Cilt 13: Bölüm 5-3

avatar
1318 0

Terror Infinite - Cilt 13: Bölüm 5-3


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

Ekstra üç kişi daha olmasına rağmen Sky Stick hızla Ölüler Şehri'ne ulaştı. Gittikleri yerde bir askeri kamp kurulmuştu. Sky Stick göründüğünde, bu kamptan bir borazan sesi yükseldi.

 

Zheng ve diğerleri merakla bu manzaraya baktı. Kampa ve WangXia beklenmedik olaylara karşı silahlarını tetikte tuttu.

 

Siyah kıyafetli bir grup adam ortaya çıktı. Zheng, bu adamların arasında Ardeth'in olduğunu fark etti ve hemen Kampa ile WangXia'yı durdurdu. Daha sonra Sky Stick'i yere indirdi.

 

Ardeth birkaç yüz adamla birlikte yanlarına koştu. Güldü ve Zheng'e sarıldı: "Haha! Görüşmeyeli epey oldu. Nasıl olmuş buralar? İhtiyarlar bu bölgenin askerleri eğitmek için uygun yer olduğunu düşündü ve burayı kurmak için epey para harcadı. Ayrıca yeraltı kaynakları da çıkardık. Gel, içeride dinlenin." Daha sonra Zheng'i askeri kampa doğru götürdü.

 

Kampa ve WangXia birbirlerine baktı ve sonra siyah kıyafetli adamlara dönerek, sevecen bir şekilde gülümsedi. Kahkaha atarak ilerleyen grubu takip ettiler. Bu tarz askeri ortamlar onların ilgisini çekiyordu. Öte yandan Xuan, her zaman olduğu gibi duygusuzdu. Askeri kampa doğru yürürken etrafı inceledi.

 

Bu kamp oldukça standarttı. Uçak pisti hala inşaat halindeydi. Tüm binalar, Ölüler Şehri'nde kazılan taşlar kullanılarak yapılmıştı. Yoksa çölün ortasında taş bulmak baya zor olurdu.

 

Karanlık çökmek üzereydi. Ardeth gece vakti bok böceklerinin ortaya çıkabileceğini bu yüzden mihraba yarın gitmelerini söyledi. Zheng onaylarak başını salladı: Burada geçirecekleri on günden birini yaşıyorlardı.

 

"Bu dünyanın mevcut durumu pek iyi değil. Batılı ülkeler birbirleriyle çatışıyor. Birinci Dünya Savaşı'nın oluşturduğu hasarlar bir derece onarıldı. Savaşı kaybeden Almanya, yeniden yapılanmaya girdi. Liderleri Hitler olarak adlandırılan, yetenekli bir adam. Batı milletlerin arasındaki gerginlik artıyor. Mısır da bu olaylara karışabilir. Kabilemiz çok fazla altın elde ettiği için hızlı bir şekilde gelişti. Okuması için Amerika'ya binlerce çocuk gönderdik ve buna benzer üç tane gizli üs inşa ettik. Hoho! İhtiyarlar, bu kabilenin ismini El Kaide olarak değiştirmeyi bile tavsiye etti."

 

Zheng, bu ismi duyduğunda kaktüs şarabı içiyordu ve birden ağzındaki şarabı tükürdü. Garip bir yüz ifadesiyle Ardeth'e döndü ve konuştu. "Cidden o ismi koymadın değil mi?"

 

Ardeth güldü: ''İsim değişikliği sadece birkaç ihtiyarın önerisiydi. Bir değişiklik olmayacak. Diğer ihtiyarlar,  Mısır İslam Cemiyeti olmasını istedi."

 

(Kahretsin. Bunların hepsi terörist grubu.)

 

Zheng hemen konuştu: "Sonuç ne oldu? Bu ismi değiştirdiniz mi?"

 

Ardeth başını salladı: "İsmin, Mısır Diriliş Meclisi olmasıyla bu tartışmalar sona erdi. Birçok ülkenin, bu günlerde meclis ya da parti gibi şeyler kullandığını söylediler. Bu yüzden ismi bu şekilde yapmalıydık. Bu isim nasıl sence?"

 

Zheng şarabını yudumladı: "Bu isimle Mısırı fethedip yeniden düzenlemeyi mi planlıyorsun?"

 

Ardeth başını salladı: "Bunu yapabilecek gücümüz önceden yoktu. Altınlar, bize daha iyi yaşam koşulları sağladı ve adamlarımız silahlandı. Şu an askeri kampta çok sayıda insan yok çünkü askerler eğitimini tamamladı ve gitti. İhtiyarlar, vahanın kenarında bir silah üretim fabrikası kurmak için yabancı mühendislerle anlaştı. Belki de batının yaşadığı bu gerginlik sırasında Mısır'ın bağımsızlığını tekrar kazanabiliriz."

 

Zheng, Ardeth'in omzuna vurdu ve konuştu: "Sana destek sağlayacağım. Haha! Bu sefer sana güzel bir şey getirdim."

 

Daha sonra boş bir alana yürüdü ve boyutsal çantasının içindekileri dökmeye başladı. Altın külçeleri yere düşmüştü. "Bu sefer size yirmi metreküp altın getirdim. Umarım bunlar, zafer kazanmanıza yardımcı olur. Ve burada da başka bir hediye var."

 

Xuan, cebinden bir belge çıkardı ve masaya koydu. "Geliştirilmiş AK. Şu anki teknolojiyle sorunsuz bir şekilde üretilebilir. Düzenli olarak 5.56 mermi kullanır. Tüm veriler, bu belgenin içerisinde. ,Bu silah teknolojinin otuz yıl ilerisinde."

 

Ardeth, belgeyi inceledi ve sonra hemen, heyecanla cebine koydu. Ne cevap vereceğini bilmiyordu. Bu silah tasarımı altından daha değerli bir şeydi. Bu silahı üretebilirlerse askerlerinin gücü çok artardı ve düzenli orduları bile geride bırakabilirlerdi.

 

Zheng güldü ve sordu. "Ee, O'Connell ve diğerleri ne yapıyor? İngiltere bu aralar karışık."

 

Ardeth, aniden bir şey hatırladı ve ellerini çırptı. Bir gardiyan kampın dışına çıktı. Daha sonra dedi ki: "Yaklaşık on gün önce bana bir mektup gönderdiler. İngilterede tansiyonun yükseldiğini ve göç eden insanlar konusunda katı davrandıklarını söyledi. Bu yüzden o ve ailesi şimdilik Amerika'ya taşındı. Hoho! Evelyn, bir çocuk doğurdu. Bir tane çocukları olması lazım şimdilik. Ayrıca bize ufak bir parça altın yolladı. He, bir de bu mektubu sana gönderdiler."

 

Zheng meraklandı: "Bana mı? Buraya döneceğimi nereden biliyorlardı ki? Neredeyse bir yıl oldu."

 

Gardiyan, elinde bir mektup ve kırmızı, ahşap bir kutu tutarak geri geldi. Ardeth kutuyu açtı ve ince bir altın parçası ortaya çıktı. Zheng mektubu açtı.

 

"Amerika'ya geldik. Burası gerçekten özgürlükler ülkesi. Yetkililere rüşvet vererek kolayca göçmenlik haklarımızı aldık. Ancak ilk etapta İngiltere'den gelirseniz bu hakkı daha kolay alabileceğinizi duydum. Ama sorun şu ki, Jonathan kız arkadaşını da getirmek istiyor. Onu İngiltere'de bırakmamız gerekti."

 

"Şans eseri bu altın maskeyi bulduk. Evelyn, bunun Mayalılara ait olduğunu söyledi. Ancak maskenin hemen yanındaki taş sütunda, bu maskenin insan evrimi için oluşturulduğu yazıyor. Bu teknoloji eski tanrılardan gelmiş. Tanrılar uykuya daldığında, gelişmiş olan kişi insan ırkını yönetecek."

 

"Maskenin gücüne kendi gözlerimizle tanık olduk. Beyaz bir adam maskeyi tuttu ve sonra bir damla kan, kazara maskenin üzerine damladı. Maskeden çok sayıda iğne fırladı ve adamın kafasını parçalara ayırdı. Adamın öldüğünü düşünmüştük ama daha da güçlü hale gelmişti. Gücü, hızı, tepkisi ve iyileştirme hızı tüm insanlığın ötesindeydi. Ayrıca kan emmekten zevk alıyordu. Jonathan olmasaydı çoktan ölmüş olurduk."

 

"Sonunda bu parçayı elde ettik. Bu parça olmadan maske kullanılamaz. Batı kıyılarından doğu kıyılarına doğru ilerliyoruz. Muhtemelen gemiyi Avrupa'ya götürecek. Bu canavar hala bizim peşimizde. Güneşten ya da gümüşten korkmayan, ölümsüz adamlar oluşturmayı başarmış gibi görünüyor."

 

"Zheng, ne zaman geri döneceksin bilmiyorum. Ama bu mektubu görürsen lütfen bize yardım et! Bu canavarı engelleyecek güce sahip tek kişi sensin. Bunu biz ölmeden önce hallet."

 

Zheng yutkundu ve mektubu Xuan'a verdi. Bir dakika sonra Xuan mektubu masaya koydu ve Ardeth'e sordu: "Bu mektubu ne zaman aldın? Ve nereden aldın?"

 

Ardeth biraz düşündü ve dedi ki: "Yaklaşık on iki gün önce Amerikanın batısındaki ufak bir kasabadan aldım. Bu bölge aynı zamanda Mayalılara ait şeylerin kazılarının yapıldığı yer."

 

Xuan Zheng'e döndü: "On iki gün olduysa hala bu işi halledebiliriz. Zheng, sen haklısın. Bu bir bonus görev! Ödül olarak bir eşya verebilir."

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr