Bölüm 443: Kandırılmış!

avatar
2207 56

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 443: Kandırılmış!


Bu savaş Dünyanın Kralı ile yapılacak bir karşılaşmaydı! Tek seçenek zaferdi!

 

Nie Yan elinde birçok güçlü beceri barındırıyordu, bu beceriler olağanüstü bir saldırı ve savunma gücü sağlıyordu. Olduğu yere sabitlenmediği sürece, hiçbir Hırsız'ın kendisiyle kapışamayacağını düşünüyordu. Fakat eğer ki sabitlenirse işler değişebilirdi. Her yüksek seviyeli Hırsız rakibini en az altı saniye boyunca sabitleyebilirdi. Dünyanın Kralının ekipmanlarının kalitesine bakılırsa bu altı saniyelik süre içerisinde Nie Yan'ın canını çok rahat şekilde %100'den sıfıra indirebilirdi.

 

Nie Yan Kara Parlak Bariyer’i aktifleştirdi, etrafını siyah bir ışık kaplamıştı.

 

Dünyanın Kralı Nie Yan'a doğru atıldı. İkili çarpıştı ve karşılıklı hamlelere başladı. İkisi de birbirlerinin hamlelerinden kaçınıyordu. Tarafların ikisi de henüz koz kartlarını ortaya koymamıştı.

 

Şok Darbesi!

 

Dünyanın Kralının hançeri Nie Yan'ın alnına doğru ilerledi.

 

Çın!Nie Yan da kendi hançerini kaldırarak saldırıyı durdurdu.

 

Dönen Vuruş!

 

Ayağının bir dönüşü ile Dünyanın Kralının silueti silikleşti, ardından Nie Yan'ın arkasında hançeri ile beraber belirdi.

 

Nie Yan Süngü ile gerçek hayatta karşılaştığında başarısız olabilirdi, fakat şu anda İnanç içerisindelerdi! Statülerin yaptığı kısıtlamalardan kimse kaçamazdı!

 

Dönen Vuruş tam da hedefini bulacakken Nie Yan Gölge Valsi ile bu saldırıdan kaçındı ve gizliliğe girerek gözden kayboldu.

 

Baykuş Görüşü!

 

Dünyanın Kralı üstün sezgilerini kullanarak Nie Yan'ın kaçtığı yöne bakışlarını çevirdi.

 

Deşici Saldırı!

 

Dünyanın Kralı anında Nie Yan'a yetişip sırtına bir darbe indirdi. Nie Yan'ın vücudundan kan fışkırdı ve 1,200 hasar aldı.

 

Ne korkutucu bir hasar! Bu saldırı gerçekten de bir Yüce Hırsız saldırısı olmayı hak ediyordu! Nie Yan Kıyım Zebanisi Madalyonunun Vahşi Dönüşümünü aktifleştirdi, saldırı gücü ve hız konusunda büyük bir artışa sahip oldu, ardından Hayalet Suikast ile saldırdı. Zenard'ın Kılıcı Dünyanın Kralının boğazının etrafında bir yay çizdi.

 

Hırsız sınıfından iki oyuncunun yüz yüze karşılaşması beceri ve yetenek ağırlıklı bir karşılaşmaydı. Tek bir an bile savaşın kaderini değiştirebilirdi.

 

Dünyanın Kralı Nie Yan'ın saldırısından Rüzgar Adımı kullanarak kaçındı, sonra aniden geri çekilerek kendine rahat bir alan oluşturdu.

 

Üç saniye... iki saniye... bir saniye... Rüzgar Adımının verdiği dokunulmazlık sona ermişti. Nie Yan derhal Dünyanın Kralının olduğu tarafa yöneldi ve Gözdağı ile hedefe kilitlendi. Dünyanın Kralının uzaklaşmakta olan silueti bir anda donakalmıştı.

 

Dünyanın Kralının kalbi titredi. Bu nasıl bir beceri? Bütün vücudu felç olmuştu! Gözdağı ile hedef alındığında bütün vücudu orta yerde açık kalmıştı.

 

Rüzgar Baskını!

 

Nie Yan'ın figürü bir anda ileri atıldı ve kısa sürede Dünyanın Kralı'nın arkasında belirdi.

 

Dünyanın Kralı anında kendini bir bariyer becerisi ile korumaya aldı. Aynı zamanda bir Yüce Hırsız becerisi olan Gölge Formu'nu da etkinleştirdi, bu beceri kendisini kitle kontrol etkili saldırılara karşı dokunulmaz yapıyordu.

 

−1,208

 

Bum!Nie Yan zalim bir şekilde Dünyanın Kralının kafasının ardına darbesini indirdi. Fakat Boğucu Vuruş'un etkisi Gölge Formu tarafından etkisiz kılınmıştı.

 

Ne olmuş yani rakip sabitlenemiyorsa? Rüzgar Baskınının verdiği avantajı kullanarak, Nie Yan saldırısına Hain Bıçak ile devam etti.

 

−1,392

 

 

−279

 

 

−334

 

 

Dünyanın Kralının bariyeri parçalanmıştı. Başının üstünde bir kanama ve alev hasarı şeridi oluştu.

 

Bu esnada Dünyanın Kralı vücudunun kontrolünü tekrar ele alabilmişti. Derhal Seviye 3 Sürat Kaçışını aktif ederek uzaklaştı. Sırtı soğuk terle sırılsıklam olmuştu. Nie Yan'ın saldırıları korkutucuydu. Oyuncuların Çılgın Hırsızı neden bir tanrı gibi gördüğüne şaşmamak gerekirdi. Yaptığı saldırılar sıradan bir oyuncunun karşılayabileceği saldırılar değildi. En tank Savaşçılar bile bu saldırılar karşısında çaresiz kalırdı!

 

Hızını kullanarak kaçabileceğini düşünen Dünyanın Kralı, Nie Yan'ın kendisine çok rahat şekilde yetişebildiğini görünce şoka uğradı. Hızlıca bir Orta Sağlık İksiri içti.

 

İkilinin savaşı neredeyse bir dakikadır sürüyordu. İkili bütün becerilerini kullanmıştı, artık sıradan saldırılarına güvenmek zorundalardı.

 

Nie Yan tam da mesafesini kapatmışken, Dünyanın Kralı bir anda etrafında dönerek Nie Yan'ı göğsünden hançerledi. Fakat hançerlediği şeyin aslında bir illüzyon olduğunu geç fark etmişti. Nie Yan İllüzyon Adımlarını aktif etmişti! Dünyanın Kralı Zenard'ın Kılıcını boğazında hissetti.

 

Dünyanın Kralı alnından soğuk bir damla ter akarken yutkundu.

 

"Kazandım." Nie Yan hafifçe gülümsedi. Dünyanın Kralının sadece 1,000'in biraz üzerinde canı kalmıştı. Bir saldırının daha hedefini bulması onu öldürürdü.

 

"O becerinin ismi ne?" diye sordu Dünyanın Kralı şaşkın şekilde. Daha az evvel hançerinin Nie Yan'ın göğsünü deldiğini hissetmişti.

 

"Bu bir beceri değil. Bu Gölge Dansçısı tekniği. Eğer ilgilini çektiyse sana öğretebilirim." Nie Yan gülümseyerek konuştu. Şu anda keyfi yerindeydi. Başta yaptıkları anlaşmaya göre Dünyanın Kralı, yani daha açık olmak gerekirse Süngü, artık Nie Yan'ın astı olmak zorundaydı.

 

Dünyanın Kralı güldü. Nie Yan'a yenik düştüğünü kabul etmişti. Nie Yan'ın hala Fırın Ormanları savaşında Hei Zhuo'yu öldürmesine benzer bir şekilde birkaç tane saklı becerisinin ve tekniğinin daha olduğunu düşünüyordu.

 

"Pekâlâ, Niuren Birliğine katılacağım," dedi Dünyanın Kralı. Kaybettiğini kabul ediyor ve bahis gereği üzerine düşen ne ise yapmaya hazır olduğunu da belirtiyordu. Her ne kadar kardeşlerinin alt şubelere katılması durumuna gönlü pek razı olmasa da paylaşılan hazineler onların gelişimine katkıda bulunacaktı. Seviyeleri ve ekipmanları yeterli düzeye ulaştığında ise artık ana birliğe katılabilirlerdi.

 

"Sadece Niuren Birliği değil, ayrıca benim ailemin şirketine de rapor ver. Konumu burada..." Nie Yan adresi Dünyanın Kralına gönderdi.

 

"Ailenin şirketi mi?" Dünyanın Kralı şaşırmıştı.

 

"Unuttun mu? Eğer kaybedersen bana sadakatini söz verecektin. Bunun üzerine anlaşmıştık." Nie Yan'ın dudakları sinsi bir gülümseme ile kıvrıldı.

 

Dünyanın Kralı Nie Yan'ın sözlerini hatırladı. Nie Yan'ın aslında kendisinin Süngü olduğunu anlamadığını varsaydığı için sadece oyun içinde olacak şekilde konuştuklarını sanmıştı, gerçek hayattaki mesele hiç aklına gelmemişti!

 

Nie Yan sözlerini söylerken tuzak kurmuştu, Dünyanın Kralı ise istemsizce bu tuzağa doğru yürümüştü.

 

"Ben anlaşmamızın oyunun dışında da geçerli olduğunu düşünmemiştim..." diye açıkladı Dünyanın Kralı. Küçük bir bahis oynamanın kendisini böylesine bağlayacağını düşünememişti. Fakat, sonuçta bahsi kabul etmişti! Hatta Nie Yan'a, eğer kaybederse pişmanlık duymamasını söylemişti!

 

"Elbette sadece oyun için konuşmuyordum. Sana daha önce de söyledim, eğer bir gün gidecek yerin kalmazsa, gelip beni bulmanı söyledim. Sen bir paralı askersin. Nie Ailesi Mali Grubu sana kesinlikle beklentini karşılayacak bir teklifte bulunacaktır. Umarım sözünden dönmeyi planlamıyorsun, öyle değil mi?" Nie Yan hayal kırıklığına uğramış bir yüz ifadesiyle Dünyanın Kralına baktı. "Pekâlâ... madem ki girdiğin bahsi onurlandırmak istemiyorsun, öyle olsun."

 

Dünyanın Kralı köşeye sıkışmıştı. Durum görüldüğü kadar kolay çözülebilecek bir durum değildi. Bu farkındalık Dünyanın Kralının zihnine aniden çarptı. Nie Yan kendisini kandırmıştı!

 

Dünyanın Kralı tam da bir şey söyleyecekken Nie Yan lafa girdi. "Kendimi öldürdükten sonra, dört bölüm senin olacak. Kötücül Mücevhere ve düşüreceğim diğer ekipmana gelince, onları Kalor'daki Niuren Birliğine ulaştır."

 

Nie Yan konuşmasını bitirir bitirmez intihar etti ve bir anda bir ışık huzmesine dönüştü. Arkasında dört adet bölüm, Kötücül Mücevher ve bir parça da ekipman bıraktı.

 

Nie Yan hızlı şekilde ayrılmıştı, Dünyanın Kralına konuşma fırsatı bile vermemişti.

 

Dünyanın Kralı oracıkta kalakalmıştı, suratında şaşkın ve afallamış bir ifade vardı. Şaşkın şekilde yere eğildi ve yerdeki eşyaları toplamaya başladı. Niyeti Kötücül Mücevheri ve bir parça ekipmanı Nie Yan'a ulaştırmaktı.

 

Her ne kadar Nie Yan'ın sadece oyun dahilinde konuştuğuna inanmış olsa da, sonuçta bahsi kabul etmişti. Bu kimsenin inkar edebileceği bir şey değildi. Sözünden geri dönemezdi!

 

Dünyanın Kralının içine kargaşa hakimdi. Bahsin kuralları gereği Nie Yan'a sadakat yemini etmesi gerekiyordu. Bu bahsin sonuçlarına uymamak demek inandığı her şeye ters düşmek demekti. Paralı asker prensipleri onur meselesini diğer her şeyin üzerinde tutuyordu ve kendisi de baştan sonra bir paralı askerdi.

 

Oyun içerisindeki bir bahis, kendisini gerçek hayatta da kısıtlamıştı. Gülse mi yoksa ağlasa mı bilemiyordu.

 

Doğrusu, Dünyanın Kralı için birine sadakat yemini etmek çok da büyük bir olay değildi. Kendisi bir paralı askerdi. Patronu yeterli miktarda para ödedikten sonra, işini gerçekten de iyi yapardı. Nie Yan, kendisine kardeşlerine bakabilecek yeterlilikte para teklif ederse, zaten baştan ona sadakat yemini etmeyi kabul ederdi. Yıllarca savaş alanlarında dolaşmış olmak ona aslında gurur denen şeyin önemsiz olduğunu göstermişti. Gururla ekmek satın alınmazdı, üstelik gurur yapmak bazen insanların hayatına bile mâl olabiliyordu.

 

Bir süre düşündükten sonra, Dünyanın Kralı aslında Nie Yan'ın karakterinin hiç de kötü olmadığına karar verdi. Xie Yao meselesinde de Süngü'nün patronuna sinirlenmişti, patronu Süngü'nün ve onun kardeşlerinin hayatını riske atmıştı. Şimdi Nie Yan onlara bir yuva olabilirdi. En başta planladığı, kardeşlerini Tibet'te saklama planından daha iyiydi şu anki durum.

 

Dünyanın Kralı acı bir şekilde gülümsedi. Belki de bu kötü bir şey değildi. Sonunda paralı asker kariyerine son vererek normal bir hayat yaşayabilirdi.

 

Dünyanın Karlı derin bir nefes aldı ve sonrasında kahkaha ile güldü. "Kahretsin, Nirvana Alevi, beni gerçekten de iyi yakaladın!"

 

Nie Yan ise bu esnada çoktan yeniden doğmuştu ve Kalor'daki birlik ofisine girmişti. İnsanlara karşı yaptığı gözlemlere güveniyordu. Dünyanın Kralının karakteri hakkında yaptığı gözlemde ise anlamıştı ki bu adam verdiği sözü tutacaktı. Fakat Nie Ailesi şirketine gelip gelmeyeceği konusu ise bir muammaydı.

 

Nie Yan'ın umudu Dünyanın Kralının gerçek hayatta da kendisi için çalışacağından yöneydi.

 

Süngü, dünya çağında kaliteye sahip bir paralı askerdi. Bir uzman olarak birçok merminin arasından sağ çıkabilmişti. Yetenekleri çok başka bir boyuttaydı. Nie Yan Süngü'nün bütün gücünü kullansa bile üç hamleden sonra yenileceğini tahmin etmişti. Nie Yan'ın bildiği şey savaş sanatıydı. Süngü'nün bildiği şey ise öldürme sanatıydı!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28907 Üye Sayısı
  • 273 Seri Sayısı
  • 39543 Bölüm Sayısı


creator
manga tr