Lideri, zengin bir ailenin sıradan ninesi kadar cana yakındı.


“Xintong, inzivaya çekileli epey zaman olmuştu…”


Aile Lideri, Lin Xintong’a sevecen bir şekilde bakınca, Lin Xintong da tatlı tatlı gülümseyip konuştu: “Bugün sizi selamlamayı planlıyordum, ama buraya bizzat gelmenizi beklemiyordum.”


Lin Xintong, Lin Ailesi Lideri’ne karşı saygı ve sevgi duyuyordu.


Lin Xintong, tüm aile tarafından dışlandığında onunla Aile Lideri ilgilenmişti ve bu yüzden Lin Xintong en çok onu seviyor, en çok onu sayıyordu.


Aile Lideri ondan bir şey isterse, yapmak için elinden geleni yapardı.


Lin Aile Lideri’nin burada ortaya çıkması, Su Jie’ye garip geldi. Lin Xintong’la özel olarak konuşmayı planlamıştı ama daha onun kulübesine giremeden Lin Ailesi’nden her türlü büyük figür buraya gelmişti. Hatta Aile Lideri bile gelmişti.


Su Jie, Lin Xintong’un ustası olsa da, aile işleri söz konusu olduğunda bir yabancıydı. Özellikle Aile Lideri’nin önündeyken rahatça söyleyemeyeceği şeyler vardı.


Aile Lideri, Su Jie’nin düşüncelerini tahmin etti ve inisiyatifi ele aldı. “Xintong, bugün ustanla ne konuşmak istiyorsanız onu konuşun. Bu mesele iki yıldır sürüyor. Kıdemliler bunca zamandır tartışmaktaydı. Shen Tu Aşireti de giderek daha can sıkıcı oluyor, belki de...bir karara varmanın zamanı gelmiştir.”


Aile Lideri bu sözleri söylediğinde, Lin Xintong’un büyük halasıyla büyük amcasının kulakları dikildi. Aile Lideri Lin’in, Lin Xintong’un önünde hafifçe başını sallamasının milyonlarca kelimeden daha iyi olduğunu biliyorlardı.


Bu ninenin tutumu çok önemliydi!


O anda Su Jie’nin konuşması uygun olmazdı, bu yüzden sadece Lin Xintong’a bakarak onun kararını bekledi.


Su Jie bir ikilem içindeydi. Lin Xintong’un teklifi reddetmesini istiyordu. Yin Meridyenleri’ni iyileştirmek için yıllarca koşturmuş, antik metinler okumuştu ama iyileştirebilecek bir yöntem bulamamıştı. Şimdi ise, Shen Tu Aşireti bir yöntem bulduğunu açıklamıştı. Bundan biraz gocunmuştu.


Ama...Lin Xintong’un teklifi kabul etmeyip iyileşemezse, onun genç yaşta ölmesinden korkuyordu. Elbette bu, Su Jie’nin hiç istemediği bir şeydi.


Lin Xintong dudaklarını büzerek sessiz kaldı.


“Önce avluya gidelim." Lin Xintong, Aile Lideri, Su Jie ve diğerlerini bambu kulübesinin küçük avlusuna götürürken soğukkanlıca konuştu.


Avlu büyük değildi ama zarifçe döşenmişti. Avlunun ortasında bir rattan sandalye vardı. Lin Xintong, Aile Lideri’ni oturttuktan sonra Su Jie, altıncı büyük amcası ve büyük halasını da sandalyelere oturttu.


ÇN: Doğal Rattan, Avustralya, Afrika ve Asya'nın tropikal bölgelerinde yetişen yerel ağaçları kapsayan, ahşap bahçe mobilyalarında genellikle örgü biçimde örülen bir bahçe mobilyası türüdür.


Ardından bir demlikte çay demlerken konuştu. “Kendimi bildiğimden beri, kopmuş meridyenlerimin ve genç yaşta öleceğimin farkındayım. Aile Lideri beni bağrına bastığından dövüş sanatları çalışırken ailedeki en iyi iksirleri, en iyi kalıntıları kullanabildim. Büyük kuzenlerim bundan dolayı mutsuzdu. Öleceğimi ve aileni kaynaklarını boşuna harcadığımı söylediler. Bu nesneleri alabilseler her türlü şeyi başarabileceklerini söylediler. Halalarım ve teyzelerim her zaman bana garip bir şekilde baktılar ve şanssız olduğumu, böyle bir bedenle doğduğum için lanetlendiğimi söylediler…”


Lin Xintong’un sesi hâlâ sakindi ama Yi Yun ile Su Jie, bu seste bir hüznün yansıması olduğunu fark etti. Öz saygının en önemli olduğu çağında, bir kızın, Aile Lideri etrafta yokken nasıl alaya alındığını ve nasıl psikolojik yaralar aldığını herkes hayal edebilirdi.


Yi Yun, Lin Xintong’un büyürken yaşadığı acı tecrübelerin, söyledikleriyle sınırlı olmadığını görebiliyordu.


Yi Yun, Lin Xintong ile ilk tanıştığında, onun göklerin gururlu bir kızı olduğunu ve el üstünde tutulduğunu düşünmüştü. Dünyevi olaylardan etkilenmeyen yüksek bir dağın zirvesindeki kar nilüferine benzetmişti onu. Böyle birisinin böyle bir çocukluk geçirdiğini kim bilebilirdi ki?


“Çocuğum, senin için zor günlerdi.” Aile Lideri, Lin Xintong’un yüzüne şefkatle dokunarak iç çekti.


Lin Xintong, nazikçe Aile Lideri’nin yaşlı elini tuttu ve devam etti: “Aile Lideri, gençken bana sürekli kopmuş meridyenlerimin bir gün iyileştirileceğini söyledin. Hatta bir Büyük İmparatoriçe ve Tian Yuan Dünyası’nın en güçlüsü olabileceğimi de.”


“O zaman, tüm kalbimle Yin Meridyenlerim’i iyileştireceğime dair yemin ettim.”


“Kaderin oyunlarını oynamak istemiyordum. Bana öyle bakmalarını ya da ölümümü dört gözle beklemelerini istemiyordum.”


“Bu düşünce içimde kök saldı, filizlenip büyüdü. Yavaş yavaş hayatımın en büyük amacı hâline geldi.”


Lin Xintong bunları söylerken, Yi Yun onun Bulut Çölü’nde Metruk İnsan Vadisi’nde söylediklerini hatırladı.


O zamanlar, Lin Xintong’un saf ve kararlı olduğunu düşünmüştü. Onu her ihtimale karşı yolunda ilerlediğini bilse de Lin Xintong’un neden öyle davrandığını bilmiyordu.


O sırada, Lin Xintong’un büyük halası daha fazla dayanamayarak konuştu. “Xintong, madem bunları düşünüyorsun, öyleyse neden ikilem içindesin? Şans ayağına geldi. Sadece başını sallayarak gençliğinden beri istediğin şeyi başarmış olmayacak mısın? Bir eşsiz Büyük İmparatoriçe olup nesiller boyu yaşarsan, bu sayısız insanın kıskanacağı bir şey olur!”


“Sen gençken, gerçekten de seninle yeterince ilgilenmedim ama...ailede çok fazla çocuk var. Hangi kıdemli, tüm çocukların hislerini hesaba katabilir? Gençken sana karşı ilgisiz davrandım ama şimdi, defalarca yanına geldim ve seninle ilgilendim. Benim gibi züppe biri için iyi şeyler hissetmediğini biliyorum. Benden nefret ediyorsun, beni küçümsüyorsun ama bunları söyleyemiyorsun.”


“Ama söylediklerimin mantıklı olduğunu kabul et. Xintong, aileyle ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim. Bunu duymaktan hoşlanmadığını biliyorum. Öyleyse sana sormama izin ver, hayatın mı masumiyetin mi? Hangisi daha önemli?”


ÇN: Shen Tu Nantian’da bile bu kadar sinirlenmemiştim. Bir de uzun uzun konuştu beni iyice deli etti.


Bu kadının iyi niyetleri vardı ve dürüsttü. Yi Yun, onun statüsündeki birinin bu sözleri söylemesinin kulağa hoş geldiğini kabul etmek zorundaydı.


Hayat ya da masumiyet, hangisi daha önemliydi?


Muhtemelen kızların %99’unun hangisini seçeceği belliydi.


Lin Xintong başını salladı. “Büyük hala, haklısın. İki yıl önce eve dönüp haberleri aldığımda bu mantığı anladım zaten.”


“Ama...istemiyorum. Shen Tu Aşireti’nden hoşlanmadığım ya da Shen Tu Nantian’ın karakterini şüpheli bulduğum için değil. Başka biri tarafından döşenmiş bir dövüş sanatları yolunda yürümek için bedenimi satmak istemiyorum.”


“Gençliğimden beri hayatımın anlamı olan hedef, sadece Yin Meridyenlerim’i iyileştirmek değildi, ayrıca iyileşmiş meridyenlerimle dövüş sanatları yolunun zirvesini de aramaktı.”


“Dövüş sanatçıları, kendi dövüş yollarını kalplerinde taşırlar. Dövüş sanatları çalışmak göklere meydan okumaktır. Ve zorluklarla doludur!”


“Kopmuş meridyenlerimi iyileştirmek zor olabilir, ama eşsiz bir Büyük İmparator’u aşmaktan daha zor olabilir mi? Şimdiye kadar eşsiz Büyük İmparator Âlemi’ni aşan kimse olmadı!”


“Dövüş sanatları çalışmaları tehlikelidir, bir yolun olmadığı tehlikeli zirvelerde zorla yeni bir yol açmak gerekir. İnançlarımı ve bedenimi satarsam, eşsiz bir Büyük İmparatoriçe olsam ne olur? Kalbimde başarısızlıktan başka bir şey hissetmezdim. Sattığım inançları asla geri kazanamazdım. Muhtemelen Büyük İmparatoriçe olduktan sonra bir daha hiç gelişmezdim. O antik eşsiz Büyük İmparatoriçe’nin seviyesine asla ulaşamazdım.”


“İstediğim şey bu değil. Hayatım daha yeni başladı. Ömrüm size göre çok kısa olsa da bir ölümlüye kıyasla fazlasıyla uzun. Kaderimle savaşmaya kararlıyım ve kavgam daha yeni başladı. Önümde kullanabileceğim beş yüz yıl var. Neden şimdi vazgeçeyim ki?”


Lin Xintong bunları söyledikten sonra, herkes sessizliğe gömüldü.


Yi Yun derin bir nefes aldı. Lin Xintong’un sözleri onu gerçekten etkilemişti. Hayatı boyunca hiç böyle bir kararlılık görmemişti.


Aile Lideri derin bir iç çektikten sonra, nihayet kaşları çözüldü. “Xintong, hâlâ çok inatçısın. Ama bazen, bazı yollar sadece inançla açılmaz.”


Aile Lideri çok şey yaşamıştı. Bu dünyayı daha iyi tanıyordu.


İnsanlar gençken, genellikle kibirli ve uçarı olurdu. Dünyadaki her şeye, kadere meydan okuyabileceklerini düşünürlerdi. Azim ve yetenek sahibi olduklarında bir şeyler yapabileceklerine inanırlardı.


Ama gençlere kıyasla, yaşlılar genellikle gerçekliğe dayanma eğiliminde olurlardı. Ve Aile Lideri de, Shen Tu Aşireti’nin teklifini reddederseler Lin Xintong’un kendisini bekleyen ölümcül kadere karşı çıkabileceğine inanmıyordu.


Gerçek, idealden daha zalimdi.


Su Jie’nin yanındaki Yi Yun, Lin Ailesi Lideri’nin, Lin Xintong’un hayatıyla ilgili en çok endişe duyan kişi olduğunu söyleyebilirdi. Torununun ondan önce ölmesini görmek istemiyordu.


Bu yüzden...Shen Tu Aşireti’nin teklifini kabul etme eğilimindeydi.


Ama o sırada Yi Yun aniden konuştu: “Shen Tu Aşireti’nin Lin Hanımı kesinlikle iyileştirebileceğini düşünüyor musunuz?”

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1105

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 730

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 421

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16539 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22340 Bölüm Sayısı


creator
manga tr