Bölüm 440: Kötücül Mücevher

avatar
996 29

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 440: Kötücül Mücevher


Nie Yan etrafta değerli bir şey olup olmadığına son bir defa daha baktı. Fakat tamamlanması yarım kalmış iksirlerden başka bir şey göremedi. Dolabın üzerinden atladı, zemine sakince bastı, yine gizli bir şekilde çadırın girişine doğru yöneldi. Çadırın kapısındaki kanatları hafifçe iterek dışarıya bir göz attı. İki büyük Kan Gölgesi Savaşçısı grubunun uzaklaştığını görünce rahat bir nefes aldı. Kamp alanının merkezine yaklaşmıştı artık, merkezdeki çatısı altın kaplı bina görüş alanına girmişti.

 

Binanın dış tarafında Kan Gölgesi Savaşçılarının bazı zamanlar antrenman yaptığı bir bölge vardı. Nie Yan Zırhlı Buz Mancınığı Şemasını elde etmek için buraya girmeliydi fakat güvenlik önlemleri oldukça sıkı görünüyordu. Bu hamle bayağı zorlayıcı olacaktı.

 

Birkaç Kan Gölgesi Savaşçısını geçip meydana yaklaştığında diğerlerinden daha büyük bir yaratığı fark etti. Bir ayı ile aynı vücut hatlarına sahip, kızıl renkli bir zırh kuşanmış bu yaratık binanın girişinde bir gardiyan gibi duruyordu.

 

Bu o olmalı! Nie Yan sarsıldı.

 

Bu eleman Kan Gölgesi Lejyonunun lideri olan, Seviye 90 Lord Kan Gölgesi Savaşçısı Kürkalaz'dı!

 

Bu elemanı gizlice geçip binaya girmek olağanüstü derecede zor olacaktı. Fakat bundan evvel Nie Yan zaten 100 adet sıradan Kan Gölgesi Savaşçısını geçmeliydi.

 

Neyse ki, Nie Yan planını çoktan kurmaya başlamıştı.

 

Nie Yan binanın arkasına doğru ilerledi. Bina taştan yapılmıştı ve sonrasında altın rengine boyanarak göz alıcı şekilde parlaması sağlanmıştı. Duvarları eliyle yokladı ve kırılamayacak sertlikte olduğunu gördü. İçeri girmenin tek yolu ön kapıyı kullanmaktı. Fakat ön giriş o kadar iyi korunuyordu ki içeri girmek bir yana, yaklaşmak bile zordu.

 

Nie Yan İlahi Alım'ı aktif etti ve Şövalye Kreuk'u çağırdı. Kreuk'un statülerine baktı, 12,000'in üzerinde canı vardı.

 

Şövalye Kreuk aynı zamanda kendi statülerini geliştirerek gücünü artırabiliyordu.

 

Nie Yan Palet Yüzüğünü kullanarak yavaşça binaya tırmanmaya başladı, etrafta devriye gezen yaratıklardan kaçınarak ilerliyordu. Çatıya ulaştıktan sonra giriş kısmının üzerindeki çıkıntıya doğru ilerledi. Bu noktada hareketsiz şekilde beklemeye başladı. Etraftaki kimse varlığını fark etmemişti.

 

Nie Yan aşağı baktı ve Kan Gölgesi Lejyonunun liderini gördü, Kürkalaz, merdivenlerin dibinde, Nie Yan'dan yaklaşık sekiz metre uzakta duruyordu. Nie Yan Kürkalaz'ın kafasının arkasını açık şekilde görebiliyordu.

 

Şövalye Kreuk'a arkadan dolaşmasını emretti ve girişe yakın duran Kan Gölgesi Savaşçılarına yaklaştırdı.

 

Sarsılmaz İrade!

 

Şövalye Kreuk acele ile meydana doğru ileri atıldı. Karşısındaki rakibin ne olduğuna bakmaksızın Nie Yan'ın emirlerini harfi harfine yerine getiriyordu.

 

Bu esnada devriye gezmekte olan Kan Gölgesi Savaşçıları Şövalye Kreuk'un aniden ortaya çıkışıyla beraber hazırlıksız yakalanmışlardı.

 

Şövalye Kreuk koşmaya devam ediyordu, yakınındaki kimseye saldırmak için durmamıştı. Çok geçmeden, çok sayıda Kan Gölgesi Savaşçısı Şövalye Kreuk'u kovalamaya başladı.

 

Kürkalaz da aggrosunu direkt olarak Şövalye Kreuk'a çevirdi ve kendisi de Taarruz ile saldırıya geçti. Kreuk'a ulaşıp onu öldürmesi çok kısa sürecekti.

 

Kürkalaz, kendisinin bulunduğu bir ortamda bir başkasının bu kadar kibirli davranmasına nasıl göz yumardı?

 

Kürkalaz'ın dikkatinin dağıldığını gören Nie Yan hafifçe gülümsedi. Silueti bulanıklaştı ve üzerinde durduğu çıkıntıdan atlayarak binanın içine girdi.

 

Binanın içerisi genişti. içeride 8x8 metrelik bir salon vardı. Arka tarafta ise farklı odalara açılan birçok kapılar ve sütunlar vardı. Nie Yan önceki hayatında bu haritaya geldiğinde bu mekan başkaları tarafından çoktan köşe bucak keşfedilmişti. Bundan dolayı odalarda ne tarzda hazineler bulunduğuna dair bir fikri yoktu. Tek bildiği şey buraya gelirken aklında olan eşyaların nerede olduğuydu.

 

Salonda birçok dikilitaş vardı, etrafta çok sayıda masa ve sandalye de görülüyordu.

 

Nie Yan salonun köşesine konuşlanmış olan Kara Altın kademe bir hazine sandığına gözlerini dikti. Bu hazine sandığını açarak içindeki anahtarı almalı ve Zırhlı Buz Mancınığı Şemasının bulunduğu dolabı bu anahtarla açmalıydı. Önceki hayatında buraya geldiğinde sadece yardımcı görevinde olarak çağırılmıştı buraya. Keşif için buraya gelen 200 kişilik ekiplerinden sadece birkaç düzine hayatta kalabilmişti. Kendisi Seviye 110'dan daha yüksek olan bir Yüce Hırsız olarak bile hayatta kalabilmeyi zar zor başarabilmişti. O zamanlar bu sandığı açmak için gerekli yeterliliğe sahip değildi.

 

Bu hayatta ise Nie Yan çoğu kişinin hayal dahi edemeyeceği şeyler başarmıştı.

 

Nie Yan eğildi ve sandığı açmaya başladı.

 

Saniyeler ilerledikçe Nie Yan ilerleme düzeyini kontrol ediyordu.

 

Hazine sandığı açılıyor... İlerleme: %5...%8...

 

Nie Yan sandığı açmaya devam ederken bir anda Şövalye Kreuk'un öldürüldüğüne dair bir bildirim aldı.

 

Nie Yan zaten Şövalye Kreuk'un sağ kalmasına dair bir umut beslemiyordu. Kreuk'un tek işi Kürkalaz'ın dikkatini dağıtmaktı, bu şekilde Nie Yan'ın binanın içerisine gizlice girmesine olanak sağlayacaktı Bu açıdan düşünülünce, Kreuk görevini tam anlamıyla yerine getirmişti.

 

İlerleme düzeyi %89 olduğunda binanın giriş kısmında devasa bir siluet belirdi. Bu siluet Kürkalaz'a aitti. İçeri gelmişti!

 

Bu durum Nie Yan'ın aniden sarsılmasına sebep oldu. Kürkalaz'ın kendisini fark edip üzerine geleceğinden ve sandığı açmasını engelleyeceğinden korkuyordu.

 

Nie Yan'ın sinirleri gerilmişti. Kürkalaz'ın yavaşça kendisine doğru geldiğini fark etti, adım attığında çıkan sesler gittikçe daha net duyulabiliyordu.

 

Salonda çok sayıda sütun olması Nie Yan'ın görüşünü engelliyordu. Nie Yan saklanmaya ve sandığı açmaya devam etti. Kürkalaz tam da Nie Yan'ın olduğu yere ulaşmak üzereyken sandık açılmıştı.

 

Nie Yan hızlıca sandığın içerisine elini sokup anahtarı aldı.

 

Nie Yan anında Gölge Valsi'ni aktif etti ve ortamdan uzaklaşmaya başladı, koridorlardan birine yöneldi.

 

İçindekiler kaybolduğu için, Kara Altın sandık yavaşça silinmeye başlamıştı.

 

Kürkalaz silinen sandığı görünce vahşi bir kükreme attı. "Anahtarımı kim çaldı!? Kim çaldıysa onu parçalarına ayıracağım!" konuşurken arka taraftaki odalara yöneldi.

 

Nie Yan bütün gücüyle Kürkalaz'ın odasına ilerledi ve yarı kapalı duran kapıyı tekmeyle açarak içeri daldı. Gözleri aniden altın renkli dolaba kilitledi. Fazla vakti yoktu. Kürkalaz her an gelebilirdi!

 

Nie Yan aceleyle az evvel ele geçirdiği anahtarı kullanarak dolabı açmaya çalıştı.

 

Eşleşen bir anahtara sahip olmak dolabı hemen açabilmek demekti. Birkaç saniye içerisinde dolabın kapakları açıldı. İçeride buraya geliş sebebi olan şeyi gördü. Zırhı Buz Mancınığı Şemaları toplamda 20 adet parşömenden oluşuyordu.

 

Nie Yan şemaları çantasına attı, sonrasında dolaba tekrar göz attı ve içeride kızıl renkli bir kutunun olduğunu gördü.

 

Kutuyu açtığında ise içinde yumruk büyüklüğünde bir bilye olduğunu gördü. Bilye siyah renkliydi ve karanlık olmasına rağmen koyu bir parlamaya sahipti. Bilyeye benzeyen bu eşyadan sanki zehirli bir atmosfer yayılıyor gibiydi.

 

Nie Yan siyah bilyeyi inceledi.

 

Kötücül Mücevher (Özel): Görev Eşyası

Tanım: Kötücül Mücevher üstün bir şeytani enerji içerir. Sadece ışığın gücü bu enerjiyi yenebilir.

Not: Bu eşyaya sahip olan kişi ışınlanma parşömenlerini kullanamaz. Bu eşyanın ölümle düşmesi garantidir.

 

Eğer bu eşyayı yanında götürmek istiyorsa Kürkalaz'dan kaçması şarttı. Işınlanma parşömenlerinin kullanımının yasak olması bu görevi çok daha zor hale getirmişti.

 

Nie Yan Kötücül Mücevheri çantasına attı.

 

Bu esnada kapıda bir siluet belirdi. Kürkalaz gelmişti.

 

Nie Yan'ı gördüğünde sinsi bir kahkaha attı. "Lanet hırsız, burası Kan Gölgesi Lejyonunun bölgesi! Buraya izinsiz girenlerin göreceği tek şey ölümdür! Çaldığın eşyaları geri ver!"

 

Kürkalaz Nie Yan'a doğru atıldı ve uzun kılıcını savurdu.

 

Yıldırım Kesişi!

 

Kürkalaz tıpkı vücudunun tamamı kaslarla kaplı bir boz ayı gibiydi. Kılıcı olağanüstü bir enerjiyle Nie Yan'a doğru savrulmuştu.

 

Nie Yan mademki ışınlanma parşömenlerini kullanamıyordu, şansını deneyecekti. Eğer işler sarpa sararsa Kötücül Mücevheri bırakmaktan başka çaresi kalmazdı. Fakat, hazır böyle değerli bir şeyi elde etmişken elbette bırakmak istemiyordu.

 

Nie Yan Yıldırım Kesişi'nden kaçındı ve Rüzgar Adımını aktif ederek Kürkalaz'ın kolunun altından sıyrıldı.

 

Nie Yan'ın boyutları hala normalin üçte biri kadardı, Kürkalaz'ın vücudu karşısında bir dev gibi kalmıştı. Hareketleri oldukça çevikti. Boyutlardaki bu fark harikaydı. Kürkalaz Nie Yan'ı yakalamakta büyük bir zorluk çekiyordu.

 

Kürkalaz etrafında döndü ve Nie Yan'ın izlerini aramaya başladı. Gözlerinden kızıl ışıklar saçarak Nie Yan'ın kaybolmak üzere olan siluetine kilitlendi. Taarruz kullanarak takibe başladı.

 

Seviye 90 Lord olan Kürkalaz elbette Nie Yan'dan çok daha hızlıydı. Nie Yan'a tekrar yetişip uzun kılıcını ensesine doğru savurması kısa bir zamanını almıştı.

 

Nie Yan ensesine yaklaşan kılıcın enerjisini hissettiğinde gerildi. Bu hergele ne kadar da hızlı!

 

Nie Yan şu anda normalin üçte biri boyutundaydı, dolayısıyla her ne kadar çevik olsa da hızı normale göre azdı. Bu koşullar altında Kürkalaz anında yetişebilmişti.

 

Nie Yan dezavantajlı olduğunu anlıyordu. Şu anda güvenebileceği tek kapı boyutunun küçük olmasıydı, çünkü boyutunun bu halde olması Nie Yan'ı çevik yapıyordu ve çevik birini yakalamak mesafe az olsa da daha zordu. Kürkalaz'ın kılıcı tam da kendisine isabet edecekken bir anda kenara yuvarlandı.Bum! Kürkalaz'ın kılıcının indiği yerde uzun bir yarık oluştu.

 

Nie Yan soğuk terler içinde nefes aldı. Ne kadar da ürkütücü bir kuvvet!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23948 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42081 Bölüm Sayısı


creator
manga tr