Bölüm 235. Asansörün Dışındaki Yaşlı Kadın

avatar
338 0

My House of Horrors - Bölüm 235. Asansörün Dışındaki Yaşlı Kadın


Bölüm 235. Asansörün Dışındaki Yaşlı Kadın

Çeviri: RassNt  


Chen Ge asansöre bindikten sonra 23. kata bastı. Gümüş rengi kapı onu sanki dış dünyadan ayırıyormuş gibi yavaşça kapandı. Chen Ge'nin nefesi dalgalandı. Asansöre binmeyi sevmiyordu, bunun sebebi klostrofobi değildi sadece kapalı bir alanda kısılı kalma hissini sevmiyordu.


Asansörün numarası yükselmeye devam etti.


Görünüşe göre Wang Xin'in annesi haklıydı; buradaki kiracılar gece asansörü çok nadir kullanıyor.


Asansör hızla yükseldi ve kısa süre sonra 23 sayısı yandı. Bir çınlamayla birlikte kapı açıldı. Asansörün içindeki ışık dışarıya süzüldükten sonra koridorun karanlığı tarafından yutuldu. Koridorun iki tarafından kapalı kapılar dizilmişti.


Bu kadar hızlı mı çıktı?


Bu katın diğer katlardan tek farklı koridorun sonundaki pencerenin açık bırakılmış olmasıydı ve dışarıda uğuldayan rüzgar duyulabiliyordu.


Gece tek başına asansöre binmek garip hissettiriyor.


Kapı kapandıktan sonra 2. katın numarasına bastı. Asansör indi ve kısa süre sonra ikinci kata vardı.


Bu tasarımın anlamı ne? Bunu tekrar etmek beni gerçekten de 24. kata mı götürecek?


Kapı kapandı ve Chen Ge 22. katın tuşuna bastı. Asansör başlayıp durduğunda hızı değiştiği için yer çekiminde geçici bir değişim yaratıyordu. Bazı insanların asansöre binince başının dönmesinin sebebi duydu.


Chen Ge fiziksel olarak iyi durumdaydı ama beş dakika boyunca sürekli bir aşağı bir yukarı inip çıkmak onu huzursuz hissettirdi. Kalbi hızlandı. Sanki bir şey olacakmış gibi sakinliğini koruyamadı. Bunu defalarca tekrar ettikten sonra kalbinde nedenini bilmediği kötü bir hissiyat doğdu.


Asansör 18. kattan 7. kata indi ve 17. kata çıkmak için numaraya bastı. Bu süreçte herhangi bir aksilik olmadı ve hayalet hikayeleri toplumunun verdiği talimatın daha çok bir psikolojik oyun olduğunu hissetmeye başladı.


Asansör yükselmeye devam etti ve numaralar değişti. Asansör yavaşladı ve kapı yavaşça açıldı. Chen Ge eğilerek dışarıya baktı.


Koridorda hiçbir şey yoktu. Kiracılar belli ki uyuyorlardı ve ortam sessizdi.


Şimdiye kadar kimseyle karşılaşmadım. Bir süre sonra 24. kata ulaşmam gerek.


Chen Ge bu işleme alışmıştı. Butona bastığında gözleri numaraya kaydı. Kırmızı numara kolunun havada asılı kalmasına neden oldu.


16?


17 kata gittiğine yemin edebilirdi. Paneldeki 17. katın butonu hala yanıyordu ama asansör gizemli bir şekilde 16. katta durmuştu.


Birisi bu katta asansörü çağırdı!


Eğildi ve sağ elini baldırındaki satıra dokundu. Temkinli bir şekilde boş asansöre baktı. Dışarıdaki koridor tamamen karanlıktı; on metreden öteyi göremiyordu. Etraf sessizdi.


Şaka olabilir mi?


Chen Ge bu fikri hemen eledi.


Saniyeler sonra kapı yavaşça kapandı. Etrafının boş olduğunu görmesine rağmen gardını indirmedi. Yanında göremediği bir şey olabilirdi. Sol cebine uzandı. Telefona baktığında saatin 00:01 olduğunu gördü. Çarşamba olmuştu.


Asansör yükselmeye devam etti ve 17. katta durdu. Chen Ge duvara doğru yaslandı ve sekizinci katın tuşuna bastı ama çok geçmeden bir şey oldu.


Asansör 11. katta durdu ve kapı açıldıktan sonra Chen Ge koridorun ortasında beyaz bir elbisenin asılı durduğunu gördü.


Asansöre başka bir şey mi biniyor?


Koridorda rüzgar yoktu ama elbise sanki asansöre doğru geliyormuş gibi sallanıyordu. Chen Ge bir adım atarak kapıyı kapatma tuşuna uzandı. Elbise sanki koridorda bir şey koşuyormuş gibi daha da sert sallandı.


Lanet kapı kapansana?


Elbise iki ya da üç metre uzaktayken kapı kapandı ve asansör inmeye devam etti. Chen Ge köşeye yığıldı ve avuçları terden sırılsıklam oldu. O andan itibaren bina değişmişti. Asansör güvenli bir şekilde 8. kata ulaştı ve Chen Ge bu katta bir süre beklemeye karar verdi.


El ilanına göre bundan sonra 16. kata çıkması gerekiyordu ama eğer 16. kata çıkarsa beyaz elbisenin olduğu kattan geçmesi gerekecekti. Asansörün beyz elbisenin beklediği 11. katta kendi başına duracağından korktu.


Kendini ikna etmeye çalışırken parmağı bir süre panelin üzerinde durdu.


Yanımda Kalem Ruhu ve Xu Yin var. Eğer bir şey yapmaya cüret ederse sayı avantajımız var.


Asansör yükseldi ve 11. kata vardığında Chen Ge'nin kalbi tekledi. Ama şaşırtıcı şekilde o katta durmadı. Sayı değişmeye devam etti. Fakat daha rahat bir nefes alma fırsatı bulamadan asansör 13. katta durdu.


Birisi mi geliyor?


Kapı yavaşça açıldı. Siyah elbiseler giyen ve kalın bir eşarp takmış olan yaşlı bir kadın asansörün dışında bekliyordu. Çok yaşlı görünüyordu, yüzündeki kırışıklıklar üst üste binmişti. Saçları tamamen griydi ve vücudunun her yeri kalın elbisesiyle kaplanmıştı.


Yaşlı kadın asansörde birinin olacağını beklemiyor gibiydi ve yüzünde bir şaşkınlık belirdi.


"Tuhaf..." sesi yumuşaktı. Asansörün kapısı kapandı ve kadın asansöre doğru hareketlenmedi. "Gecenin bu yarısında neden bu kadar insan asansör kullanıyor? Bana yer bile kalmamış."


Chen Ge kadını duyunca alnından soğuk terler akmaya başladı. Görünüşe göre sayı avantajına sahip değildi. Kalem Ruhu'nun bu kadar sakin kalmasına şaşırmamak gerek. Beni uyarmadı bile.


Etrafına baktı ve asansörde sadece kendisini görebiliyordu. Yaşlı kadının sözlerini düşününce kalbi daha da hızlandı.


Burada yanlış bir şeyler olmalı. Üçüncü Hastalık Koğuşu'nda bile bu kadar gerilmedim. Chen Ge sakinleşmeye çalıştı ama zihnine yapışan bir düşünce ona derin bir tehlikenin ortasında olduğunu söylüyordu.


O yaşlı kadın da şüpheli. gecenin bir yarısı böyle siyah giyinip eşarpla kendini saracak kadar üşüyor mu?


Yaşlı kadınla yüzleştikten sonra süreç başka aksilik olmadan devam etti. Kadının dediği gibi asansör tamamen doluydu, o yüzden dışarıdaki insanlar isteseler de içeri giremiyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18350 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr