Bölüm 260: Razı Geleceğini Biliyordum

avatar
46 0

My Wife is a Beautiful CEO - Bölüm 260: Razı Geleceğini Biliyordum


Razı Geleceğini Biliyordum

“Ruoxi Abla…”

“Zhenxiu?!”

İki kadının birbirine isimleriyle seslendiğini duyan ara bulucu Yang Chen, ağzındaki bambu filizlerini çiğnemeyi bıraktı. İkisine de bakarak, “Siz tanışıyor musunuz?” diye sordu.

Xu Zhenxiu’nun yüzü hafifçe soldu. Kendini gülümsemeye zorlayarak, “Uzun zaman oldu, Ruoxi Abla,” dedi.

Lin Ruoxi’nin yüzünde, ilk andaki şaşkınlıktan sakinliğe ve ardından Yang Chen’e yönelttiği o buz gibi bakışa kadar her türlü ifade gelip geçti. “Tanıştırmak istediğin kişi Zhenxiu muydu?”

Yang Chen gülümseyerek, “Evet, bir süre önce tanıştığım bir kız. Çok tatlıdır,” dedi.

Lin Ruoxi onu görmezden gelerek bakışlarını Zhenxiu’ya çevirdi; gözlerinde derin bir acıma duygusu belirdi. “Neden o kadar aniden çekip gittin? O zamanlar Müdür’ün ne kadar endişelendiğini biliyor musun?”

Zhenxiu, “Üzgünüm Ruoxi Abla, bilerek yapmadım. Ama... daha iyi bir yol bulamadım,” dedi ve gözleri dolarak sessizliğe gömüldü.

Yang Chen bir an şaşkın şaşkın baktıktan sonra Lin Ruoxi’ye el salladı. “Tatlım, şu buz gibi öldürücü auranı biraz gevşet. Kızı korkuttun bile.”

Lin Ruoxi, Yang Chen’i yine duymazdan gelerek tezgaha doğru yürüdü; bazıları acılı çorbaya batırılmış atıştırmalıklara baktı. Ardından Zhenxiu’nun eski kıyafetlerini ve zayıf yüzünü inceledi. “Ayrıldığından beri burada atıştırmalık mı satıyorsun?” diye sordu.

Zhenxiu’nun vücudu hafifçe titredi ve gerginliği yüzüne vurdu. Başını önüne eğerek Ruoxi’nin gözlerine bakmaya cesaret edemedi.

Lin Ruoxi endişeyle kaşlarını çattı. “Neden konuşmuyorsun?”

Yang Chen bu duruma daha fazla kayıtsız kalamadı. Ruoxi’ye hafifçe gülümseyerek, “Başka ne yapmasını bekliyordun ki? Kendi elleriyle, alnının teriyle rızkını kazanan küçük bir kız bu. Bu durum seni endişelendirmek yerine gururlandırmalı değil mi?” dedi.

Zhenxiu başını kaldırıp Yang Chen’e minnetle baktı.

Lin Ruoxi’nin ifadesi normale döndü. “Onu çok iyi tanıyor gibi görünüyorsun. Benim Zhenxiu ile nerede tanıştığımı veya onu ne zamandır tanıdığımı biliyor musun?” diye sordu.

Yang Chen sırıttı. “Beni aptal mı sandın? Zhenxiu da benim gibi bir yetim. Onunla birkaç yıl önce Yeni Umut Yetimhanesi’nde tanışmış olmalısın.”

Yang Chen kendi yetimliği hakkında konuşunca Lin Ruoxi’nin bakışlarında pişmanlık dolu bir yumuşama oldu. Kısık bir sesle, “Onu kastetmemiştim… Zhenxiu ile annem ve büyükannem hayattayken tanışmıştım. O zamanlar küçüktü. On beş yaşına geldiğinde arkasında sadece bir mektup bırakıp tek kelime etmeden oradan ayrıldı. Müdür Cha uzun süre onun için kahroldu. Hep Zhonghai’yi terk ettiğini sanmıştım, hala burada olacağını hiç düşünmezdim.”

Zhenxiu, “Üzgünüm ama orada kalıp Müdür Büyükanne’ye yük olmaya devam edemezdim,” dedi. “Orada kardeşlerimle kalırken kendimi çok suçlu hissettim.”

Lin Ruoxi, “Ama öylece sessizce gitmemeliydin. Müdür Cha’nın ne kadar çöktüğünden haberin var mı?” diye sordu.

Zhenxiu başını eğip sessiz kaldı.

Yang Chen kaşlarını çatarak araya girdi. “Geçmiş gitmiş şeyleri deşmeyelim artık. Bir kez konuşuldu, bitti. Seni bugün buraya bu kızı görmen için getirdim. Madem tanışıyorsunuz, bunca zaman sonra karşılaşmanız harika bir şey değil mi? Neden kızı ağlatıyorsun?”

Lin Ruoxi kendini savundu: “Onu bilerek üzmüyorum. Ama o daha bu yıl reşit olmuş, on sekiz yaşında bir çocuk. Toplumda tek başına savrulan bu kadar genç bir kıza kol kanat germem neden yanlış olsun?”

Yang Chen dudak bükerek, “Kendi kocana bu kadar kol kanat gerdiğini görmedim hiç,” diye mırıldandı.

// Çokta ihtiyacın var sanki :D

“Yang Chen!” diye gürledi Lin Ruoxi.

“Tamam, şaka yapıyorum. Bak Ruoxi, Zhenxiu sandığın kadar toy değil. İnsanlar tecrübe kazandıkça, hayatın sillesini yedikçe büyür. Yoksulluk insanı daha çabuk olgunlaştırır. Zhenxiu’ya baksana, hiç on sekizinde duruyor mu?”

Lin Ruoxi, Zhenxiu’nun olgunlaşmış çehresine baktığında, onun gerçekten de liseli bir genç kızdan çok daha fazlası olduğunu fark etti.

Yang Chen, Zhenxiu’ya göz kırparak, “Zhenxiu, Ruoxi Ablan hala kaç yaşında olduğunu hatırlıyor ve senin için söylenip duruyor. Belli ki seni hiç aklından çıkarmamış. Kıskanmaya başladım bile,” dedi.

Lin Ruoxi gözlerini devirdi ve yavaşça bir tabureye oturdu.

Zhenxiu başını kaldırıp huysuzlanan Ruoxi’ye ve ona göz kırpan Yang Chen’e baktı. Gülümseyerek, “Yang Ağabey’in karısının Ruoxi Abla olacağı hiç aklıma gelmezdi. Ama Yang Ağabey gibi iyi biriyle evlendiğin için çok şanslısın abla,” dedi.

“Zhenxiu, hangi gözünle onun iyi biri olduğunu gördün acaba?” diye sordu Lin Ruoxi hoşnutsuzlukla. İçinden, Bu adam gerçekten çekilmez biri. Neden etrafındaki her kadın onun iyiliğinden bahsedip duruyor? Bu kadar küçük bir çocuğu, Zhenxiu’yu bile mi ağına düşürdü yoksa?! diye geçirdi.

Zhenxiu saf bir niyetle, “Polis karakolunda, Yang Ağabey sayesinde ben—”

“Öhö! Öhö!”

Yang Chen aniden şiddetle öksürmeye başladı. Karakola adam dövdüğüm için girdiğimi nasıl anlatır bu kız? Daha çok toy, gerçekten çok toy!

Beklendiği gibi, Lin Ruoxi’nin öldürücü bakışları tekrar Yang Chen’e döndü. “Karakol mu? Orayı pek bir seviyorsun bakıyorum. Anlat bakalım, ne oldu?”

Yang Chen, “Hehe, benim söz dinleyen biricik karım, böyle küçük meseleleri dert etmezsin değil mi? Boş ver, geçmişi havai fişek gösterisi gibi düşün; bitti ve gitti, nostalji yapmaya gerek yok,” dedi.

Lin Ruoxi, “Senin o 'küçük' meselelerinle ilgilenmiyorum ama Zhenxiu neden karakola düştü?” diye üsteledi.

Yang Chen çaresizce olanları anlattı ama sadece serserilerin gelip huzursuzluk çıkardığı kısımdan bahsetti; Zhenxiu’nun geçmişini ya da onları tanıdığı kısmını gizli tuttu.

Zhenxiu, Yang Chen’in onun utanç verici kayıtlarını gizleyerek kendisini koruduğunu fark etti. Bu ince davranış kalbini ısıttı, Yang Chen’e karşı daha önce hiç hissetmediği bir minnettarlık ve tatlı bir yakınlık hissetti.

Yang Chen’in yüzsüzce ısrarları sonucu Zhenxiu, ona yarı fiyatına acılı çorba servisi yaptı. Lin Ruoxi bu manzarayı izlerken sabırla gözlerini devirmekle yetindi.

“Zhenxiu, abla sözü dinle; vaktin olduğunda yetimhaneyi ziyaret et. Kardeşlerini görmek istemesen bile en azından Müdür Cha’ya görün. Seni o büyüttü, hala her gün seni düşündüğüne eminim,” dedi Lin Ruoxi.

Zhenxiu’nun bakışları hüzünlendi… Geri dönmek istemediğinden değil, o yaşlı kadının yüzüne bakacak yüzü kendinde bulamadığından gidemiyordu.

Yang Chen, kızın aklından geçenleri anladı. Elini uzatıp Zhenxiu’nun yanağını hafifçe makasladı. “Küçük ufaklık, bir ara seni ben götüreceğim. Ruoxi Ablanın sözünü dinle, kaçmaya çalışmak yok.”

Lin Ruoxi ters ters, “Seni götürsün diye ne zaman dedim?” diye sordu.

Yang Chen, Zhenxiu’ya göz kırparak, “Ben eşlik etmezsem Zhenxiu hayatta dönmez. Değil mi Zhenxiu?” dedi.

Zhenxiu neşeyle kahkaha attı ve itaatkar bir şekilde başını salladı.

Lin Ruoxi’nin başı ağrımaya başlamıştı. Dişlerini sıkarak kendini sakinleştirmeye çalıştı; Yang Chen’e kızmak yerine Zhenxiu’yu Müdür Cha ile görüşmeye ikna etmek daha mantıklıydı.

İki şişe içki ve onlarca şiş yemekten sonra Yang Chen, Zhenxiu ile istemeye istemeye vedalaştı. Zhenxiu ise ona takılmak için sinirliymiş gibi yapıp yüzünü başka yöne çevirdi.

Arabaya döndüklerinde Lin Ruoxi sertçe çıkıştı: “Bu kadar utanmaz olmak zorunda mısın? Zhenxiu’nun o küçücük tezgahta geçinmek için ne kadar uğraştığını görmüyor musun? Neden kızı yarı fiyatına indirim yapmaya zorladın? Bir de üstüne dünyaları yiyip içtin!”

Yang Chen, “Aptal Kız, Zhenxiu bana takılmak için sinirliymiş gibi yapıyordu. Bu tür şakalaşmalar bizi birbirimize daha çok bağlar, güven bana,” dedi.

Lin Ruoxi bayılacak gibi oldu. “Bana 'Aptal Kız' demeyi kes! Zhenxiu daha on sekizinde. Şu an lisede olması gerekiyordu. Bu kadar küçük bir çocuktan ne istiyorsun?”

Yang Chen acı bir gülümsemeyle, “Aklından neler geçiyor senin öyle? Ben o kızı gerçekten seviyorum, onu kardeşim gibi görüyorum,” dedi.

Lin Ruoxi soğuk bir gülümsemeyle, “Senin kız kardeşin mi var?” diye sordu.

Yang Chen, “Tabii ki! Hatta önümüzdeki ay, teyzemin görümcesinin kocasının amcasının torununun yeğeninin kızı, yani uzaktan kuzenim Zhonghai’ye geliyor. Bir süre burada kalacak ve bizim evde misafir olacak. Yengesi olarak şimdiden zihnen hazırlansan iyi olur,” dedi.

Lin Ruoxi’nin beyni durma noktasına geldi. “Dur, dur! Kimin kimin kimin kızı dedin?”

“Kısacası kuzenim geliyor işte. Wang Ma’ya söyle de şimdiden bir oda hazırlasın, son dakika sürprizi olmasın,” dedi Yang Chen.

Lin Ruoxi öfkeyle, “Neden senin o yedi göbek yabancı kuzeninin benim evimde kalmasına izin vereyim ki?” diye sordu.

“Biz evli bir çift değil miyiz?”

Lin Ruoxi soğuk bir tebessümle, “Öyle mi görünüyoruz?” dedi.

Yang Chen bir an düşündü. “İlişkimizi kanıtlamamız mı gerekiyor? Tamam o zaman, hemen şimdi şurada öpüşelim. Belki o zaman isteğimi kabul edersin.”

Lin Ruoxi dehşetle geri çekilmeye çalıştı ama emniyet kemeri bağlı olduğu için kaçacak yeri yoktu.

“Hayır! Tamam, kabul ediyorum!”

// Hahaha :D 

Yang Chen’in muzip bir gülümsemeyle üzerine doğru eğildiğini görünce Lin Ruoxi anında teslim oldu.

Yang Chen genişçe gülümsedi: “Kabul edeceğini biliyordum. Tıpkı Zhenxiu’yu o yetimhaneye tıpış tıpış geri götüreceğim gibi.”

Lin Ruoxi ona öylece bakakaldı, söyleyecek tek bir kelime bile bulamadı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 56981 Üye Sayısı
  • 398 Seri Sayısı
  • 44020 Bölüm Sayısı


creator
manga tr