Bölüm 98: Arkanda Biri Var

avatar
515 0

My House of Horrors - Bölüm 98: Arkanda Biri Var


Bölüm 98: Arkanda Biri Var

Çeviri: RassNt  


"Öleceksin?" Fei Youliang'ın kafası karıştı. Gelecekteki karısını sorduğu için neden böyle bir cevap almıştı? Soru ile cevap arasında bir bağ yoktu. Kalem Ruhu oyunu kurallarına kesinlikle uymuştu, Kalem Ruhunun öfkelenmesini gerektirecek bir şey yoktu.


Bunun üzerine düşündü ve bir cevaba vardı. Bunlar önceden tasarlanmış şeyler olmalı. Ne soru sorarsam sorayım bu cevap ortaya çıkacaktı.


Patronun hilesini gördüğünü hisseden Fei Youliang'ın önceden kaybettiği özgüveni tekrar oluşmaya başladı.


"Bu kelimenin ortaya çıkmasını sağlama yöntemi enteresan. Geçici olarak, hala anlamadım ama korku faktörünü yükseltmek için patron durumun içindeki mantıksızlığı görmezden gelmiş," diye açıkladı. "Eğer başka biri olsa panikle Kalem Ruhu oyununu sonlandırır ya da Kalem Ruhunu öfkelendirecek tabulardan birini yapardı ve bu kelimenin ortaya çıkışı içsel şüphelerini artırarak Kalem Ruhunun gerçekten de ortaya çıktığını düşünerek kendi kendilerine korkmalarına neden olurdu. Ne yazık ki bugünkü ziyaretçileri biziz. Yol boyunca hata yapmadık ama kağıttaki cevap yine de sorumla hiç bağdaşmıyor. Bu yüzden Kalem Ruhu oyunu korkutucu bir numaradan başka bir şey değil."


Bu uzun açıklamadan sonra Zhu Jianing'in cevap vermediğini fark etti ve adeta duvara konuşuyormuş gibi hissetti.


"Xiao Zhu? Elin neden buz gibi?" Kafasını kaldırdı ve iri adamın afallamış bir şekilde arkasına baktığını gördü, ağzı açık kalmış ve yüzü korkuyla çarpıklaşmıştı.


"Neye bakıyorsun?"


Zhu Jianing'in yüzündeki ifade Fei Youliang'ı huzursuz etti. Adeta takım arkadaşını duymuyordu ve tüm vücudu tıpkı tuttukları tükenmez kalem gibi titriyordu. Fei Youliang'ın kalbinde kötü bir his belirdi. O da yatak odasındaki atmosferin değiştiğini hissetmişti. Odada onlara katıla tarif edilemez bir şey vardı, daha önce orada değildi ve şimdi arkasındaymış gibi hissediyordu.


Arkasına dönüp bakmak istedi ama bir şey sırtına baskı yaptı ve bütün vücut kasları gerildi. "Neler oluyor? Bunun sebebi ne?"


Zihninde çeşitli düşünceler belirdi ve arkasına bakmak istese de göreceği şeyden korkacağını hissetmesi adamı delirtti.


"Xiao Zhu, söyle ne görüyorsun? Arkamda ne var?"


Hemen tüm vücuduna bir soğukluk yayıldı, adeta buzdan bir mağaraya düşmüştü. Fei Youliang istemsizce ürperdi ve sanki görünmez eller kendisini kavrıyormuş gibi derisinde morarmalar belirdi.


Arkasındaki şey adeta onu kendi vücudunun içine sıkıştırmak istiyordu ve soğuk varlığın omuzlarındaki baskısı giderek artıyordu!


Onun karşısındaki Zhu Jianing vücudundaki son enerji kırıntısını bir uyarı vermek için kullandı.


"Arkanda biri var!"


"Arkamda mı?"


Bu uyarının iki açıklaması olabilirdi, ya birisi neredeyse sırtına çıkmıştı ya da birisi arkasında duruyordu. Fei Youliang'ın beyni çalkalanırken Zhu Jianing aniden yerden sıçradı, elini diğer adamdan kurtardı ve odadan dışarı kaçtı!


Zhu Jianing kaçarken arkasına bile bakmamış ve tereddüt bile etmemişti.


Terk edilmiş halde kalan Fei Youliang hala afallamış bir halde yerde oturuyordu. Tükenmez kalem adeta eline yapışmıştı ve ondan kurtulmayı denese de bunu başaramadı. Aniden sanki bir şey kontrolünü almış gibi kolu dondu. Ardından kalem kendi başına hareket ederek beyaz kağıda bir şey yazdı.


"ÖLECEKSİN! ÖLECEKSİN! ÖLECEKSİN!"


Beyaz kağıtta bir dizi kan kırmızısı kelimeler belirdi. Zhu Jianing kaçtığından şu an kalemi sadece o tutuyordu. Elini hareket ettirmediğinden emindi, o yüzden kağıda yayılan şeyler odadaki başka bir şey tarafından yazılmış olmalıydı.


Böyle bir anda bile Fei Youliang sakinliğini korumayı başardı. O bir adrenalin bağımlısıydı ve hayaletlere inanmıyordu. Mantık ve bilimin her şeyin üstünde olduğuna inanıyordu.


Xiao Zhu'nun gördüğü şey muhtemelen üç boyutlu bir görüntüydü. Sandalyelerin diziliş durumuna bakınca Kalem Ruhu oyununun pozisyonu sabit olmalı. Açıları iyi ayarlayarak gerçekçi bir etki yaratılabilir. Burada kullanılan taktik bu olmalı ama neden vücudum sallanıyor?


Bu tükenmez kalemi ve genel olarak Korku Evini hafife aldığını kabul etmeliydi. Eğer şansı olsa buraya bu kadar az hazırlık yaparak girmezdi ve kesinlikle kendisine daha iyi bir yoldaş seçerdi.


Sırtındaki soğukluk yayılmaya devam etti. Kalem adeta tükenmiş gibi nihayet avucundan düştü ve çılgınca karalamalarının ardından nihayet paramparça oldu. Kalem avucundan ayrılırken yazdığı son kelime,"ÖL" olmuştu.


Bitti mi? Fei Youliang kolunun hissinin geri geldiğini gördü. Ardından rahat bir nefes aldı. Kasları hala kaskatıydı. Onları ısıtmak için hareket etmeyi denedi ama omuzlarındaki baskının henüz kalkmadığını ve hala hareket edemediğini fark etti!


Kalem Ruhu oyununda hayatta kaldığını düşünmüştü ama gerçek tecrübe yeni başlamıştı.


Niye hala hareket edemiyorum? Fei Youliang omzunun üstünden arkaya bakmak için boynunu santim santim çevirdi. Gözleri iyice kısılmıştı ve tamamen hazırlıklıydı ama döndüğünde arkasında hiçbir şey görmedi.


Hepsi boşa mıydı? Ama o zaman Xiao Zhu neden deli gibi bir tepki verdi? Gerçekte ne gördü?


Fei Youliang'ın beyni kaynadı ve omuzlarındaki baskının sanki birisi üstüne çıkmış gibi arttığını hissetti.


Omuzlar? Üstüne bir şey mi çıktı?


Zihninde bir görüntü canlandı ve yavaşça kafasını kaldırdı.


Kafasının etrafından dökülen simsiyah saçlar, havasızlıkla şişen yüzü, yuvalarından çıkan gözlerindeki öfke.


Fei Youliang'ın omuzlarında sarkık bir kadın duruyordu!


Adamın dudakları açıldı ama ses çıkmadı. Vücudundaki bütün tüyler dikildi ve gözlüğü hafifçe yüzünden kaydı. Adam o anda adeta kalbinin durduğunu hissetti.


"Ben..."


Cümlesine devam edemeden gözlerindeki odak gevşemeye başladı ve vücudu yere doğru zayıfça devrildi.



Chen Ge Mu Yang Lisesi senaryosuna girmeden önce birkaç dakika bekledi. İki ziyaretçi girdikten hemen sonra girmek istememişti.


Uzun süredir çığlık duymadım... sanırım o ikisini fazla hafife almışım.


Deri maskesini takan Chen Ge'nin ilk hedefi Mühürlü Derslik oldu. İçinde isim etiketleri olan kağıt kutuyu kürsüye yerleştirdi. Masalar ve sandalyeler hareket ettirilmiş. Onlar muhtemelen bir şeylere rastlamış olmalılar.


Bu bir şeylerin ne olduğu hakkında Chen Ge'nin bile fikri yoktu. Ne de olsa o da bu mühürlü dersliğin sırrını tam anlamıyla kavrayamamıştı.


Masaları ve sandalyeleri eski yerlerine koyup ders kitapları ve kağıtları çekmeceye yerleştirdikten sonra aniden ilerideki dönemeçten ayak seslerinin geldiğini duydu. Birisi koridorda koşuyordu.


Kim olabilir? Üzerine kanlı giysi ve deri maskeyi giydi ve yavaşça derslikten dışarı çıktı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18360 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37579 Bölüm Sayısı


creator
manga tr