Cilt 14: Bölüm 12-2

avatar
527 0

Terror Infinite - Cilt 14: Bölüm 12-2


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

"Bu da ne?" Zheng ve Xuan kendi kendine mırıldandı.

 

İkisi de dikkatini dördüncü kurtarma gemisi üzerinde topladı. Mavi bariyer geminin dörtte birlik kısmını yarım saniyede sardıktan sonra gemi büyük bir gürültüyle yere çakıldı. Bariyerin içerisinde kalan kısım geminin geri kalan kısmından ayrıldı. Bariyerin savunma dışında böyle saldırı özelliği de vardı. Gemi artık uçamazdı. Diğer kurtarma gemilerindekiler yükselirken pencereden bakarak milyonlarca böceğin dağın tepesine doğru ilerlediğini gördü. Kalkmayı başaramayan gemi ise bir süre sonra böcek sürüsünün altında kalarak kayboldu.

 

Zheng olan biteni izlerken kalbi hızla atmaya başladı. Takımdaki herkesin ilk üç gemiye binmesi güzeldi. Aksi halde bu kadar mesafeden kimseyi kurtarma imkanı olmazdı. Rahatlamış hissetti ve içini çekti. Hemen ardından gözleri kapandı ve yere doğru yığıldı.

 

Zaman akıp geçti. Zheng sessizce gözlerini açtı. Gördüğü ilk şey suydu. Gözlerini açtığında hafif bir ağrı da hissetti. Birkaç kez göz kırptıktan sonra ortama alışmaya başladı. Aslında bir sıvının içine daldırılmıştı. İki tane tüp burnuna bağlanmıştı. Acının geldiği yer ise sağ koluydu. Baktığında garip bir aletin kolunu onardığını gördü.

 

Bu sahneyi filmden hatırladı. Ana karakterin bacağı delik deşik olduğunda o da aynı şekilde tedavi olmuştu. Askeriyenin çöplük olduğunu kabul etmesine rağmen sivil teknolojinin oldukça gelişmiş olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Burası yüksek teknoloji bilim-kurgu dünyasıydı.

 

Gözünü açtıktan sonra kap ötmeye başladı. İki hemşire yanına doğru koştu. Gözlemlenen veriler doğrultusunda hemşireler samimi bir şekilde gülümsedikten sonra oradan ayrıldı.

 

Bir hareket yapmadan önce Xuan'ın sesi zihninde yankılandı. "Bir şey yapma. Beni dinle. Hala kurtarma gemisindeyiz. Yıldız gemisi filosuna ulaşmamıza yirmi dakika daha var. Lan, üç gemide de ruh gücü kullanıcı olmadığını onayladı. Ancak filoda ruh gücü tarayıcısı olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer varsa ruh bağlantısı ve ruh taraması bizi açığa çıkarabilir. Bu yüzden filoya ulaştıktan sonra ruh gücü yeteneklerini kullanmayacağız."

 

"Ayrıca takımdaki dört kişi ifşa oldu. Sen, ben, Kampa ve WangXia. Zero'da ifşa olmuş olabilir. Gando ve Lan henüz ifşa olmadı. Gando robot olmayınca zayıf kalıyor. Lan'ın da savaş yeteneği yok. Diğer takım bunu bilmiyor. İki tane gizli üye olması diğer takımın bize saldırmaktan kaçınmasını sağlıyor. Bunu sürdürmemiz lazım."

 

 "Bir de dört üyemizi açığa çıkarmalarına rağmen diğer takım hakkında bilgimiz yok. Bu bizim için bir dezavantaj ancak Tanrı tarafından onaylanan en güçlü takım olmamız bizim etkimiz. Bu sıralamayı nasıl düşünürlerse düşünsünler, hepsinin bilinçaltında bizle yüz yüze savaşmaktan kaçmak var. Avantajımız bu. Ayrıca federasyon işin içine dahil olmadığı sürece korkusuz bir şekilde hareket edebiliriz. Bu dünyanın teknolojisinin ötesinde silahları kullanabiliriz. Onların kendilerini koruması gerekirken biz korkusuz bir şekilde onları arayabiliriz."

 

"Fikir savaşının üç önemli noktası bu. Geri kalanı nasıl tepki vereceğimize bağlı. Ruh bağlantısı olmayacağı için iletişim kurmanın başka bir yolunu bulmamız gerek. Sadece bizim bildiğimiz bir yol olması lazım. Lan, zihnimdeki bilgileri herkese gönder. Bunları ezberlemeniz gerekiyor. Yirmi dakikamız var, ezberleyebildiğiniz kadarını ezberleyin. Bunlar çok önemli."

 

Tam o sırada filoda bir yetkili odası. Sarı saçlı genç adam çikolatasından bir ısırık alarak mırıldandı: "Doğrudan savaşa girmek bizim aleyhimize. Ne düşündüğünüz umrumda değil ancak Çin takımıyla yüz yüze savaşmayın, özellikle tüm üyelerini açığa çıkarmadan. Güç kullanarak onlara karşı kazanmayı denemeyin çünkü bu bizi muhtemelen tehlikeli bir duruma sokar. Avantajımızı korumak zorundayız. Onları yok edebilersek muhteşem olur. Üçüncü takım hakkında endişelenmeye gerek yok; aramızdaki en zayıf takım."

 

Sarı saçlı biz kız çekinerek konuştu: "Ama neden Çin takımına barışçıl bir şekilde yaklaşmıyoruz? En güçlü takım bunlar. Bu yüzden film dünyaları hakkında bizim bilmediğimiz birçok sırrı biliyor olabilirler. Bilgilerini değiş tokuş etmek için 'etkimizi' kullanabilir miyiz? Daha sonra Güney Amerika takımını yok etmek için işbirliği yaparız."

 

Genç adam elindeki çikolatayı bıraktı ve daha sonra parmaklarını yaladı. "Saf olma. En güçlü takımın merhametli olacağını mı sanıyorsun? Unutma bak. Sadece zayıf olanlar merhametlidir çünkü kötü olmak için güçlü olmalarına gerek yoktur. Bunlar güçlü hale gelemezler. Bilgi değiş tokuş etmek istesek bile temasa geçmesi için kimi göndereceğiz? Nasıl onlarla temasa geçeceğiz? Çin takımının göndereceğimiz kişiyi öldürmeyeceğinden emin misin? Onların direkt ilgisini çekemeyiz ancak onların böyle bir endişesi yok. Fırsatını bulur bulmaz bizi her yerde yenebilirler. Sayılarını ve bilgilerini elde etmediğimiz sürece ne yapabiliriz?"

 

Orta yaşlı hantal bir adam nefesini verdi: "Anlamadım Neos. Neden önce gidip bu dört kişiyi halletmiyoruz? Öyle olursa Çin takımı bizden daha zayıf olur."

 

Neos, soğukkanlı bir şekilde gülümsedi: “Sen geri zekalı mısın? Saklı olan kaç kişi olduğunu ve güçlerinin ne boyutta olduğunu bilmiyoruz. Bu dört kişiyi öldürürsek ardımızda iz bırakırız. Bir subayın emirleri askeriyede kaydedilecektir. Ya kalan üyeler bizden daha güçlüyse? Biz zayıf olan taraf olarak açığa çıktığımızda bir gölge gibi peşimizde olurlar. Anladın mı? Yok olmamız çok uzak olmaz yani."

 

Orta yaşlı adam kızgın değildi. Gülümsedi ve dedi ki: "Ee, sence ne yapmalıyız?"

 

Noes cebinden bir parça çikolata çıkardı. "Planladığımız şeyi yapacağız ve saklanan üyeleri bulmak için avantajımızı kullanacağız. Çin takımının tüm üyelerini bulduğumuzda yolumuzu net bir şekilde çizeceğiz. Haha! Hepsini öldürün!"

 

Zheng diğer takımda neler olduğunu bilmiyordu. Hala Xuan ile konuşuyordu. Xuan sakince konuştu: "Bıraktıkları izler sonucu yaptığımız araştırmalar dışında diğer anahtar nokta, etkinin gelişmesi. Fazla etkimiz olmadığı için yükseltmemiz gerekecek. Anladın mı? Kahraman."

 

Kahraman mı?” Zheng sordu:

 

Doğru. Kahraman!

 

Xuan kendinden emin bir şekilde konuştu: "Bir komutanın savaş sırasında çözmesi en zor sorun nedir? Ne kaynak tedarik etmek ne de destek sağlamak. Çözülmesi en zor sorun askerlerin savaşmaya devam etmesini sağlamaktır. Yani acı içerisindeki askerler savaşı kazanacaktır çünkü bu acı, savaşma arzularını arttırır. Federasyonun meteor haberlerini bildirtikten sonra ilk kuşatmanın başlamasının sebebi buydu. Ancak bunun sonucu yenilgiyi getirdi. O zaman bu acı hissini bir kez daha nasıl parlatacaklar? Yalnızca kahramanlarla."

 

"Askeriyenin üst düzey yetkilileri, hatta belki de federasyonun üst düzey yetkilileri bir ya da birkaç kahraman grubu oluşturacak. Mevcut duruma bakılırsa bu kahramanlar yalnızca hayatta kalanlar arasından ya da kaçan yıldız gemisi arasından seçilmeli. Ancak onlar kaçtılar. Biz yedi saat boyunca yerimizi savunurken onlar kaçtılar. Seçim belli. Ayrıca bizler hayatta kalan tecrübeliler ve subaylar tarafından kabul edildik. Böylece."

 

"Bizler kahramanız. Federasyon kesinlikle bunu yapacak. Etrafımızı saran parlak ışık diğer takımın etkisini aştığında bu durum, onları bulup savaştığımız bir dönüm noktası olacaktır."

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18190 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37534 Bölüm Sayısı


creator
manga tr