Cilt 11: Bölüm 3-3

avatar
1395 0

Terror Infinite - Cilt 11: Bölüm 3-3


 

Çevirmen: RmLover  Editör: Thomas Shelby

 

İhtiyarlar şaşırdı, Ardeth ve O'Connell'in grubu bile şaşkınlığını gizleyememişti. Diğer Medjailer'de mızrağı fırlatmayı denese bile mızrak hiçbir tepki vermedi. O sırada onlardan kimsenin mızrağı etkinleştiremeyeceğini fark ettiler. Ufak bir takastan sonra mızrağı Zheng'e geri vermeyi onayladılar ve onunla birlikte mezarlığa girmesi için insan yolladılar.

''Ne oldu? Neden birden bire böyle yumuşadılar?'' Jonathan, sordu.

Ardeth, acı bir şekilde gülümseyerek söyledi: ''Kabilemizde bir savaşçının Osiris'in Mızrağı’yla Akrep Kral'ı öldürdüğüne dair bir efsane var. Senin o savaşçı olduğunu düşünüyorlar. Kimse senin fırlattığın gibi bu mızrağı fırlatan birini daha önce görmedi. Burada olduğuna göre Akrep Kralı öldürmen daha iyi. Hazineler en başından beri bize ait değil zaten.''

Zheng, güldü: ''Sorun yok. Akrep Kral'ın Hazinesi’ni araştırmak benim tavsiyem. Ayrıca bu kazı alanında çalışan kişiler sizsiniz. Eğer bana yardım etmeseydiniz tüm gecemi ve gündüzümü bu işe ayıracaktım. Bunun için sana teşekkür etmem gerek.''

Ardeth, konuştu: ''Zheng, ben de macera takımına katılabilir miyim? Burada sıkılıyorum. Sizinle biraz aksiyon yaşamayı tercih ederim. Beni aranızda görmek ister misiniz?''

Zheng, buradaki herkesten daha güçlüydü ancak bu sadece savaş gücü konusunda geçerliydi. Saf güç onun korku filmlerinde hayatta kalması için yeterli değildi. O yüzden Honglu ya da Xuan'ın zekâsına, Lan'ın ruh taramasına, Zero ya da Heng'in uzun menzilli nişancılığına ve ChengXiao'nun tıbbi becerilerine ihtiyacı vardı. Bu yüzden bu dünyaya girer girmez ilk yaptığı şey O'Connell ve Medjailer ile yardım için iletişime geçmekti.

''Tabi ki. Hoş geldin, dostum.'' Zheng, elini uzattı.

Birkaç konuşmadan sonra O'Connell'in Zheng ile birlikte Kahire'ye geri dönmesi gerekti. Onları mezarın içinde sokabilecek uçağa sahip olan bir arkadaş bulmak istiyordu. Diğerleri burada kalıp bekleyecekti.

Sky Stick'in üzerinde Zheng, O'Connell'in kıskanç bir şekilde baktığını gördü. Güldü: ''Gel bu hoverboard'ı bir dene bakalım. Sanki kendin uçuyormuşsun gibi hissediyorsun. Vücut dengene dikkat et. Önce biraz alçaktan uçmalısın.''

O'Connell tıpkı birçok batılı gibi tereddüt etmedi. Sky Stick'in üzerine bindi. Ancak birkaç kez düştü: ''Bunu kullanmak çok zor. Sen tam bir canavarsın. Dengeni nasıl sağlıyorsun?''

Zheng, tıpkı bir Goblin gibi yarı süper insandı ve inanılmaz gücü ve tepki hızı vardı. Bu yüzden Sky Stick'i sürebiliyordu. Kendi vücut değerlerinden bahsetmeye bile gerek yoktu. O'Connell, sepete bindikten sonra Zheng, Sky Stick'i uçurdu.

Zheng, O'Connell ve siyahî bir arkadaşı zeplinle Ölüler Şehri’ne döndüğünde gece olmuştu. Kazının yapıldığı yer iyice aydınlanmıştı. İşçiler gün boyunca üç vardiyaya ayrılmıştı. Kazı işlemleri hızlı ilerliyordu çünkü Zheng, iş ne kadar çabuk biterse ona göre yüksek miktarda prim vereceğini teklif etmişti.

Zeplinden iner inmez Evelyn, elinde bir harita ile heyecanla onlara doğru koştu. İhtiyarlardan aldığı coğrafik bilgilerle mezarlığın yerini haritanın üzerinde işaretlemişti. Zepline geri bindiklerinde Evelyn onlara yolu gösterebilecekti.

''Bunu düşünme bile. Bu sefer ciddiyim.'' O'Connell, çadırın içinde bağırıyordu. Ancak sesinin şiddetti gittikçe azaldı. Sonrasında çadır sallanmaya başladı.

Zheng ve O'Connell başlarını salladı. O'Connell'in çaresiz yüz ifadesine bakılırsa Evelyn'in yarın onlarla birlikte çadıra geleceği kesinleşmiş gibiydi. Bazen erkek olmak kolay bir şey değildi.

İkisi de kadehlerini tokuşturdu. Jonathan, bir yudum aldı ve konuştu: ''Demek hepsi başka bir takıma öldü he? Tıpkı Hint Takımı’na olduğu gibi değil mi?''

Zheng de içeceğinden bir yudum aldı ve mırıldandı: ''Evet, tıpkı Hint Takımı gibi başka bir takıma öldüler. Ama o takım bizden ve Hint Takımı’ndan daha güçlüydü. Herkesi canlandırmam gerek. O takımla bir kez daha karşılaşacağız ve bu sefer onları yeneceğiz.''

''Bizler çok şanslıyız. Alkol varsa sarhoş oluruz. Güzel bir kadın gördüğümüzde randevulaşırız. Ho ho, o günler sıradan gibi duruyordu ama en mutlu günlerimizdi.''

Zheng, gökyüzüne baktı: ''Belki de bu tür günler en mutlu günlerdir.''

İkinci gün herkes zeplinin etrafında toplandı. Dört tane rehber Medhai, Zheng, O'Connell, Jonathan, Evelyn, Ardeth ve siyahî adam Izzy zepline bindi. Neyse ki zeplin, zar zor da olsa hepsini taşıyabiliyordu. Izzy, zeplini mezarlığa doğru uçurmaya başladı.

''Bu mezarlık Ölüler Şehri ile aynı inşaat teknikleri kullanılarak inşa edildi. Bu yüzden çok sayıda tuzak var. İçeriye girdikten sonra tek başınıza hareket etmeyin. Emirleri dinleyin. Ve bir şeylere dokunmayın. Ölüler Şehri gibi yıkılabilir. Anladınız mı?''

Zeplin ufak bir mağaranın önüne indi. Etrafta başka bir yapı yoktu. Mezarlık, Ölüler Şehrinin aksine gizemli bir mezarlıktı ve binlerce yıl geçmesine rağmen muhteşem görünüyordu. Kimse bu mağaranın bir mezarlık olduğunu düşünmezdi.

Evelyn mağaranın önünde herkese bir şeyler anlatıyordu. O'Connell, Evelyn'in burnunu çimdikledi ve konuştu: ''Bu işe yaramaz şeyleri söylemeyi kes. Basit kuralları kim bilmez ki? Izzy, sen dışarıda zepline göz kulak olabilirsin. Diğer herkes içeriye girsin.''

Jonathan, hemen konuştu: ''Aslında ben de zepline bakabilirim. Azıcık yorar ama herkes için…'' Ardeth ve Zheng onun sözünü kesti ve mezara doğru sürükledi.

Evelyn, burnunu ovuşturdu ve peşlerinden koştu. Mağaraya son girenler ise rehber olan dört Medjai idi.

Bu mezarlık Ölüler Şehri ile kıyaslanamazdı. Ana kısmı biraz büyüktü ancak tüneller ve odalar dar ve küçüktü. Ayrıca biraz nem vardı ve bu yüzden burada birçok böcek vardı. Yolda akrepler ve örümcekler gördüler.

''Akrep Kral’ın Afrikalı bir savaşçı olduğu söyleniyor. Ordusuyla birlikte dünyayı fethetmeye çalışmış. İşgal ettiği ilk ülke Antik Mısır’mış. Ancak Thebes'de bir direnç ile karşılaştı. Savaş yedi yıl sürdü. Sonunda Akrep Kral savaşı kaybetti ve kalan ordusuyla birlikte kutsal çöle doğru kaçtı.''

''Sonra geriye bir tek o kalana kadar askerleri birbiri ardına öldü. Ölmeden önce Anubis'den hayatını bağışlamasını ve düşmanlarını yenmesine dair bir dilek tuttu. Bunun karşılığında ruhunu teklif etti...'' Evelyn, Akrep Kral efsanesini anlatıyordu.

Zheng, aniden onun sözünü kesti: ‘’Bekle, bekle bir dakika."

"Önceki filmin senaryosuna girildi. Zorluk seviyesi en üste çıktı. Tamamlama ödülü iki katına çıkarıldı. On dakika içerisinde Akrep Kral'ın bileziğini ele geçir. Ödül, 4000 Puan ve iki tane C kademe ödül. Başarısızlık durumunda mezarlık çökecek ve 5000 puan kesilecek.''

Tanrı'nın duygusuz sesi Zheng'in kalbine bir ürperti gönderdi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18291 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr