Bölüm 112: Aşinalık

avatar
535 1

My House of Horrors - Bölüm 112: Aşinalık


Bölüm 112: Aşinalık

Çeviri: RassNt  


Doktor Gao'nun bazı kuşkuları var gibiydi. "Korkarım ki Men Nan bu geceye kadar hayatta kalamayabilir, durumu giderek kötüleşiyor."


Başı öne eğik duran Men Nan tuhaf duruşunu korudu. Göz bebekleri sürekli sağa sola dönüyordu ama tamamen sessizdi.


"Ama daha iyi bir seçenek yok." Chen Ge adamın ne demeye çalıştığını biliyordu. "Onun durumu Wang Xin'den tamamen farklı, o yüzden ben de çaresizim. Ama eğer bana güvenip bu gece apartmanına giderek etrafa göz atmama izin verirsek belki bir şeyler bulabilirim. Bunun dışında sormak istediğim başka bir soru var."


Chen Ge Men Nan'ın yanına doğru yürüdü ve eliyle yavaşça genç adamın kafasının ve omurgasının üstünde gezdirdi.


"Ne yapıyorsun?" Doktor Gao'nun kafası karıştı.


"Doktor Gao fark etmişsindir, konuşurken ya da yürürken sürekli kafasını eğik tutuyor. Belki kafatasında baskı uygulayan bir şey olabilir." Chen Ge bunu çok önceden fark etmişti ama bu konuda soru sormaya fırsatı olmamıştı. "Men Nan, bu duruşu sürdürmek seni zorlamıyor mu?"


Chen Ge'nin hatırlatmasının ardından Doktor Gao genç adamın sırtına bastırdı. "Hala rahatsız hissediyor musun?"


Men Nan ellerini salladı ama kafasını eğik tutmaya devam etti. Kalabalıkta uzun süre kalmak sanki onu olumsuz etkilemiş gibiydi, sanki her an kontrolünü kaybedecek gibi göründü. Bunu fark eden Doktor Gao hemen onu dinlenmesi için daha karanlık bir yere götürdü.


Men Nan'ın göz bebeklerinin hareket hızı normal değil. Sürekli etrafa bakınıyor ve sanki kafasının üstündeki bir şeyi görmeye çalışıyormuş gibi gözlerini sürekli yukarı devirme alışkanlığı geliştirmiş.


Chen Ge Men Nan'ın gölgesine baktı ve genç adamı incelemeye devam ettikçe kafa karışıklığı da artmaya devam ediyordu. Birisinin ufak bir kamburluğu olduğunda omurgası kavisli bir hal alırdı ama Men Nan'ın sırtı dümdüzdü ve sadece kafası aşağı doğru eğilmişti. Sanki kafasına ağır bir şey oturmuş gibiydi.


Saç yıkamak, neden böyle bir rüya görüyor?


Siyah telefondan hala herhangi bir tepki gelmemişti. Chen Ge buna aldırmadı. Özel ziyaretçi ek bir ödül demekti, eğer alabilirse iyi olurdu ama alamazsa da kendini kötü hissetmesine gerek olmayacaktı. İki parti ziyaretçiyi gönderdikten sonra Men Nan'ın durumu biraz daha iyileşmişti. Doktor Gao gerçekten de rehberlik konusunda bir uzmandı. Zihninin kontrolünü kaybetme noktasına gelen Men Nan, Doktor Gao tarafından sakinleştirilmişti.


Tekrar onu Chen Ge'nin yanına getirdi. Sanki bir karar varmış gibilerdi, "Bu akşam saat sekizde. Hai Ming Apartmanlarında görüşürüz."


"Tamam," Chen Ge onayladı ve ardından siyah telefon titreşti. "Bu gece onun normal şekilde uyumasına izin ver, onun için gece nöbeti tutacağım."


"Sana eşlik edeceğim." Doktor Gao ona teşekkür ettikten sonra Men Nan ile birlikte oradan ayrıldı.


Başka tuhaf bir vaka daha. Chen Ge özel ziyaretçilerin anlamını aşağı yukarı kavramıştı, onlar hayalet değildi ve iki dünya arasında sıkışmış olan insanlardı. Onlar ayrıldıktan sonra siyah telefonu kontrol etti.


"İkinci özel ziyaretçi ayrıldı. Çabaların sonucunda görev bilgisinin kilidini açtın! Açılan Gizli Test Görevi—Üç Kişilik Oda.


"Üç Kişilik Oda (1 Yıldız Korku Faktörü): Gece yarısından önce Hai Ming Apartmanına git ve özel ziyaretçinin hastalığının sebebini bul.


"Görev Mekanı: Hai Ming Apartmanı 303 Numaralı Oda.


"Görev İpucu: O, Üçüncü Hastalık Koğuşu'ndan geldi.


"Görevi kabul etmek istiyor musun? Uyarı: Test Görevi sadece yirmi dört saat boyunca etkin olacak. Eğer zaman sınırı içinde kabul etmezsen senaryo sonsuza kadar kilitli kalacak."


Chen Ge bu gizli göreve en azından görev ipucunu görene kadar pek aldırış etmemişti.


Üçüncü Hastalık Koğuşu ile mi alakalı? O, Üçüncü Hatalık Koğuşu'ndan geldi ne demek? Men Nan Üçüncü Hastalık Koğuşu'nda mı tedavi gördü?


Görev detaylarını tekrar okuyan Chen Ge daha merak uyandıran bir tesadüfle karşılaştı, üç sayısı birçok kez tekrar ediliyordu. Bu tesadüf mü? Ama bu Üç Kişilik Oda ne demek?


Ya Men Nan ile birlikte odada iki hayalet yaşıyordu ya da bahsedilen üç kişi Men Nan, Chen Ge ve Doktor Gao idi. Her durumda bu görev üç yıldızlı senaryo ile alakalı olduğundan tedbirli olmalıydı. Görev detaylarını ezberledi ve hiçbir şeyi gözden kaçırmadığından emin olduktan sonra telefonu yerine koydu.


Xu Wan ile iletişime geçip ondan bilet satmasını isterken kendisi Geceyarısı Cinayeti senaryosunda hayalet kılığına girdi. Herhangi bir aksilik olmadı. Öğle yemeği molasında Chen Ge kantinde Xu Wan'a katılmak yerine tek başına park ofisine gitti.


Direktör Luo'nun kızının varlığını keşfettikten sonra Direktör Luo'ya soracağı birkaç soru vardı. Asansörle en üst kata çıktı. Direktör Luo'nun ofisinin kapısı açıktı, adam kendisini odaya kapatma fikrini sevmiyor gibiydi. Kapıyı hafifçe tıklattı ve kısa süre sonra Direktör Luo elinde birkaç belgeyle birlikte dışarı çıktı.


"Direktör Luo, birkaç sorum olacak da zamanınız var mı?"


Direktör Luo raporları koydu. "Yeraltı otoparkıyla ile ilgili bir problem mi?"


"Hayır, başka bir konu." Chen Ge ebeveynlerinden kalan kağıdı ve Luo Ruoyu'nun bilekliğini adamın masasına koydu. "Bunları otoparkta bir kirişin içinde buldum."


"Öğrenmek istediğin şey tam olarak nedir?" Direktör Luo bilekliği tanımıştı. "Parkın kıyısında köşesinde birçok oyuncak var. Onları bizzat ben koydum."


"Bunun sebebi nedir?"


"O oyuncakların hepsi kızımın sevdiği oyuncaklardı. Onları parkın içine dağıttım ki o geri döndüğünde kendini yalnız hissetmesin diye."


"Peki oyuncakların yanına bunun gibi şeyler de koydunuz mu?" Chen Ge kanlı kağıdı Direktör Luo'ya doğru itti.


Direktör Luo kağıda iki kez baktıktan sonra başını sağa sola salladı. "Böyle bir şeyi görmedim, bana ait değil".


Direktör Luo'dan cevabını aldıktan sonra biraz hayal kırıklığına uğramıştı. Yeni Yüzyıl Parkı'nın direktörü olarak adamın kendi ailesinin kaybolmasıyla ilgili birkaç şey bildiğini düşünmüştü. Direktör Luo kendi kızının parka geri döndüğünden bile habersizdi, onun ebeveynlerinin ortadan kayboluşunda birçok sır bulunuyordu.


"Pekala, rahatsız ettiğim için özür dilerim." Chen Ge kağıdı aldı ve ayrılmaya hazırlandı.


"Bekle biraz!" Direktör Luo yavaşça ayağa kalktı ve Chen Ge'ye kağıdı işaret etti. "Bu senin babanın el yazısı değil mi?"


"Evet, tanıdınız mı?" Chen Ge şaşırmıştı, herkes insanların el yazısına dikkat etmezdi.


"Üçüncü Hastalık Koğuşu..." Direktör Luo teyit etmeden önce kağıttaki yazıyı okudu. "Ebeveynlerin ortadan kaybolmadan önce onların buradan bahsettiklerini duymuştum."







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr