"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm 126B [ Bir Çay Partisinde Buluşacağız ] (3/3)


Çevirmen : Clumsy 

 

 

Derin bir nefes alan Sekhmet parmaklarını şaklattı. İlk denemesinde bir ses çıkaramadı, ikincide de. Fakat üçüncü denemesinde bir ses çıkartabildi—ve Emilia’nın ardında bir rüzgâr esti.

 

Gümüş saçları savrularak arkasına bakan Emilia tepenin dibinde beliren kapıyı fark etti. Herhangi bir yere açılıyor gibi görünmüyordu fakat o kapının bu hayal dünyasının çıkışı olduğunu içgüdüsel olarak biliyordu.

 

Emilia: “Yani… o kapıdan çıktığımda Yargılama sona erecek mi diyorsun?”

 

Sekhmet: “Aynen öyle—haa. Tebrikler—huu. Bu mezarın yapılışının ve Echidna’nın Yargılamalarının işlemeye başlayışının üzerine geçen dört yüz yılda—haa—bu Yargılamaları tamamlayan olmadı—

huu. Ehh, zaten pek fazla deneyen de yoktu—haa.”

 

Emilia: “... Evet. Sığınakta pek fazla kişi yok ve gerekliliği sağlayanların burada tıkılıp kalması da şaşırtıcı derecede zor.”

 

Sekhmet: “O da var ama… neyse, bir önemi yok—huu. Oldu bitti ne de olsa—haa.”

 

Sekhmet’in bulanıklaşmaya başlaması Emilia’nın canını sıkmıştı fakat bu duruma burnunu sokmadı. Yargılamanın bittiğini işitmenin verdiği sevinç daha önemliydi.

 

Dürüst olmak gerekirse bir başarı hissi duymuyordu. Henüz kafasına dank etmemişti. Neredeyse zihnen çökeceği ilk Yargılamayla öylesine boğuşmuştu ki bu işin bütünüyle imkânsız olduğunu düşünmüştü. Buraya kaybetmeme kararlılığıyla gelmişti ama yine de…

 

Sekhmet: “Buna katılıyor gibi görünmüyorsun—huu.”

 

Emilia: “Erm, biraz canım sıkıldı doğrusu. Saaaadece canım sıkıldı.”

 

Sekhmet: “Echidna çözülemeyecek problemler sunmaz—haa. Hepsi bu kadar demek doğru olmaz ama temelde hepsi bu kadar—huu.”

 

Bir cadı başka bir cadı için bir şey diyorsa muhtemelen doğrudur.

 

Emilia da kabul göstergesi olarak gönülsüzce başını salladı. Ona bakan, onu inceleyen Sekhmet ise masanın üzerindeki elini hafifçe salladı.

 

Sekhmet: “Çıktığın vakit—haa—arkandaki kapı bu rüya kalesine veda ettiğin anlamına gelecek—huu. Aynı zamanda Yargılamanın da sonunun geldiğini gösterecek—haa. Ve artık o odaya—

huu—Yargılama odasının arkasındaki odaya girebileceksin—haa.”

 

Emilia: “Kapı açılacak. Mm, doğru. Peki içeride... ne var?”

 

Sekhmet: “Mezarı işler tutan mekanizma var—huu. O durduğunda—haa—

Sığınağın görevi sona erecek—huu. İçeri girdiğinde nasıl durduracağını biliyor olacaksın—haa.”

Emilia: “Sığınağın mekanizmasını durduracağım ve Sığınağın görevleri sona erecek. Böylece bariyer kalkacak.”

 

Bariyer kalkarsa Emilia ve Sığınak halkı ormandan çıkabilecekti.

 

Bariyerin ortadan kalkışıyla kaç kişinin dışarı çıkacağını bilmiyordu. Ve dışarıdaki hayatın onlara yarayıp yaramayacağını da.

 

Ama burada daha fazla kapalı kalamazlardı.

 

Subaru nasıl Garfiel’i ikna ettiyse Emilia da o insanları ikna etmek zorundaydı. Zamanın durduğu bu mekânda geçen sürenin sonuna gelinmişti.

 

Zaman yeniden işler olduğunda kendileri için yaşanacak bir yeri nasıl oluşturacaklardı?

 

Eğer mümkünse onlarla birlikte bunun yanıtını aramak isterdi.

 

Onlara ellerini tutarak rehberlik edebilir, sırtlarından itebilir, ne kadar zor olursa olsun yanlarında yürüyebilirdi.

 

Güvenilmez, zayıf ve acemi bir liderlik olsa da bunu yapabilirdi.

 

Sekhmet: “Bu kadarı yeterli.”

 

Diyen Sekhmet, Emilia’nın düşüncelerini okumuş gibiydi.

 

Bu yorumun sonunda karakteristik iç çekişi gelmemişti. Bunu dosdoğru Emilia’ya bakarak söylemiş, onun yutkunmasına yol açmıştı.

 

Ve gülümsemesine.

 

Emilia: “Mhm, teşekkür ederim. Yoluma böyle devam etmek isterim.”

 

Emilia bu sözlerle ayağa kalktı.

 

Saçlarını tarayarak düzenledi ve Sekhmet’in önünde başını eğdi.

 

Gerçekten bunu neden yaptığı hakkında hiçbir fikri yoktu.

 

Ama yalnızca hoşça kal demek yeterli olmayacak gibi gelmişti. Neden kendisini bu kadar minnettar hissediyordu ki?

 

Sekhmet’in bu cevaba sahip olmadığı kesindi.

 

Sandalyesini iten Emilia, kapıya doğru ilerleyerek tepeden alçalmaya başlıyordu.

 

Çayırın ortasındaki kapıya bakarken bu rüya kalesinden ayrılmanın kendisini üzdüğünü fark etmişti.

 

Beyaz masa, ferah bir rüzgâr. Parlak gün ışıkları, mükemmel bir hava.

 

Bu masanın etrafında bir çay partisi vermek çok eğlenceli olurdu.

 

Emilia: “Sekhmet-san. Benim için Echidna’ya bir şey söyler misin?”

 

Sekhmet: “... Duyalım bakalım—haa.”

 

Emilia: “Eğer birbirimizi bir daha görme şansı bulursak bir çay partisi verelim. Bunu bir rüyada yapıyor olsam bile kesinlikle hoşuma gider.”

 

Sekhmet: “—Hiç sorun değil. Ona söylerim.”

Elini kapının kulpuna götüren Emilia arkasına bakmış, gülümsemekte olan Sekhmet’e seslenmişti.

 

Bu gülümsemeye karşılık vererek kapıyı açtı.

 

Kapının ardında karanlık uzanıyordu.

 

Fakat her nedense içeri girmeye yönelik hiçbir tereddüdü yoktu. Kapının nereye çıkacağını biliyordu.

 

Geçmişin üstesinden gelmiş, bugününü seçmiş ve şimdi de geleceğe açılan bir kapıyla buluşmuştu.

 

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

 

—Nefesinin kesildiğini hisseden Emilia sert zeminde doğruldu.

 

Yargılamadan çıkmak uykudan uyanmak gibi değildi.

 

Bedenin uykuya dalmasından ziyade bilinci bedeninden alınıp başka bir yere götürülmüştü. Bedeni ve ruhu farklı yerlerdeyken ve ruhunun uyumadığını görmüşken durum tabii ki uyumaktan farklı olurdu.

 

Bu normal bir uyku olsaydı uyanma konusunda gerçekten kötü olduğu için gerçek anlamda uyanana dek çokça vakit harcardı. Genelde onu uyandıran kişi Puck olurdu ama artık yoktu ve bu da hatırı sayılır bir vakit kaybı yaratıyordu.

 

Bundan böyle bununla kendi kendine baş etmeyi öğrenmesi gerekecekti.

 

Emilia: “—Ah, durmam lazım.”

 

Emilia uykulu düşüncelerini dağıtmak için başını sallayıp elini duvara götürerek ayaklandı. Hiç de Yargılamaların üstesinden gelmiş gibi hissetmiyordu.

 

Ama Sekhmet’in rüyada söyledikleri doğruysa—

 

Emilia: “Kapıyı açabilecek olmalıyım.”

 

Odanın arkasına, taş kapıya doğru baktı.

 

O kapı daha önce itip çektiğinde bir milim olsun kımıldamamıştı ve mezarın duvarları nasıl hafifçe ışıldıyorsa bu kapı da aynı şekilde ışıkların altında örtülü gibi görünüyordu.

 

Kilidi açılmıştı. Belki de anlamı buydu.

 

Emilia, yankılanan adım sesleriyle birlikte kapıya yaklaştı. Önüne ulaştığındaysa bir an için nefesini tuttu.

 

Bu kapının öteki tarafında Sığınağı özgürleştirecek bir şey vardı.

 

Sekhmet ne yapacağını biliyor olacağını söylemişti fakat dürüst olmak gerekirse Emilia bilemeyeceğinden biraz endişeliydi. Zekasından pek emin sayılmazdı.

 

Yanında birini götürmesi yasak mıydı ki? Gerçi buraya girebilenlerin sayısının çok az olması bir yana, kapının da etrafta başka biri varken açılmayacağı hissine kapılıyordu.

 

Belki de sebep her şeyin pürüzsüz ilerlemiş oluşuydu. Bu kapıyla ilgili paranoyasını üzerinden atamıyordu.

 

Hepsi bir aldatmaca olabilir mi diye düşünüyordu. Eskisine nazaran daha temkinli olabilirdi ama Echidna’yla bağlantılı konularda temkinliliğin de bir sınırı vardı. Bunların ardındaki şahsın kişiliğini bildiği için dikkatli davranıyordu.

 

Emilia: “Her neyse, içeri girmem lazım. Tamamdır, işte giriyorum.”

 

Kendini güçlendirmek için ellerini yumruk yaptı ve bir elini kapıya götürdü. İtmeli miydi yoksa çekmeli mi? O bu meseleyi değerlendirirken parmak uçlarının dokunuşuyla birlikte—

 

—Taş kapı yana kayarak Emilia’ya yol verdi.

 

Emilia: “... Echidna şu anda pis pis gülüyormuş gibi geliyor.”

 

Diye mırıldanarak bu kötü başlangıç karşısında surat astı.

 

Kapının bu hilesinin Echidna’nın titizce gerçekleştirdiği bir uyuzluk olduğunu düşünürken gerginliği bir nebze azalmıştı.

 

Ardından iç çekti, kendini tekrar havaya soktu ve odaya adımını attı.

 

Kapının açıldığı oda Yargılama odasının yarısından daha ufaktı.

 

Halihazırda küçük olan bir odadan daha da küçüktü. Roswaal Köşkündeki iki yatak, bu odayı tamamıyla doldurmaya yeterdi.

 

Odanın bu derece dar olmasını beklemiyordu. Kısıtlı alan karşısında gözleri kısılırken odanın gerisindeki bir şeyi fark etti ve eli şok içerisinde ağzına gitti.

 

—Odanın gerisinde transparan bir tabutu andıran bir şey duruyor, içerisindeyse bir kadın yatıyordu.

 

Zamanı donmuş, yalnızca uyuyor mu diye merak edeceğiniz güzellikte kalmıştı.

 

Tabut büyü taşından yapılı gibi görünüyordu ve saflığını incelemek için dokunan Emilia kalitesi karşısında şaşkına dönmüştü. Puck’ın eski yuvasını dahi aşan kalitede bir kristaldi.

 

Ulu Ruh Puck’tan bile daha üstün şeyleri mühürleyebilen bir büyü taşında mühürlenen kadın. —Tabii ki nefes almıyordu. Emilia ondan hiçbir yaşam belirtisi almıyordu, bir kabuktan ibaretti.

 

Uzun, pırıl pırıl saçları buz gibi bembeyazdı. Yanakları, boynu, teninin görünür kısımları el değmemiş bir kar güzelliğindeydi. Göz kamaştırıcı görünümü karşısında Emilia’nın neredeyse nefesi kesilecekti.

 

Güzel bedeni mükemmel, siyah bir kıyafetle örtülmüştü, gereksiz tek bir rengi dahi barındırmayan elbisevari kıyafeti ona mucizevi bir uyum sağlamaktaydı.

 

Yalnızca ‘beyaz’ ve ‘siyah’ tonlarıyla tarif edilebilecek güzel bir kadındı.

 

Emilia: “Güzelmiş...”

 

Emilia'nın düşünceleri dudaklarından kaçmıştı.

 

Aynaya baksaydı çarpıcı güzellikte bir kadınla daha karşılaşacaktı fakat hislerinin bununla hiçbir alakası yoktu.

 

Önündeki şeyin güzelliği karşısında öylesine mest olmuştu ki tamamıyla etkisi altına girmişti.

 

Siyah ve beyazdan oluşan güzel bir kadın.

 

Bu, rüya kalesinde tanıştığı kişi, Açgözlülük Cadısı olabilirdi.

 

Mezarın derinliklerinde, Açgözlülük Cadısının yargılamalarının mağlup edilmesini bekleyen kişi,

 

Emilia: “Echidna’ya benziyor... ama kim ki?”

 

Bilgiye Susamışlığın şekil bulmuş halini andırıyordu fakat Emilia’nın daha önce hiç görmediği bir kadındı.

 

#Emilia’nın rüya kalesindeki masaya bakıp çay partisi ne güzel olur diye düşünmesi enteresandı. Cadıların zaten böyle bir geleneği varken bu bahsin açılması bir ipucu olabilir mi acaba?
Ve bir de tabuttaki kadınımız var. En sonunda Yargılamaları tamamlayıp gizemli odaya giren Emilia tabutta siyah-beyaz güzellikte bir kadınla karşılaştı. Ama o kadın Echidna’ya çok benzese de Echidna değilmiş. Bu mezarda onun yatması gerekiyordu. Öyleyse bu farklılık da neyin nesi? Aynı soruları Emilia’nın da sorgulayacağı 127B ile devam edeceğiz, sonra da 130 ve kapanışlar gelecek. İki gün sonra yine bu şekilde toplu atmak niyetindeyim, beklemede kalın, görüşmek üzere




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 661

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16643 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr