Bölüm 266: Altın Ejderhanın Katliamı

avatar
1932 13

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 266: Altın Ejderhanın Katliamı


 

Her savaşta loncaların mali güçleri teste tabi tutulurdu. Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alevde ise bu test daha zorluydu. Son zamanlarda aldıkları ezici mağlubiyetlere Yüzyıl Mali Grubundan gelen parasal desteğin kesilmesi eklenince, Kalordaki hakimiyetlerinin son bulacağı belli olmuştu. Niuren Birliği tarafından sürekli olarak sarsılmaları, iki loncayı karanlığa sürüklemişti.

 

Bütün sermayelerini kullansalar bile Nie Yan bu iki loncayı bitirmekte kararlıydı. Niuren Birliği böyle ir yükün altına girebilirdi!

 

Muzaffer Dönüş nispeten iyi konumdaydı. Kutsal İmparatorlukla savaş halinde olan Parlak Kutsal Alev kadar baskı hissetmiyorlardı. Taraflar büyüklü küçüklü onlarca muharebeden sonra sayıları yüz binleri bulan kayıplar vermişlerdi. Parlak Kutsal Alevin hazinesi kaç zamandır boştu. Ayakta kalabilmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Bütün çabaları tek bir şey içindi. Yaklaşan kale savaşında galip gelebilirlerse krizi atlatabilirlerdi. Belki de Yüzyıl Mali Grubundan aldıkları destek de devam edecekti. Kale onların son umuduydu. Başarısızlıksa loncanın çöküşü demekti.

 

Günah Geçidindeki savaş, kale savaşından önceki son mücadeleydi. Muzaffer Dönüş ve Parlak Kutsal Alev burada Niuren Birliği elitlerini öldürebilirlerse, geleceklerini sağlama almış olacaklardı!

 

Altın Ejderhayı yem olarak kullanıp Niuren Birliği, Kutsal İmparatorluk ve Safir Tapınakla ilgilenmek güzel bir plandı. Lâkin Nie Yan bu plan uygulanırken oturup seyredecek değildi.

 

2.000 Niuren Birliği oyuncusu üzerlerine gelen düşmanları etkisiz hale getirdiği sürece sorun yok demekti.

 

Çeyrek cana düşen Altın Ejderha, ejderha dilinde okuduğu sözler ile gökyüzünde beliren, ateşler içinde siyah bir meteor çağırdı. Meteor, düştüğü yerdeki yüzlerce oyuncuyu çarpışma etkisiyle ve de alevleriyle öldürdü. Yerler, ölen oyunculardan düşen ekipmanlarla dolmuştu.

 

İleri seviye büyülerde bile siyah meteordaki yıkım gücü yoktu. Fakat onların da hazırlık süreleri daha kısaydı.

 

Altın Ejderhanın saldırısı çoğu oyuncuyu korkutmuştu.

 

Nie Yan önceki hayatında böyle bir durumla hiç karşılaşmamıştı. Gerçekten garip bir manzaraydı. Altın Ejderhanın kudretini ilk defa tecrübe ediyordu. Altın Ejderhanın Boynuzuyla çağrılacak evcilin ne kadar muhteşem olacağını düşünmeden edemedi. Yüksek kademeli yaratıklar, doğuştan gelen bazı özel yeteneklere sahip olurlardı.

 

Buraya gelirken Altın Ejderhayı umursamayan Nie Yan, meteor saldırısından sonra Altın Ejderhanın Boynuzuna ilgi duymaya başlamıştı.

 

Çağıracağı Altın Ejderha bundan daha güçsüz olacaktı belki, ama Tang Yao ile Ebedi Şehirde kasılırlarken düşürdükleri Evrim Kristali sayesinde evcilin statülerini ciddi manada yükseltebilirdi!

 

Bu düşüncelerle içinde heyecan belirmişti. Altın Ejderha evcili aslında fena fikir değil…

 

Meteorun çarptığı yerde oluşan krater hala alevler içerisindeydi.

 

Ejderhanın büyüsü ile geniş bir alandaki oyuncular temizlenmişti. Kaçışan Büyücüler geri dönüp saldırıya devam ettiler.

 

Altın Ejderhanın ölümü bu kadar yakınken vazgeçmek olmazdı!

 

Ejderha Nefeslerinin sıklığı artarken, oyuncular birer ışık huzmesi halinde göğe yükseliyorlardı.

 

Yaratığın aldığı hasarın tamamına yakını büyülerden olunca, azıcık fazla hasar veren Büyücü aggronun hedefi oluyordu. Ejderha aggrosunu çeken bölgeyi temizledikten sonra sıradaki hedefine yöneliyordu. Arada bir gerçekleşen bu olaylar dışında genellikle yerinden kıpırdamıyordu.

 

Yoğun büyü saldırıları altında Altın Ejderhanın canı %15’e düştü.

 

“Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik! Ha gayret! Düşecek eşyaları almak için hazırlıklı olun!”

 

Arkasını dönüp Nie Yan’a bir şeyler söyleyecekti ki, Nie Yan’ın yine ortadan kaybolduğunu gördü. Yine nereye gitti? Düşünürken sonunda aklında bir isim belirdi. Gece Düzenbazı! Ardından sabırla olacakları izlemeye başladı.

 

Altın Ejderhanın canı iyice azalmışken Nie Yan artık harekete geçme zamanının geldiğine kanaat getirdi. Kamuflajı etkinleştirip gözlerden kayboldu.

 

Parlak Kutsal Alev güçlerine doğru pürdikkat ilerliyordu.

 

Gece Düzenbazı telaşla emrindeki Büyücüleri kontrol etmeye çalışıyordu. Başarısız baskın onu ziyadesiyle öfkelendirmişti. Gönderdiği Hırsızların Miskin Tilkiyi öldürmesine ramak kalmıştı ki, Nie Yan ortaya çıkıp her şeyi berbat etmişti. Nefretini kazanan düşmanının gözden kaybolduğunu ilk fark eden de Gece Düzenbazı olmuştu.

 

“Rahipler, etrafı aydınlatın!”

 

Parlak küreler gökyüzüne uçup savaş meydanını aydınlattı. Ancak Nie Yan’ın izine rastlayan olmamıştı.

 

“Lanet olsun, nereye gitti?!” Gece Düzenbazı söverken beş ok ıslık çalarak havayı yardı ve Altın Ejderhaya doğru uçuşa geçti.

 

Oklar Parlak Kutsal Alev güçlerinin arkasından ateşlenmişti. Her biri hedefini bulmuş ve en azından 20 hasar vermişti.

 

Günah Geçidindeki Büyücülerin saldırıları, Altın Ejderhaya tek haneli hasarlar verebiliyordu. İki haneye ulaşan olmamıştı. En düşüğü 20 hasar veren bu saldırı, fazlasıyla dikkat çekiciydi.

 

Bir arbaletin bu kadar yüksek hasar vermesi görülmüş şey değildi!

 

Arbaletler genel olarak mobları toplarken kullanılır, savaş esnasında çantaya kaldırılırdı. Fakat bu arbaletin verdiği hasar bambaşka bir şeydi!

 

Gece Düzenbazı ve Parlak Kutsal Alev oyuncuları aralarını döndüler. Büyücüler arasında birkaç metre mesafe bırakılarak kaçış anlarında hareket özgürlüğü sağlamak için önlem alınmıştı. İşte aradaki boşlukların birinde, siyah deri zırhı ve iki eliyle tuttuğu, şehir surlarındakinin yarı boyutundaki koca arbaletiyle bir adam ortaya çıkmıştı. Gerilmiş kiriş ve beş ok, görenlerin akıllarında güçlü bir izlenim bırakmıştı.

 

Bu kişiyi tanımayan yoktu.

 

Nirvana Alevi!

 

Büyücüler ortalarında beliren bu korkunç figür ile şoka uğramışlardı.

 

“Öldürün!”

 

Sesle birlikte Büyücüler uyanıp Nie Yan üzerine büyülerini göndermeye başladılar.

 

Nie Yan Kara Parlak Kalkanı etkinleştirdi. Büyüler yaklaşırken etrafını ışıktan bir perde sardı. Daha ilk dalgada canı %47’ye düşmüştü.

 

Nie Yan Gece Düzenbazının bakışlarını sezerek gülümsedi. Ardından Gölge Valsi ile ortadan kayboldu.

 

Nie Yan’ın gülümsemesi Gece Düzenbazının huzursuzlanmasına sebep olmuştu.

 

“Kaçmasına izin vermeyin.” Gece Düzenbazı Rahiplerine Aydınlık büyüsü yapmalarını emretti.

 

Işık küreleri havaya fırladılar.

 

Lâkin Nie Yan’ın Gölge Valsi, kamuflaja girdiği ilk altı saniyede mutlak görünmezlik sağlıyordu. Işık küreleriyle yeri bulunduğunda çoktan kuşatmayı yarmıştı. Artık kimse onu durduramazdı.

 

Oyuncular tam kovalamaya başlayacaklarken gökleri inleten kükremeyle yerlerine çakıldılar. Parlak Kutsal Alev oyuncularının renkleri solmuştu. Sesin kaynağına döndüklerinde Altın Ejderhanın üzerlerine geldiğini gördüler. İşte o an Nie Yan’ın planını anlamışlardı.

 

Büyücülerin tek haneli hasarlar verdiği yerde Nie Yan’ın arbaletiyle verdiği yüksek hasar, Altın Ejderhanın aggrosunun bir anda Nie Yan’a kaymasını sağlamıştı.

 

Ejderha öfkeyle kükreyerek ağız dolusu ateş püskürttü. Parlak Kutsal Alevden 20 kişi anında küle dönmüştü.

 

Lâkin Nie Yan yaratığın saldırı düzenini ezberlemişti. Bu yüzden Ejderha Nefesinden kolaylıkla kurtuldu.

 

Sonuç olarak Parlak Kutsal Alev güçleri, Nie Yan’ın tuzağına düşmüşlerdi.

 

Altın Ejderha henüz Nie Yan’a saldırabilmiş değildi. Aggrosu ise hala Nie Yan üzerindeydi. Hareket ettiği yöne göre ateş püskürtüyordu. Nie Yan’ın geçtiği yerler ateş denizine dönmüştü.

 

Nie Yan Parlak Kutsal Alev oyuncularına doğru koştu. Hızı müthişti. Gölge Dansçısı ayak oyunları kullandığından kimse onu durduramıyordu. Koştuğu yerler, düşman oyuncularının en yoğun bulunduğu bölgelerdi. Koşarak Parlak Kutsal Alevin üzerine felaketi getiriyordu.

 

Altın Ejderha Nie Yan’ı yakalayamadığından iyice öfkelenmişti. Parlak Kutsal Alev güçleri arasına dalarak ateş püskürtmeye devam ediyordu.

 

Parlak Kutsal Alev kıyameti yaşıyordu. Ejderha Nefesleri sonucu oyuncuları yanarak ölüyordu.

 

Ejderha, Nie Yan’ın peşinde gittiği her yere kaos götürüyordu.

 

Nie Yan Parlak Kutsal Alev oyuncularının yoğun bulunduğu bir yere koştu. Bölgede yüzden fazla Büyücü vardı. Ejderha Nefesinden sağ çıkabilirler mi acaba?

 

Nie Yan’ın yaklaştığını sezen bir Gölge Rahibi tiz bir çığlık attı.

 

Korku Uluması!

 

Nie Yan Kıyım Zebanisi Madalyonunun Zihin Bağışıklığı becerisini etkinleştirerek Korku Ulumasından kurtuldu. Akabinde Gölge Rahibine yaklaşıp boğazını kesti.

 

Yere yığılan Gölge Rahibinin boğazından akan kan, yeri kızıla boyamıştı.

 

Etraftaki Büyücüler ikinci dalga saldırısını başlatacakken Nie Yan’ın ortadan kaybolduğunu fark ettiler.

 

Tam o anda üzerlerine siyah bir meteor düştü. Çarpışma ile 20 metre çapındaki alan içerisindeki bütün hayat yok oldu.

 

Toprak Büyücülerin cesetleriyle dolmuştu.

 

Parlak Kutsal Alev güçlerinin yarıdan fazlası katledilmişti. 3.000 kişiden fazla olan kaybın etkisiyle saflarda bozulmalar baş göstermiş, savaş güçleri ciddi anlamda düşmüştü.

 

Savaş meydanındaki lonca liderleri korku dolu gözlerle birbirlerine bakıyorlardı. Nie Yan Altın Ejderhayı üzerlerine sürse, hepsi de katledilecekti. Kaç Ejderha Nefesine dayanabilirlerdi? Hiçbiri dışa vurmuyordu, fakat hepsinin içinden aynı düşünce geçiyordu. Asla, ama asla Niuren Birliğini düşman tutma!

 

Altın Ejderhanın katliamı Gece Düzenbazına ağır gelmişti. Ölenler loncasının elitleriydi!

 

Geçitteki 5.000 elitten geriye 1.000 kişiden biraz fazlası kalmıştı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40998 Bölüm Sayısı


creator
manga tr