Cilt 13: Bölüm 13-2

avatar
1213 0

Terror Infinite - Cilt 13: Bölüm 13-2


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Imhotep bu maskeyle oluşan canavarlara karşı doğal bir güç gibiydi. Vampirlerin güçleri, ona karşı işe yaramazdı. Imhotep'in hem eti hem de kanı olmadığı için kan damarı parçalarının hiçbir etkisi yoktu.  Vücuduna giren her şey kuruyordu. Tüm ataklardan sıyrılıyordu ve kum fırtınasının içinde iki tane kahverengi saçlı adamı yakalayıp, vücutlarındaki tüm suyu hızla kuruttu. Bir dakika sonra iki tane mumya yere düştü.

 

Zheng, yüzüğünden bir hafif makineli tüfek çıkardı. Ona doğru uçan kahverengi saçlı vampirlere doğru ateş açtı. Sky Stick'i yakalayacak kadar hızlı olmamalarına rağmen vampirler oldukça esnekti ve kurşunlardan sıyrılabiliyorlardı. Hatta büyülü kurşunlar onlara isabet ettiğinde bile normal kurşunlar gibi etkisiz kalıyordu.

 

''Kahretsin! İmhotep, birkaç tane daha yakalayamaz mısın?" Zheng bağırdı: İmhotep iki kişiyi yakaladıktan sonra başka kimseyi yakalayamamıştı.

 

Geri bağırdı. "Bunu yapmayı istemiyor muyum sence? Çok güçlüler. Bir bedene büründüğüm an vücudumu ezdiler. Bu güç insanlara ait olamaz."

 

"Belli ki bunlar insan değiller. Ne tür bir insanda böyle güç ve iyileşme hızı olabilir ki? Bunlar canavar! Bu görevin ejderha ile aynı değerde olmasına şaşmamalı. Hatta bu ejderha görevinden bile zor."

 

Zheng ejderha ile canavarı kıyasladı. Bir bakıma bu canavar ejderhadan daha korkutucuydu. Ona ilk aşamalarda yaşamak için biraz zaman verip, o da gelişip hücrelerini yaydığında iyice öldürülemez bir hale geldi.

 

On binlerce insanın bu adamın etkisi altında olduğu bir şehri düşünün. Bu noktada bu adamın bir kısmı güneş ışığında yansa bile hala hayatta kalabilirdi. Güneş ışığının her bir hücresine bir anda isabet etmesi mümkün değildi. Güçlenmeye devam edip, hücrelerini yaymaya devam edecekti.

 

Eğer durum böyleyse bu canavar neden sadece B kademe bir görev? Zaman sınırının olmaması çok güçlü olması yüzünden miydi? Kaderlerinde bu görevde başarısız olmak mı vardı?

 

"Xuan, beni duyuyor musun?" Zheng'in aklına aniden bir fikir geldi. Ancak bu fikir başarısız olursa hepsi orada ölürdü. Tavsiye verecek kadar güvenebileceği birine ihtiyacı vardı.

 

Birkaç saniye sonra sakin bir ses duydu: "Duyuyorum. Konuş."

 

Zheng, derin bir nefes aldı: "Akrep Kral görevinde piramite girmek için ormanı yakmıştık. Bu görevi bitirmenin birden fazla yolu olduğunu söylemiştin. Pigmeleri öldürmeye devam etseydik o pigmeler, gelişmiş silahlarıyla beni öldürürler miydi bilmek istiyorum?"

 

Xuan birkaç saniye duraksadı: "Bunu neden sorduğunu bilmiyorum. Onun zayıf bir noktasını buldun ancak tereddüt mü ediyorsun? Yakmak yerine ormanda ilerleyip, onları öldürsek bile cevabım, hayır. Bu seni gelişmeye zorlamak için Tanrı'nın bir yoluydu. Pigmeler güçlendikçe sen de onlara karşı kazanana kadar hayatta kalıp gelişmeyi sürdürmek zorundaydın. Tanrı'nın niyeti buydu. Bir görev için tek bir çözüm yolu olmaz. Henüz kısayolu bulamadık. Benzer şekilde ödül miktarı da tehlikeyle eşit seviyededir. Başka sorun var mı?"

 

Zheng nefes verdi ve konuştu: "Bazı küçük sorularım var ama kararımı verdim. Herkes gelip benimle bu kumarı oynasın, canlarımız üzerine kumar oynayacağız!"

 

Xuan cevap verdi: "Başarı şansı nedir? Yüzde elli başarı oranı olmadan kumar oynamayı kabul etmem."

 

"Yarı yarıya. Ya ölecez ya da yaşayacağız."

 

Xuan bir süre duraksadı: "O zaman canlarımızı ortaya koyabilirsin. Yüzde elli şans, risk almaya değer."

 

Zheng devam etti: "Sana daha önceden canavar hakkında bilgi gönderdim zaten. Gelişmek için muhteşem yeteneği, muhteşem hayatta kalma mekanizmaları, mükemmel vücudu ve mükemmel yeniden üretme yeteneği varken bu canavar, neden Maya uygarlığında kusurla bir üretim olarak düşünüldü? Neden azizler öldükten sonra bu dünyayı fethetmediler? Sorularım bunlar. Böyle muhteşem bir varlığın kusuru nedir?"

 

Xuan bu sefer daha uzun süre duraksadı: "Böyle bir canavarın sadece güneş ışığıyla öleceği düşünülemez. Kusuru nerede bunun? Düşünebildiğim tek şey herhangi bir canlının ötesinde olduğu. Tıpkı benim gibi. Fazla mükemmel olmak da bir kusur."

 

Zheng iki saldırıdan sıyrıldı. O sırada sekiz tane canavar peşinden kovalıyordu ve bu sayı, süre geçtikçe artıyordu. Sky Stick'i hızlandırdı ve hızından yararlandı. ''Evet. Bunlar mükemmel ve yenilmez yaratıklar. Yani bence muhteşem gelişim yetenekleri bunların kusurları."

 

"Xuan, şafak vaktine kadar bekleyecek zamanımız yok. Saat daha sabahın biri. Birkaç saat içerisinde bu canavarlardan yüzlerce olacağını tahmin edebiliyorum. Bunlar İmhotep'in yardımıyla bile öldürebileceğim bir şey değil. Tek bir hücre kaçtığında bile hayatta kalabiliyor. Zaman sınırı olmamasının sebebi muhtemelen buydu. Ama güneş ışığı dışında onu öldürmenin bir yolu olmalı. Güneş ışığı altında bu yaratığın tüm hücrelerini yakmak imkansız. Özellikle Alex'in vücudundaki hücreleri... Yani..."

 

Zheng sekiz canavar ve kum fırtınasıyla yüzleşmek için arkasını döndü. Xuan'a mırıldandı: "Bir zamanlar birisi, bir kişinin en güçlü kısmının genelde en kırılgan kısmı olduğunu söylemişti. Xuan, bu muhteşem gelişime meydan okumayı planlıyorum. Tüm canlarınızı bana bırakın."

 

Zheng bağırdı: "Imhotep, yanıma gel. Canavarla başa çıkmanın bir yolunu buldum!" Zheng kum fırtınasına doğru uçtu.

 

On saniye sonra kum fırtınası Zheng'in yanına doğru uçtu. İmhotep konuştu: "Nasıl? Çabuk söyle! Anck-Su-Namun ve diğerleri tehlikede!"

 

Zheng ona gülümsedi ve çocuğu teslim etti: "Çocuğu diğerlerinin yanına götür. Hiçbir vampiri öldürmeyeceğini unutma. Sadece vücutlarını kurut. Ve herkesi koru. Gerisini bana bırak!"

 

İmhotep biraz tereddüt etti ve sonra çocuğu kum fırtınasına koyup oradan ayrıldı. Kum fırtınası uzaklaşırken Zheng 'dikkat et!' sözünü duydu ve yüzünde bir gülümseme ortaya çıktı.

 

Daha sonra Sky Stick'i yere indirdi ve yaklaşan kahverengi saçlı gruba bakıp gülümsedi. Kısık sesle konuştu: "Gel bakalım. Gelişmene izin vereceğim."

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18292 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr