Bölüm 390: Kadim Kalenin Tayfını Mağlup Etmek

avatar
1849 50

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 390: Kadim Kalenin Tayfını Mağlup Etmek


 

Oda oval şekilde tasarlanmıştı. Tam ortadaki masanın üzerinde altından yapılma garip nesneler serpilmişti. Bir köşeye iliştirilen çömleklerin üzerleri toz ve örümcek ağlarıyla doluydu. Kırık olan çömleklerin içlerindeki siyah toz dışa taşmıştı.

 

Nie Yan kokuya bakarak tozun barut olduğunu anlıyordu.

 

Önceki zaman diliminde söylentilere göre orta büyüklükteki Ay Kurt loncası bu kalede değerli hazineler ve üretim malzemeleri ele geçirmişti. Ancak malzemeleri kaleden taşıyamadan Muzaffer Dönüşün pususuna düşmüşler de her şeyi onlara bırakmışlardı.

 

Belli ki söylentiler mesnetsiz değillerdi.

 

Masada ayrıca parşömenler de vardı. Lakin Nie Yan istese de onlara odaklanamıyordu. Bütün ilgisi ve dikkati Abak'ın Kanlı Hançeri üzerindeydi. Rivayete göre Despot Abak bu hançerle nice can almış, dolayısıyla hançere sıradan insanların yaklaşmasına mani olan güçlü bir lanet işlemişti.

 

Hançer duvara saplı haldeydi. Çeliğinden kanlı bir aura yayılıyordu.

 

Despot Abak Seti Nie Yan'ın nihai amacıydı. Sete sahip olduktan sonra başka ihtiyacı kalmayacaktı. Görev zincirinde ilerleyerek ipuçlarını takip edecek ve setin parçalarını birer birer toplayacaktı. Bu işi başarması muhtemelen üç yıl kadar sürecekti.

 

Abak'ın Kanlı Hançeriyle önemli bir adım atmış oluyordu.

 

Bu sırada Sabır da merdivenlerden indi ve üzerine akın etti.

 

"Seni sefil insan! Kutsal ışığına lanet olsun!"

 

Nie Yan kaşlarını çattı. Sabır ilkel düzeyde zeka sahibiydi. Bu tarz yaratıklarla uğraşmak fevkalade zordu. Çünkü körü körüne saldırı yapmazlardı. Düşmanlarını yenemediklerinde destek çağırırlardı. Düşmanlarının canı azaldığında saldırılarını yoğunlaştırırlardı. Ve canları azaldığında da kaçarlardı.

 

Sabıra baktı. Canı hala 110.000'in üzerindeydi.

 

Onu öldürmek hiç kolay olmayacaktı.

 

Yalnız başına savaşması da imkansız olduğundan geriye tek bir seçenek kalıyordu. Yardım çağırmalıydı!

 

Çantasından çıkardığı Parıltı Tozunu Sabıra doğru fırlattı. Göz alıcı parlaklık odayı kaplamıştı.

 

Sabır çığlık atıyordu. Yoğun parlaklıktan dolayı geçici körlük yaşıyordu.

 

Nie Yan bir köşeye sindi. Caydırma becerisini etkinleştirip İlahı Alım beceri penceresini açtı. Listeyi hızlıca kontrol ettikten sonra kararını Seviye 7 Şövalye Keo'dan yana kullandı. Saatlik ücreti 1.000 altın olan Şövalye, kendi statülerinin %200'üne sahip olacaktı.

 

Abak'ın Kanlı Hançeri için para harcamaktan çekinmeyecekti.

 

Keo elinde kılıç ve kalkanıyla Nie Yan'ın yanında belirdi.

 

"Efendi İblis Katili, size hizmet etmek benim için şereftir. Kutsal ışık sonsuza dek sizinle olsun.Keo Sabıra bakıp gürledi. "Işık inancını yaymak adına tanrının iradesiyle bütün habis yaratıkları yok edeceğim! Şövalyenin görevi budur!"

 

İlahı Alımla çağırılan Şövalyeler sıkı Işık inananlarıydı. Her biri ilkel seviyede zekaya sahipti.

 

Sabır körlük etkisinden kurtulduğunda kovalamacaya devam edecekken Nie Yan'ın altı metre ötesinde kalakaldı. Caydırma becerisinden ötürü Nie Yan'a yaklaşamıyordu. Şövalye Keo'nun varlığı onu huzursuz etmişti.

 

Keo Sabır karşısında bir süre dayanabilirdi. Nie Yan büyülü sözler okumaya başladı. Etrafındaki uzay bükülmelerine bakarak Küçük Altını çağıracağı anlaşılabilirdi.

 

Küçük Altın dahil olduğunda Sabıra karşı üç kişi savaşmış olacaklardı.

 

Sabır kulak tırmalayıcı bir çığlık attığında ses dalgası Nie Yan'ı vurdu.

 

-32  Çağırma yarıda kesilmişti.

 

Nie Yan Sabırda böyle bir beceri olmasını beklemiyordu.

 

Zeka sahibi patronlar gerçekten zorlu rakiplerdi.

 

Küçük Altını çağırmakta başarısız olmuştu. Yine de Keo'nun yardımıyla Sabırı yenebilirdi. Keo'nun elindeki en önemli beceri Şifa idi. 20 saniye bekleme süreli beceri, 2.000 puan kadar can doldurabiliyordu.

 

Güzel! Bu kadarı yeterli! Nie Yan saldırıya geçti.

 

Sabır onu keskin pençeleriyle karşıladı.

 

Nie Yan Rüzgar Adımını etkinleştirip saldırıdan kurtuldu ve yaratığın arkasına geçip sırtını kesti.

 

Sabır hemen arkasını dönüp pençesiyle Nie Yan'ın göğsünü çizdi.

 

−1,357

 

Şövalye Keo Şifa becerisiyle Nie Yan'ı destekledi.

 

Sonrasında ileri atılıp İlahi Vuruş becerisini etkinleştirdi ve kılıcından yayılan kutsal ışıkla Sabırı kesti.

 

−15,928! Sabır acıyla bağırdı.

 

Kutsal ışık hortlakların bir numaralı düşmanıydı!

 

Şövalyeler bu yüzden hortlak türü yaratıkların olduğu bölgelerde kasılmayı tercih ederlerdi.

 

Nie Yan bile Keo'dan böyle bir hasar beklemiyordu. Ancak içten içe mutluydu. Ortağı daha güçlüyse düşmanı daha kolay yenebilirdi.

 

Keo naralar atarak Arındırma becerisini kullandı. Kutsal ışıkla sarmalanan Sabırdan duman tütüyordu. Fakat vücudu kanlı bir aurayla sarmalanıyordu.

 

Nie Yan tedbiri bir kenara bıraktı. Sabıra pervasızca saldırıyordu. Keo da pek farklı değildi.

 

−6,738

 

−12,957

 

−7,023....

 

Kısa süre içinde Sabırın canı %10 altına düşmüştü.

 

İki saldırı sonra ölmesi muhtemeldi.

 

Tam o anda Sabırdan kan dondurucu bir çığlık yükseldi.

 

Korku Uluması!

 

Nie Yan'ın tepki verecek zamanı olmamıştı. En küçük zerresine kadar hissedilen korku yüzünden aklı çalışmaz, vücudu hareket etmez hale gelmişti.

 

Şövalye Keo da aynı durumdaydı.

 

Sabır Keo'nun üzerine gitti. En yüksek hasarı o verdiğinden aggrosu Keo üzerindeydi. Zaten hortlak olarak kutsalla alakalı şeylere düşmandı.

 

Keo'ya aralıksız saldırarak keskin pençeleriyle kısa sürece 5.000 can eritti.

 

Keo cansız halde yere yığıldı.

 

Sırada Nie Yan vardı.

 

Neyse ki Zihin Büyücü fazla uzun sürmedi. Korku Ulumasının ilk altı saniyesinde eli kolu bağlıydı. Fakat ondan sonra vücudunu hareket ettiremese bile becerilerini tekrar kullanabilirdi.

 

Zihin Bağışıklığı!

 

Nie Yan kendisini Korku Ulumasının etkisinden kurtardı. Sabır keskin pençeleriyle saldırıya geçtiğinde Gölge Valsi ile saldırıdan kurtuldu ve patronun arkasına geçti.

 

Sabırın yalnızca 6.783 canı kalmıştı. Zenard'ın Kılıcı yaratığın boynuna yaklaşıyordu.

 

Gırtlak Kesiği!

 

Sabır son anda kendi saldırısıyla karşılık verdi.

 

İki defa Nie Yan'ın göğsünü kesti.

 

−1,356

 

−1,287

 

Tam üçüncü kesiği atacakken Nie Yan'ın kılıcı boynuna değdi.

 

−6,788! Sabır şiddetle inledi.

 

Nie Yan her ihtimale karşın Orta Sağlık İksiri içti ve bandajlarını hazırladı.

 

Sabırın dağılan vücudu kül haline döndü ve uçarak uzaklaştı.

 

Kötü ruhu arındırılmıştı.

 

Nihayet bitti. Nie Yan rahat bir nefes aldı.

 

Sabırdan iki tane Kara Altın kademe ekipman düşmüştü. Birisi Gölge Rahibi, diğeriyse Esrarlı Büyücü ekipmanıydı. Nie Yan ekipmanları çantasına atıp hançere yaklaştı. Elindeki Kutsal Taş sarsılıyordu. Hançere asılıp duvardan çıkardı.

 

Abak'ın Kanlı Hançerinden yayılan aşındırıcı enerjiyi hissedebiliyordu. Kutsal Taştaki arındırıcı ışık olmasa hayatını kaybedebilirdi.

 

Hançer yalnızca Karanlığın Bakışındaki görev aracılığıyla elde edilebilirdi.

 

Nie Yan masanın üzerindeki deri parşömenlere döndü. Ne kadar zamandır orada olduklarını anlayamıyordu.

 

Parşömenler üretim tarifleriydi!

 

Tam masaya gidip parşömenleri inceleyecekken ensesinde bir soğukluk hissetti. Güç bela hissetse de keskin hisleri sayesinde başka bir varlık tespit etmişti.

 

Burada bir Hırsız var! Nie Yan sarsıldı.

 

Sezgisi yüksek olduğu halde düşmanın yerini anlayamıyordu.

 

Etrafta herhangi bir iz görünmüyordu. Hırsızın varlığına en ufak işaret yoktu!

 

Burası Seviye 50 harita olduğundan düşmanı da en azından Seviye 50 olmalıydı. Ayrıca Gizlenme statüsü de son derece olmalıydı. Yoksa Nie Yan'ın tespitinden kaçabilir miydi?

 

Nie Yan düşman hırsızın yeni geldiğine emindi. Önceden gelseydi Sabır ile savaşından yararlanırdı.

 

Gözleri öldürme niyetiyle parladı. Masaya gidip deri parşömenlere elini uzattı.

 

Bunlar için mi geldin? Bakalım şimdi ne yapacaksın?

 

Tam o anda düşman hançerinin soğuk ışığı arkasında belirdi.

 

Sonunda kendini gösterdin!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26517 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43025 Bölüm Sayısı


creator
manga tr