47. Bölüm : İkinci Sınıfların Başkanı

avatar
1429 37

My Vampire System - 47. Bölüm : İkinci Sınıfların Başkanı


Çevirmen : Clumsy



Peter’ın önündeki kadın, beline dek inen uzun, gümüş rengi saçlara sahipti. Başında bir bere, belinde de uzun bir canavar kemiğinden yapılmışa benzeyen güvenilir, tırtıklı bir meç kılıcı vardı.

 

Tüm bedeniyle yaydığı hisleyse başınız sıkıştığında sizi beladan kurtarması adına güvenebileceğiniz bir ablaya benziyordu.

 

Odaya girer girmez tek bir kişi hariç herkesin donup kalmasına yol açmıştı. O kişi de Erin’in nihayet gardını düşürdüğünü gören ve kendisini fazla kaptırmış olan bir ikinci sınıf öğrencisiydi.

 

Hücuma devam eden oğlan Erin’e saldırmaya hazırdı ancak üzerinden bir saniye bile geçmeden odaya giriş yapan kadın öğretmen yanı başında belirdi ve hemen ardından da oğlan, ayağının arkası kanlarla kaplı halde yere yığıldı.

 

"O kadın buraya ne zaman geldi?"

 

"Hey, şu oğlanın ayak bileklerine baksanıza, sizce o mu yaptı?"

 

Bu sırada Momo, odaya giren kişiyi görür görmez ruh silahını kaldırdı. Akademideki pek çok öğretmeni ve yüksek pozisyonlu kişiyi tanıyordu. Neticede bir yıldır buradaydı ve odaya giren kadın da bulaşılmaması gereken biriydi.

 

Emrine itaat etmeyenlerin cezalandırılacağını söylerken ciddiydi. Bu kadının ismi Fay Dallum’du. Akademide çavuştu ve büyük oranda bölüklerin eğitiminden sorumluydu.

 

"Onun dışında herkese tamamdım." dedi Momo.

 

Özel gücünün süper hız olmasının yanı sıra Momo için olabilecek en kötü eşleşmeydi de. Çünkü Momo ne kadar ileriyi görürse görsün kadının hızı, Momo’nun tepki veremeyeceği kadar fazlaydı. Zaten ona karşı çıkmak gibi bir planı da yoktu, o hatayı geçen yıl, Fay henüz yalnızca akademide bir er iken yapmıştı.

 

"Yaralı olanlar hemen tedavi olmak için revire geçsin, geri kalanlarsa yeniden çağrılana dek yurt odalarına dönüp orada beklesin. Beni anlıyor musunuz?" dedi Fay.

 

Çoğu birinci sınıftan çıt çıkmıyordu. Kadının kim olduğu veya şu anda neler döndüğüyle ilgili en ufak bir fikirleri bile yoktu.

 

Kendisine cevap veren tek bir kişi bile olmadığını gören Fay bir kez daha meçini çekinceyse bunu gören öğrencilerden saniyesinde “Emredersiniz Hanımefendi” yanıtı geldi.

 

Vorden, kestiği elini taşıyarak revire yollandı. İkinci sınıflar tedavi görmek için farklı bir noktadaki binalarına yönelirken birinci sınıflar arasında Vorden ve Quinn hariç gerçekten yaralanan yoktu.

 

Quinn bu defa revire gitmek zorundaydı. Kıyafetleri kan içindeydi ve ciddi miktarda kan kaybetmişti. Fakat 10 dakikadan fazladır savaş dışı olduğu için bedeni iyileşmeye başlamıştı bile.

 

Vorden’ın kopuk elini başarıyla yerine diken okul hekimi Hayley, Quinn’i muayene etmeye geçti. Doğrudan yaralarını iyileştirmek için tişörtünü çıkarmasını istediğindeyse yaraların büyük oranda iyileşmiş olduğunu gördü.

 

"Bu da ne? Bunca kanın altında çok daha büyük yaralar olmalıydı."

 

Quinn gergin bir şekilde gülmeye başladı.

 

"Şey, arkadaşımın şifa gücü var da buraya gelmeden önce beni birazcık toparladı."

 

"Oh, demek bir şifacı daha." dedi Hayley şaşırarak. "Ehh, fırsatını bulursan yanıma gönder, çok iyi bir güce sahip ve harika bir iş çıkarmış gibi görünüyor. Biraz yardıma hayır demem ve bir öğrencim olması çok hoşuma gider."

 

"Elbette." diye yanıtladı Quinn.

 

Hayley de görünür tek bir iz kalmayıncaya dek Quinn’in tüm yaralarını iyileştirme işini tamamladı.

 

Ancak Quinn'in kendi iyileşme süreci epey enerji harcadığı için bir kez daha acıktığını belirten sistem mesajı belirdi.  

 

<Kan Bankası: 90/100>

 

Kan Bankasındaki kanların bir kısmını tüketişinin ardındansa açlık hissi dindi ve hiç değilse iki günlüğüne deliye dönmek gibi bir endişesi kalmadı.

 

Odalarına geri dönen Quinn ve Vorden’a bir haber alıncaya dek oradan ayrılmamaları söylendi. Arada bir öğrencilerden birinin ismi söyleniyor ve o kişi sorgulanmak adına bir yerlere götürülüyordu.

 

Vorden, Peter ve Quinn üçlüsüyse odalarında bekliyordu.

 

"Fırsat bulunca çavuşu çağırdığın için sağ ol, aksi takdirde Quinn ve benim işimiz bitmiş olacaktı."

 

"Ne demek." diyen Peter, hala tüm bu yaşananlar yüzünden suçluluk duyuyordu. Fay’i çağırarak doğru şeyi yapmış olsa da en başta Vorden’ı toplantı salonuna çektiği için kendisini kötü hissediyordu.

 

"Sizce ikinci sınıflara ne olacak?" diye sordu Quinn.

 

"Hmm, pek emin değilim." diye yanıtladı Vorden. "Teke tek bir vukuat olsaydı yok sayacaklarından emin sayılırım ama bu defa işin içine bir sürü kişi dahil oldu, o yüzden suçlayacak birini arayacaklardır herhalde."

 

****

 

Bu esnada sorgulama odalarından birinin içerisindeki ikinci sınıf öğrencisi Momo’nun karşısında, önkolları uyluk iriliğinde iriyarı bir adam oturuyor ve omzunda General rütbesini taşıyordu. Bu adamın ismi Duke King idi ve ikinci sınıfların başkanıydı.

 

"Bizi onca kişinin arasından Fay durdurmalıydı yani." diye sızlandı Momo. "Sizin istediğiniz şeyi yaptım ama bedelini ödemem gerekebilir."

 

"Rahat olur musun artık, sana söz verdim ya, hiçbir sorun çıkmayacak." diye yanıtladı Duke. "Siz sadece öğrencisiniz ve bu tarz şeyler hep olur, hem ben size kefil olacağım."

 

"Gerçekten mi, tüm bunlar benim başıma kalmayacak yani?" dedi Momo.

 

Duke ise ayaklanıp Momo’nun arkasına geçti ve kulağına fısıldadı.

 

"Tabii ki, küçük sırrımızı kimse öğrenmediği sürece öyle olacak." dedi gülümseyerek.

 

#İkinci sınıfların yaptığı şeyin arkasında general mi varmış yani? Bu adamın olayı neymiş, Momo’yla aralarında neler dönüyor merak ettim doğrusu. Her gün yeni gizemlerle karşılaşıyoruz, sevdim bu işi. Bu arada Quinn şifacı arkadaşım diyerek iyi kıvırdı ama Hayley’e verdiği sözü nasıl tutacak acaba? Malum yolu revire epey sık düşüyor, er ya da geç sözünü tutması gerekirmiş gibi görünüyor. Her neyse. Hadi günün ikinci bölümünde görüşmek üzere!

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31674 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42623 Bölüm Sayısı


creator
manga tr