Bölüm 207: Anneler ve Çocukları

avatar
1585 2

Release That Witch - Bölüm 207: Anneler ve Çocukları


 

Çevirmen:Lodos

 

 

Bülbül sisin içinden izliyor ve cadıların büyülerinin değişmesini bekliyordu.

 

Bu siyah beyaz perdenin arkasındayken çok parlak renkler göremiyordu. Kutsal Dağ’ı aradıkları zamana kıyasla cadıların büyü güçleri epey artmıştı. Her gün istisnasız yaptıkları eğitimler sayesinde sadece büyü kontrolleri artmamış aynı zamanda büyü yelpazeleri de genişlemişti. Ama Bülbül bunlardan ziyade cadıların yüzlerindeki ifadelerden etkilenmişti.

 

Cadı Birliği zamanlarında Wendy ne kadar nazik davranırsa davransın cadılar hiç rahat uyku çekememişlerdi. Bir yaprağın rüzgarda sallanması bile uykularını kaçırmaya yeterdi o zamanlar. Kilise’nin bitmek bilmez takibi ve her an yakalanma korkularına karşı hiç rahat nefes alamazlardı. Geçilmez Dağ eteklerine sığındakları zaman dahi stresleri azalmamıştı. Aralarından hiçbiri de sözde yuvaları olacak Kutsal Dağ’a ulaşacaklarına inanmıyordu. O zamanlar kampta hep sessiz ve gergin bir bekleyiş sürüyor olurdu. Herkes sinirlenmeye yatkındı.

 

Ama şimdi açlık ya da Kilise’nin cadı avlamaları yoktu. Herkesin yüzünde rahatlamış bir ifade vardı. Herkesin mutlu olduğunu gören Bülbül, onları böyle görmekten dolayı büyük kıvanç duyuyordu. Nihayetinde anlamıştı ki; Kutsal Dağ dışarılarda değil, Sınır Kasabası’nda idi.

Tam o sırada Bülbül, bir büyü dalgalanması hissetti.

Mor bir sis parçası yön değiştirmeye ve sanki minik bir fırtına gibi bir büyü kaynağına çekilmeye başlamıştı. Bu şok edici sahneyi sadece Bülbül görebilmişti. Bir anlık geçirdiği sarsılmayı atlattıktan sonra gözlerini dört açıp izlemeye başladı. Anna ve Soraya’da olanların aksine bu sefer hiçbir şeyi kaçırmak istemiyordu. Bugün ilk defa kendi gözleri ile bir büyü değişmesi görebilecekti.

 

O minik fırtınanın tam ortasında duran ise, Lily idi.

 

Bu değişim dünyasına çekilmişti sanki. Ama yaşamakta olduğu sert değişimden haberi yoktu.

 

Sis bulutu tamamen kendi varlığını kazanana dek daha da hızlanmaya başladı. Aynı zamanda da girdap şeklinden çıkmış ve dalgalanmaya başlamıştı. Sonunda büyü bir top halini alana kadar içeri doğru çekildi.

 


Yeni kazandığı büyü Anna’daki gibi küp ya da Soraya’daki gibi ipek şeklinde değildi. Yaklaşık bir yumruk büyüklüğündeydi ve ana gövdesi yuvarlaktı. Dört çift altta, dört çift de üstte olmak üzere oynaşan dokunaçlar vardı. Sanki... Sanki bir böceğe benziyordu.

 

 

Roland ilk Temel Biyoloji dersinin bu kadar çabuk sonuç vermesini beklemiyordu. Hele hele de Lily’nin evrileceğini hiç beklemiyordu.

 

Çünkü Lily’nin asıl yeteneği yiyecekleri taze tutabilmekti ve büyü anlayışı da çok derin değil idi. Bunun yanında günlük eğitimleri haricinde Roland ondan başka hiçbir şey istememişti. Bülbül’ün anlattıklarını dinleyen Roland bir süre düşündükten sonra sakince başını salladı ve Lily ile konuşmak için ders bitene kadar bekledi.

 

Ne? Yeteneğim mi evrildi??” Lily’nin ağzı açık kalmıştı: “Ben o bahsettiğin topları görmedim.

 

Tabii ki göremezsin.” diyen Roland gülerek başını salladı: “O toplar 1000 mikroskop ölçeğindeler. Mikroskopları sonuna kadar getirsek bile göremezsin.

 

Haa, demek öyle...” Lily homurdanarak konuşuyordu: “Ben sanmıştım ki o top teorisini anlamak büyülerimizin değişmesini daha da kolay yapacak. Ama tam da inanmamıştım. Demir ve çelik gibi güçlü madenler nasıl toplardan oluşsun ki? Öyle olsalardı hemencecik dağılmaları gerekirdi.

 

Roland düşünüyordu: “Demek ki mikro partikül teorisini anlamak büyülerin evrilmesinin tek sebebi değilmiş.

 

E o halde sen ne gördün?

 

Hmm...” diyen Lily bir süre düşündükten sonra konuştu: “Birkaç tane mor böcek. Sanırım onlar benim büyüm tarafından çağrıldılar. Ve sonra da mikro organizma hallerine büründüler.

 

Böcek mi?” diyen Roland bir anlığına şaşırmıştı: “Yani mikro organizmalar kadar büyükler miydi?

 

Neredeyse.

 

O zaman... Şimdi asıl teste geçelim.

 

 

Anna ve Soraya’nın aksine Lily’nin büyüsü çıplak gözle görülemediği için test biraz daha zor olacaktı.

 

Mikroskop altında incelemeler yapan Roland, şaşkındı. Öyle görünüyordu ki; mikroskop altındaki varlıklar tek bir bilinçle ve istikrarla hareket ediyorlardı.

 

Artık sıra bir diğer testlerde idi. Ne kadar sürebildiğini ve Tanrı Gözü’nün İntikamı’ndan etkilenip etkilenmediğine bakılıyordu.

 

Testler üç gün boyunca devam etti. Normal vakitlerde bile etrafa sataşmayı çok seven hiç yerinde durmayan Lily, testler boyunca hiç şikayet etmemiş ve Roland ne dediyse özenlice yapmaya çalışmıştı.

 

Bir dizi örnek incelemelerinden ve Anna ile istişare etmesinden sonra Roland, Lily’nin yeteneğinin ne olduğunu az çok anlamıştı.

 

Onun bu mor şeyleri temel olarak ikiye bölünmüştü: Anne ve çocukları.

 

Büyüsünü serbest bırakmasından sonra kendi kendine değişenler Anne idi.

 


Anne’lerin özellikleri Anna’nın siyah ateşine çok benziyordu. Büyü sağlanmaya devam edildikçe var olmaya devam ediyorlardı. Beş metreden sonra etkisizleşiyorlardı. Tıpkı diğer bütün çağrılma büyülerinde olduğu gibi Tanrı Gözü’nün İntikamı’nın etki alanında da ortadan kayboluveriyorlardı.

 


Anne’nin var olduğu zamanlarda da çevresinde annenin kopyaları yani ‘çocukları’ ortaya çıkıyordu. Roland’ı asıl şaşırtan ise bu çocukların Lily’nin yeteneğinin kendisi değil de sonuçları olarak var olması idi. Tıpkı Soraya’nın kaplamaları gibi var olduktan sonra Tanrı Gözü’nün İntikamı’nın karşısında yok olmuyorlardı. Diğer bir deyişle Lily’nin anne organizmalarından oluşan bu varlıklar, varlıklarını sürdürmeye ve gerçek hayatta da var olmaya devam edebiliyorlardı.

 

Çocuklar anne tarafından asimile ediliyorlar ve sanki inisiyatif alırmışçasına kendi başlarına başka şeylere dönüşüyorlardı. Bazı şeyler Roland’ı çok şaşırtmıştı. Bu süreç bitmek bilmiyordu mesela. Bazı örneklerde dönüşen organizmalar ile dönüşmeyenler barışçıl bir şekilde yaşayabiliyordu.

 

Elindeki yetersiz gözlem araçları sağ olsun, Roland bunları tahmin yürüterek bulmaya çalışıyordu.

 

Anna ile konuşan Roland asimilasyon sayısının organizmaların büyüklüğüne göre değiştiğini düşünmeye başlamıştı.

 

Lily’nin bilinmeyen yeteneklerinin pek çok yönü vardı. Örneğin; anneler ve çocukların diğer yaşam formları üzerinde çeşitli etkileri olduğu gibi. Ya da mantarların yerini alabilecekleri ve kimya endüstrisi ve gıda üretimi için kullanılabilecekleri gibi. Ya da bakteri ve virüsleri andırmaları gibi.

 

Çocukların tıbbi tedavi anlamında çok büyük bir gelişme potansiyeli vardı. Başka bir şey yapamasalar dahi ölümcül bakterileri veya virüsleri asimile edebildikleri sürece enfeksiyonları durdurabilirlerdi. Bir nevi ilaç olabilirlerdi. Bu da gerçekten çığır açıcı bir şey olurdu.

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18323 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37546 Bölüm Sayısı


creator
manga tr