46. Bölüm : Fark

avatar
1455 37

My Vampire System - 46. Bölüm : Fark


Çevirmen : Clumsy



Quinn'in Momo hakkındaki tahminleri neredeyse nokta atışıydı. Momo, düşünülen kadar net olmasa da iki saniye ileriyi görebiliyordu.

 

Özel gücü, gözleri aracılığıyla aktive oluyordu. Onu aktif hale getirdiğinde yeni bir görüş türü beliriyordu.

 

Baktığı her noktada bir insan veya bir objenin sıradaki hamlesine dair bir taslak görüyordu. Sırtı dönükken ve siyah top yaklaşırken de kendisine dokunacağı şeklindeki taslağı belli belirsiz şekilde hissedebilmişti. Bu da tam zamanında kafasını çevirmesini sağlamıştı.

 

Quinn harekete geçmeden iki saniye önce de Quinn’in yapmayı planladığı şeyin ve yapacağı noktanın taslağını görmüştü.

 

İlk etapta alışmasının yıllar aldığı sağlam bir özel güçtü. Yalnızca geleceği görebiliyor, diğer açılardan bir katkısı olmuyordu. Kuvveti, hızı ve tepkilerini özel gücüyle birlikte geliştirmesi gerekiyordu.

 

Piyasada yer alan nadir bir özel güce sahip olsa bu sebeplerden ötürü pek fazla kişinin tercihi olmuyordu.

 

Ancak Momo’nun gücünü çözen tek kişi Quinn değildi. Raten da anlamıştı.

 

"Ne yapacağımı biliyor olmanı kim takar ki!" diye bağırdı Raten. "Tek yapmam gereken engel olamayacağın bir harekette bulunmak." dedikten sonra da Momo’ya doğru koşmaya başladı.

 

Momo kırbacını savururken Raten, telekinezi gücüyle kırbacı yavaşlatmak adına elini uzattı ve kırbacın yeterli düzeyde hız kesişiyle saldırıya geçecek şekilde sıçrayabildi.

 

Bu sırada diğer elinde bir şey şekillenmeye başladı. Eli suyla kaplanıyormuş gibi görünüyordu.

 

Elini ikinci sallayışını bir su bıçağı takip etti. Momo bu saldırıdan hızlıca yana çekilerek kaçınsa da hemen ardından su saldırılarından bir yaylım ateşi geldi.

 

Aynı saniyede arkasından iki siyah top daha kaldırdı ve dosdoğru Momo’ye ilerletmeye başladı.

 

Momo siyah topların üzerine geldiğini görüyor ve darbe yemekten kaçınamayacağını biliyordu. Bu yüzden saldırıların daha güçlüsü olan sudan kaçınmayı seçerek topların sırtına ulaşmasına müsaade etti.

 

Siyah toplar vücuduna ulaştıktan sonraysa Vorden’la arasında bir mesafe bıraktı.

 

"Kabul etmeliyim ki iki gücü birden kullanabiliyor olmanı beklemiyordum, geçen sefer böyle bir şey yapmamıştın. Anlaşılan kozunu gizliyormuşsun." dedi Momo. "Ama geçen sefer bir şeyler gizleyen tek kişi sen değildin."

 

Sağ elinde bir kırbaç tutarken sol elinde bir şeyler şekillenmeye başladı. İlk başta yalnızca ışık partiküllerini andırsa da en nihayetinde ikinci bir kırbaç oluştu. Ancak bu seferkinin görünümü ve verdiği hissiyat farklıydı, adeta canlı gibiydi.

 

Kırbaç, yalnızca elinde tutuyor olmasına rağmen yılan gibi kıvrılıyordu.

 

"Müsaadenle sana ikinci sınıflarla birinci sınıflar arasındaki farkı göstereyim." dedi Momo.

 

Bu sırada diğer ikinci sınıflarla savaşmakla meşgul olan Erin, odadaki gücü sezmeden edemedi.

 

"Demek bir ruh silahı varmış, ha."

 

Momo ve diğerleri arasındaki mesafe açılırken Layla bir fırsat yaratarak diğer ikinci sınıflardan uzaklaşmayı başardı. Dürüst olmak gerekirse Erin onlarla tek başına gayet iyi baş edebiliyor ve yardıma pek de ihtiyaç duymuyordu.

 

Bu yüzden Layla hızlıca Quinn’in yanına geçti, ne kadar ağır yaralandığını görebiliyordu. Kımıldayamayacağı kadar kötü durumda değildi ama hiç değilse şimdilik savaş dışı kaldığı söylenebilirdi.

 

"Kana ihtiyacın var mı?" diye fısıldadı.

 

"Yo iyiyim, başım dertte değil, benim için endişelenme. Yalnızca tüm bu insanların önünde herhangi bir şeyi açığa çıkartmak istemiyorum."

 

"Anladım." diyen Layla, bakışlarını Vorden’a çevirdi. "İtiraf etmek istemesem de arkadaşın cidden güçlüymüş."

 

"Aynen." Vorden’a bakan Quinn, bunu yüzlerce kez yapmışçasına büyük bir yetenekle çarpıştığını ve hatta hiç çaba harcamaksızın iki özel gücü birden kullandığını görebiliyordu. Dolayısıyla onun hakkında pek bir şey bilmediğini ve muhtemelen tıpkı kendisi gibi onun da herkesten gizlediği sırlar olduğunu fark ediyordu.

 

Yine de özgür kaldıktan sonra kaçıp gitmek yerine yardım etmeye karar vermişti. Quinn şu anda ona yardımcı olacak güçte olmasa da ileride bu iyiliğinin karşılığını mutlaka verecekti.

 

Ruh silahını çıkartan Momo’nun özgüveni artmıştı. Ruh kırbacı, savruluşuyla birlikte yıldırım hızıyla hareket etmeye başlamıştı. Raten ise karşılığında tek eliyle sudan bir duvar yaratırken diğer eliyle kırbacı yavaşlatmaya çalışıyor fakat telekinezi gücü işe yaramıyor, kırbacı yavaşlatmak adına hiç etki edemiyor gibi görünüyordu.

 

Kırbaç sudan duvara ulaştığı andaysa ansızın boyutunu büyüterek Raten’ın koluna dolandı. Ve Momo, Raten’ı kolundan çekip yere sürüklerken diğer kırbacını sırtına doğru savurdu.

 

Raten kırbaç kesiklerinden kaçınmak için yuvarlanmaya çalıştı ama kırbaç onu takip ediyor, yuvarlanacağı yeri öngörüyordu. Bu yüzden pek çok kesik alıyor ve sırtı kanlarla kaplanıyordu.

 

Derken diğer elinde ufak bir su bıçağı şekillendirdi. Kırbacın kesilemeyecek kadar güçlü olduğunu biliyordu, bu yüzden kırbaç yerine kendi elini keserek bedeninden ayırmayı tercih etti.

 

Artık ne kırbaç bedenine bağlıydı ne de eli. Ancak beklenileceği üzere dört bir yana kan sıçramıyordu. Raten, telekinezi gücüyle absürt miktarda enerji kullanarak kanının yarasından sıçramasına engel oluyordu.

 

Ve dürüst olmak gerekirse daha ne kadar devam edebileceğini bilmiyordu.

 

"Lanet olsun sana!" diye bağırdı. "Keşke şu beden önceden bu kadar yaralı olmasaydı. Bir de kalkıp yaptığın şeye bak, bir ruh silahının bizi mağlup etmeye yetecek kadar güçlü olduğunu mu zannediyorsun? Eh, öyleyse bir daha düşün derim. Ufaklık, sıra sende. Bu adama cehennemi tattırma zamanı!"

 

Ancak tam da o anda toplantı salonunun kapısı savrularak açıldı ve arkasında Peter’la birlikte uzun boylu, gümüş saçlı bir kadın göründü.

 

"Hepinize şu saniyede durmanızı emrediyorum." dedi kadın. "Bu emre itaat etmeyen herkes cezalandırılmaya hazır olsun."

 

#Peter karakteri hakkında ne düşüneceğimi bilemiyorum. Önce kendini korumak için Vorden’ı sattı, sonra da pişman olup giderek birilerini desteğe çağırdı. Henüz gelen kadının kim olduğunu bilmiyoruz ama havalı girişine bakılırsa sözünü geçirecek biri olmalı. Bu arada Vorden’ın iki gücü birden kullanabiliyor olması da çok iyiydi. Acaba bu yalnızca Raten’ken yapabildiği bir şey mi, yoksa her haliyle yapabiliyor mu? Yeni sorular, yeni cevaplar ve yeni olaylar için yarın yeniden görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42612 Bölüm Sayısı


creator
manga tr