Bölüm 79: Cevaplar

avatar
1599 0

Release That Witch - Bölüm 79: Cevaplar


 

 Çevirmen: Lodos

Perdeler kapalıydı. Şömine ateşi yanarken odaya rahatlacı bir sıcaklık yayıyordu.

 

Anna ve Nana’nın yetişkinlik günü arasında büyük bir fark vardı. Nana bu kez uyanık olacaktı. Yaklaşan acılardan korkmaması için dikkatini dağıtacak basit oyunlar oynayıp, gece boyunca uyumasını engelleyeceklerdi.

 

Roland bile sihirli para hilesi yapmış, izleyenleri şaşkına çevirmişti. Özellikle Nana, tüm zaman boyunca büyük gözlerle Roland’ın eline bakmıştı. Eğer gerçek zaman diliminde olsalardı Roland’ın ona öğretmesi için kesinlikle bağırırdı. Bu çağda sihirli hilelerin ilgi çekmesi çok zordu. Şimdilik, bu sadece küçük bir yan gösteriydi. Yılanları bir flüt sesiyle dans ettirmek, ağzından alev üflemek, göğüs ve benzeri uzuvlarla taş plakaları kırmak gibi şeyler tutuyordu bu çağda. Sonraki nesillerle karşılaştırıldığında Roland’ın yaptığı sihir numaraları çok anlamsız ve amatörce geliyordu.

 

Sonra Şimşek gemi yolculuklarından bahsetmeye başladı. Babasıyla birlikte adalarda ve fiyortlarda gezinmişlerdi. Büyük girdapları, güzel resifleri, dev köpekbalıklarını ve ahtapotları avlamalarını anlatıyordu. Herkes onun bir kısmını uydurduğunu bildiği halde yine de heyecanla dinliyordu. Bu hikayeler Roland’ı bile büyülemişti doğrusu. Roland’ın hayal gücünde o yelkenli gemiler okyanusları aşan ve yeni dünyayı keşfeden devasa zırhlı savaş gemilerine dönüşmüştü.

 

Nitekim, bu dünyanın tarihsel zaman çizelgesinde anlamadığı bir bölüm vardı. Geçmişten kalan son yazılı kayıt dört yüz elli yılı geçmiyordu. Hatta eski Prens’in sarayda eğitimi sırasında bunun sebebinden bahsedilmemişti. Fakat aynı zamanda eski Prens’in derse dikkat etmediğini de biliyordu. Sınır Kasabası’ndaki kütüphanesinde bulabileceği hiç bir şey yoktu. Bu yüzden tek şansı Uzun Şarkı Kalesi’ne karşı olan savaşı kazanıp oradan daha fazla bilgi edinebilmekti.

 

Şimşek, maceraları ile ilgili hikayelerini nihayet tamamladığında Roland artık esnemesini bastıramaz durumda idi fakat Bülbül’e baktığında Bülbül başını sallayarak şimdiye kadar hiç büyülü bir değişiklik olmadığını belirtmişti. Doğru zamanı tespit edebilen bir alete sahip olamamak çok rahatsız edici, beklemek zorunda olduğum zamanı acaba nasıl değerlendirebilirim?” diye düşünen Roland kendine bir fincan ılık su koydu ve sonra beklemek için tekrar oturdu.

 

Ancak giderek herkes bir şeyin yanlış olduğunu hissediyordu. Çok uzun sürmüştü. Nana defalarca esnemişti, anlaşılan zor zar uyanık duruyordu. Bülbül bile endişeliydi, küçük kızın alnına dokundu. Nana’nın bedenindeki büyü gücünü yakından gözlemliyor, bir değişiklik arıyordu.

 

Roland bir bardak su daha almak istediğinde suyun bittiğini fark etti. Şöminenin üzerindeki su ısıtıcısına giderken perdeleri geçip pencereye bakma isteğini durduramadı. Baktığında sadece karın yağdığını fark etti. Fakat ağır perdeyi bir parça açtığında odaya küçük bir ışık hüzmesi girmişti.

 

Karanlık gökyüzünde süt beyazı bir ışık parlamasını fark etmek hoş bir sürpriz olmuştu.

 

“Hepiniz buraya bakın!” Roland bütün perdeyi bağırarak açtı. Bu bağırışla herkes paniklemişken, neler olduğunu görmek için hepsi pencereye koştu. Gökyüzündeki hafif ışıkları fark ettiklerinde, günün başladığını anlamışlardı.

 

Böylece Anna’ya ek olarak Nana da, herhangi bir acı çekmeden Şeytan ısırığını atlatmıştı.

 

*

 

Roland daha sonra odasına döndüğünde, onu bekleyen iki kişi olduğunu fark etti.

 

Bülbül ve Wendy.

 

Yüzlerinde herhangi bir uyku ifadesi yoktu, yalnızca heyecanlıydılar.

 

Roland direkt olarak: “Nana’nın gününün dün olduğuna eminiz değil mi?” diye sordu.

 

Bülbül kesin olarak cevap verdi: “Evet. Ama zaman içindeki değişim çok inceydi. Isırmanın gerçekleştiğini o anda asla düşünemezdim.” Bir an durdu ve sonra: “Majesteleri, varsayımınız doğruydu! Cadılar büyülerini kullanmaya devam ettikçe büyümeye devam edebilecek ve vücudumuzun acısı azalacak. Her gün belirli bir miktarda antrenman yapabilirsek, bütün cadılar yetişkinlik günlerinde hayatta kalma şansına sahip olur! ” dedi.

 

Wendy araya girdi ve: “Gökhisar Krallığı’nın tamamında yalnızca sizin bölgenizde cadılar yeteneklerini kullanabilir. Sınır Kasabası bir anlamda bizim Kutsal Dağımız. Bu haberi mümkün olduğunca çok sayıda cadının bilmesi istiyorum. Böylece kız kardeşlerimiz bu kutsal alana hızlıca gelebilir. Bence her biri size yardım etme konusunda istekli olacaktır.” dedi.

 

Roland başını salladı: “Başından beri zaten benim amacım da buydu. Şeytan Aylarının sonunda normal insanlarla cadılar belli bir ölçüde birbiriyle anlayışlı bir temas içinde olacaklardır. O zamana kadar, insanlara bu haberi yaymak için düzenlemeler yapacağım – fakat söylenti olarak. Fark etmelisiniz ki, cadıları işe almak için büyük bir ilan yapamam. Öyle olursa tüm ülkede bir kargaşaya neden olurum.” Bir süre durakladıktan sonra: “Bu, sadece Kilisenin yok edilmesiyle ya da benim tahtı kazanmamla mümkün olabilir.” dedi.

 

“Öyleyse en iyi seçenek tahta çıkmanıza yardımcı olmak.” diyen Wendy tereddüt etmeden diz çöktü ve bağlılık yemini etti. Roland açıkça farkediyordu ki Wendy bu tür hareketlerde pek yetenekli değildi. Sadece o anda yapıvermiş gibi görünüyordu ama bu ayrıntılar Roland’ın umurunda değildi. Ona da tıpkı Bülbül yemin ettiğinde ona nasıl davrandı ise öyle davrandı.

 

Yeminini tamamladıktan sonra Wendy, Bülbül’e dönerek “Performansım nasıldı?” diye sordu.

 

Bülbül, dudağını bükerek: “Zar zor geçtin. dedi.

 

Roland çaresizce başını iki yana salladı ve: “Siz ikiniz erkenden yatmalısınız, bütün gece boyunca gözlerinizi kapatmadınız.” dedi.

 

“Majesteleri, bir talebim var. diye konuştu Wendy. Ayağa kalktığı gibi şimdi bir kez daha diz çökmüştü.

 

Roland ciddi bir ifadeye bürünerek: “Konuş.” dedi. Wendy’nin söyleyeceklerinin ciddi bir mesele olduğunu anlamıştı.

 

Wendy beklenmedik bir şekilde aniden: “Bir kere daha Cadı Birliği’ne gitmek istiyorum.” dedi.

 

“Wendy!” diye bağıran Bülbül ona büyük gözlerle dik dik baktı. Ama gözleri karşılaştığında onun ne kadar azimli ve kararlı olduğunu fark etmişti.

 

“Kutsal Dağ’ı bulup bulmadıklarını bilemiyorum. Buldular ya da bulamadılar. O çok da önemli değil. Umarım Şeytan Ayları bittikten sonra Geçilmez Dağ’a gitmeme izin verirsiniz. Eğer Cara Kutsal Dağ’ı bulamadıysa dağdaki kampa geri dönmüş olmalı.

 

Bu çok tehlikeli olacak. dedi Roland kaşlarını çatarak: “Lideriniz uzun süren dostluğunuza rağmen sana saldırdı sonuçta.”

 

“Beni gerçekten öldürmek isteseydi çoktan ölmüş olurdum. dedi Wendy. Sihirli yılanı ‘Ölüm’ yerine ‘Acı’yı’ çağırdı. Kaçının benimle buraya geri döneceğini bilmiyorum. Benimle gelen olmasa dahi en azından bu haberi onlara vermek benim borcum. Her gün sihirlerini kullandıkları sürece korkunç acılar çekmeleri gerekmeyecek.” Bu noktaya geldiğinde sesi çok nazikti: “Majesteleri, biz cadılara nazik davranmaya devam ettiğiniz sürece hayatım sizin olacak. Bu yüzden doğal olarak hayatımı bu kadar kolayca bir köşeye fırlatmayacağım. Kendimi koruyacağım, bu yüzden lütfen bu isteğimi kabul edin.”

 

Roland sustu. Düşünüyordu. ‘Güvenliği düşünürsek isteğini reddetmeliyim. Ancak bu isteğin başka bir anlamı daha var. Eğer ona daha fazla cadıyı kurtarma şansı verirsem, mutlulukla emirlerime uyarak herhangi bir riski kabul edecektir. Ama onu red edersem emirlerimi yerine getirmek konusunda zorlanacak. Cadı kazanma ihtimalini de kaybedebilirim ve kalbinde bana karşı sonsuza kadar bir yara taşıyacaktır.’

 

Roland başını salladı: “İzin veriyorum. Ama Şeytan Ayları bitene kadar iki ay beklemek zorundasın. Ayrıca yalnız seyahat etmeyeceksin. Şimşek de yanında gelecek. Kendini koruman için ateşli silahlar da vereceğim… Ayrıca yanına Tanrı Gözü’nün İntikamı’nı da alacaksın. Şimşek sana uzun mesafeden destek verecek ve Cara ile görüşmeniz sırasında da Tanrı Gözü’nün İntikamı’nı kuşanarak ondan veya başkasından gelen bir büyünün seni yaralamasını engelleyeceksin.”

 

“Majesteleri, lütfen onunla gitmeme izin verin!” dedi Bülbül yalvararak.

 

“Hayır, Veronica. Majestelerinin güvenliği benimkinden çok daha önemli. O tüm cadıların umudu. Wendy kafasını sallayarak güldü ve: “Ona iyi bakın.” dedi.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18125 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37391 Bölüm Sayısı


creator
manga tr