Cilt 14: Bölüm 13-1

avatar
534 1

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 13-1


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

 

Hayatta kalan sefer ordusu Klendathu'dan geri dönmüştü. Yüz bin kişilik ordudan geriye beş bin kişi kalmıştı. Hayatta kalanların hepsi Zheng'in liderliğindeydi. Verilere göre ordunun oluşturduğu mucize, üst düzey yetkilileri krizden kurtarmak için yeterince büyüktü. Generali değiştirme kararı tekrardan gündeme geldi. Suçu vurgulayan general muhtemelen görevine devam edecekti.

 

Medya haber yaparken iki ekstrem olayı gösterdi. Askeriyenin ve federasyonun yeteneksizliğiyle alay ederken diğer taraftan geri dönen beş bin kişilik ordunun cesaretini abartarak övdüler. İnsanlar, mağlubiyet şartları altında kendi gururlarını nasıl koruyabilirdi? İnsanların savaşta gösterdikleri cesareti ve gücü vurgulamak zorundalardı. Bu yüzden beş bin kişilik asker ordusundan herkes birer madalya ile ödüllendirildi. Yüzlerce kişi çavuşluğa terfi ederek bir sonraki orduyu yönetme konumuna getirildi. En çok bahsedilenler ise Zheng'in dört kişilik grubuydu ve onlara da Miracle 4 adı verildi.

 

"Güzel, çok güzel." Neos haberleri okurken soğukkanlı bir şekilde gülümsedi. Yanında yalnızca üç kişi vardı. Orta yaşlı adam, bir kız ve Snow.

 

Mırıldanmaya başladı: "Bir bakıma doğru adım attılar. Ne kadar göz önünde olurlarsa onlara bir şey yapma şansımız o kadar düşük olur. Bu bir etki savaşı. Bu dünyadaki etkileri bizim askeriyedeki pozisyonumuzu aşarsa yapabileceğimiz tek şey bilgileri değiş tokuş etme konusunda onlarla anlaşmaya varmak olacak."

 

Orta yaşlı adam bir an duraksadı ve daha sonra konuştu: "Çin takımını yok etmeyi neden bu kadar çok istiyorsun anlamıyorum? Mevcut duruma bakılırsa illa birbirimizi öldürmemiz gereken düşmanlar değiliz. Görev açığa çıkmadan önce onlarla iletişime geçmeye çalışabiliriz. Bence onlarda biraz tereddüt ediyor. Film dünyaları hakkında bizden daha fazla şey bildikleri kesin çünkü en güçlü takımlar. Temasa geçtiğimiz son takımın bahsettiği iki kitabın sırrı gibi şeyleri biliyorlar. Belki de Çin takımından bu tip hakkında daha fazla bilgi elde edebiliriz."

 

Neos içini çekti: “Bu kadar saf olma. Birinci sebep bu adamlar en güçlü takım. İkinci sebep ise sen bizim takımı ne sanıyorsun?"

 

Adam duraksadı. Neos sakince konuşmaya devam etti: "Bunu söylememe gerek yok değil mi? Takıma geç katıldım. Fikirlerim dışında herhangi bir savaş yeteneğim yok. Sanjiyan kan bağı yalnızca başlangıç aşamasındaki hesaplamayı arttırır. Telekinetik güç A kademeden sonra ortaya çıktı ve savaş etkinliğim bundan önce son derece düşüktü. Diğer beş kişi, iki gruba bölündü. Marnie ve Rose çiftti. Bunlar eskiden kendi başlarına hareket ederdi. Hawfor diğer takımı yönetirdi. Bunların hepsi birbirlerine destek oldular çünkü hepsi ölümden korkuyordu. Bu yüzden bu savaşta etki avantajımız olduğu için daha fazla puan ve ödül kazanmalıyız. Aynı zamanda takımda almam gereken pozisyonu alacağımı umuyorum. Takımımızın uyuşmazlığını öğrenmeden önce Çin takımının üyelerini bulmalıyız."

 

Kız sordu: "Ama onları nasıl bulacağız? Beş bin kişinin içerisinden bir de? Snow'un tarama kullanmasına izin vermezsen bu neredeyse imkansız."

 

Neos masadan bir çikolata aldı. "Evet. Her olayın devam etmesi için bir dönüm noktası gerekir. İpuçlarına bakılırsa bu filmin yedi ya da dokuz kişilik zorluk seviyesi olan bir film olduğunu varsayacağız. Daha sonra saklanan insanları bulmak zorundayız. Kurtulanlar arasından birkaç iz bulsak bile bu tek başına yetmeyecektir. Ayrıca tam isme ve takım listesine erişmek için en az albay rütbesi gerekir. Bunu yaparsam kendilerini araştıran kişiyi kolayca bulabilirler. Bu yüzden bir dönüm noktasına ihtiyacımız var."

 

"Dönüm noktası mı?" Adam ve kız sordu.

 

Neos soğuk bir şekilde gülümsedi: “Doğru. Neden Çin takımını yok etmemiz gerektiği konusunda sürekli endişelendiğimi biliyor musunuz? Onları hafife almak için Hawlor'a ihtiyacım var. Onların başına bela açmam gerek. Onları sürekli Çin takımına saldırmamaları konusunda uyarıyordum. Ayrıca onlara Çin takımını yok etmek zorunda olduğumuzu da hatırlatıyordum. Bu ise onların araştırma yapmasına neden olacak. Ve benim hedefim de bu. Dönüm noktasını başlatmaları için piyon olsunlar. Çin takımı kendi zayıf yönlerini açığa çıkarsın ya da en azından onların güçlerini öğrenmemize olanak sunsun. Bizden çok güçlü değillerse bu kadar tereddüt etmemize gerek kalmayacak. Eğer gerçekten güçlülerse Hawfor'un grubunun bir engel olduğunu düşünmüyor musunuz? Takımımız onlar olmadan daha güçlü olmalı. Haha!''

 

Zheng.”

 

Zheng arkasını döndü ve Xuan'ın elma yediğini gördü. Gülümsedi ve dedi ki: "Et yemezsen enerji alamazsın. Çok az yiyorsun. Yediğin şeyler de hep sebze ve meyve. Yeterli beslenemiyorsun."

 

Yıldız gemisinin kafeteryasının içindelerdi. Öğle yemeği vakti gelmişti. Zheng yıldız gemisine bindiği günden beri Lan, Zero ve Gando ile iletişime geçmemişti.

 

Xuan, Zheng'in tabağındaki biftek ve sebzelere bakarak kaşlarını çattı. "Rengi çok kötü. Neyse, bir orta rütbeli subayın bizim kayıtlarımıza erişip erişmediğini kontrol ediyorum ancak ne yazık ki erişmemiş. Askeriyenin yüksek mevkileri buraya birkaç kişi göndermişti. Sanırım bizi ödüllendirmek için burada olacaklar. Diğer takımın mareşal rütbesi alma ihtimali sıfıra yakın. Ulaşabilecekleri en yüksek rütbenin kıdemli albay olması lazım. Yani demek oluyor ki bu iki gün içerisinde hiçbir şey yapmadılar."

 

Zheng konuştu. “Bu iyi bir şey. Ne oldu ki? Bizimle savaşmayı planlamıyorlarsa bizi araştırmalarına gerek kalmayacaktır."

 

Xuan soğuk bir şekilde gülümsedi: "Tam tersi. Bizimle savaşmayı planlamıyorlarsa kendi güvenlikleri için bizi örnek alıp araştıracaklar. Bize karşı bir şey yapmazlarsa bunu yalnızca iki şeye bağlayabilirim. Birincisi bizden kaçmayı planlıyorlar çünkü sergilediğimiz güç onları korkuttu. Bunun ihtimali neredeyse sıfır çünkü onların gözü önünde herhangi bir şey sergilemedik. İkincisi ise bizim gücümüzü doğrudan test etmeyi planlıyorlar."

 

Zheng biraz düşündü ve konuştu: "Sözlerin birbiriyle çelişmiyor mu? Biz en güçlü takımsak bizi test edecek özgüveni nereden buluyor bunlar? Ve bizi doğrudan yenmek istiyorlarsa etkiye neden ihtiyaçları var?"

 

Xuan gülümseyerek başını salladı: “Doğru. Olaylar birbiriyle zıt olduğu için bana bir ihtimali düşünme fırsatını sundu. Diğer takım birlikte hareket etmiyor. Bizden farklılar çünkü hala takımın otoritesi için savaşıyorlar. Eğer durum buysa bizi araştırmamaları akla yatkın geliyor. Beyinleri takım üyelerinin bir parçasını terketmek istiyor ya da bu üyeleri dönüm noktalarını bulmak için kullanmayı planlıyor."

 

"Her bulmacayı tamamlamak için bir dönüm noktasına ihtiyaç vardır. Benzer şekilde biz de onlarla temasa geçmedik. Tek bildikleri şey biz dördümüz. Bizi araştırmak için gerekli kayıtlara erişemezlerse yollarımız paralel bir şekilde ilerler. Diğer üyelerimizi bulmak için yolun bizim olan kısmına geçmeleri gerekir. Ya biz ya da onlar ilk temasa geçecek. Eğer tahminlerim doğruysa onların takımından birisi bizi araştıracak. Araştırılan kişi sen de olabilirsin, ben de olabilirim; Kampa da olabilir, WangXia da olabilir. Ancak muhtemelen sen olacaksın."

 

Zheng kendisini işaret etti ve konuştu: “Neden ben? Zayıf mı görünüyorum?"

 

Xuan gülümsedi: ''Hayır! Diğer üçümüz daha güçlü gözüktüğümüz için. Askerlik kalitesi bakımından geridesin. Bu yüzden seni seçmeleri kuvvetle muhtemel. Benim önerim kışkırtan herkesi öldürmen yönünde. Bir üyenin ölümü doğal olarak onları endişelendirecek ve olumsuz bir noktaya çekecek. O sırada kendi zayıf noktaları ortaya çıkacak."

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18347 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr