Bölüm 118: Deli

avatar
516 0

My House of Horrors - Bölüm 118: Deli


Bölüm 118: Deli

Çeviri: RassNt  


"Neden bahsediyorsun?" Doktor Gao onun bu sözleriyle iyice allak bullak oldu. Adamın aklından geçenleri artık takip edemiyordu. Tabii ki bu Doktor Gao'nun hatası değildi, siyah telefonun verdiği ipuçlarını Chen Ge'den başkası bilmiyordu. En önemli ipucu görevin isminden geliyordu, Üç Kişilik Oda.


Chen Ge siyah telefonun sırrını kimseye gösteremezdi, o yüzden Doktor Gao'ya açıklama yapmak yerine odadan tek başına çıktı.


Men Nan sürekli aynı rüyayı görüyordu ve en net hatırladığı şey saçlarını yıkadığıydı. Rüyanın kendisi bir kabus sayılmazdı, Men Nan'ın kendisi bile parkta ilk konuştuklarında rüyayı ilk gördüğü zaman korkmadığını söylemişti. Ama sonra adam yaklaşmaya başladığında korku baş göstermişti. Yani bu durumda Men Nan için gerçek tehdit o adamdı.


Men Nan'ın rüya anlatımı bunu teyit ediyordu. Saçlarını yıkarken hiçbir tehdit hissetmemiş ama adam yaklaştığında düşmanlık hissetmişti. Son rüyasında adam yanına kadar gelmiş ve boğazını sıkmıştı, belli ki adam ona zarar verme niyetindeydi.


Bu yüzden üç kişilik odada kurban olarak Men Nan vardı ve diğer iki kişiden birisi onu korumak istiyorken diğeri zarar verme niyetindeydi. Geleneksel Çin inanışında kişinin rüyasında saçını yıkaması kötü şanstan arınması anlamı taşıyordu, yani Men Nan'ın rüyası ona yaklaşmakta olan tehlikeyi haber veriyor olabilirdi!


Chen Ge genç adamın geçmişini öğrendikten sonra kendisini korumaya çalışan kişinin annesi olabileceğinden şüphelendi. Men Nan'ı tek başına büyütmüştü, o yüzden annesinin ona zarar vermesi için bir nedeni yoktu. Diğer taraftan ona zarar vermek isteyen kişi 303 numaranın eski kiracısı olabilirdi.


Chen Ge Hai Ming Apartmanlarına ilk geldiğinde merdiven korkuluklarında özel bir biçimde bağlanmış olan kırmızı şeritler görmüştü. Bu, kötü ruhları uzak tutmak için kullanılan geleneksel bir yöntemdi. Onları gördüğü andan itibaren Chen Ge bu apartmanda kötü niyetli bir varlığın olabileceğinden şüphelenmişti.


Buna, 301 numaralı odadan çıkan amcanın söyledikleri ve siyah telefonun verdiği ipuçlarını da ekleyince şüphesi neredeyse kesinleşmişti.


Men Nan'ın rüyasındaki adamın kim olduğunu ve onun problemini çözmek için 303 numaralı odaya girmeliyim. Dahası, bunu siyah telefon görevi için de yapmalıyım.


İnsanlara rüyasında zarar verdiğini düşününce, 303 numaradaki şeyin iyi bir ruh olmadığını söylemek mümkündü, o muhtemelen Chen Ge'nin daha önce karşılaştığı ayna canavarı gibi bir şeydi.


Yine canavarlarla karşı karşıyayım.


İnsanlar iyi ve kötü olarak ayrılıyordu, bu durum merhumlar için de aynıydı. Chen Ge bu körü ruhları yok etme konusunda tereddüt yaşamayacaktı.


301 numaradaki amca daha önce 303 numarada birinin öldüğünü ve o zamandan beri orasının boş olduğunu söyledi. Yani muhtemelen odada kalan şey ölü kiracının kötü tayfı. Chen Ge şimdiye kadar birçok türden hayalet görmüştü. Onların en zayıfları başıboş ruhlardı, o kadar güçlü değillerdi ve sadece boş boş dolanan bilinçlerdi. Başıboş ruhlardan daha güçlü olanlar Xiaoxiao, ondan da güçlü olanlar ise ayna canavarı gibiydi. Chen Ge bu apartmanda bulunan şeyin ayna canavarı kadar güçlü olduğunu düşünüyordu.


O zaman korkmadım, şimdi neden korkayım? Dahası, etrafta bana yardım edebilecek birçok canlı insan bulunuyor. Chen Ge Men Nan'ın yanına giderek ev sahibinin yerini sordu. Ardından 304 numaralı odadan ayrıldı. Daha sonra birinci kattaki 101 numaranın kapısını çaldı.


Bir süre sonra ellili yaşlarında şişman bir kadın kapıyı açtı. Kadın Chen Ge'yi inceledikten sonra sordu, "Oda mı kiralamak istiyorsun?"


"Evet, arkadaşım 304 numarada oturuyor, o yüzden ben de yanındaki 303 numarayı kiralamak istiyorum."


"303 kiralık değil, başka bir yer bul."


"Oda boş, neden kiralamıyorsunuz?"  Chen Ge sordu.


"Dördüncü katta boş odalar var. Eğer onları istemiyorsan ayrılabilirsin." Kadın bunun ardından kapıyı kapatarak konuşmayı bitirdi.


Normalde asosyal biri mi yoksa hassas bir konuya mı dokundum? Ne olursa olsun 303 numara hala sır perdesi içinde. Ev sahibi doğal olarak 303 numaradaki ölü hakkında konuşmazdı, o yüzden Chen Ge hedefini değiştirerek üçüncü kata geri döndü ve 301 numaranın kapısını çaldı.


Televizyon sesi azaldı ve alkol kokusu içindeki adam kapıya cevap verdi. "Yine mi sen?"


"Patron, biraz zamanını alabilir miyim?" Chen Ge cebinden bir yüzlük banknot çıkararak adama uzattı. Adam parayı kabul etti ve gözleri arkadaşça bir ifadeyle Chen Ge'ye döndü. "Ne istiyorsun?"


"303 numarada yaşananları öğrenmek istiyorum. Ne kadar detaylı o kadar iyi."


"303 numara mı dedin?" Orta yaşlı adam kapıyı kapatmadan ona elini sallayarak içeri girmesini işaret etti. Küçük daire çöplerle doluydu ve Chen Ge ayakta duracak yer bulmakta zorlandı.


Kapıyı kapattıktan sonra adam televizyonun sesini tekrar açtıktan sonra konuştu, "Belli ki araştırmacı bir arkadaşsın ama beni dinle, kendin ve sevdiklerin için buradan bir an önce uzaklaş. Herkes burada kalamaz."


"Ne demek istiyorsun? Kiracı olmak için kriterler mi var?"


"İlginç bir şekilde 303 numara ile alakalı." Adam masadan rastgele bir şişe aldı ve birasını yudumladı. "O odada kalan orijinal kiracının ismini biliyor musun?"


"Bunu nereden bilebilirim?" Chen Ge adamın ağzından gelen alkol kokusunu görmezden gelmek için kendini zorladı. Adamın ciddi mi yoksa uyduruyor mu olduğunu anlamak güçtü.


"Adamın ismi Wang Haiming idi, burası onun apartman binasıydı."


"Ama biraz önce ev sahibini gördüm. Elli yaşlarında bir kadındı."


"Adamın eski karısı." Adam ona sözünü kesmemesini söyler gibi gözlerini dikti. "Wang Haiming hayalleri süsleyecek bir servete sahip oldu. Bunun ardından karısından ayrılarak gizemli bir geçmişi olan başka bir kadınla evlendi. Birkaç yıl sonra o kadın Wang Haiming'in bütün parasını alarak kaçtı ve hatta adamı bir akıl hastanesine yatırdı. En sonunda eski karısı Wang Haiming'e acıyarak onu hastaneden çıkardı. Kadın daha sonra ona kalması için bir oda ayarladı, o o da 303 numaraydı."


"Wang Haiming akıl hastanesinde mi yattı?" Chen Ge'nin aklına siyah telefondaki görev ipucu geldi—O, Üçüncü Hastalık Koğuşu'ndan geldi.


"Evet, akıl hastanesine yatmadan önceki halini bilmiyorum ama oradan çıktığında kesinlikle anormaldi."


"Anormal mi? Ne demek istiyorsun?"


"Sana basit bir örnek vereceğim." Adam kafasını işaret etti. "Wang Haiming gece yarısı geldiğinde kafasını duvara vurmaya meyilli biriydi. Sanki beyninin içini delen bir şey vardı ve onu kırarak dışarı çıkarmak istiyordu. Bir yandan çığlıklar atıp inlerken bir yandan da kendi kendine tartışıyordu. Bazen kafası kanayana kadar durmuyordu. Kimse onu durduramıyordu. Ara sıra herifi tutmak için polisi bile aramak zorunda kalıyorlardı."








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37434 Bölüm Sayısı


creator
manga tr