Bölüm 164: Yüksek Yoğunluklu Asit

avatar
1573 2

Release That Witch - Bölüm 164: Yüksek Yoğunluklu Asit


 

 Çevirmen: Lodos

Kyle Sichi bu birkaç gün içinde geceleri artık uyabiliyordu. Sınır Kasabası’na gelmenin hayatındaki en iyi seçim olduğunu fark etmişti.

 

İki gününü ve bir gecesini Temel Kimya kitabını okuyarak geçirmişti. Sadece dört veya altı saatlik bir uykuyla tamamen kendine geliyordu. O sırada kitabın ilk sayfasına geri dönmüş ve daha dikkatli bir şekilde okumaya başlamıştı.

 

Madde, minik parçacıklardan oluşur. Maddenin değişimiyse, bu küçük parçacıkların ayrıştırılması ve yeniden yapılandırılması işlemidir. Maddenin toplam miktarı, reaksiyon sırasında değişmeden kalır.

 

“Aman Tanrım! Ne kadar da harika bir yazar! İnsanlara görünmez olan bu dünyayı sadece bir tanımla açıkça anlatabiliyor.” Kitapta yazan çoğu şeyin saçmalık olmasından şüpheleniyordu. Bununla birlikte, ortaya çıkan her sonuç simya temelliydi ve kayıtlı formüllere dayanıyordu. Ayrıca, günlük yaşamdan verdiği bazı örnekler, kitabın su götürmezliğini de kanıtlıyordu.

 

Örneğin birinci bölümde anlatılan: Oksijen.

 

Havanın ana bileşeni buydu. İnsanlar nefes alırken oksijeni kullanıyordu havayı değil. Yanma için oksijene ihtiyaç olunduğuda göz önüne alınırsa bu bir tür oksidasyon tepkimesiydi. Ne kadar fazla oksijen alınırsa o kadar fazla yanardı.

 

Bu yazı Kırmızısu Şehri’ndeki cam fırını hatırlatmıştı. İki kişi sürekli hava üfleyiciyi sallayarak fırınının ısısını arttırıyor ve çakılların erimesini sağlıyordu. Bu çeşit bir madde yani saf oksijen, sadece bir simya yoluyla ayrılabilirdi... Hayır, kimyasal bir tepkime ile yapılabilirdi.

 

Kitapta anlatılan ve onu şaşırtan şey ise, suyun oluşması için iki hidrojen parçacığıyla bir oksijen parçacığının gerekli olmasıydı. Ayrıca tüm canlıların su içmesi gerektiğini de buna atfediyordu. İki gaz karışınca nasıl bir sıvıya dönüştüğünü de merak ediyordu doğrusu.

 

Kyle, üzerinde düşünmesi gereken pek çok sorun olduğunu fark etti. Fakat hiç şüphesi yoktu ki bu yeni ilim simyayı çoktan geride bırakmıştı. Eskiden kaos ve bilinmezlik sisinin içinde formülleri ararken şimdi gözlerinin önünde düz ve sabit bir yol vardı.

 

İşine geri dönmesi gerekiyordu. Kyle isteksizce kitabını kapattı. Şafakta beyaz ışıklar görünmüş ve çalışma vakti gelmişti.

 

Muma üfledi. Uyuyan eşini ve kızını görmek için yatak odasına girdi. Ardından da sessizce evinden ayrıldı.

 

Majesteleri tarafından kendisine verilen ev kalenin batısındaydı. Kırmızısu şehrindeki evinden daha büyüktü ve duvarları tuğladan yapılmıştı. Kolaylıkla küflenen ahşap evlere kıyasla çok daha rahattı. Her çeşit yaşamsal kolaylık mevcuttu. Bu düzenlemelerden çok memnun olsa da, bunun hakkında çok konuşmuyordu. Çırakları ise iki sokak uzaktaki bir evde kalıyordu. Onların evi Kyle’ın evinden küçüktü ayrıca hepsi aynı evde kalıyordu. Orası biraz daha otel gibi ayarlanmıştı.

 

Kırmızısu nehrinin kıyısındaki kimyasal laboratuvara vardığında çırakları çalışmakla meşguldü. Kyle tarafından dikkatle seçilmişlerdi. Hepsi çocukluklarından beri simya atölyesinde çalışarak malzemelerin nasıl düzenleneceğini iyice öğrenmişlerdi. Temiz laboratuvarı ve parlak cam kapları gördüğünde memnuniyetle başını salladı.

 

“Günaydın, saygıdeğer üstat. diyen çırakları Kyle’ın geldiğini görünce hemen eğilmişlerdi.

 

“Başlayalım. dedikten sonra hafif, ince ve elastik bir eldiven giydi. Muhtemelen hayvan bağırsaklarından yapılmıştı. Daha önceleri simya atölyesinde böyle bir düzenleme hiç var olmamıştı. Ama Majesteleri Roland, deneylerin tehlikeli olduğunu tekrar tekrar vurgulamıştı. Bu yüzden de deney yapan kişilerin eldiven giymesi ve aşındırıcı maddeler tepkimeye girerken pencerelerin açılması zorunluydu.

 

Şimdiki işleri simya atölyesindeki çalışmalarından tamamen farklıydı. Yaptıkları şey Majesteleri için bir asit hazırlamaktı. Asitlerin hazırlanması daha önceden birçok kez öğrencileri tarafından yapılmıştı. Bu sayede de her adımda onlara rehberlik etmesi gerekmiyordu. Sadece zaman zaman onlara uğraması yetiyordu.

 

Sülfürik asit ve nitrik asidin detayları Temel Kimya kitabında yazılıydı. Kyle ürünlerin ham maddeleriyle isimlendirilmesine alışıktı. Örneğin ilki demir sülfat diğeri güherçile diye adlandırılmıştı. Bu iki tür asidin hazırlanma yöntemi isimleri farklı olsa da, temelde aynıydı. Demir sülfat ve güherçilenin kuru damıtım yoluyla asit buharı elde edilir ve daha sonra bu buhar yoğunlaştırılarak gerekli asit toplanabilirdi.

 

Demir sülfat genellikle sülfür ile birleştirilirdi. Güherçile ise yaygın bulunan bir maddeydi.

 

Ancak Majesteleri iki çeşit asidinde yüksek yoğunlukta olması gerektiğini vurguluyordu. Arıtma yöntemini de özel olarak açıklamıştı.

 

Örneğin sülfürik asit toplandıktan sonra nem ısıtılarak buharlaştırılabilir böylece %80 ila %90 arasında bir yoğunlukta asit hazırlanabilirdi. Tabiki nitrat asidinin hazırlanması daha zahmetliydi. Majesteleri Roland, sülfürik asidin kararlı olmadığını ve kolayca buharlaşabileceğini de söylemişti. Belli bir yoğunluğa ulaştığında sadece ışığa maruz kaldığında bile dağılabilirdi. Bu yüzden de, yoğunlaştırılmış sülfürik asit nitrik asitle seyreltildikten sonra ısıtılacaktı. Buharlaşan nitrik asit kahverengi bir cam şişede saklanıyordu. Nitrik asitin hazırlanması içinse majesteleri bir termometre yapmıştı.

 

Kyle ilk bakışta bunun harika bir buluş olduğunu düşünmüştü. Cıva, içi boş bir cam tüpün içine doldurulmuştu ve cam tüpün her iki ucuda kapatıldığından cıvanın sızıntısından endişelenmeye gerek yoktu. Çizilmiş halkalar ölçüleri belirtiyordu. Cıva ısıdan dolayı yükselip durduktan sonra da mevcut ısıyı gösteriyordu.

 

Şu anda üç şişe yoğunlaştırılmış sülfürik asit bir şişe de nitrik asit hazırlanmıştı. Ayrıca, sülfürik asidin bu yoğunluktayken su gibi akmaya eğilimli olmadığını keşfetmişti Kyle. Daha çok yapışkan bir yağ gibiydi. Nitrik asitse artık renksiz veya şeffaf değildi. Soluk sarı renge dönüşmüştü. Şişe kapağı açıldığında beyaz bir duman patlayarak yayılacaktı.

 

Amon adlı bir çırak: Saygıdeğer üstat, bu iki çeşit asidi her gün hazırlayacak mıyız?” diye sordu.

 

“Majesteleri yeni bir görev verene kadar.” diyen Kyle durakladı ve devamında şöyle sordu: “Simya formülleri keşfedecek vaktin olmayacağından mı endişeleniyorsun?”

 

Amon başını salladı.

 

Kyle gülümseyerek cevap verdi: “Size simyagerlik ünvanının bundan sonra kullanılmayacağını söylemeyi unuttum. Bu yüzden simyager olmak için bir formül araştırmana artık gerek yok.”

 

Ne... Yani... Nasıl kullanılmayacak?Amon şoka girmişti. Diğer çıraklar da çalışmalarını yavaşlatarak, üstatlarının söyleyeceklerine kulak kabarttılar.

 

Simya formüllerinin artık araştırılması veya keşfedilmesi gerekmiyor. Çünkü artık ezber ve sonuç çıkarma yeteneğinize güvenmelisiniz.” diyen Kyle elleriyle bir alkış yaparak çırakların etrafında toplanmasını sağladı: Majesteleri Roland bana Temel Kimya adlı bir kitap verdi. Sizleri buraya getirmemin nedeni de bu. Simya formüllerinin çoğu, eğer o kitabın içeriği iyice öğrenilirse kolaylıkla tek seferde çıkarılabilir.”

 

Çıraklar hep bir ağızdan şaşkınlıkla: “Çıkarılabilir mi?” diye sordular.

 

“Evet bu doğru. Ben kendim dikkatli bir şekilde öğrenip sindirdikten sonra size bunları anlatacağım. Majesteleri bir gelişim metodundan da bahsetti. Kendisinin bizzat düzenlediği testten geçtikten sonra kimyager unvanı verilecek. Bu ünvanın, simyagerliği geçeceğine inanıyorum. Kral’ın Şehrindeki simyager atölyesinin bile sizden daha bilgili olması imkansız hale gelecek.”

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18322 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37545 Bölüm Sayısı


creator
manga tr