54. Bölüm : Anlık Adım

avatar
1286 35

My Vampire System - 54. Bölüm : Anlık Adım


Çevirmen : Clumsy



Quinn, oyundaki rakibini mağlup ederek normalde aldığı 50 exp yerine 25 exp almıştı. Bu da oyundaki bir mücadelenin sistemine katkıda bulunmasını beklemediği için büyük bir sürpriz olmuştu ama aynı zamanda harika bir haberdi de.

 

Okulda sıkılaşan güvenlik önlemleri nedeniyle bir rakip bulup kan içmesi zor olacaktı. Bu durum ve kullandığı eldivenler, foyasını meydana çıkarabilecek şeylerdi. Ama eldiven nadir rastlanır bir silah olsa da bu oyunu oynayan milyonlarca askeri personel vardı. Yani eldiven kullanmakla kimliğini ele vermezdi.

 

Ama artık seviye atlayabileceğine göre kan tüketme ihtiyacı duymadan güçlenme problemi çözüme kavuşmuş demekti. Gerçi neden sadece 25 puan aldığını bilmiyordu.

 

Bu konuda bir tahmin yürütmesi gerekseydi bu insanlarla gerçek hayatta savaşmadığım veya çok güçsüz bir rakibe karşı çıktığım için olabilir derdi.

 

Daha fazla boşa vakit harcayamayan Quinn, hemen yeni bir oyun arayışına girdi. Kolay rakiplerle karşılaşmak için de güç seviyesini 1’e ayarladı.

 

Neredeyse aynı saniyede bir rakip bularak işe koyuldu. Ve geçen seferki gibi gücünü sakınmaktansa rakibini Kan Tokadı yağmuruna tutmaya karar verdi.

 

Planı işe yaradı, rakibinin icabına öyle kolay baktı ki özel gücünün ne olduğunu görmeye dahi vakit bulamadı.

 

<25 exp kazanıldı>

 

<330/400>

 

Sıradaki üç rakibiyle de diğer ikisi kadar kolay baş etti. İçlerinden biri, büyü yapamayacak kadar yavaş davranan bir toprak elementi kullanıcısıydı. Quinn saldırılardan kaçınıp menzile girer girmez Kan Tokatlarını sıraladı.

 

Sonrasındaki iki karşılaşma da bir o kadar kolaydı, saldırıları hızla atlatıp yeterli yakınlığa ulaşınca yeteneğini kullandı. Elbette ki oyun dışında böyle bir şey yapamayacağını biliyordu. Sonuçta bu yeteneğin sağlığını düşürmek gibi büyük bir yan etkisi vardı.

 

Quinn tehlikeli bir noktaya gelecek ve saldırıya uğrayacak olursa anında canından olurdu. Ama şu an için tek isteği bir an önce seviye atlamaktı ve bahsi geçen üç galibiyet sonrasında da bunu başardı.

 

<405/400 exp>

 

<Tebrikler, artık 4. seviyesiniz>

 

<Irk: Halfling>

 

<HP 25/25>

 

<5/800 exp>

 

<Kuvvet: 13 (3)>

 

<Canlılık: 12>

 

<Çeviklik: 14>

 

Quinn ilk defa seviye atlamasına rağmen yeni bir yetenek edinmemişti. Böyle bir şeyin olmasını bekliyor ama aynı zamanda işe yarar bir şey edinmeyi de umuyordu. Artık seviye atlamaya devam etmesi ve gelecekte kavuşacağı yeni yetenekleri beklemesi gerekecekti.

 

Yine de beklediği şeye ulaşmıştı. Quinn’in bu hızla seviye atlamayı isteme sebebi, her seviye atlayışından sonra gelen istatistik puanıydı.

 

<Çeviklik: 15>

 

O puanı hemen çeviklik istatistiğine veren Quinn, artık eğitimdeki Anlık Adımı öğrenebilecekti. Bu defa sarışın adamın verdiği eğitimi izleyerek videoyla birlikte adım adım deney yapabilecek durumdaydı.

 

Defalarca izlemek zorunda kalıp tam anlamıyla başaramadığı Çekiç Vuruşunun aksine bu defa birkaç dakikalık pratiğin sonunda başarıya ulaştı.

 

Ve "Evet bee!" diye bağırdı.

 

Ancak fark ettiği üzere kendine ait bu beyaz odanın içerisindeyken asla yorgun düşmüyordu. Anlık Adımı istediği kadar kullanabiliyor, yorgun düşmüyordu.

 

Ama gerçek bir karşılaşmadayken öyle olmayacaktı. Kan Tokadını kullanmak canlılığını düşürüyor, mücadele esnasında saldırı üstüne saldırı gerçekleştirdikten sonra etkilendiğini hissediyordu.

                                                                                    

Yani bu beyaz oda bir nevi idman odası görevi görüyor, insanlar fiziksel bedenlerinin kısıtlamalarından etkilenmiyordu.

 

Anlık Adımı öğrenen Quinn, nihayet daha zorlu bir rakiple dövüş tecrübesi kazanmak ister hale gelmişti. Bu yüzden de kendi güç seviyesinde birini seçmek yerine hızlı maç yaparak rakibinin seviyesine kaderin karar vermesini sağladı.

 

Gerçek dünyada kiminle karşı karşıya geleceğinizi seçemezdiniz, dolayısıyla Quinn’in her türlü durumda dövüşme konusunda deneyimli olması önem taşıyordu. Saniyeler sonra bir eşleşme gerçekleşti.

 

Bu defa arenaya giriş yapan Quinn, karşısında uzun, kırmızı pelerinli ve belinde iki hançer olan bir adam buldu.

 

Ayrıca yalnız olmadıklarını, birinin tribünden Quinn’i ve rakibini izlediğini fark etti.

 

"Oh, onun için endişelenme." dedi pelerinli rakibi. "O yalnızca benim bir astım, birkaç tüyo alabilmek için dövüşlerimi izliyor."

 

Bunu duyan Quinn, rakibi üzerinde İnceleme yeteneğini deneyip güç seviyesi veya özel gücünü öğrenmeye çalıştı ancak şansı yaver gitmedi. İnceleme yeteneği oyunda işlemiyordu.

 

Yine de karşılaşma başlamadan önce durum ekranını açtığından emin olarak açık halde kenarda bıraktı. Yakından takip edebilmek istiyordu.

 

İki taraf da hazır olduğunda kafalarının üzerinde geri sayım başladı.

 

"3…2…1...Başla!"

 

Ding sesi, maçın başladığına işaret ediyordu. Pelerinli adam, hançerlerini çekerek hızla savurdu. Bunu Quinn’in Kan Tokadına benzer iki rüzgar bıçağı takip etti fakat menzil çok daha iyi ve saldırı çok daha hızlıydı.

 

Quinn de kendi Kan Tokadını kullanmaya karar verdi, iki güç havada çarpıştığı andaysa ikisi de etkisiz hale geldi.

 

"Kırmızı renk mi, ne gücü bu?"

 

Pelerinli adam meraklanmıştı, astı olan seyirci de aynı şeyi düşünüyordu.

 

Bu sırada Quinn hücuma geçti, çünkü tüm yetenekleri yakın mesafe gerektiriyordu. Bunu gören pelerinli adam yeni rüzgar saldırıları gerçekleştirdi fakat Quinn bu defa dört Kan Tokadı göndererek karşılık verdi.

 

İlk ikisi rüzgar saldırılarıyla etkisiz hale gelirken son ikisi ilerlemeye devam ediyordu.

 

İşte o anda pelerinli adam pelerinini kaldırarak döndü ve Kan Tokatları pelerine ulaştı fakat en ufak bir etki gerçekleşmedi, pelerini çizik dahi almadı.

 

"Bu bir canavar zırhı, hem de yüksek seviyeli." diye düşündü Quinn.

 

Artık ikisi de yumruk mesafesindeydi. Pelerinli adam hançerlerini hızla savururken Quinn ellerini kaldırıp parmak uçlarından bıçakların çıkmasına müsaade ederek hançerleri kavradı.

 

Derken hançerleri çevreleyen aura ansızın kuvvetlendi ve etraflarında oluşan rüzgar, uçlarının büyüyüp daha ziyade kılıca dönmelerini sağlayarak Quinn’in iki omzuna da saplanmalarına yol açtı.

 

Ardından geri çekilen pelerinli adam, yeni bir saldırıya hazırlandı.

 

"Özel gücünün ne olduğunu bilmiyorum ama her şey bitti." dedi.

 

Fakat tam da o anda hançeri havayla buluştu ve kimseleri göremez hale geldi. Etrafında döndüğü andaysa karnına keskin bir pençe nüfuz etti. Sonra da büyük bir hızla yeni darbelerin inişiyle karnı paramparça oldu ve Quinn, iki yeni Kan Tokadıyla rakibinin işini bitirdi.

 

<25 exp kazanıldı>

 

<30/800 exp>

 

Tribünden olup bitenleri izleyen adam, arkadaşının karşılaşmayı kaybettiğini görerek ayaklandı. Şu ana dek bir galibiyet serisi içindeydiler ve ardı ardına karşılaşmalar yaparken yaşadıkları bu ani kayıp şok edici olmuştu.

 

"Sondaki yetenek, neyin nesiydi o?"

 

İşini bitiren Quinn tam da çıkış yapıp yeni bir karşılaşma arayacakken birinin kendisine seslendiğini işitti.

 

"Bekle!" dedi tribündeki adam. "Benimle dövüş lütfen."

 

Quinn’se hiçbir sorun görmeyerek teklifi kabul etti. Ancak karşılaşmak üzere olduğu kişinin, başka bir askeri okulun en güçlü öğrencilerinden biri olduğunu henüz bilmiyordu.

 

#Acemi vampirimiz oyun sayesinde hızlıca seviye atlayıp yeni yeteneklerinin siftahını yaptı. Ama tahmin ettiğim üzere daha ilk günden dikkat çekti. Bu işin sonu kötü olmaz umarım diyor ve bahsi geçen bu güçlü rakibimizle yapacağı karşılaşmayı okumak için sıradaki bölüme geçiyorum. Orada görüşmek üzere!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31688 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42674 Bölüm Sayısı


creator
manga tr