Bölüm 439: Kış İksiri

avatar
1600 43

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 439: Kış İksiri


Kan Gölgesi Savaşçılarının dağılmaya başladığını gören Nie Yan rahatlamış şekilde nefes aldı. Ölü Taklidi'nin aktifliğini kapatarak ayağa kalktı ve gizlilik moduna geçti.

 

Etrafına bakındığında Kan Gölgesi Savaşçılarının hiçbirinin bu tarafa geri dönmediğini fark etti. Normal devriye rotalarına devam ediyorlardı.

 

Nie Yan ilerideki çadırlara yöneldi. Çadırlar arasında 3'er metrelik boşluklar şeklinde patikalar vardı. Zaman zaman birkaç tane Kan Gölgesi Savaşçısı gelip geçiyordu. Burada saklı şekilde kalabilmek zordu. Eğer her zamanki gizlilik becerilerine güvenirse başarısız olabilirdi. Pigme Dönüşümü'nü kullanarak normal boyutunun üçte birine kadar küçüldü. Etrafındaki her şey bir anda çok daha büyük görünmeye başlamıştı, sanki devlerin yaşadığı bir evrene ışınlanmış gibi hissetmişti.

 

Nie Yan çadırların köşelerine saklanarak ilerlemesine devam etti.

 

Birkaç Kan Gölgesi Savaşçısıyla daha karşılaşmıştı fakat hiçbiri onu fark edememişti. Çadırların arasında kim bilir ne kadar süre boyunca ilerledikten sonra sonunda yolun ikiye ayrıldığı bir noktaya geldi. Her biri 80'er Kan Gölgesi Savaşçısından oluşan gruplar üzerine doğru geliyordu. Bu kadar fazla sayıda yaratığın yanından geçmesi ile kesinlikle fark edilirdi.

 

Nie Yan endişesinin yükseldiğini hissetti. Saklanacak bir yeri yoktu. Yanındaki bir çadırdan içeri baktığında bir insan siluetinin hareket ettiğini gördü.

 

Nie Yan anında çadırın içine girdi ve çadırın kapısının arkasına saklandı. Kan Gölgesi Savaşçıları normal şartlarda bu çadırların içine girmezdi, bundan dolayı şimdilik güvendeydi.

 

Nie Yan çadırın içine göz gezdirdi. İçerisi oldukça genişti, yaklaşık 10x10 metrelik bir alana sahipti. Merkezde tuhaf yapılı, bir yandan da göze harika görünen dolaplar vardı, farklı renkteki sıvılarla dolmuş olan farklı boyutlardaki kristal şişeler dolapların üzerinde diziliydi, çadırın içindeki loş ışığın etkisiyle şişelerin ne olduğu anlaşılmıyordu. Bu dolaplar neredeyse iki insan boyundaydı, çadırın içini birkaç bölgeye ayıracak şekilde konuşlandırılmışlardı. Arka tarafta ise bir masa duruyordu. Üzerinde beherler, tüpler ve diğer cam eşyalar vardı. En dikkat çekici olan şey ise mavi bir köpüklü sıvı barındıran ve dumanlar eşliğinde kaynamakta olan bir simya standıydı.

 

Burası açıkça belli oluyordu ki bir Simyacının çalışma alanıydı.

 

Bu esnada Nie Yan kendisine doğru hızla yaklaşan ayak sesleri duydu. Aniden dolabın arkasına saklandı. Sesin geldiği noktaya baktığında normal bir insanın yarı boyutlarındaki birini gördü. Çarpık uzamış bir sakalı vardı ve suratı kırışıklıklarla kaplıydı. Yaptığı deneylerden dolayı üzerinde yanıklar oluşmuş ve delinmiş bir cübbe giyinmişti. Bu yaşlı ve kısa boylu adam muhtemelen Kan Gölgesi Lejyonunun Simyacısıydı. Nie Yan'ın yanından geçerken Lochi dilinde bir şeyler mırıldanıyordu, bu dil Nie Yan için yabancıydı.

 

Simyacı, masasına doğru ilerledi. Görünüşe göre bir deney yapmak üzereydi.

 

Nie Yan yaşlı Simyacıyı Üstün Sezi kullanarak inceledi.

 

Simyacı Affleck (Korumalı): Seviye 90

Kan Gölgesi Lejyonu Üyesi: Özel NPC

Sağlık: 500/500

 

Bu özel bir NPC idi. Usta ya da daha büyük rütbeli olan Simyacı NPC'ler sistem tarafından korunuyordu. Bu NPC'lere saldıran herhangi bir oyuncu büyük cezalar alıyordu.

 

Nie Yan korumalı bir NPC'ye saldırmanın Atlanta Kıtası'nın Bilge Ruh Antlaşmasının ihlal edilmesi demek olduğunu biliyordu, bu antlaşmayı çiğneyen kişi ceza olarak büyülü eşya, iksir ve diğer sarf malzemelerini kullanamayacaktı. Bu antlaşma Usta kademe ve üzerindeki her NPC'yi korumak için vardı.

 

Bu NPC Kan Gölgesi Lejyonunun bir üyesiydi. Nie Yan ortaya çıkmaya cesaret edemiyordu. Simyacı Affleck Nie Yan'ın varlığını sezerse büyük bir problem olacaktı.

 

Nie Yan Simyacının dağınık odasını gözlemlemeye başladı, işe yarar bir şeyler arıyordu.

 

Bu tarz yerlerde düzgün eşyalar çıkıyordu genellikle.

 

Atölyedeki çoğu iksirin üzerinde bir etiket yoktu, bu durum Simya hakkında hiçbir şey bilmeyen Nie Yan için oldukça zorlayıcıydı. Etrafa bakınırken hareketleri oldukça yavaştı, en ufak bir ses bile çıkarmamaya özen gösteriyordu.

 

Bu esnada altın zırhlı bir Kan Gölgesi Savaşçısı atölyeye girdi.

 

"Usta Affleck, sipariş ettiğim iksirler hazır mı?" dedi Kan Gölgesi Savaşçısı. Kadim Ortak dilde konuşuyordu. Kelimelerini yuvarlayarak konuşuyordu ve ne dediği pek anlaşılmıyordu.

 

"Üçüncü dolapta, alttan ikinci rafın üzerinde," diye cevapladı Simyacı Affleck.

 

Konuştukları Kadim Ortak dil akıcı değildi, sadece ikilinin arasındaki temel iletişimi sağlayabilecek düzeydeydi.

 

Kan Gölgesi Savaşçısı ilerlemeye başladı, bu esnada Nie Yan hala saklanıyordu fakat Simyacı Affleck'in tarif ettiği yer Nie Yan'ın saklandığı yerdi.

 

Kan Gölgesi Savaşçısı yaklaşırken Nie Yan sadece bakıyordu. Bu elemanın en kötü ihtimalle Elit olduğunu tahmin ediyordu. Şu anki seviyesiyle bu elemanla savaşması imkansızdı.

 

Kaçacak yeri kalmayınca mecburen yukarı baktı ve dolabın üstü ile çadırın tavanı arasında biraz boşluk olduğunu fark etti. Sol elinden bir ağ fırlatarak zıpladı ve dolabın üstüne çıktı.

 

Nie Yan böyle dar bir alana gelmeye zorlandığı için biraz gergin hissediyordu. Kan Gölgesi Savaşçısı bir şey fark etmiş gibi etrafına bakındı. Fakat bir şey keşfedemeyince yüzünde garip bir şaşkınlık oluştu. Fakat bunu düşünmeyi bıraktı ve üçüncü dolaba doğru ilerledi. İkinci rafı baştan sona karıştırdıktan sonra aradığını buldu.

 

Simyacı Affleck'e veda ettikten sonra çadırdan ayrıldı.

 

Nie Yan tam da aşağı inecekken karşı tarafında duran dolabın üzerinde koyun derisinden parşömenlerin durduğunu fark etti. Bu parşömenlerin ne olduğunu bilmiyordu ama kadim görünüşlü parşömenlerdi. Bu çadırın düzenli şekilde temizlenmediği belli oluyordu, parşömenlerin üzerinde kalın bir toz tabakası oluşmuştu.

 

Nie Yan sarsıldı. Sistem bu tarz değerli eşyaları genellikle bulunması zor yerlere koyardı. Bu kadar çok sayıda parşömen kesinlikle şüphe uyandırıcıydı.

 

Nie Yan iki dolap arasındaki üç metrelik mesafeyi zıplayarak aştı ve diğer dolabın üzerine ulaştı. Dolabın üzerine gelirken en ufak bir ses bile çıkarmamıştı.

 

Eğilerek parşömenleri aldı. Baktığı anda bu parşömenlerin Kış İksiri ve Küçük Canlılık İksiri için Simya tarifi olduğunu anladı.

 

Kış İksiri, Buz Büyüsünün etkisini 30 saniye boyunca %30 artırıyordu. Yüksek seviye iksir olarak sınıflandırılıyordu ve hazırlanması için Gelişmiş Simyacı gerektiriyordu.

 

Fakat Kış İksiri, Buz Büyüsü etkisini artırdığı için çok kişi tarafından bilinmiyordu. Zaten bu tarz bir iksir Usta Simyacı kademesinin sınırlarını zorlayan bir iksirdi. Gelişmiş Simyacıların Kış İksirini yaparken duyduğu gereklilikler sıradan yüksek seviye iksir yaparken duyduğu gerekliliklerden daha fazlaydı. Üstelik kullanılması gereken malzemelerin çok zor bulunuyor olması da cabasıydı. Seviye 60 bir grubun Zemheri Dağlarına yaptığı bir günlük yolculuk ile birkaç düzine malzeme toparlayabilmesi mümkündü. Gelişmiş Simyacıların Kış İksirine favori gözüyle bakmasının sebebi de buydu.

 

Fakat Kış İksiri Tarifinin nadir rastlanmasından dolayı sadece birkaç Gelişmiş Simyacı bunu yapabiliyordu.

 

Kış İksiri Tarifini gören Nie Yan'ın aklına gelen ilk düşünce Yıldızlı Gece İksir Dükkanının en yakın zamanda bir Usta Simyacıya sahip olması gerektiğiydi.

 

Kış İksiri, Gelişmiş Simyacı kademesindeki birini 15 günlük bir süre içerisinde Usta Simyacı yapabilirdi!

 

Küçük Canlılık İksirine gelince, bu iksir sıradan Sağlık ve Mana iksirlerine göre biraz daha farklıydı. Küçük Canlılık İksiri can değerini anlık olarak doldurabiliyordu. Bu iksir, savaş esnasında hem canı hem de manası azalan oyuncular için oldukça kullanışlıydı. Sağlık ve Mana iksirlerini ayrı ayrı tüketmek zaman kaybı yaşatıyordu. Bir adet Küçük Canlılık İksiri tüketmek sağlık ve mananın %35'ini geri kazandırıyordu, oyuncunun savaş kabiliyetinin bir kısmını anlık olarak toparlayabilmesini sağlıyordu.

 

Oyunun ilerleyen zamanlarında oyuncular 10,000'in üzerinde can ve mana değerlerine sahip olacaktı. Normal bir iksir kullanmak sadece birkaç yüz ya da bin puan kadar katkı sağlıyordu. İleri zamanlarda normal iksirler yerine oransal bazda katkı sağlayan Canlılık İksirini kullanmak çok daha avantajlı olacaktı.

 

Küçük Canlılık İksirleri Usta kademe iksirler olarak sınıflandırılıyordu. Usta Simyacılar ise bulunması zor ve ücretleri fazlaydı.

 

Nie Yan hatırladığı kadarıyla tek bir Usta Simya Tarifi bulabilmek için Seviye 100 bir zindana yirmi defadan fazla gitmişti. Elde ettikleri eşyayı sattıktan sonra ise bütün grubun ekipmanlarını birer adım ilerletecek kadar para kazanmışlardı.

 

Küçük Canlılık İksirinin hazırlanması için bir Usta Simyacı gerekliydi. Orta ve Gelişmiş Canlılık İksirlerinin hazırlanması için ise muhtemelen Büyük Usta ve Bilge Simyacılar gerekli olacaktı. Nie Yan kafasında hesaplamalarını yaptı. Bir adet Küçük Canlılık İksirinin maliyeti muhtemelen 20 altın civarında olacaktı, pazarda ise yaklaşık olarak 50 altın fiyata satılabilirdi.

 

Canlılık İksirleri, Can ve Mana İksirleri genellikle kritik anlarda kullanılan can kurtarıcı iksirlerdi.

 

Nie Yan bu iki iksir tarifini çantasına koydu, sonrasında Yıldızlı Gece İksir Dükkanını kontrol etti. Niuren Birliği Kalor'u birleştirdiğinden bu yana Yıldızlı Gece İksir Dükkanındaki Gelişmiş Simyacıların sayısı da artmıştı, sayıları toplamda 37'yi geçmişti. Geleceğe dair umutlarının çok parlak olmasından dolayı birçok Gelişmiş Simyacı, Yıldızlı Gece İksir Dükkanındaki insan gücüne katkı sağlamak için geliyordu. Pişman olunacak bir nokta varsa o da hala bir Usta Simyacıya sahip olmamalarıydı. Nie Yan verdiği kararı aklında iyi kurdu ve mantıklı buldu. Döndükten sonra kesinlikle bir Usta Simyacı yetiştirecekti. Bunu yapmak Yıldızlı Gece İksir Dükkanı için kritik öneme sahipti.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26517 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43025 Bölüm Sayısı


creator
manga tr