Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Terror Infinite - Cilt 1: Bölüm 3-2


 

Çeviren: HasıRwara

Düzenleyen: Ghostking

 

 

Zombiler her taraftan içeri girdiler. Korkunç görünüyor olmalarına rağmen zombiler aslında oldukça yavaş ilerliyorlardı. Zheng tam konsantrasyon içindeyken zombiler, onlara yaklaşamadı. Ancak tabancasında ölen zombilerin sayısı artsa da, yalnızca bir şarjörü kalmıştı(yani 15 mermisi).

 

Öbür taraftan, paralı askerler bir laboratuara giden kapıyı açtılar. Bununla birlikte, bir sürü zombi birden fırladı ve kapıyı açan paralı askeri içeri çekti. Onun son çığlığı korkunçtu. Daha önce de söylediğim gibi, belki filmde bu sahneyi izlerken fazla bir şey hissetmiyorsunuz ama bu sizin yanı başınızda meydana geliyor oluşu... Bu dehşet tarifsizdi.

 

Malum Kişi bağırdı.”Kızıl Kraliçe’nin odasına geri dönün. Oraya geri dönün!”

 

10 zombi, Zheng’in grubu ve paralı askerlerin arasına doğru ilerledikten kısa süre sonra, Zheng’e doğru tökezleyerek yürümeye başladılar. Üçü bu zombilerin iğrenç kokusunu alabiliyorlardı.Bu durum karşısında Xiaoyi bağırmaktan kendini alakoyamadı.”Zheng, ateş et onlara. Acele et!”

 

İzleyicilerin bildiği gibi, zombiler tarafından ısırılan ve tırmalalanan kişilere virüs bulaşmaktaydı. Aşılar hala sadece trende vardı. Trene binmeden önce ölmezlerse, onlar hala normal insan olarak yaşayabilirlerdi.

 

Paralı askerlerin uzaklaştığını görünce Zheng endişelenmeye başlamıştı. Her köşeden daha fazla zombi çıkıyor ve cephanesi daha da azalıyordu.

 

“On,dokuz,sekiz...”

 

Zheng silahında kurşunları sessizce saydı. Sonra aniden önündeki zombiler, birer birer yere düştü. Jie arkalarında durup bağırdı. "Ne yapıyorsunuz? Onları takip et demedim mi? Siz filmi izlemediniz mi? Burada bir Avcı belirecek. "

 

Jie ateş etmeye devam etti ve bu üçüne bir göz daha atmadan paralı askerlerin gittiği yere doğru koştu. Zheng, Lan ve Xiaoyi onu takip etti.

 

‘Onun hızı bizden yaklaşık %20 daha fazla. O muhtemelen kaslarını geliştirmiş.’

 

Zheng, koşarken Jie'yi süzüyordu. O, vücudunun düşünme hızına veya tepki hızına yetişemediğini fark etti. Atış yaparken en belirgin şey buydu.

 

Jie'nin de eklenmesiyle, dördü sonunda nihayet merkezi bilgisayar odasına geldi. Sonra yüksek bir patlama ile kapı kapandı ve zombiler dışarıda kaldı.

 

Herkes aniden yere yığıldı. Jie'nin dışında, herkes nefes nefese kalmış, havayı soluyordu. Ciğerleri havayla dolduğu zaman bile, bulundukları terör, onların ağır bir şekilde nefes almalarına neden oluyordu. Üçünün sakinleşmesi biraz zaman aldı.

 

“Bu fena değildi.” Jie silahını beline koydu ve Zheng’e güldü.

 

“Ne demek istiyorsun?”

 

Jie, paralı askerlere bakmak için geri döndü. Onlar, lazer koridorundaki cesetlere bakıyorlardı. Sonra o düşük bir sesle dedi. "Çaylaklar için en tehlikeli zaman genellikle ilk filmdir. Burada en önemli şey mentalite/düşünce yapısıdır. Önce içinde bulunduğunuz durumu anlamalısınız. Bunun bir yanılsama ya da bir TV programı olduğunu düşünen birçok insan gördüm. Onlar en hızlı ölenlerdi. Ama neyseki siz üçünüz mentalitenizi hızla ayarladınız. Özellikle sen ve Lan. Şu ana kadar tanıştığım çaylaklar arasında en iyilersiniz. Sadece bu durum karşısında mentalitenizi hızlıca ayarlamakla kalmayıp, aynı zamanda korkularınızın da üstesinden geldiniz. "

 

"İkincisi, sadece korkularınızın üstesinden gelmek de yaşamak için yeterli değil. Siz hala ilk filmde sadece normal birisiniz. Senaryoyu bilseniz bile, ekstra bir özelliğiniz olmadığından burada  kolaylıkla ölürsünüz. Bu yüzden ilk filmde her açıdan çok şanslı olmanız gerekir. İlk film boyunca yaşadığınız sürece kazandığınız puanlar ile kendinizi geliştirebilir ve silah alabilirsiniz. Aynı benim silahım gibi. "

 

Bunu söyledikten sonra Jie bir paket sigara çıkardı ve içinden birini Zheng’e uzattı.”Tebrikler, çaylaklar.Hayatta kalmak nasıl hissettiriyor? Hahahaha”

 

Xiaoyi ona doğru ilerleyip dedi "Jie bana da versene bir tane.”

 

Jie ona göz gezdirdi. "Anlamadığımı mı sanıyorsun. Senin üzerinde hiç sigara kokusu yok. Eğer ölmek istemiyorsan bizi takip et.”

 

Xiaoyi başını eğerek dedi.”Jie ben şimdiden eksilerdeyim(-10 puan). Ne yapmalıyım?”

 

Jie kahkaha attı ve dedi. "Sen daha kazanmadan 10 Puan içerdesin ha? Yine de senin şansın ortalamanın üzerinde sayılır. Endişelenme, eğer filmi bitirirsen 1000 Puan alacaksın; ama unutma, eğer filmin sonunda 1000 Puanı aldığın zaman hala eksilerde olursan, dünyadan silinip gidersin.”

 

Sonra birisi kapıyı çaldı. Alice’nin sesi kapının dışında duyuldu. "Kapıyı açın. Acele edin!”

 

Paralı askerler oraya geldi ve Jie, Alice ve Matt'in girmesi için kapıyı açtı.

 

Malum Kişi onlara sordu.”Dışarısı nasıl? Geldiğimiz yoldan geri dönebilir miyiz?”

 

Alice başını salladı. "Onlar, her yerdeler.”

 

Herkes bir an sessizliğe büründü. Sessizliği Kaplan bozdu. "Biz kaçamıyoruz. Kızıl Kraliçe’nin odası dışında gidebileceğimiz bir yer de kalmadı. Biz bittik!”

 

Ardından Spence dedi. "Burada kalamaz mıyız? Dışardakiler bizim kayıp oldumuzu anladıklarında, destek birimleri göndereceklerdir. Ben burada güvende olduğumuzu düşünüyorum. Oraya gidip bu zombilerle savaşmak istemiyorum.”

 

Ama paralı askerler mahcup görünüyordu, Spence meraklı bir şekilde sordu.”Yanlış bir şey mi söyledim?

 

Kaplan cevap verdi. "Muhtemelen artık destek birim gelmeyecek.”

 

Spence sinirlendi ve onun yakasından tutarak dedi.”Ne demek lan destek birim gelmeyecek?”

 

Malum Kişi iç çekti, "Bize verilen emir, Kızıl Kraliçenin ana devresini geri getirip Hive’yi dışardan izole etmekti. Binadan Hive’ye giden yolu hatırlıyor musun? Eğer üç saat içinde orada olmazsak kapı kapanacak ve böylelikle Hive izole edilmiş olacak. Ben o şirketin ta aq, neden böyle emir verdiklerini şimdi anladım."

 

Zheng’in grubu birbirlerine baktılar. Onlar saatlerindeki zamanlayıcının ne anlama geldiğini anlamışlardı. Onlar kapı kapanana kadar hayatta kalmaları gerekiyordu. Ve bundan önce, zombiler tarafından yaralanmamalıydılar. Çok fazla zombiyle tek bir seferde savaşmak, felaket ile sonuçlanabilirdi. Ayrıca onlar sadece desert eagle ile bir Avcıyla savaşamazlardı

 

Spence Kaplan'ı bıraktı ama paniklemişti, "Hayır! Bunu yapamazlar. Bizi burada öldürmeye mi çalışıyorlar? "

 

Rain dedi. "Bu yaptıkları araştırmaların gizliliğini korumak için en güvenli yol. Eğer hepimiz burada ölürsek, bu konu hakkında konuşabilecek kimse de kalmaz değil mi?” Onun elini ısırdıkları kısım kan toplamıştı.

 

Herkes sessizleşti, ardından Spence daha da sinirlendi. "Siz neden bunlardan şimdi bahsediyorsunuz? Neden durum bu raddeye gelmeden önce bana söylemediniz?”

 

Sonra Alice araya girdi.”Tartışmayı bırakın. Hadi beraber bir çıkış yolu bulalım. Öncelikle bu odadan nasıl çıkabiliriz ona bakalım.” O Kızıl Kraliçe’nin ana devresini aldı ve odanın içlerine doğru ilerledi.

 

“Ne yapıyorsun sen?”Malum Kişi sordu.

 

“Onu geri getirin.”

 

Paralı askerler gittiklerinde, Zheng Jie’ye sordu. "Biz göz atmak için gitmeyecek miyiz?”

 

“Göz atıp ne yapacaksın? Sanki filmde görmedin. Sen önce dayanıklılığını/gücünü koruman lazım, sonra birkaç zombi daha öldürürsün.”

 

Lan alnı dokunarak dedi. "Şimdi aklıma geldi de, bir sorum daha var Jie. Tanrı’nın mekanına nasıl geri döneceğiz? Üzerimizde bir ışık mı belirecek? Yavaş yavaş gözden mi kaybolacağız? Ya da önümüzde bir yol mu belirecek? ”

 

Jie dedi "Nasıl geri döndüğümüzü bilmiyorum. Her seferde görev sona erdiğinde, Tanrı'nın mekanındaki lobide bitiyorum. Zamanı geldiğinde geri dönememekten endişelenmenize gerek yok. Hayatta olduğunuz sürece T-virüsü falan bulaşmış olsa bile bilinciniz hala yerinde olduğu sürece her şey yoluna girer. Benzer şekilde, bir kol ya da bacağınızı kaybederseniz, onu birkaç puan ile onarabilirsiniz."

 

Lan kaşlarını çatarak dedi. "Sen görev derken?”

 

"Tabiki, ben size sadece hayatta kalmak için mücadele ettiğimizi söyledim. Tıpkı buraya yeni geldiğimizde ve Malum Kişi’yi terk edemediğimiz gibi. Bu özel bir görevdi. İşte bu şekilde, bazen bazı özel görevleri tamamlamamız lazım, bu Tanrı'nın zorluğu arttırma yoludur. "

 

Lan iç çekti. "Bu şanssızlık. Ben aslında istemiştim ki... neyse boşver.”

 

“Ne yapmak istemiştin?”

 

Zheng araya girdi. "Sen burada kalmamızı istedin değil mi? ”

 

Lan, Zheng'e gülümsedi. "Doğru. Benim yapmak istediğim şey buydu. Jie'nin dediğine göre, zaman geldiğinde buradan anında ayrılacağız, bu yüzden film oyuncularının aksine biz herhangi bir yerde olabiliriz. O halde neden burada kalmıyoruz? Senaryoda onların bir yeraltı tüneline girdiklerini ve bir Avcı tarafından neredeyse öldürüldüklerini hatırlıyorum. Trenle geldikten sonra bile hala güvende değiller, ya burası? "

 

Zheng ve Jie şaşırmışlardı.”Sen Tanrı’nın bize sonrasında bir görev daha vermesinden mi korkuyorsun? Mesela başka bir film oyuncusunu takip etmek ? Ve eğer onun yanından ayrılırsak ölecekmişiz gibi? ”

 

“Doğru, olasılıkları düşündüğümüzde burası bizim için en güvenli yer.”

 

Jie sigaradan bir fırt daha alıp bir süre düşündükten sonra dedi.”Tamam. burada kalcağız. Tanrı, bize imkansız görevler vermeyecektir bu arada.”

 

Üçü şaşırdı. Zheng Jie’ye bakarak dedi.”Sen bizimle kalmak zorunda değilsin. Biz hala normal insanlarız ama  senin silahın var ve kendini önceden geliştirdin. Neden ödül için gidip biraz daha zombi öldürmüyorsun? Hatta eğer bir Avcı öldürürsen bu 100 puan demek biliyorsun. Biz sadece burada kalacağız çünkü başka seçeneğimiz yok.”

 

Jie zorla gülümsedi.”Dürüst olmak gerekirse, bu lanet olası yerde kim bulunmak ister. Sürekli bir filmden diğerine geçen herkes bir süre sonra kendini kaybeder. Bu benim 4. Filmim ve bazen ben bile kendimi öldürmek istiyorum.”

 

“Ve siz çocuklar yaşamak istiyorsunuz. Bazen sadece kendi başınıza hayatta kalamazsınız. Eğer benim dışımda başka tecrübeli hayatta kalanlar(survivor) olursa, o zaman hayatta kalma şansımız daha da yükselecektir. Tamam o zaman burada kalıyoruz, karar verilmiştir. Film oyuncularına ne diyeceğimizi düşünelim.”

 

Dördü film ekibi gelene kadar konu hakkında tartıştılar.Ardından bir gülücük ile film ekibine açıkladılar. Zheng anlamıştı ki sadece o değil buradaki herkes hayatta kalmak istiyordu.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1266

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15619 Üye Sayısı
  • 513 Seri Sayısı
  • 21090 Bölüm Sayısı


creator
manga tr