Cilt 5 Bölüm 10 [ Su Şehri Yolları ] (1/3)

avatar
1623 1

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 5 Bölüm 10 [ Su Şehri Yolları ] (1/3)


Çevirmen : Clumsy

 

Emilia ve Kiritaka Muse arasındaki görüşme beklenmedik bir şekilde sorunsuz ilerlemekteydi.

 

Kiritaka, bir iş adamı olarak tek bir kraliyet seçimi adayının yanındaymış gibi görünmek istemiyor olmalıydı. Fakat Emilia onunla görüşmeyi talep etmişti, bu da bu görüşmenin Kiritaka için son derece önemli olduğu anlamına geliyordu.

 

Tabii ki ikram edilen çayı rahatça yudumlayan Emilia eylemleri üzerine pek kafa yormuyordu. Çaya eşlik eden tatlılara giderek müptela olan Garfiel’in de eylemlerinin politik etkilerini düşündüğü yoktu.

 

Yani Muse Şirketi resepsiyonunda Kiritaka’yı anlayabilen tek kişi Otto’ydu.

 

Kiritaka: “Uzun bir yoldan gelmiş olduğunuzu biliyorum. Size daha uygun koşullarda görüşemediğimiz için kusura bakmayın lütfen. Bunun saygısızlık olduğunu anlıyor olsam da pozisyonum gereği özgürce seyahat etmem pek akıllıca olmazdı… ayrıca buraya da oldukça alışmış durumdayım.”

 

Otto: “Olur mu öyle şey, sizinki son derece mantıklı bir düşünce. Asıl biz yoğun programınızı böldüğümüz için özür dileriz.”

 

Kiritaka: “Her ne ihtiyacınız varsa maksimum özen ve öncelikle temin edeceğim.”

 

Bu kibar karşılaşma esnasında Otto, karşısındaki kişiyi inceden inceye ölçüp biçmişti. Kiritaka Muse’un ünü Pristella’nın ötesine de yayılmıştı. Tavırlarıyla görkemli ve şık bir imaj sergilemekteydi.

 

Henüz gençti, muhtemelen yirmi beş ila otuz yaş aralığındaydı. Uzun, ince bedeni kaliteli kıyafetlerle çevrelenmiş ve soluk altın rengi saçları titizlikle geriye doğru taranmıştı. Son derece rahatsız görünen süslemeleri zevk sahibi olduğunu gösteriyor, az ve öz konuşma tarzı iyi bir eğitim aldığını açığa çıkartıyordu.

 

Roswaal’ın yanı sıra Otto da Emilia Takımının İçişleri Bakanı olarak farkında olmadan oldukça etkileyici bir görüşme tecrübesi biriktirmişti. Dolayısıyla Kiritaka’nın eşsiz, rakip olunamaz denilebilecek bir tavra sahip olduğunu anında anlayabilmişti.

 

Dürüst olmak gerekirse Emilia, yanında Otto olduğu için fazlasıyla şanslıydı.

 

Çünkü Emilia Kiritaka ile yalnız başına görüşecek olsaydı kesinlikle onun güzel konuşma becerisine kanarak hiçbir işe yaramayacak şeylere dünyanın parasını harcardı.

 

Otto’nun geride kalan yıl içerisinde Emilia’ya yönelik edindiği izlenim buydu.

 

Kiritaka: “Benden ne istediğinizi sorabilir miyim acaba? Anastasia-san’ın ulağının söylediğine bakılırsa şirket bünyemizde olan bir şeymiş.”

 

Otto: “Henüz bunu söylemek için çok erken olabilir. Aslında…”

 

Ana konuya dönmüş olan Kiritaka’ya verdiği cevabı yarıda kesen Otto, bakışlarını Emilia’ya çevirmişti.

 

Emilia pazarlık işini Otto’ya bırakmaktan memnundu. Benzer şekilde Garfiel de her zamanki tavrıyla tatlılarını yemeyi sürdürüyor, bir yandan da baştan ayağa beyaz giyimli bir adama odanın köşesinden temkinli bakışlar atıyordu.

 

Kiritaka, bu beyazlı adamın, personelini fazla iddialı ziyaretçilerden korumak için orada bulunduğunu söylemişti. ‘Dünya son zamanlarda barışçıl olmaktan çıktı, bu yüzden umarım bize katılmasında bir sakınca yoktur.’

 

Otto bahsi geçen bu beyazlı adamı tanıyordu.

 

Pristella Muse Şirketinin Beyaz Ejderin Pulları denen ve Lugnica’da bile tanınan bir paralı asker birliğine sahip olduğu söyleniyordu. Bu adam da o birliğin üyelerinden olsa gerekti.

 

Zamanında lokal olarak iş gören grubun birkaç yıl önce Muse Şirketiyle yakın bir ilişki kurduğu iddia ediliyordu. Bu söylentiler doğruysa onlarla bu ilişkiyi sağlayan kişi Kiritaka olmalıydı.

 

Otto: “Özel bir talebimiz var. Muse Şirketi standartlarında bile nadir görülen bir taş. Sıra dışı saflıkta, renksiz bir büyü taşı arıyoruz. Umarım sizden böyle bir şey satın almamız mümkündür.”

 

Kiritaka’nın etrafında dikkatsiz davranılmayacak biri olduğunu aklında tutan Otto talebini bu şekilde dile getirmişti. Belli belirsiz konuşmanın anlamı olmayacaktı. Sonuçta Kiritaka’nın bu ziyaretin ardındaki gerçek sebebi ziyaret planlanır planlanmaz öğrenmiş olma ihtimali çok yüksekti.

 

Ve yine Kiritaka, Emilia’dan gelen direkt bir talebi reddedemeyeceğini de biliyor olmalıydı.

 

Kiritaka: “Anlıyorum. Gerçekten de büyü taşı stokumuz mevcut… ve sıradan tüccarların elinde bulunanlardan daha üstün kalite taşlara sahibiz. Emilia-sama, kaç renksiz taş istiyorsanız isteyin sizin için hazırlamaya razıyız…”

 

Otto: “Kiritaka-san. Lütfen bizimle açık konuşun. Biz talebimizi yaptık; en yüksek kalite renksiz bir büyü taşı. Tek isteğimiz bu.”

 

Kiritaka: “…bir hayli kabaydı.”

 

Kiritaka açık konuşma becerisinden yoksundu. Pazarlık tekniklerinden faydalanıyordu. Otto’nun niyetini kusursuz bir şekilde anlamış olsa da Emilia’nın dikkatini çekebileceğine inandığı diğer ürünlerinin de bahsini geçirmişti. Onun gözünde aklına koyduğu ürünler daha pazarlık başlamadan satılmıştı. Geriye kalan tek soru ürünlerin bedeliydi.

 

Otto: “Sizi sıkıntıya sokabilecek bir talebimiz olduğu için, memnun edici bir bedel olması adına işinize yarayacak bir şey hazırladık. Emilia-sama’yı destekleyen Elior Ormanı Mathers topraklarının maden hakları.”

 

Kiritaka: “Lütfen bu işi karmaşık bedeller içeren bir sahtekarlığa çevirmeyin. Biz yalnızca ham büyü taşı ticareti yapan resmi bir şirketiz, yani bu teklifi değerlendiremeyiz. Bizim çalışma alanımızda nakit her şey demektir. Eminim bunu anlıyorsunuzdur, Otto-sama?”

 

Otto sessizce iç çekti. Belli ki Kiritaka Otto’nun kökeninden haberdardı.

 

Suwen ailesi Muse ailesinin yakınından dahi geçemese de az çok tanınırdı. Adayları destekleyen ana karakterlerin de adaylarla birlikte ağır bir incelemeden geçtiği kesindi.

 

Lakin bu incelemeler pek çok cevapsız soruyla sonlanmaktaydı. Emilia’nın kökeni de bunlardan biriydi. Gizemli geçmişi ona pek puan kazandırmıyordu.

 

Garfiel tüm ömrünü Sığınakta geçirmiş, Emilia ise yüz yıl boyunca Elior Ormanında donuk halde yaşamıştı. Loli kullanıcısı ve sözleşmeli ruhunun da kökenleri bilinmiyordu. Bu yüzden Otto’nun kimliği ve kökeninin rahatlıkla tespit edilebilmesinin sıklıkla aleyhine kullanılacağı ortadaydı.

 

Kiritaka: “Otto-sama? Yüzünüzün rengi değişmiş gibi görünüyor. İyi misiniz?”

 

Otto: “Tabii ki, lütfen benim için endişelenmeyin. Yalnızca endişe verici bir şeyler düşünüyordum ve bu da beni birazcık rahatsız etti, hepsi bu.”

 

Kiritaka’nın sözleri karşısında kafasını sallayan Otto, bu işe yaramaz düşünceleri sonraya bırakmaya karar vermişti. Ardından Kiritaka’yı bir kez daha net bir cevaba zorladı ve Kiritaka da düşünceli bir tavır takınarak karşılık verdi.

 

Kiritaka: “Tabii ki ricalarınızı karşılıksız bırakıp ürünlerimizi vermemek gibi bir şey yapmayacağız ve Emilia-sama’nın talebini yerine getireceğiz.”

 

Otto: “Öyleyse…”

 

Kiritaka: “Fakat istediğiniz büyü taşı özel bir taş. Doğrusu o taşı Pristella’daki Muse Şirketine gönderdiğimde başkan—yani babam—onu bana hediye etmişti. Yani onu bir ticaret ürünü olarak görmektense hassas bir varlık olarak düşünmeyi tercih ederim.”

 

Otto: “——”

 

Bu hikaye doğru olsa da olmasa da Kiritaka akıllıcı bir hamlede bulunmuştu. Bu sözleri işiten Otto dudaklarını ısırdı.

 

Kiritaka talep ettikleri fazlasıyla nadir büyü taşının sıradan bir ticaret ürününden fazlası olduğunu söylüyordu. Muse Şirketinin gerçekleştirdiği işlem büyüklüğü düşünülünce bu, ekstra kar elde etmek için kaçırılmayacak bir fırsat demekti.

 

Peki aradaki ekstra bedel nasıl karşılanacaktı? Mal mülkle değil, duyarlılıkla. Yani taş bu kadar önemliyse karşılığında da önemli bir şey sunulmalıydı.

 

Emilia: “Anlıyorum… Sizin için bu kadar önemli bir şey olduğunu fark etmemiştim.”

 

Emilia’nın ifadesine bakılırsa Kiritaka’nın hikayesi onu derinden etkilemiş olmalıydı. Otto ise Kiritaka’nın suçlu görünümüne bakarak onun aktörlük için yaratılmadığı sonucuna varmıştı.

 

Arzulanan sonuca ulaşmak için hem eylem hem de çaba gerekirdi. Bunu düşünen Otto boğazını temizleyerek,

 

Otto: “Nezaketiniz için teşekkürler. Yine de uğruna geldiğimiz şeyi alabilmeyi umuyoruz.”

 

Kiritaka: “Anlıyorum. Ben büyü taşı satan bir tüccarım ve bu taşın evimde bir süs olmasındansa ona ihtiyacı olan birinin ellerinde ışıldamasının daha iyi olacağını biliyorum. Onu size vermeye razıyım. Yalnızca birkaç şartım olacak.”

 

Otto: “—Şartlar. Ne olduklarını öğrenmek isterim.”

 

Ekstra bir bedel isteyeceğini belli eden Kiritaka esas pazarlık evresini başlatıyordu. Otto’nun şartları duymak isteyişinden sonraysa üç parmağını kaldırdı.

 

Acaba ne kadar mantıksız şartlar olacaktı? Bunu düşünmek bile Otto’nun karnına hafif bir ağrı girmesine yol açmıştı.

 

Kiritaka: “Birincisi, Muse Şirketi Emilia-sama’nın bu taşı aradığından haberdardı. Fakat kötü insanların eline düşmesini engellemek adına ona sahip olduğumuz bilgisini gizli tuttuk. Umarım bunu anlarsınız.”

 

Otto: “…gayet tabii. Bunu gizli saklı yapmamanız, bize haber vermeniz tüm şüphelerimi ortadan kaldırıyor.”

 

Kiritaka başlangıçta Emilia Takımıyla ilgili herhangi bir bilgisi olduğu iddiasını reddetmişti. Fakat bu anlaşmayı başarılı bir şekilde sonlandırması için buna bir son vermek durumundaydı.

 

Kiritaka: “İkincisi, anlaşmanın imzalanışının ardından bu işlemle ilgili Hoshin Şirketini bilgilendirecek ve meşruluğunu teyit edeceğim.”

 

Otto: “Anlıyorum… sorun değil.”

 

Muse ve Hoshin Şirketleri arasında bir anlaşma yapılmış olmalıydı. Niyetleriyse Emilia’nın Anastasia’ya borçlu olduğunun kısmen açık edilmesiymiş gibi görünüyordu.

 

Biraz can sıkıcı bir durum olsa da yerinde bir talepti, bu yüzden Otto’nun bunu reddetmesi mümkün değildi.

 

Şu ana dek anlaşmalarını bozacak herhangi bir talep gündeme gelmemişti. Yani üçüncü taleple—Kiritaka’nın esas niyeti netleşecek olmalıydı.

 

Otto nefesini tutarken Kiritaka üçüncü parmağını önünde sallamaya başladı.

 

Kiritaka: “Üçüncüsü. —Şu anda bu şehirde ikamet eden Liliana isimli Şarkıcıyla herhangi bir temasta bulunmaktan kaçınacaksınız.”

 

Otto: “—Ha?”

 

#Okuduğumuz olaylar Subaru'nun Liliana ile birlikte ortaya çıkmasından önce yaşanmıştı tabii. Tam da üçüncü şartın üstüne birlikte içeri girmeleri gerçekten manidar olmuş. Adam Subaru'nun kafasına taş atmasın da ne yapsın yani  
Şaka maka bir sonraki bölüm Subaru'nun geldiği sahneyle geçmişi birleştireceğiz ve sonrasında neler olacağını hep birlikte göreceğiz. E öyleyse orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22121 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41007 Bölüm Sayısı


creator
manga tr