Bölüm 391: Elf Hırsız

avatar
1061 34

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 391: Elf Hırsız


 

Çın!Nie Yan tam da rakibinin saldırısı ensesinin arkasına düşecekken arkasına dönerek hamleyi karşıladı ve hançerler havada çarpıştığında büyük bir çınlama sesi çıktı.

 

Şok Darbesi!

 

Rakip olan Hırsız oldukça hızlı bir hamle yapmıştı. Elindeki hançeri diğer eline alarak Nie Yan'ın boğazına doğru bir hamle daha yaptı.

 

Hayalet Suikastı!

 

Nie Yan'ın vücudu saldırıdan kaçarken bir anda rakibinin boğazına doğru bıçağını savurdu.

 

Bu saldırıyı bloklamanın imkansız olduğunu gören Hırsız Rüzgar Adımı ile Nie Yan'ın saldırısını nötrlemek istedi.

 

Rüzgar Adımı'nı etkinleştirmek gizlilik etkisini yüzde 60 azalttığı için Nie Yan artık rakibinin yerini rahatlıkla sezebiliyordu.

 

Hakikat Gözü!

 

Nie Yan'ın gözlerini besleyen damarlar kalınlaşmış ve gözleri kan çanağına dönmüştü. Bir siluetin hızla kendisinden uzaklaşmaya çalıştığını fark etti, aralarında altı metre kadar mesafe vardı.

 

Becerikli ve hızlı tepki verebiliyor, vay be... Eleman gerçekten de kurnazmış.

 

Nie Yan rakibini izlediğinde ilk başta boynuza ya da bir tür zırha benzettiği uzantıları aslında kafasının iki kenarında duran kulaklar olduğunu fark etti. O da Elflerdendi!

 

Dedikodulara göre bir Elf'in kulakları ne kadar uzunsa sahip olduğu büyü gücü de o kadar fazla oluyordu. Kulaklar ne kadar uzunsa Elf de o kadar güçlüydü. Bu durum sistem tarafından uygulanan bir şeydi. Fakat bu fark genellikle çıplak gözle görülemeyecek düzeyde oluyordu.

 

Bu bir Hırsız Elf'ti! Nie Yan böyle bir karakterle burada karşılaşacağını tahmin bile edemezdi!

 

Nie Yan'ın dudakları sinsi bir gülümsem ile kıvrıldı. Guo Huai Melek Müfrezesinden Elf Hırsız'ın izini kaybettiklerini raporlamıştı. Bu eleman açıkça o eleman olmalıydı?

 

Nie Yan takip mi ediliyordu yoksa bu bir tesadüf müydü anlamamıştı. Elf Hırsız'ı Üstün Sezi ile inceledi.

Bilge Gökyüzü (Elf): Seviye 52

Sınıf: Yüce Hırsız

 

Nie Yan sarsıldı. Gerçekten oydu! Atlas İmparatorluğundan çok fazla uzman kişi tanımıyordu, üstelik önceki hayatında bu kişilerin videolarını da izlememişti. Sonuçta bu kişilerin kendilerine ait becerileri ve ırklarına özel farklılıkları vardı, bundan dolayı bu elemanlar Nie Yan için pek bir anlam ifade etmiyordu. Fakat elbette aralarından birkaç oyuncunun şöhreti Zümrüt İmparatorluğuna kadar ulaşabilmişti. Her ne kadar zararsız ve boş gezintiler amacıyla iki dünyanın oyuncuları birbirleri ile karşılaşmış olsa da sonuçta bu elemanların elde ettiği başarılar derin izlenimler bırakmıştı. Bilge Gökyüzü de bu derin iz bırakan oyunculardan bir tanesiydi.

 

Bir Gölge Dansçısı olduktan sonra bu eleman Kalor'a ışınlanarak ardı ardına altı adet Gölge Dansçı'sını öldürmüş ve sonunda ise Güneş tarafından mağlup edilmişti. Düzinelerce hamle sonrasında sonuçlanabilen bu mücadele kıran kırana geçmişti. Bilge Gökyüzü neredeyse kazanacaktı, fakat Güneş çok iyi bir geri dönüş yaparak son hamleyi vurmayı başarabilmişti. Bilge Gökyüzü her ne kadar kaybetmiş olsa da asla unutulmamıştı. Zümrüt İmparatorluğunda, Güneş'e karşı çıkabilecek tek oyuncu Gölge Katili'ydi ve muhtemelen Dünyanın Kralı İnanç'tan çıkmış olmasaydı o da Güneş'le rekabet edebilirdi. Zümrüt İmparatorluğunda Bilge Gökyüzü ile rekabet edebilecek kişi sayısının beşten fazla olmadığına inanılıyordu.

 

Bilge Gökyüzü'nün yakın dövüş stili tamamen çeviklik ve hız üzerine odaklanmıştı. Saldırısı sonuçsuz kaldığı an itibariyle geri çekilmeye başlıyor ve rakibi ile uzun bir süre tekrar karşılaşmıyordu.

 

Nie Yan şu an karşısında duran Bilge Gökyüzü ile geçmiş hayatındaki Bilge Gökyüzünün arasındaki farkları bilmiyordu. Fakat şu anda Yüce Hırsız olabildiğine göre zayıf değildi.

 

Birçok popüler oyuncu sanal gerçeklik oyunlarından birinden bir başkasına atlayıp duruyordu. Bu oyuncuların kavrama yetenekleri oldukça yüksekti. Oyuna kendilerini alıştırdıktan hemen sonra oldukça etkileyici dövüş yetenekleri sergileyebiliyorlardı.

 

Nie Yan bu konuda harekete geçmedi, kendine biraz zaman kazandırmak istiyordu. Bilge Gökyüzü geç kalmıştı, bundan dolayı Nie Yan'ın birçok güçlü becerisini bekleme süresine koyduğunun farkında değildi, aksi takdirde zaten çoktan saldırıya geçmişti.

 

Savaş ne kadar uzun sürerse Nie Yan için o kadar avantajlı olacaktı.

 

Bilge Gökyüzü şu anda gölgelerin içinde saklanıyordu, Nie Yan'ın şeytani gözlerinin kendisine kilitlendiğini görünce aniden bir ürperti hissetti.

 

Bu bir görüş becerisiydi! Görünüşe göre Nie Yan çoğu kişiden daha üstün rütbedeydi!

 

Bilge Gökyüzü Muzaffer Dönüşten aldığı bilgi doğrultusunda Nie Yan'ın burada olacağını anlamış ve onu takip etmeye başlamıştı. Fakat bir nebze geç kalmıştı. Nie Yan'ın Metanet isimli oyuncu ile olan savaşı çoktan sonlanmıştı.

 

Bu eleman Melek Müfrezesinde beşinci sıraya oturmuş bir Hırsızdı. Bir Elf Hırsız olarak ırkının verdiği beceri kendi becerileri ile oldukça iyi örtüşüyordu. Ayrıca zaten Gizlenme becerisini artıran birçok yeteneği de vardı. Fakat, Nie Yan yine de bu elemanın gizliliğini açık edebilmişti.

 

Bilge Gökyüzü Guru'nun uyarısını hatırladı. Niuren Birliğinin lideri olarak Nie Yan kesinlikle küçümsenmemesi gereken bir oyuncuydu. Bir canavar ile meşgulken onu pusuya düşürerek tuzak kurmak en mantıklı hamle olacaktı. Eğer ki suikast girişimi başarısız olsa bile, anında geri çekilebilirdi.

 

Fakat Bilge Gökyüzü'nün hiç beklemediği bir şey vardı ki o da gizliliğinin açığa çıkmasıydı. Nie Yan'ın Sezgi becerisi oldukça yüksekti, Bilge Gökyüzünün Gizlenme becersinin en az iki katı olmalıydı ki bu kadar kısa sürede gizliliğini açık edebilmişti. Bilge Gökyüzü’nün gizlenme yetenekleri kendi seviyesinde olan kişilerden üstündü ve bununla her daim gurur duyan birisiydi. Fakat bu becerisi Nie Yan'ın karşısında hiçbir şey ifade etmiyordu!

 

Bilge Gökyüzü bir türlü Nie Yan'ın nasıl üstün bir güce sahi olduğunu anlayamıyordu. Eğer bu bilgiye sahip olsaydı, zaten muhtemelen şimdi kafasını duvarlara vuruyor olurdu. Eğer ki Nie Yan'ın statülerinin ne kadar yüksek olduğunu bilseydi veya becerilerinin ne kadar güçlü olduğunun farkında olsaydı, kuyruğunu iki bacağının arasına sıkıştırarak kaçan bir köpek edasıyla buradan uzaklaşırdı.

 

Fakat Bilge Gökyüzü bu kadar erken ayrılmak istemiyordu belli ki. Ortamdaki Kara Barut miktarı büyük oranda dikkatini cezbetmişti. Bu malın tamamını almak istiyordu. Fakat çok fazla Kara Barut olduğundan bunları çantasına sığdıramayacaktı.

 

Mademki Kara Barutu taşıyamayacaktı, öyle olsun! Fakat, masanın üzerinde duran koyun derisinden yapılma parşömenlerin oldukça değerli olduğunu fark edebiliyordu.

 

Bunlar kesinlikle hazine değerindeydi!

 

İşte bu arzusundan dolayı daha fazla bekleyemedi ve Nie Yan parşömenlere doğru hamle yaptığında kendisi de hamlesini yaptı.

 

Birinci tuzak girişimi başarısız olmuştu ve Nie Yan Bilge Gökyüzü'nün gizliliğini açık etmişti. Fakat elbette bu eşyalardan vazgeçip ortamdan uzaklaşmak istememişti.

 

Bilge Gökyüzü planını kurmuştu. Kendini sakinleştirdi, Nie Yan'ın elindeki Zenard'ın Kılıcı'na bir bakış attı. Rakibinin teçhizatı oldukça yüksek kalitedeydi, muhtemelen bu eşyaların gücünü kendisi hayal dahi edemezdi. Fakat sonuç olarak Hırsız sınıfı bir oyuncunun değeri elindeki eşyalarla değil, olaylara verdiği tepkilerin hızı ile ölçülebilirdi. Hala elinde bir şans vardı, fakat bu şansı sadece Yüce Hırsız becerilerini kullanırsa bu şansı değerlendirebilirdi.

 

Savaş tam bir çıkmaza girmişti. Nie Yan'ın duruşundaki bu kararlılık Bilge Gökyüzünün endişelenmesine sebep olmuştu.

 

Nie Yan yaşadığı sayısız acı dolu tecrübenin sayesinde en zorlu durumlarda bile nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğinin farkındaydı. Beceri çubuğuna baktı. Gölge Valsi ve Rüzgar Adımının bekleme süreleri bitmişti. Bu iki beceri ile kendine olan güveni de artmıştı. İnanç içerisindeki hiçbir Hırsız sınıfı Oyuncu şu anda Nie Yan'ı öldüremezdi. Zaten Nie Yan'ın Rüzgar Adımı ile uyumu üst düzeydeydi. Tehlike ile karşılaştığı an itibariyle anında tehlikeden uzaklaşmak için elinde fırsatı vardı. Gölge Valsi de Rüzgar Adımı'na benzerdi, bu iki beceriyi elinde barındırdıkça korkacak bir şeyi yoktu.

 

Nie Yan arkasını döndü ve masanın üzerindeki koyun derisinden parşömenleri almak için uzandı. Bu parşömenleri kendisi almaya kararlıydı!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23119 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr