Cilt 5 Bölüm 10 [ Su Şehri Yolları ] (2/3)

avatar
1573 1

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 5 Bölüm 10 [ Su Şehri Yolları ] (2/3)


Çevirmen : Clumsy 

 

Durduk yere bu ismi işitmek Otto’nun donakalmasına yol açmıştı.

 

Tabii ki ona eşlik eden Emilia ve Garfiel de aynı tepkiyi vermişti—yo, hiç de bile, bu ikisi görüşmeler başladı başlayalı hiçbir değişiklik göstermemişti. Emilia çayını yudumlamayı, Garfiel ise beyazlı adama bakmayı sürdürüyordu. Görüşme işi kendisine bırakılmış olsa da tamamen olayın dışında kalmaları Otto’nun sinirini bozuyordu.

 

Otto: “Üzgünüm ama sanırım yanlış anladım. Şarkıcıyla herhangi bir temasta bulunmaktan kaçınmamızı mı söylediniz…?”

 

Kiritaka: “Hiçbir yanlış anlaşılma yok. Şartlarım bunlar. Aklınıza takılan bir soru varsa lütfen sorun ve anlaşmamızı dikkatlice değerlendirin…”

 

Otto: “Müsaadeniz varsa nedenini sorabilir miyim? Bu noktada anlaşmamızla Şarkıcıyı herhangi bir şekilde ilişkilendiremiyorum da.”

 

Kiritaka: “…ilişkilendirilmesine gerek de yok. Bu konuda söz verebilecek misiniz?”

 

Ses tonu alçalmış ve ilk defa duygusal yönü açığa çıkmıştı. Bu şarta bir anlam veremeyen Otto ise ne yapacağını bilemiyordu.

 

Üçüncü talep en hafif tabirle hayal gücünün ufuklarını aşıyordu. Bunu kabul etmek ileride Emilia’ya bir engel doğurmazdı. Gerçi Anastasia ile konuştuğu Şarkıcıyla tanışamamanın pişmanlığını yaşayabilirdi ama anlaşmayı iptal edecek kadar mühim bir olay değildi.

 


Bu kadar çabasız bir şekilde anlaşacak olmaları şaşırtıcıydı. Otto’nun görüşmelerin böylesine sorunsuz ilerleyeceğini umut edecek cesareti olmamıştı. (Gerçi Kiritaka hala fikrini değiştirebilirdi.) Ortadan kaybolan Subaru yakında gelecekti ve gelişinin meseleyi biraz daha sorunlu hale getirebileceği kesindi. Bu yüzden Otto, o gelmeden anlaşmayı bağlamak istiyordu.

 

Otto: “Emilia-sama, bu şartlar senin için uygun mu?”

 

Emilia: “Mm. Birazcık hayal kırıklığına uğradım ama sanırım yapacak bir şey yok.”

 

Emilia’dan da teyit alan Otto anlaşmaya onayını verdi. Kiritaka bu bağlılığın kabullenilişinden memnun kalmış ve böylece görüşmenin en stresli kısmı sona ermişti. Şimdi esas bedel konuşulacak ve belki de bir iki ufak nesne daha alınacaktı.

 

Kiritaka: “İlginizi çekebilecek birkaç kaliteli malım daha var… görmek ister misiniz?”

 

Diyen Kiritaka rafların birinden ahşap bir sandık getirmek adına ayağa kalktı. Ardından sandığı masaya yerleştirerek açtı, açılmasıyla birlikte de Otto ve Emilia’nın gözlerini kamaştıran bir ışıltı yayıldı.

 

Sandığın içerisinde türlü türlü büyü taşları mevcuttu ve yastıklara özenle yerleştirilmiş taşların en parlağı renksiz, şeffaf olandı.

 

Yani Emilia’nın aradığı renksiz taş.

 

Kiritaka: “İncelemek ister misiniz?”

 

Emilia Kiritaka’nın sorusu karşısında kafasını kaldırdı, başıyla onay verdi ve titreyen parmaklarını taşın üzerinde gezdirdi. Tam da o sırada,

 

Garfiel: “Emilia-sama.”

 

Beyazlı Adam: “Genç Efendi.”

 

İki koruma da aynı anda efendilerine seslenmişti. Ardından önce birbirlerine, sonra da şaşkın efendilerine bakarak,

 

Garfiel: “İki gürültücü, can sıkıcı şey geliyo.”

 

Beyazlı Adam: “Alt kattan ayak sesleri yaklaşıyor gibi görünüyor. Müsaadenizle bir bakayım.”

 

Adam bu cümle eşliğinde sessizce kapıya yönelirken Garfiel’in bedeni gerildi. Konuşma sesleri giderek yaklaşıyordu, en sonunda da kapının önüne dek ulaştılar ve—

 

???: “Siz ikiniz çok kabasınız, sürekli tartışıp duruyorsunuz! Şşş! Emilia-tan içeride bir görüşme gerçekleştiriyor…”

 

Son derece tanıdık bir sesti. Odadaki üç kişinin aklından bu düşünce geçerken beyazlı adam resepsiyon odasının kapısını açmış ve tanıdık, korkutucu bir suratı gözler önüne sermişti. Yanındaki narin kızla birlikte bu kişi, Subaru, gerçekten de Loli Kullanıcısı unvanının hakkını veriyordu.

 

Emilia: “—Subaru?”

 

Emilia’nın çağrısını işiten beti benzi atık Subaru en sonunda içeridekilerin farkına varmıştı. Bu sırada Otto şikayet etmeye başlamak istemiş ama önce etrafındakilerin tepkilerini gözlemlemeye karar vererek kendini tutmuştu.

 

Subaru ellerini kaldırarak zayıf bir gülümsemeyle,

 

Subaru: “A-ah… Emilia-tan. Ne tesadüf.”

 

Emilia: “Tesadüf mü? Neden bağırıyordun…. Ah, Kiritaka-san?”

 

Emilia’nın şaşkın bağırışını işiten Otto kendi tepkisini vermekte geç kalmıştı.

 

İşte o sırada Kiritaka bir elini ahşap sandıktaki büyülü taşlarının arasına uzatmış, Subaru’ya deliliğin eşiğinde bir bakış atmış ve mavi büyü taşını yakalayarak,

 

Kiritaka: “Be, be, be, be, be, be, benim LILIANA’MA DOKUNMA!!”

 

Delice çığlığıyla birlikte büyü taşını fırlatmış ve herhangi biri onu durduramadan taş, çizdiği kavislerle birlikte Subaru’ya çarparak mavi bir patlama doğurmuştu.

 

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

 

Beyazlı Adam: “Bu utanç verici manzara için özür dilerim. Genç Efendi normalde sakin biridir ama işin içine Liliana-san girince bir anda tepesi atar… Ben onu sakinleştirmeye çalışacağım fakat bugünlük görüşmemizi sonlandıralım.”

 

Tartışmanın sona erişinin ardından beyazlı, orta yaşlı adam iki tarafı da sakinleştirmeye çalışan bir arabulucu rolüne soyunmuş ve özür dileyerek başını eğmişti.

 

Kiritaka’nın öfkeli sesi hala arkalarındaki kapalı kapının ardından yükseliyordu. Bu manzara yabancılara pek uygun kaçmayacağı için Emilia Kampı üyeleri odadan çıkarılmıştı.

 

Liliana: “Kiritaka-san gerçekten can sıkıcı, Emilia-sama ve Subaru-sama’yla konuşma hakkımı bile elimden aldı! Ooof, canım çok sıkıldı, ooof!”

 

Diğer taraftan Liliana’nın öfkesinin sonu gelmiyordu. Oflaya puflaya konuşuyor ve ismi Avangart Ölüm ve Yaşam Efendisi olan yeni bir şarkı yazdığını ilan ediyordu. Bunu duyan Beatrice’in kaşları çatılmıştı.

 

Beyazlı Adam: “Liliana-chan, lütfen Genç Efendimi bağışlayın.”

 

Liliana: “……………………………………Anlıyorum.”

 

Anlaması bayağı uzun sürmüş olsa da en sonunda meseleyi kapatabilmişti. Subaru’nun müdahalesi, sorunsuzca ilerleyen görüşmelerin meyve verememesine yol açmıştı.

 

Subaru: “Başka bir deyişle Liliana fanatik bir hayran ve bize takmış durumda. Kiritaka da bunu biliyordu ve kızı ondan çalmamıza engel olmak istedi. Üçüncü şartın altında yatan bu muydu?”

 

Otto: “Tam da anlaşmayı bağlamak üzereyken Natsuki-san’ın gelip her şeyi mahvetmesi lazımdı. Sonunda anlıyorum. Sen varken herhangi birinin başına iyi bir şey gelebiliyor mu acaba!?”

 


Subaru: “Bunun benim hatam olduğunun farkındayım ama kim deniz tutmasının işleri bu noktaya getireceğini düşünebilirdi ki… kontrol edebileceğim bir şey değildi.”

 

Otto görüşmelerin sonucuna yönelik memnuniyetsizliğini gizleyememişti.

 

Subaru da sakin konuşmasına rağmen durumdan pek memnun sayılmazdı. Kiritaka’nın öfkeli tonu sonrasında yarınki görüşmenin fazlasıyla zor olacağının bilincindeydi ve attığı taş da canını acıtmıştı.

 

Emilia: “Hadi, hadi, lütfen sinirlenme, Otto-kun. Subaru bunu kasten yapmadı ki, bazen böyle şeyler olabilir.”

 

Subaru: “Doğru söylüyor. Aynen böyle devam et, Emilia-tan.”

 

Emilia: “Subaru, benim de sana bir şey söylemem lazım. Bugün Liliana-san’a böyle bağırmamalıydın. Biz burada misafiriz ve gerçekten canlarını fazlasıyla sıktık.”

 

Subaru: “Haklısın, özür dilerim.”

 

Subaru mahcup bir şekilde başını eğerken Emilia ‘çok iyi’ dercesine başıyla onay verdi. Otto ise efendisinin umut vaat etmeyen tavırları karşısında çaresizce iç çekmek zorunda kaldı.

 

Otto: “Her neyse, görüşmeler bugünlük sona erdi, yani Denizkızı Konağına dönsek iyi olur… ama öncesinde halletmem gereken bir iş var. Yani siz gidin, ben size sonra katılacağım.”

 

Subaru: “Halletmen gereken bir iş mi?”

 

Bu beklenmedik sözler karşısında herkes Otto’ya dönmüş, o da Muse Şirketi genel merkezini işaret ederek yanıt vermişti.

 

Otto: “Ta buralara, Pristella’ya gelmişken ilişkilerimizi geliştirmeye biraz vakit ayırmak istiyorum. Bugünlük yalnızca benim katılmam yeterli olacak. Fakat ileride Emilia-sama’nın katılması gereken bir gün de gelebilir. Böyle bir şey olursa seni biraz zahmete sokacağım, Emilia-sama.”

 

Emilia: “Hı hı, anlıyorum. Ama neden bugün katılmama gerek yok ki?”

 

Otto: “Habersizce dahil olursan seni karşılama konusunda yetersiz kalabilirler. Gittiğin yerler konusunda düşünceli davranmalıyız.”

 

Emilia: “Doğru. Anladım. Bunu aklımda tutacağım.”

 

Emilia’nın yanıtını alan Otto, bir grup çocukla konuşurmuşçasına “Lütfen bir an önce konağa geçin” diyerek 2. sokağın derinliklerinde gözden kayboldu. Garfiel de ona eşlik etmek istemiş ama “Lütfen önceliğin Emilia-sama olsun” sözleriyle reddedilmişti.

 

Emilia: “Ee, Subaru, Liliana-san’la ne konuşuyordunuz?”

 

Subaru: “Oh? Emilia-tan başka kızlarla konuşmamdan endişe mi duydu? Olabilir mi acaba? Bu değişim hoşuma gitti.”

 

Emilia: “Yo. Endişelenme, sadece Şarkıcının nasıl biri olduğunu öğrenmek istedim. Yanlış anlamanda da sorun yok gerçi.”

 

Subaru: “Yanlış anlasam daha mı iyiydi yani!?”

 

Emilia, her zamanki gibi, doğal ve acımasız bir şekilde Subaru’nun kalbine kesiğini atmıştı. Ama her halükarda Subaru’ya bir sohbet sebebi sunmuştu ve Subaru da böylelikle yaşadıklarını ortaya dökmeye başladı.

 

Subaru: “İlk başta, ona parkta rastladığımızda, şarkısının acayip güçlü olduğunu düşündüm. Şarkıcı olarak tanınmasına rağmen sıra dışı bir performanstı. Değil mi, Beako?”

 

Beatrice: “Bu kadarına karşı çıkmayacağım, doğrusu. Çıkamam, sanırım.”

 

Emilia: “Beatrice’in canı çok sıkılmış gibi görünüyor, ne oldu?”

 

Subaru: “—Bir alanda yetenekli olmanın bedeli diğer alanlardaki beceriksizlikmiş. Liliana bunun mükemmel bir örneği.”

 

Subaru Beatrice’in canının neden sıkıldığını gayet iyi anlıyordu. Liliana kalbini ve ruhunu müziğe vermiş, karşılığında oldukça acınası bir kız olmuştu.

 

Subaru: “Özetle tek alanda fazlasıyla yetenekli olmaya çalışmaktansa her alanda ortalama bir yetenek sahibi olmaya çalışmak lazım.”

 

Garfiel: “Oo, baya felsefi konuştun, Kaptan. Şarkı söyleyerek insanlara bunları düşündürüyosa bayaa harika olsa gerek.”

 

Subaru: “Bunu reddedemeyeceğim. Doğrusu Liliana’yla tanışmak bu sonuca ulaşmamıza değdi.”

 

#Ne Liliana'ymış arkadaş... Koskoca iş adamını şekilden şekle soktu, bizimkilerin başına iş açtı. Ama şarkı söylerken insanın aklını alıyor. Gerçekte de bazı insanlar sanatını icra ederken bambaşka birine dönüşür ya o hesap herhalde. 
Bu arada tek alanda sıra dışı bir yetenek mi, her alanda ortalama yetenek mi? Tartışmaya açık bir konu... 
Her neyse, bir sonraki bölümde Pristella sokaklarında gezeceğiz ve enteresan bir kapanış yapacağız. Sizi bu şekilde meraklandırıp kaçıyorum, orada görüşmek üzere!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22140 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41016 Bölüm Sayısı


creator
manga tr