Bölüm 397: Fesih

avatar
1696 57

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 397: Fesih


Az evvelki patlamanın dumanı artık yavaşça dağılmaya başlamıştı ve gökyüzü görünür hale geliyordu. Sanki her şeyi yerinden sarsmış bir fırtınanın dindikten sonraki hali gibi, ortam sakinleşmeye başlamıştı. Niuren Birliğinin oyuncuları rahat bir nefes almışlardı. Hepsi de kurtulmuştu.

 

Eğer Nie Yan bir mucize gibi ortaya çıkıp bu üstün performansı sergilemeseydi sonsuz şimşek yağmuru hepsinin de canını alacaktı.

 

Bu oyuncuların hiçbirinin Kademe 2 Elemental Dehliz Büyüsü olan Şimşek Fırtınasından kaçması mümkün değildi.

 

"Lanet olsun!" Çılgın Kılıç Nie Yan'ın Soğuk Alev'i durdurduğunu görünce sinirlenmişti. "Öldürün şu hergeleyi! Kaçmasına izin vermeyin!"

 

Nie Yan'a doğru bir büyü yağmuru başlamıştı. Düşman elit bir gruptan oluşuyordu, elbette Nie Yan'ın kaçmasına izin vermeyeceklerdi.

 

Gırtlak Kesiği!

 

Soğuk Alev'i sersemlettikten sonra Nie Yan boynunun etrafına Zenard'ın Kılıcı ile bir kesik attı.

 

−1,702!

 

Kritik Vuruş! Nie Yan Soğuk Alev'in can değerini bir anda sıfıra indirmişti!

 

Soğuk Alev'in cansız bedeni yere serildi. Yumuşak bir kumaş zırh giymiş bir Elementalistti bu eleman, bundan dolayı Nie Yan'ın bu elemanı tek vuruşta yere sermesi şaşılacak bir şey değildi.

 

Bu esnada Nie Yan'ın üzerine sekiz adet büyü yağmaya başladı. Eğer bu büyüler kendisine isabet ederse kesinlikle ölecekti!

 

Kısa süre önce Rüzgar Adımı ve Gölge Valsini kullanmıştı, bu iki beceri de şu anda bekleme süresindeydi. Çılgın Kılıç elbette Nie Yan'ın üçüncü bir hayat kurtarıcı becerisinin olduğuna inanmak istemiyordu.

 

Nie Yan'ın öleceğine kesin gözüyle bakıyordu!

 

Hayat kurtarıcı beceriler oldukça pahalıydı. Oyuncu kitlesinin birçoğu için bu becerilerden bir tanesine bile sahip olmak oldukça etkileyici bir şeydi. İkinci hayat kurtarıcı beceriye sahip olmak demek şans demekti. Eğer üçüncü hayat kurtarıcı beceriye sahipse zaten bu eleman hileli karakter falan olmalıydı!

 

Nie Yan tam da buydu işte, hileli bir karakterdi. Her ne kadar gerçekten de üçüncü bir hayat kurtarıcı beceriye sahip olmasa da Hızlı Sıfırlaması vardı ve herhangi bir sıradan becerisinin bekleme süresini sıfırlayabiliyordu.

 

Hızlı Sıfırlamanın yanı sıra, Nie Yan'ın Tanrının Yargıcı becerisi de vardı!

 

Beceri çokluğu açısından Nie Yan'ın hiçbir problemi yoktu!

 

Nie Yan Gölge Valsi'nin bekleme süresini sıfırladı.

 

Dışarıdan bakıldığında Nie Yan'ın ölümü kesin görünüyordu, Çılgın Hırsız lakabının sebebi olan bu zaman kadar hiç ölmemiş olması artık son bulacaktı. Ortamdaki herkesin kalbi sıkışıyordu.

 

Çılgın Kılıç suratında bir sırıtma ile bakıyordu. "Bakalım şimdi de böyle kibirli davranabilecek misin!"

 

Gölge Valsi!

 

Bum! Bum! Bum! Bir büyü yağmuru Nie Yan'ı bombardımana tutmuştu.

 

Etraftaki toz ve duman sakinleşince yerde Nie Yan'ın cesedini göremediler.

 

Gözlerine inanamıyorlardı.

 

"Kahretsin! Bu eleman üçüncü hayat kurtarıcı beceriye mi sahip?" Çılgın Kılıç bağırarak konuşuyordu. Bu adam gözünde gittikçe büyüyordu. Nie Yan'ı öldürme planı bir kez daha suya batmıştı.

 

Üç adet hayat kurtarıcı beceri ve mükemmel sezgileriyle Nie Yan'ı öldürmek imkansızdı. Nie Yan'ı tuzağa düşürmenin tek yolu bir önceki sefer olduğu gibi binlerce oyuncu ile olabilirdi ancak.

 

Nie Yan'ın bir çizik bile almadan büyü bombardımanından çıktığını gören Niuren Birliği üyeleri anında sevinç çığlıkları attı.

 

"Kardeşlerim, patron ne kadar yetenekli olduğunu yine gösterdi! Niuren Birliğinin itibarını hep beraber korumalıyız! Ne olmuş yani düşman bizden daha güçlüyse? Hadi şu hergeleleri gebertelim!" Ağıt Şövalyesi bağırarak konuşuyordu, kılıcını ise Çılgın Kılıç'a doğrultmuştu. “Karşılık vermenin zamanı geldi! Büyücüler, şunları Şan Şehrine sürelim!"

 

80'den fazla Büyücü asalarını kaldırdı ve Çılgın Kılıç'ı hedef aldı. Havada yoğun bir büyü bulutu oluştu.

 

Çılgın Kılıç'ın suratı bir anda kül rengine dönmüştü, oyalanmadan Mirasçı’yı aktif etti. Derisi olgun limon yeşili renginde parlamaya başladı ve can değeri 3,600'e yükseldi. Üstelik büyü direnci de önemli ölçüde artmıştı. Ayrıca bir koruyucu büyü aktif etti ve etrafını koruyucu bir bariyer ile sardı.

 

Mirasçı, bir Gelişmiş Beceriydi. Kana Susamış Kılıçların lideri olarak Çılgın Kılıç doğal olarak bir ya da birkaç koz kartı barındırıyordu elinde.

 

Bum! Bum! Bum! Çılgın Kılıç'ın üzerine birbiri ardına büyüler isabet ediyordu, her büyü 10 civarı hasar vuruyordu. Küçük hasarlar almasına rağmen yine de sürekli olarak geri itiyordu. Bir süre sonra üzerinde duran bariyer tıpkı bir camın kırılması gibi parçalandı. Aldığı hasar değeri bir anda sekize katlanmıştı.

 

Çılgın Kılıç'a yakınlardaki bir Rahip yardım etmeye ve can vermeye başladı.

 

"Patron, artık geri çekilmemiz lazım. Eğer şimdi geri çekilmezsek geç kalmış olacağız! Bir sürü Niuren Birliği üyesinin bu tarafa yöneldiği haberi geldi! Ayrıca 5000 oyuncunun etrafımızı kuşatmaya başladığı haberini de aldık!" Yıldız Parıltısı endişeli şekilde konuştu. Şu anda artık Nie Yan'ı öldürme gibi bir arzu kalmamıştı içinde. Başka kontrol becerisi uygulasa bile bunun nafile olacağının farkındaydı.

 

Yaklaşık 500 oyuncu Kara Barut kavanozlarını korumak için pozisyon almışken diğerlerinin hepsi taarruza geçiyordu.

 

Düşman yaklaşık bir düzine kadar kalmıştı, her ne kadar Niuren Birliğinden daha güçlü oyuncular olsalar da bu kalabalığın karşısında ölümden başka çareleri kalmazdı. 200 kişilik bir kuvvet bile dikkate alınması gereken bir güçtü. Güçlü bir alan etkili büyü sonucunda direkt karşılaşma yaparlarsa sonları perişan olurdu.

 

Başlangıçta Gelişmiş Büyü uygulamak mümkündü, sonuçta düşmanı gafil avlamış olacaklardı. Fakat şu anda Niuren Birliği saldırıya tepki verebilecek süreyi elde etmişti, 200 oyuncunun Çılgın Kılıç'ın grubu üzerine gelmesi demek Çılgın Kılıç ve grubunun ölümü demekti. Sonuçta, büyülerini uygulamaya bile fırsatları olmayacaktı çünkü Niuren Birliğinin Şövalyeleri Sükut kullanacaktı.

 

Çılgın Kılıç'ın üzerinde patlayan büyüler gözlerini bile açmasını engelleyecek derecedeydi. Zaten bu ana kadar dayanabilmesi bile etkileyiciydi.

 

Bu esnada, etraftaki çalılıklardan çok sayıda siluet belirdi. Gelenler Güneş, İzmarit, Kılıç Parıltısı ve diğerleriydi! Hepsi de savaş alanına dağılmış vaziyetteydiler.

 

Nie Yan savaş alanını denetliyordu, dikkatinin çoğunu ise sadece tek bir hedefe yöneltmişti. Çılgın Kılıç'ın bu savaştan sağ çıkamayacağından emin olmak istiyordu!

 

"Herkes geri çekils..." Çılgın Kılıç haykırdı. Fakat cümlesini bitirme fırsatını bulamadan keskin bir hançer kafasının arkasına isabet etmişti.

 

Nie Yan bir süredir gölgelerde saklanıyordu, becerilerinin bekleme sürelerinin bitmesini bekliyordu. Çılgın Kılıç'ın üzerine gelen büyülerin etkisiyle görüş alanının kısıtlandığını ve geri itildiğini görünce bu fırsatı avantajına çevirerek onun arkasından dolaşmıştı. Fesih'i aktif etti ve sonrasında Çılgın Kılıç'ın kafasının arkasına Boğucu Vuruş ile saldırdı.

 

Küçük bir çınlama sesi duyulmuştu. Nie Yan beceri çubuğuna baktı ve Boğucu Vuruş'un nihayet kademe yükseldiğini gördü.

 

Boğucu Vuruş kademe yükselebilen nadir becerilerden biriydi. Çok sık kullanılmayan bir beceri olduğu için insanlar kademe yükseldiğinde ne olduğunu bilmiyorlardı. Bu becerinin yeterliliği ancak belli başlı durumlarda yükseltilebilirdi ve önceki zaman diliminde birçok oyuncu sadece 100 Seviyenin üzerine çıktığında bunu keşfedebilmişti. Bu olay keşfedildiğinde ise birçok oyuncu Boğucu Vuruş becerisini geliştirmek için yer aramaya başlamıştı.

Boğucu Vuruş (Orta): Bir rakibe arkadan saldır ve onu yedi saniyeliğine sersemlet. İlk iki saniyeden sonra rakip başka bir hasar alırsa sersemlemesi duracak. Bekleme Süresi: 60 saniye

Boğucu Vuruş'un yükseltilmiş etkileri oldukça iyiydi. Nie Yan bu becerinin Gelişmiş veya Uzman olduğu zaman nasıl etkilerinin olacağını merak ediyordu.

 

Çılgın Kılıç'ın dikkati tamamen üzerine yağan büyü yağmurundaydı, doğal olarak Nie Yan'ın kendisine yaklaştığını fark edememişti. Hasar aldığı anda zaten iş işten geçmişti bile.

 

Nie Yan acımasızdı. Sadece Boğucu Vuruş olsa Çılgın Kılıç sağ kalabilirdi. Fakat Nie Yan aynı zamanda Fesih’i aktif etmişti ve Çılgın Kılıç'a lanet uygulayarak statülerinin düşmesine sebep olmuştu. Bariyeri titremeye başladı ve her bir büyüden 300-400 civarı hasar almaya başladı.

 

Bu durumda Çılgın Kılıç ne kadar yüksek canı olursa olsun dayanamazdı. Mirasçı bile kurtaramazdı onu.

 

Mirasçı her ne kadar koruma sağlıyor olsa da Fesih oldukça güçlüydü ve Çılgın Kılıç'ın savunma gücünü yarıya indirmişti.

 

Birkaç Rahip ve Şaman Çılgın Kılıç'ın tehlikede olduğunu görünce derhal asalarını kaldırdılar ve onu iyileştirmeye çalıştılar. Fakat iş işten geçmişti.

 

Çılgın Kılıç üzerine gelen büyü yağmuruna daha fazla dayanamamıştı ve geriye fırladı. Birkaç düzine büyü çarptığında ve bu büyülerin her biri 300-400 civarı hasar vurduğunda elbette bu durum tıpkı anlık öldürme gibi bir etki yaratmıştı.

 

Çılgın Kılıç'ın havaya uçtuğunu gören Nie Yan'ın dudakları memnun bir gülümseme ile kıvrıldı. Tekrar gizlilik moduna geçerek bir sonraki rakibine yöneldi.

 

"Acele edin! Belirsiz Işınlanma Parşömenlerinizi kullanın!" Yıldız Parıltısı korku ve heyecan dolu sesiyle bağırdı. Tam da sözlerini bitirmişken ensesinin arkasında bir soğukluk hissetti.

 

Bu soğukluğun sebebi Nie Yan'dı! Tekrar saldırıya geçmişti!

 

Yıldız Parıltısı çantasını açarak hemen bir Belirsiz Işınlanma Parşömeni çıkardı ve geri çekilmeye başladı. Fakat oldukça yavaş kalmıştı!

 

Gözdağı! Nie Yan Yıldız Parıltısı'na doğru bir çita edasıyla atıldı.

 

Yıldız Parıltısı vücudunun korku ile kaplandığını hissetti. Tam da Belirsiz Işınlanma Parşömenini elinde parçalayacakken Nie Yan'ın Şok Darbesi saldırısı alnının ortasına isabet etti.

 

"Lanet olsun, çok hızlı..." Yıldız Parıltısı görüşü tamamen beyazlamadan önce mırıldandı. Nie Yan'ın hızı onun tepki vermesine bile fırsat tanımamıştı. Bir iki saniye vakti olsa Belirsiz Işınlanma Parşömeni ile buradan kaçabilirdi.

 

Az evvel Nie Yan için yaptığı öldürme planları şimdi bir şaka gibi geliyordu. Büyücülerin doğal olarak Hırsızlar karşısında dezavantajlı olduğu gerçeği bir yana dursun, Yıldız Parıltısı zaten Nie Yan'la savaşmak için yetersiz bir karakterdi.

 

Nie Yan rakibinin etrafında dolaşarak Hain Bıçak ve Yırtıcı ile saldırdı. Yıldız Parıltısı'nın vücudu hiç gücü kalmamış şekilde yere serildi.

 

Bu esnada Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı, Melek Müfrezesi ve İlahi Muhafızlar oyuncuları ise ellerindeki Belirsiz Işınlanma Parşömenlerini parçalayarak savaş alanından kaçmışlardı.

 

Bu saldırı planı için büyük bir hazırlık yapmışlardı, her biri de birer tane Belirsiz Işınlanma Parşömeni ile gelmişlerdi. Böylesine nadir bir eşya her daim kullanılabilir bir şey değildi. Niuren Birliğinin bile bu eşyadan sadece birkaç yüz tane stoğu vardı.

 

Düşmanın habersiz ve planlı saldırısına rağmen Niuren Birliği bundan sağ çıkabilmişti. Her ne kadar bu saldırıdan aldıkları hasar çok da küçük olmasa da sonuçta düşmanın elit oyuncularından 20 tanesinden fazlasını öldürmüşlerdi ve düzinelerce ekipman yağmalamışlardı. Sonuç olarak yaşadıkları kayıp çok da büyük sayılmazdı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26517 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43025 Bölüm Sayısı


creator
manga tr