Cilt 14: Bölüm 18-3

avatar
462 0

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 18-3


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Zheng'in zihnine aniden bir düşünce takıldı. Kendi yeteneklerini yaratmıştı. Bu adamın benzer bir yetenek mi yoksa daha güçlü bir yetenek mi oluşturduğunu merak etti.

"Savaştan sonra göreceksin. Ayrıca çok şey söylemeye gerek kalmadığını da söyledin. Takımın bize yok etme niyeti ile saldırdığında merhamet kelimesi devre dışı kalmıştı. Şöyle düşün; eğer kaybeden takım biz olsaydık bizim takımdaki masum kişileri bağışlayacak mıydın? Bu diyara giren herkesin kendi hikayesi var. Kimse tamamen masum değil. Bu kızın bizim savaşımıza hiç katılmadığını söyleyebilir misin?" Zheng adama baktı ve sakince konuştu:

 

"Kazançlı bir ödül elde etmeye çalıştığın için aynı seviyedeki risklere de katlanmak gerekir. Şu an başarısız oldun o yüzden merhamet için dilenme. Gel beni yen sonra gelip beni takımıma karşı tehdit olarak kullan. Bu durum senin takımını koruyabilir. Aksi halde kaderine boyun eğersin."

 

Richard hiç tepki göstermemişti. Beyaz tenli adam bağırdı ve Zheng'e doğru yüklendi. Fiziksel değerleri normal insanlara kıyasla üç ya da beş kat daha fazlaydı. Zheng'e yaklaşırken yavaş yavaş sakinleşti. Aralarında on metre mesafe varken gözleri odak noktasını kaybetti ve tamamen kilidi açılmış moda girdi. Aynı zamanda elini gök gürültüsü sesi ile elektrik sardı ve şok edici bir aura yayıyordu.

 

Adamın yaklaştığını izleyen Zheng soğukkanlı bir şekilde bakıyordu. Birden yüzüğünden Kaplan'ın Ruhu'nu çıkarttı. Böylesine dikkat çeken bir silah hem Richard'ın hem de Beyaz tenli adamın kalbinin hızla çarpmasına sebep oldu. Tanrı'nın boyutunda Neos'un uygun silahlar hakkında yaptığı analizi duymuşlardı. Büyülü silahlar son derece güçlüydü. Bu kılıç ise büyülü silaha benziyordu. Beyaz tenli adam daha saldırıya bile geçemeden korkuyu hissetti. Neyse ki hala kilidi açılmış moddaydı. Bir anda geriye doğru sıçradı ve kıl payıyla kılıçtan kurtuldu.

 

O an yüzü soluk bir hal aldı ve aceleyle sordu: "Bu silah da ne? Tehlike hislerim eğer bu silaha  yaklaşırsam..."

 

Et ve kemiğin birbirinden ayrılma sesini duydu. Kolu ikiye ayrılırken şaşkınlık içerisinde olan biteni izliyordu. Ayrıca bu darbe göğsünün alt kısmını iki santim kesmişti ve neredeyse ciğerlerini yaralıyordu.

 

Adam kolunu tuttu ve acı içerisinde bağırdı: ''Neden? Kılıç bana çarpmadı bile! Bu silah aynı benim elektriği kontrol etmem gibi rüzgarı mı kontrol ediyor yoksa? Kahretsin! Richard, ben ölürsem sen de çok fazla yaşamayacaksın. Birlikte saldırmamız lazım!"

 

Richar tüm bu zaman boyunca Zheng'in hareketlerini yakından izliyordu. Daha sonra dedi ki: “Rüzgar değildi. Enerjisini kılıca aktardı. Görünmez bir enerjiydi. Hawfor! Amiral gemisinin enerjisini bitir. Bunu şimdi yapmazsan kazanma şansımız olmayacak. Bu adam korkunç bir şey. Gücü ikimizin toplam gücünden de fazla. Fazla düşünmeyi göze alamayız. Son bir mücadele verelim!"

 

Richard'ın elinde çift başlı bir balta ortaya çıktı. Bu balta Kaplan'ın Ruhu'nun iki katı büyüklüğündeydi ve yetişkin bir adamın elinde duruyordu. Adam sanki elinde bir insan tutuyordu.

 

Hawfor kanayan kolundaki yarayı tuttu ve çığlık attı: "Goro Goro no Mi henüz son AA kademesine ulaşmadı. Ne kadar enerji çekersem çekeyim daha fazla enerjiyi elektriğe çeviremeyeceğim. Eğer dayanamayacağım kadar enerji çekersem vücudum patlar. Beni öldürmeye mi çalışıyorsun? Kahretsin, kolum çok acıyor."

 

Richard içini çekti ve bir şey söylemedi. Daha sonra bağırdı. Vücudundan altın bir ışık yayıldı ve etrafını sardı. Birden altın bir heykel gibi göründü. Çift taraflı balta da altın renkle parlıyordu. Vakit geçtikçe vücudu bu ışığı yavaş yavaş emdi. Kasları gözle görünür bir şekilde titriyordu ve acı içerisinde inlemeye başladı.

 

Zheng merakla izledi. Bunun kendi yarattığı yeteneği olup olmadığını bilmiyordu. Patlama ve Yıkım tekniğinin çok yoğun yan etkileri vardı ancak kullanırken bu kadar acı çekmiyordu. Yoksa bu adam yeteneğini kullanırken hata mı yapmıştı?

 

Hawfor dehşet hissiyle bağırdı: ''Kahretsin. Bir kelime söylemeden Berserker'i kullanma! Henüz ölmek istemiyorum. Anladım, amiral gemisinin enerjisini çekeceğim değil mi? Çin takımının lideri, sadece bekle. Sana Goro Goro no Mi'nin dehşetini göstereceğim. Hahaha.” Odanın çıkışına doğru ilerlerken güldü.

 

Zheng, Hawfor'un sessizce odadan dışarı koşuşunu izledi. Dikkatini Richard üzerinde toplamıştı. Richard'ın kaslarının titremesi kesildiğinde Zheng ve arasında, garip bir baskı ortaya çıktı. Bu durum Zheng'in Beyaz tenli adama saldırmasına engel oldu. Temkinli davranıyordu ve her an Patlama tekniğini kullanmak için hazırlanmıştı.

 

Richard tekrar Zheng'e bakmak için kafasını kaldırdı. Zheng'in gördüğü şey bir çift kanlı gözdü. Gözlerinde kalan tek ifade çılgın bir kana susamışlıktı. Richard'ın bilinci tamamen gitmişti. İleriye doğru sıçramak için yere tekme attı. Alaşım zeminde, ufak bir zemin oluşmasına sebep oldu. Zheng zeminde oluşan sarsılmayı hissedebiliyordu. Aralarındaki on metrelik mesafe bir anda kapandı. Balta yere doğru inerken farkına vardı.

 

(Geri çekilemem! Hızı benim Patlama modundaki hızımla neredeyse eşit. Hatta onun gücünü aşıyor bile. Bu Patlama modunun bir mutasyonu değil mi?)

 

Bu düşünce zihninde yankılandıktan sonra Kaplan'ın Ruhu'nu çift başlı baltaya doğru kaldırdı.

 

Zheng kendi kendine bu baltanın bir büyülü eşya olduğunu ancak kendi bıçağının keskinliğinin baltayı ikiye bölebileceğini düşündü. Ancak sonuç beklediği gibi olmadı. Richard'ın hareketleri delirmiş gibi görünüyordu ama aslında öyle değildi. Daha çok hassas gibiydi. İki silah birbirine çarpmadan hemen önce baltayı biraz döndürdü. Baltayla Kaplan'ın Ruhu'nun kenarına vurdu ve ittirdi. Daha sonra Kaplan'ın Ruhu'nu Zheng'in koluna doğru sürükledi ve uzun bir kesik attı.

 

Zheng ikinci aşamaya girmişti. Kolu kesildikten sonra Richard'ın baltayı kafasına doğru savurduğunu gördü ve havaya sıçradı. Balta kendisine isabet etmeden önce Richard'ın göğsüne tekme attı ve onu birkaç metre geriye gönderdi. Ayrıca ivmeden yararlanarak aradaki mesafeyi açtı.

 

Richard'ın göğsünden kan fışkırdı. Richard, Kaplan'ın Ruhu'nu kenara itmişti ancak bıçak yine de Richard'ın göğsünde yara açmıştı. İkiye bölünmemişti ancak organları zarar görmüştü. Akciğerinde büyük bir kesik olması lazımdı.

 

Richard yaraya bakamadı bile. Sanki hissetmiyor gibi görünüyordu. Baltasını kaldırdı ve tekrardan Zheng'in üzerine yürüdü. Yaraya ve kan kaybına rağmen gücü ve hızı daha da kuvvetlenmişti. Zheng kilidi açılmış moddayken önceki hızıyla işini görebiliyordu ancak Richard'ın şimdiki hızı onu aşmıştı. Yalnızca baltayı engellemek için Kaplan'ın Ruhu'nu tutma şansı vardı. Baltadan gelen bir darbe onu duvara püskürttü. Richard, Zheng tepki veremeden önce baltayla saldırmaya devam etti. Birkaç saniye içerisinde düzinelerce darbe savurdu. Bu güç alaşımlı duvarı dağıttı ve Zheng'i ileriye püskürttü.

 

Zheng hala Kaplan'ın Ruhu'nu tutuyordu ancak baş parmağı ile işaret parmağı arasındaki kısım kırılmıştı. Baltanın ayrıca buz özelliği de vardı. Kolundaki kesikte kalın bir buz tabakası oluştu ve rahat hareket edebilmesini engelledi. Kaplan'ın Ruhu'da darbenin etkisiyle buzla kaplanmıştı.

 

Richard'ın tekrar üzerine geldiğini gören Zheng bağırdı ve Patlama modunu etkinleştirdi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18292 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr