Cilt 13: Bölüm 9-2

avatar
1448 0

Terror Infinite - Cilt 13: Bölüm 9-2


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

 

Zheng, başını kaşıdı ve içini çekti: "Anladım. Ben anladım. Ödüller tehlikeyle eşittir. Yeteri kadar anlattın ama ben hala Amun-Ra'nın kitabını koyma konusunda seninle hemfikir değilim. Bu kitap ölmüş dostlarımızı canlandırmak için bir umut. Ölüm Kitabı'nı tüm sergi boyunca sergileyeceğimizi ancak Amun-Ra'nun kitabını bu günün sonuna kadar sergileyeceğimizi duyur."

 

Xuan, biraz düşündükten sonra başını salladı. Zero aniden konuştu: "Gökdelenin üzerindeyken birkaç bin metre uzakta birisi senin olduğun yöne doğru baktı. Normal bir insanın seni o uzaklıktan görememesi lazım ama bu adamın gözleri, senin üzerinde sabitti. Ayrıca ona baktığımda arkasında bir engel sakladı."

 

Zheng hemen sordu: "Ne zaman oldu bu? Sergi merkezini gözlemlerken mi oldu? Neden o zaman Lan ile iletişime geçmedin. Tanrım, belki de o, Imhotep'di!"

 

Zero cevap verdi: "Lan ile nasıl iletişime geçeceğimi bilmiyorum. Hala ruh taramasına aşina değilim. Savaşta işbirliği yapabilmek için daha çok pratiğe ihtiyacım var."

 

Zheng sessizdi. Bu insanların hiçbirinin ruh bağı ve ruh taraması altında birlikte savaşmadığını hatırladı. Hala kendi seslerine ve görüşlerine bel bağlıyorlardı. "Lan, bizi her zaman tarama ile gözetleyebilir misin?"

 

Lan başını salladı ve gülümsedi: ''Tabii ki. Elli kişiden az kişi olduğunuz sürece hepinizi taramanın içinde tutabilirim. Eğer bir şey olursa ya da birisi duygusal dalgalanma yaşarsa hemen bilebileceğim."

 

Zheng başını salladı: "Güzel. Özel meselelerin dışında hepimizi ruh taramasının içinde tut. Seninle iletişime geçmemiz gerektiğinde zihnimizden senin adını geçireceğiz. Hadi deneyelim. Zero, WangXia ve Kampa'ya taramayı gösterelim."

 

Lan, taramada tüm şehri kapsadı ve görüntüleri bu üçünün zihnine gönderdi.

 

Zheng Xuan'a döndü: "Sergi yarın başlıyor. Sabah vitrinin içine Ölüm Kitabı'nı koyacağım. Kampa ve WangXia içeride bunu koruyacak. Ben de kalabalığın içinde saklanacağım. Zero, sen uzaktan hedef al. Tüm durumla buradan ilgileneceksin. Sorusu olan var mı?"

 

Xuan başını salladı: ''Hayır! Bizim için uygun. Tıpkı planladığımız gibi Maya kalıntılarına gitmeden önce üç gün buradayız."

 

''Evet. Üç gün."

 

Sonraki günün sabahı. Sergi Merkezi tıklık tıklım doluydu. Zheng'in tuttuğu yüzlerce koruma, on binlerce sivilin önünde dolanıyordu. Neyse ki insanların çoğu orta halliydi ve kuralları biliyordu. Herkes içeriye girmek için bir sıra oluşturmuş bekliyordu. Davetiyesi olan kişiler ise sırayı geçip, yan taraftan içeriye giriyordu.

 

"Bokunu çıkardık. Asıl niyetimiz sergi değil." Zheng, korumaların arasından dışarıya baktı.

 

Sergide tek bir eşya gösteremezlerdi. Bu yüzden şehrin içindeki müzelerden çok sayıda kalıntı kiraladılar. Müzeler de kendi reklamlarını yapmak için bunu memnuniyetle kabul ettiler. Bu yüzden sergi çok kalabalık olmuştu. Neredeyse Zheng'in kontrolünden çıkmıştı.

 

"Herkes yerinde kalsın. Film karakterlerini buraya çekebilirsek güzel olur. Çekemezsek ne pahasına olursa olsun kitabı korumamız lazım!" Zheng, ruh bağını kullanarak bunları söyledi.

 

Gece vakti olmuştu ancak daha da fazla insan toplanmıştı. Bilet alamayanlar ise beleş yemek ve içecek için gelmişti. Orta sınıf insanlar ayrıldıktan sonra etrafı bu kişiler sarmıştı.

 

Aynı zamanda O'Connell ve diğer iki kişi, New York'da tren istasyonundan çıktı. Erkek ve adam önlerinden yürüdü. İkisi, diğer üçüne göre daha rahat görünüyordu. Diğer üçünün ise stresli bir görüntüsü vardı.

 

O'Connell konuştu. "Imhotep, o canavarı hafife alma. Kesinlike seninle aynı seviyede. O kasabada neler gördüğümüzü tahmin bile edemezsin. Kanını emdiği herhangi bir kişi, inanılmaz bir güç kazanır. En korkutucu şey ise bu canavarın bedeni. Bu..bu sadece..."

 

Evelyn onun yerine konuştu. "Sanki vücudunun her kısmı zeka dolu gibi . Kan damarları vücudundan ayrılıp, bir arabaya nüfuz edecek kadar güçlü iğnelere dönüşebilir. Saçı tıpkı yılan gibi hareket ediyor ve kanını emebiliyor. Gücü ve hızı insanın ötesinde. Vücut sıcaklığını öyle bir düşürebilir ki dokunduğunda donabilirsin!"

 

Imhotep güldü: "Kulağa oldukça güçlü bir canavarmış gibi geliyor. Ama çöl tarafından emilmekten kendisini koruyabiliyor mu? Haha! İnsanları vampire dönüştüren altın maskeyle daha çok ilgileniyorum. Maskeyi takmadan önce yaşlı bir adam olduğundan emin misin?"

 

O'Connell başını salladı: ''Evet. O kasabanın yerlisiydi ve yaklaşık altmışlı yaşlardaydı. Ama maskeden çıkan iğneler, kafasını delik deşik ettikten sonra genç bir hal aldı. On sekiz ile yirmi bir yaşları arasına döndü."

 

Imhotep, Anck-Su-Namun'a baktı ve güldü: "Sonsuza kadar yaşarsam yalnız yaşayacağım. Sen de benim gibi insanüstü güç kazanacaksın ve sonsuza dek yaşayacaksın. Mutlu musun?"

 

Imhotep'e bakıp gülümserken kadının gözleri parıldıyordu. Daha sonra dedi ki: "Bu maske, kitaplarda bahsedilen  evrimleşmiş son maske olabilir. Haha! Amerika'da böyle ilginç bir nesneyle karşılaşacağımı hiç beklemezdim."

 

Evelyn meraklandı: "Son Evrimleşmiş Maske mi? O ne be? Neden adı böyle?"

 

Imhotep rahat bir şekilde dedi ki: "Bu sadece bir isim. Benim zamanımdan kalan ve hala korunan çok sayıda yazıt var. İnsanoğlunun bir zamanlar uygarlık seviyesinin çok üst düzeye ulaştığı söyleniyor. Uh! Evet, uygarlık diyorlardı ona. Daha yüksek oluşumlara evrimleşenler, yaşamlarının özünü istedikleri gibi kontrol edebilirler ve çeşitli organizmalara dönüşürler. Hatta Tanrı'ya yakın organizmalara bile dönüşebilirler. Hayatın en son oluşumunda, insanlar doğadaki her şeyi kontrol edebilir. Mesela ateş, ışık, rüzgar falan. Bu insanlar Tanrı haline geldi. Yazıtlarda bir altın maskenin, insanları bu yüksek oluşuma dönüştürdüğü kaydedildi. Fakat en son oluşum değil. Ancak maskenin oluşturulması sırasında bir sorun meydana geldi ve bu yüzden dönüşüm tamamlanmamış olacak. Kullanan kişi, güneş ışığına maruz kaldığında öldürülecek. Bence karşılaştığınız şey bu. Hayatın son oluşumundan bir adım uzakta olan birisi. Haha!''

 

Imhotep, Anck-Su-Namun'un elinden tuttu ve ileriye doğru yürüdü. Diğer üçünün onu takip etmekten başka seçeneği yoktu. Bu noktada en büyük müttefikleri oydu ancak o da güvenilmez biriydi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18105 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37372 Bölüm Sayısı


creator
manga tr