Bölüm 381: Büyü Kulesi

avatar
1820 54

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 381: Büyü Kulesi


 

 

Kılıç Parıltısı ve Yi Yan elbirliği ederek Siyah Mamutu durdurdular. Yaratık öfkeyle çırpınıyordu.

 

Dövüşçülerin koordinasyonları mükemmel olduğundan Rahipler de onları zamanında iyileştirebiliyorlardı. Haliyle başta makineli tüfek gibi inanılmaz hasarlar çıkaran Tang Yao olmak üzere tüm Büyücüler rahatlıkla saldırabiliyorlardı.

 

Nie Yan etkilenmişti. Böyle bir takım çalışmasının önünde hiçbir şey duramazdı. Önceki zaman diliminde Dövüşçülerin aggroyu kontrol edemeyişine, Büyücülerin dikkatsizce saldırarak patronun dikkatini üzerlerine çekişlerine, Rahiplerin düzgün zamanlamayla şifa becerileri kullanamayışına pek çok defa şahit olmuştu. Elbette bu senaryoların sonucunda tüm takım ölmüştü. Lord sınıf yaratıkları yenmek için 5-6 deneme yapmak gerekirdi.

 

Lakin şu anki takımı patron savaşlarını çocuk oyuncağına çevirmişti!

 

Yarım dakika sonra acı bir çığlık atan Siyah Mamut, cansız halde yere yığıldı.

 

Tek kelimeyle kusursuz bir savaş olmuştu!

 

Nie Yan ölen 11 kişiye baktı. Hepsi de Siyah Mamutun tek saldırısıyla ölen Savaşçı ve Hırsızlardı.

 

"Rahipler, ölenleri diriltin! Geri kalanlar dinlenebilirler!" Nie Yan Siyah Mamutun cesedine yürüdü.

 

Kılıç Parıltısı beş parça ekipman çıkarmıştı. Ganimet fena sayılmazdı.

 

"İşe yarar bir şey var mı?" Nie Yan'ın Siyah Mamuttan neler düştüğünü merak ediyordu. Kale zapt edilirken eşya düşme oranları artıyordu.

 

"Var var. Bak!" Kılıç Parıltısı gülerek düşenleri gösterdi.

 

Nie Yan ganimete bakarken bir kalkan gözüne çarptı. Dikdörtgen şeklinde ve garip işlemelerle kaplıydı.


Mamut Kalkanı (Alt Efsanevi)

Koşul: 520 Güç

Özellikler: Savunma 1293-1392, %57 Engelleme Oranı, Kalkan Darbesi Seviyesi +2, Cesaret Kırıcı Çığlık Seviyesi +1, Hasar -%10, Büyü Direnci +50

Büyük Kalkan Darbesi: Düşmana kalkanla vurmak %120 hasar verir ve fazladan aggro oluşturur. Bekleme Süresi: 60 saniye

Kısıtlama: Dövüşçü

 

Kalkanın değeri rahatlıkla 10.000 altının üzerine çıkabilirdi. Seviye 50 patrondan böyle bir kalkan düşmesini kimse beklemezdi. Büyük Kalkan Darbesi adlı destek becerisi de Dövüşçülerin elini güçlendirebilecek bir seçenekti. Patronun aggrosunu düzgün çeken Dövüşçü takımını hayatta tutardı.

 

Mamut Kalkanı üst düzey bir Dövüşçü ekipmanıydı. Dolayısıyla loncanın en iyi Dövüşçüsüne gitmeliydi.

 

"Kullandığın kalkandan memnun musun?" Nie Yan'ın hatırladığına göre Kılıç Parıltısının kalkanı Kara Altın kademeydi.

 

"Mamut Kalkanı kadar iyi olmasa da Ebedi Kara Altın Setinin parçası. O olmadan set bonuslarından mahrum kalacağımdan kalkanımı değiştiremem. Ama Yalnız Gölgeye verebilirsin. Kalkanının kalitesi düşüktü zaten. Bu kalkanla benimle eşit seviyeye gelebilir."

 

Dövüşçüler arası mücadele bütün loncalarda çetin geçerdi. Ana Tank pozisyonu, düşen ekipmanlarda öncelik kazanmak açısından Dövüşçüler tarafından arzulanırdı. Amaca ulaşmak için Dövüşçülerin birbirlerine girmesi de gayet sıradandı. Hatta rakiplerini saf dışı bırakmak isteyen bazıları ihtiyaç duymadıkları ekipmanlara bile göz dikerlerdi. Ancak Kılıç Parıltısı onlar gibi açgözlü değildi. Mamut Kalkanına Yalnız Gölgenin ihtiyacı olduğunu biliyordu.

 

"Bu kalkan çok önemli. Kabul edemem!" Yalnız Gölge teklifi reddetti. Kılıç Parıltısının cömertliğinden ötürü duygulanmıştı. Niuren Birliğinde başka bir Alt Efsanevi kademe kalkan daha yoktu.

 

Yalnız Gölge olağanüstü bir Dövüşçüydü ve loncada Kılıç Parıltısından hemen sonra geliyordu. Siyah Mamut savaşında Kılıç Parıltısının yerine geçerek kritik anda takımını kurtarmıştı.

 

"Bu kadar tok gönüllü olmana gerek yok Gölge. Kalkanı hak ediyorsun." Nie Yan da Mamut Kalkanı için en uygun adayın Yalnız Gölge olduğuna inanıyordu.

 

Dövüşçülerin ekipmanları genelde loncaya katkı sağlamalarına akılarak verildiğinden, Yalnız Gölge istemese de kalkanı kabul etmek zorundaydı.

 

Düşen diğer dört parça Kara Altın kademeydi.

 

Takım dinlenip kendine gelmişti. Ölenler diriltilmiş, kalanlar canlarını doldurmakla meşguldü.

 

Onlar dinlenirken bazı takımlar sokaklardaki Hayalet Kılıçlıları temizliyorlardı.

 

Nie Yan herkesin toparlanmasını beklerken Guo Huai'den, Kalor'a gelen Melek Müfrezesi oyuncularının haberini aldı. NPClerle konuştukları görüldüğünden görev yaptıkları düşünülüyordu.

 

Gözünüz üzerlerinde olsun. Ne görev yaptıklarını bulmaya çalışın. Beş oyuncunun yaptığı görev önemsiz olsaydı kalkıp da Kalor'a kadar gelmezlerdi. İmparatorluklar arası ışınlanma bedeli kişi başı 500 altındı. Yani beş kişinin gidiş-dönüş ücreti 5.000 altındı. Bu yüzden yaptıkları görevin değeri 5.000 altından katbekat fazla olmalıydı.

 

Birkaç kişiyi peşlerine taktım. Kalor'un bizim bölgemiz olduğunun farkındalar. Gözetimimiz altında sinsice davranışlar sergileyemezler. Guo Huai durumu kontrol altına almıştı.

 

Sadece beş kişi geldiğinden en fazla istihbarat toplayabilirlerdi. Niuren Birliğinin korkacak bir şeyi yoktu.

 

Bir konu daha var. Parlak Kutsal Alev teklifimizi kabul etti. Bu da görüşmeler sonucu hazırladığımız sözleşme. Değiştirmek istediğin bir yer varsa söyle.

 

Parlak Kutsal Alev %60 hissesini satmayı kabul etmişti. İşte bu iyi bir haberdi.

 

Şu anda onlara gönderecek fazla paramız yok. Elindeki altını savurganca kullanırsa yine maddi sıkıntı yaşayabilirlerdi.

 

Altın yatırımını Kana Susamış Kılıçlarla olan savaşımız bitinceye kadar ertelemeye razı oldular. Para desteğini şimdi başlatabiliriz. 500 oyuncuya kadar aylık kişi başı 5.000¥ maaşta anlaştık.

 

Sakıncası yok. Parlak Kutsal Alevin elinde iki Temel Kale vardı. Oralardaki iş bölgelerini Yükselen Ejder Mali Grubuna satarsa, para desteği sağlayabilirdi. Veya meseleyi direkt Ah Chen ve Savaş Tanrısı Kabilesine bırakabilirdi. O zaman kazanacağı para yalnızca bununla sınırlı olmazdı.

 

Nie Yan sözleşmeye baktı. Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınağa sunulan sözleşmeyle hemen hemen aynıydı. Herhangi bir problem görmediğinden imzasını attı.

 

Kısa süre içinde sistem eliyle Parlak Kutsal Alevin %60 hissesi onun adına geçti. Parlak Kutsal Alev taraf değiştirmişti.

 

Böylece Niuren Birliği ile düşmanlık ilişkileri sona ermişti. Geçmişin düşmanlığı bundan böyle unutulacaktı.

 

Nie Yan'ın aklında bu konuyla ilgili fikirler vardı. Parlak Kutsal Alev ve Niuren Birliği, dış dünyada hala düşman olarak biliniyordu. Acaba bundan yararlanabilir miyim?

 

Nie Yan'ın yüzü gülüyordu. Parlak Kutsal Aleve söyle, anlaşmamızı gizli tutsunlar. Anlaşmadan kimsenin haberi olmamalı. İlişkimizi eskisi gibi sürdüreceğiz!

 

Ha? Neden? Guo Huai'nin kafası karışsa da hemencecik köfteyi çaktı. Anladım. Tamamdır. Konuyu bizzat ileteceğim.

 

Parlak Kutsal Alev Niuren Birliğinin düşmanıydı. Düşmanın düşmanı ise dosttu. Büyücü İttifakı ve İlahı Muhafızlar gibi loncalar gelecekte onları kullanmayı deneyeceklerdi. İşte o zaman Parlak Kutsal Alevin değeri ortaya çıkacaktı!

 

Nie Yan olmasa Guo Huai bunu asla düşünemezdi.

 

Guo Huai'nin bilgilendirmesiyle Gece Düzenbazı da loncalar arası işbirliğini duyurmaktan vazgeçti. Maaşa bağlanan lonca üyelerine ise parayı kendi cebinden ödediğini söyledi. Dışarıdan bakıldığında değişen bir şey yoktu.

 

Ancak büyük bir çukur kazılmıştı. Geriye çukura kimin düşeceğini beklemek kalıyordu.

 

Şu anda Niuren Birliğinin odak noktası Cripps Kalesiydi.

 

Sefer ekibi tamamen toparlandığında birer birer ayaklandılar.

 

"Merkeze doğru ilerleyeceğiz!"

 

Oyuncular hemen arkadaşlarını bulup takımlar halinde düzen aldılar.

 

Ana caddenin iki yanında eski binalar uzanıyordu. Nie Yan'ın bakışları, ilerilerdeki taş kuleye düştü. Altı katlı ve altmış metre uzunluğundaki kule, diğer binalara kıyasla iyi durumdaydı. En üst katta parlayan gökkuşağı renkli ışık, bakanı kendine hayran bırakıyordu.

 

Burası bir Büyü Kulesiydi. Büyücüler burada büyü bilgilerini genişletebilirlerdi. Söylentilere göre her bir kulenin başına güçlü bir muhafız dikilmişti.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 26428 Üye Sayısı
  • 848 Seri Sayısı
  • 43099 Bölüm Sayısı


creator
manga tr