Cilt 15: Bölüm 6-3

avatar
384 1

Terror Infinite - Cilt 15: Bölüm 6-3


Çevirmen: RmLover

Editör: Mariposa

Cilt 15: Bölüm 6-3

 

Zheng Lan'ın yardımıyla kameraların olmadığı odaya girdiğinde nihayet gözlüklerini çıkarabildi.

 

"Gözler sağlamken bu gözlükleri takmak işkence gibi. Bildiğin başıma bela arıyorum." Gözlerini ovuşturdu.

 

Lan kıkırdadı. Odada oldukça güzel bir kadın ayağa kalktı. Oturduğu yerde bir bilgisayar vardı. Ofis geniş ve temizdi. Bu kadın da orta kademe yönetimdenmiş gibi görünüyordu.

 

Zheng sandalyeye oturdu, hala gözlerini ovuşturuyordu. Daha sonra durdurma cihazını yükledi ve nefes alıp verdi. Dikkatini ofisin kapısına doğru kaydırdı.

 

Lan güldü. "Bu kadar stresli olma. Ruh taraması ile dışarıyı izliyorum. Görüntüler sana da gelmiyor mu? O şekilde bakmana gerek yok."

 

Zheng acı bir şekilde gülümsedi. "Engel olamıyorum. Yani dikkatli olmak isterim tabii ama bu bir alışkanlık haline geldi. Bunu yapamazsam rahat hissetmem ve sanki ölümcül bir şeyi gözden kaçırdığımızı hissederim."

 

Çok sayıda takım savaşına girmişti ve ölüm-kalım mücadelesi vermişti. Belki de bunu o zamanlar fark edememişlerdi ancak sakinleşip normal insanların hayatını yaşamaya çalıştıklarında hep garip hissediyorlardı. Çünkü yavaş yavaş savaşlara ve tehlikelere alışıyorlardı.

 

Zheng biraz rahatladığında cihazın üzerindeki ışıklar yeşile dönmeye başladı. Ancak bazı sarı ışıklar da vardı. Sonunda ışıkların yarısı yeşil yarısı sarı renk oldu.

 

"Bu durum şifrelerin yarısının bulunduğu anlamına gelmiyor mu?" Zheng acı bir şekilde gülümsedi. Sonuçları Xuan'a bildirmesini Lan'a söyledi.

 

Xuan'ın cevabı oldukça açıktı. "Daha sonra kırkıncı kat ve üzerine doğru ilerle."

 

Zheng kendi kendine şikayet etti ancak yine de pencerenin kenarına doğru yürüyüp dışarıya baktı. Aşağıdaki insanlar küçücük nokta gibi görünüyordu. Düşersen ölmekle kalmazdın, cesedini bile bulamazdın.

 

Zheng başka bir yolunun olmadığını hissetti. Görev görevdir diye düşündü. Lan'a söyledi: "Kırk birinci katı tara ve görüntüleri bana gönder. Ayrıca camı olan bir ofise de bak. İçindeki insanları kontrol etmeye çalış. Oradan gireceğim."

 

Lan taramaya başlarken Zheng camı açtı ve camın kenarında durdu. Sert esen bir rüzgar vardı. Lan bir kişiyi kontrol edip yerini Zheng'e gönderdiğinde, Zheng pencereden dışarıya çıktı.

 

Ani Yıkım tekniğini kullandı. Xuan'ın yaptığı iki mithril yüzüğü sayesinde bu gibi acil olmayan durumlarda bunu kullanabilirdi. Endişelenmesi gereken tek nokta vücudunun bu gerginliği kaldırıp kaldıramayacağıydı.

 

Zheng Geppo ile altı metre yükseğe zıpladı. Binanın tüm duvarı camla yapılmıştı. Bu yüzden dikkatli olmalıydı ve içerideki insanların onu görmemesi lazımdı. Cam bölmelerin birbirine bağlandığı yerlerin üzerinden ilerlemeye çalıştı. Birkaç kez zıpladıktan sonra sonunda kırk birinci kata çıktı. Daha sonra birkaç kez daha Geppo uyguladıktan sonra dikkatli bir şekilde pencereyi açtı ve ofise girdi. Girdiği yer lüks bir odaydı. Ellili yaşların ortasında yaşlı bir adam masanın yanında duruyordu.

 

Zheng yere sağlam bir şekilde indikten sonra birkaç derin nefes aldı. Yaşlı adama baktı. Kıyafetine bakılırsa teknik rolü olan bir kişi gibi görünüyordu. Ancak oldukça yorgundu. Belki de Lan onu bu yüzden kontrol edebilmişti.

 

Zheng hiçbir şey söylemeden durdurma aletini ağ kablolarına yükledi. İşini bitirdikten sonra gülümseyerek Lan'a söyledi: "Çok şükür sen varsın. Önüme geleni öldürmediğim sürece sen olmasan bu görevi bitiremezdim. Fark edilmeden buraya gelebilmek gerçekten olağanüstü. Kırkıncı katın üstündeki yerler silah araştırma tesisleri mi? Çünkü güvenlikler çok sıkı."

 

Lan kısık sesle cevap verdi. "Hepsi değil. Bazı tesisler özel maddeleri ve robotları araştırıyor. Ancak ne kadar yukarıya çıkarsan güvenlik o kadar artıyor ve araştırmalar daha da ileri seviye bir hal alıyor. Orayı taramamı ister misin?”

 

Zheng biraz düşündü: "Sadece kısa bir tarama yap. Baktığımız şey biyolojik silahlar için tesis olup olmadığı."

 

Biyolojik silahlar, özellikle mutasyonlar, Umbrella Şirketinin temel araştırmalarıydı. Tabii ki böyle araştırmalar hala öylece gösterilemezdi. Bu yüzden bu tesisi sıradan bir kamu binası gibi inşa edemezlerdi. İlk Ölümcül Deney filmindeki yer altındaki tesisden bir farkı vardı. Eğer araştırmalarda bir şeyler ters giderse kendi ana merkezlerini bombalayamazlardı.

 

Yaklaşık bir dakika sonra, Lan tereddüt ile cevap verdi. "Elli yedinci katta Carlos'u buldum."

 

Zheng şaşırdı ve sordu: "Carlos kim?”

 

"Carlos, ikinci filmde Umbrella şirketi paralı askerlerinin lideri. Şirkete gizlice girip ikinci filmin sonunda Alice'i kurtaran kişi. Hatırlamıyor musun?”

 

Zheng aniden ayağa kalktı. Bir anlığına düşündü ve geri oturdu. "Onun zihnini araştırabilir misin? Casus olmasından şüpheleniyorum. Alice'e bir niyetle yaklaştı. Aksi halde neden burada olsun? Elli yedinci katta bir de? Nasıl kırkıncı kattaki güvenliği geçebildi?"

 

Lan bir an için durakladı. "Araştıramıyorum. İradesi güçlü, neredeyse Zero'nunki ile eşit. Onunla görüşecek miyiz? Bilgisayardan şirketin üst kademe yöneticileri hakkında bilgi yüklüyor gibi görünüyor."

 

Zheng nefesini verdi: "Beni Xuan'a bağla ve adamın yüklediği bilgilere dikkat et." Kilidi açılmış modun üçüncü aşamasına girdi.

 

Xuan'ın sesi on saniye içerisinde geldi ve konuştu: "Detayları aldım. Casus olma ihtimali yüzde otuz ile yüzde kırk. Yüzde elliden düşük ancak eğer bu gerçekleşirse kendimizi zorlu bir savaşın içerisinde bulup görevi bitirememe ihtimalimiz yüzde yetmiş. Bu yüzden onunla temasa geçmeni onaylamıyorum."

 

Zheng saçıyla oynadı. "Ne demek istediğini anlıyorum. Onunla birden temasa geçmek bizi çok fazla probleme sürükleyebilir. İkinci filmi hala hatırlıyor musun? Alice onun yardımıyla biyolojik silah araştırma tesisini terk etmişti. Bence zemin kattaki biyolojik silah araştırma tesisi, yer altındaki mekandan daha sıkı korunuyor. Burası şirketin asıl ana merkezi olabilir. Ayrıca onların yardımına ihtiyacımız yok. Onlardan yalnızca bu tesisin yerini almamız gerekiyor."

 

Xuan cevap verdi. "Bu sadece bir tahmin. İnsan doğasına çok fazla önem vermek yalnızca durumu karmaşık bir hale sokar. Tavsiyem onlarla iletişime geçmemen. Tabi lider olan sensin. Belirsizliklerle dolu bir durumun sana güç verdiğini düşünüyorsan söyleyebileceğim bir şey yok."

 

Zheng acı bir şekilde gülümsedi. Takımda iki stratejistin olması konusunda endişeleniyordu. Yıldız Gemisi Savaşçıları ve önceki filmler, takımda bir stratejist olmasının önemini göstermişti. Xuan ve HongLu'ya sahip olduğu için Çin takımı şanslıydı. Ancak düşündükleri yöntemler birbirleriyle ters düşmüştü. Zheng HongLu'yu simüle ederken bile aralarında bir anlaşmazlık çıkıyordu. HongLu canlandıktan sonra neler olacağını düşünmek bile istemiyordu.

 

Xuan sakince konuştu: "Basit bir çözüm varken zor bir savaşa girmeyi düşünmem. Sen güçlüsün ancak her şeye gücün yetmez." Sesi Zheng'in zihninden kayboldu.

 

Zheng iç çekti ve bir süre düşündü. Neredeyse kafasındaki tüm saçları yolacaktı. Dişlerini ısırdı ve Lan'a söyledi. "Beni Carlos'a bağla.”

 

O sırada tamamen unuttuğu durdurma cihazındaki ışıklar griye dönmüştü.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18413 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37633 Bölüm Sayısı


creator
manga tr