"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm 126B [ Bir Çay Partisinde Buluşacağız ] (2/3)


Çevirmen : Clumsy

 

Göz torbaları ve teninin sağlıksız görünen solgunluğu bir yana çekici hatlara sahipti ve güzel bir kadındı. Yine de ‘cadı’ kelimesi ve yaydığı korkunç aura sıradan biri olmadığını anlatıyordu.

 

Sekhmet: “Cadı olarak isimlerimizin—huu—şu anda nasıl muamele gördüğü umurumda bile değil—haa—o yüzden önemi yok—huu. Sadece bu görevimi yerine getirmek—haa—ve güzel bir uykuya dalmak istiyorum—huu.”

 

Emilia: “Erm, senin için çok zahmetli oluyorsa... yerini başka biri alamaz mı? İstemiyorsa Echidna olmak zorunda değil... ama başka cadılar da yok muydu?”

 

Sekhmet: “Başka biriyle—haa—konuşamazsın—huu. Burada doğru düzgün bir konuşma yapabilecek olan tek kişi Minerva—haa—ve o da sana suratını gösteremez—huu.”

 

Emilia: “Minerva...”

 

Sekhmet iç çekmek adına duraksayışları sayesinde korkunç bir ritimle konuşuyordu. Ama buna rağmen diğer cadılardan daha iyi bir konuşma sunduğunu söylemesi Emilia’yı diğerleri nasıl acaba düşüncesiyle dehşete düşürmüştü.

 

Fakat bu duygu bile ‘Minerva’ kelimesini işittiğinde duyduğu güçlü hislerden aşağı kalmıştı.

 

Emilia: “Minerva...”

 

Diye mırıldanan Emilia kafasını kaldırdı.

 

Bu kelime korkunç derecede nostaljik geliyordu, anılarını uyandıran bir şeydi. Ama şu ana dek o ismi işittiğini anımsayamıyordu, geri gelen anılarında da yoktu.

 

Yine de kendisine çok yakın birine ait düşünceleri çağrıştıran gizemli bir isimdi.

 

Sekhmet: “Burada olmayan biri hakkında konuşmaya lüzum yok—haa. Her neyse, sadece Echidna’nın mesajını iletmek için buradayım—huu. Sonrasında Yargılamanın sonuyla ilgili ne düşüneceğin sana kalmış—haa. Benim için bayağı kolay bir görev—huu.”

 

Emilia: “Emm, çabaların için teşekkür ederim...?”

 

Sekhmet: “Bu iş görürmüş gibi davranacağım—haa. Şimdi dikkatlice dinle—huu.”

 

Sekhmet düşüncelere dalmış haldeki Emilia’ya seslendi ve kafasını masanın yanına yatırdı. Ardından bakışlarını Emilia’ya doğru kaldırıp iç çekerek sağ elini de masaya yerleştirdi.

 

Sekhmet: “Üçüncü Yargılamada—haa—geleceği gördün—huu. O gelecekler gerçekleşmesi olası şeyler—haa—bu gelecekteyse mezarın üstesinden gelip gelemeyeceğine karar vereceksin—huu.”

 

Emilia: “Olası, gelecekler.”

 

Sekhmet: “Hepsinin gerçekleşme ihtimali var—haa—ve hiçbirinin gerçekleşmeme ihtimali de—huu. Gerçi Echidna'nın kişiliğini düşününce—haa—ben bile gördüğün geleceklerin en iyileri olmadığını söyleyebilirim—huu.”

 

Diğer cadılar Echidna hakkında ne düşünüyordu? Hiç değilse Sekhmet Echidna’yı kaba biri olarak görüyor gibiydi. Emilia’nın bu konuda söyleyecek pek bir şeyi yoktu.

 

Aslında Sekhmet'in Echidna hakkındaki düşüncesi Emilia’nın düşündüğünden biraz daha kötüydü ama ‘kaba cadıdan’ daha kötü bir tanıma gerek yoktu. 

 

Sekhmet: “Gelecek sonsuz yol ayrımı taşır ve olasılıklardan türer—haa. Ama gördüğün geleceklerin tamamı trajedi kökenliydi—huu. Peki filizlenip tomurcuklandıktan sonra nasıl çiçekler açacaklar...? Haa. Herkesi mutsuz edecek zehirli çiçeklerle dolu bir yolda bile isteye yürümeye hazır mısın...? Huu.”

 

Emilia: “—”

 

Sessizliğini koruyan Emilia Sekhmet’i ciddiyetle izliyordu.

 

Sekhmet bu uzun konuşmanın ardından bitkin düşmüştü. Fakat Emilia’nın bakışlarını fark edince çabucak kaşları çatıldı.

 

Sekhmet: “... Soruyu sormuş olduğuma bir hayli eminim, haa.”

 

Emilia: “Ha, ne? Soru o muydu? Ona cevap verince Yargılama sonlanacak mı?”

 

Sekhmet: “Öyle olmalı—huu. ...Gerçi, hedefini düşününce, buradan çıkmayı başardığın anda sonlanacağını da söyleyebilirsin—haa.”

 

Emilia buruk bir şekilde gülümsedi. Kötü bir niyeti yoktu. Fakat durumun banalliği onu şaşırtmıştı. Neticede ne karşılık vereceği ortadaydı.

 

Emilia: “Herkes için trajik şekilde sonlanan dünyalar. Hayır, onları görmeye hiç hazır değilim.”

 

Göğsünü paralayan anıları, işittiklerini anımsamalıydı.

 

Karanlık dünyada, renkli ışıkların arasında defalarca çığlıklarını işitmişti.

 

Emilia: “Bunlar herkesin mutsuz sona eriştiği dünyalar. Bundan önceki karanlık dünyada onlardan pek çoğunu gördüm. Herkes ağlıyordu, acı çekiyordu, öfkeliydi. Olanların detaylarını bilmiyorum ama öyle bir gelecek görmek istemiyorum.”

 

Sekhmet: “... Ama sana bu yolda devam ettiğin sürece—huu—böyle şeylerin gerçekleşme ihtimalinin çok yüksek olduğunu garanti edebilirim—haa. Bu seni caydırır mı? Huu.”

 

Emilia: “Hayır. Beni bununla yüzleştirir.”

 

Sekhmet gözlerini kısarken Emilia kafasını sallayarak göğsünü kabartmıştı.

 

Bunaltıcı baskı onu tüketme tehdidini sürdürüyor ama Emilia’nın ruhu boyun eğmiyordu.

 

Kalbini yitirmeye yaklaşırsa anne ve babasının anıları onu desteklerdi. Pes etmeye yaklaşırsa onu devam etmesi konusunda cesaretlendirecek biri olurdu.

 

Emilia: “Öyle hızlı ilerleyeceğiz ki o mutsuz geleceklerden kaçınacağız. Ama bu işe yaramazsa da onları aşmak için ivmemizi kullanacağız. İnsanlar sıçramayı başaramazsa her şeyimizi verecek ve onları yanımıza çekeceğiz. Ve buna devam ettiğimiz sürece her gözyaşını sileceğiz.”

 

Sekhmet: “Bu pervasızlıkla fazla özgüvenli konuştuğun kesin—haa. Yalnızca idealler ve senin için uygun olan şeyler hakkında konuşursan ayağın kayar kaymaz yıkılırsın—huu. Başına bunun geleceğini düşünmüyor musun? Haa.”

 

Emilia: “Yalnız olsaydım olabilirdi.”

 

Emilia Sekhmet’in alaylı sözlerine korkusuzca yanıt vermişti.

 

Emilia’nın duruşu bir bağlamda başkalarına bağlı olduğu anlamına geliyordu. Ama kendisi için tek bir şeyi dahi seçemedikten sonra bu fikri bir kenara atmıştı.

 

Sekhmet: “—”

 

Sekhmet’in ağzı tamamen açık kalmıştı.

 

Bakışlarını ansızın eğmiş, masa ve saçları ifadesini gizlemişti. Ardından,

 

Sekhmet: “Pff, khaah... haah, hahahaha! Ahh, evet! Demek öyle! Evet, öyle, kesinlikle öyle, tabii ki bu yanıtı verecektin! Ahhh, çok iyi!”

 

Emilia: “Sahiden bu kadar komik mi?”

 

Sekhmet: “Bana kalırsa bu tam bir isyan—haa. Tamam mı? Huu. Yani, Echidna, haklı—haa. Ölümünden sonra bile tam bir deli—huu—Yargılamalara katılanların geçmişleri, bugünleri ve gelecekleri karşısında ıstırap çekişini izlemekten keyif alıyor—haa. Planlarının yok olacağı düşüncesi... ahh, harika—huu.”

 

Sekhmet kükrercesine gülüyor, neşe dolu sohbetinin ortasında acılı nefesler alıyordu. Ardından başını kaldırarak doğruldu ve sandalyesine yaslanarak bakışlarını doğruca Emilia’ya dikti.

 

Gözlerinde nostaljik bir ışıltıyla gülümsüyordu.

 

Sekhmet: “Yargılama bunu tek başına yapacağını varsayıyor—haa—ve sen onu, mücadelelerini tek başına gerçekleştirmeyeceğini söyleyerek yanıtladın—huu. —Echidna bunu duysa tüm gün surat asar, ölümüne ciddileşirdi—haa.”

 

Emilia: “Oh. Demek öyle bir tepki alabilirdim... Mhm, o ifadeyi görmeyi çooook isterdim.”

 

Sekhmet: “O başarısızlık konusunda berbattır, o yüzden onu o şekilde görmene izin vereceğinden şüpheliyim—huu. Bu, biz rüya sakinlerine mahsus bir ayrıcalık—haa.”

 

Emilia: “Hiç adil değil.”

 

Emilia suratını asmış, bu da Sekhmet’in ifadesine iyice neşe katmıştı.

 

Dışarıdan bir göz için bu uyumlu neşe, birbirini yıllardır tanıyan dostlara bakıyormuş hissi doğurabilirdi.

 

Sekhmet: “Gerçi bunun karşılığında ben de sana Yargılama sonucunu vereceğim—haa. Beklediğin üzere şikâyet edebileceğin bir şey değil—hatta altın yıldızla geçtin—huu.”

Emilia: “Gerçekten bu kadar basit mi?”

 

Sekhmet: “Daha dolambaçlı bir yanıt veya dramatik bir laf kalabalığı mı isterdin—haa? Üzgünüm ama benden böyle bir şey beklemekle hata edersin—huu. Şu anda denetçi benim ve ben de diyorum ki—huu... Yargılama sorunsuzca sona erdi—haa.”

 

#Dünyanın en kolay çözümü gibi oldu bu yargılama. Gerçi çevresindeki herkesin mutsuz sonlar tattığı, bir sürü kötülüğün yaşandığı yirmi küsür geleceği izlemek acı verici olmuştur tabii. Bu defa detaylı olarak okumadığımız için çok etkilemedi herhalde.
Bu arada Minerva olayı da çok merakımı kabarttı. Acaba neden onu tanıdığını hissetti ve Minerva neden Emilia’ya suratını gösteremez? Bir şeyler öğreneceğimiz yerde sürekli yeni sorular gelmesi çok tatlı değil mi arkadaşlar! Hadi günün dördüncü ve son bölümünde görüşmek üzere!

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16645 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr