Bölüm 14: Kayıp İlanı

avatar
799 0

My House of Horrors - Bölüm 14: Kayıp İlanı


Bölüm 14: Kayıp İlanı


Çeviri: RassNt


Saat 4:30'da Chen Ge Korku Evinin dekor odasında tek başınaydı. Derin düşünceler içinde oda dolusu eşyayı inceledi.


Bir katille bir gece geçirmek için neler hazırlamam lazım?


Kimlik kartı, telefon, şarj aleti, çakmak, cep bıçağı, çok kullanışlı çekiç... Doğru, bu oyuncak bebeği de unutmamayım. Chen Ge önceki gece aynanın önünde beliren oyuncağı çantasına sıkıltırdı ve ihtiyacı olan her şeyi aldığından emin olduktan sonra çantanın fermuarını çekerek odadan ayrıldı.


"Xiao Wan, bugün erken çıkabilirsin. Ayrılırken kapıyı kilitlemeyi unutma; benim bir işim var o yüzden erken gideceğim."


"Patron saat daha beş. Bir geziye falan mı çıkıyorsun?"



"Anahtarı dekor odasındaki masanın üstüne bıraktım, yarın sabah görüşürüz."


Chen Ge'nin konuyu değiştirme çabasını gören Xu Wan çaresizce cevap verdi, "Tamam."


Fakat Chen Ge arkasını döndüğü sırada kız Korku Evi ilanlarını attı ve dekor odasında doğru fırladı.


"Şu kız..." Akşam rüzgarı, masaya bırakılan ilanları dağıtıyordu. Chen Ge başını sağa sola salladı ve bir taş alarak ilanların üstüne koyarken iç geçirdi. Umarım beni sabah haberlerinde görmez.


Sakin dış görünüşünün altında Chen Ge'nin kalbi karmaşa içindeydi. Önceki gece Kabus Görevi ona yepyeni bir dünyanın kapılarını açmıştı ve siyah telefonun verdiği görevlerin belli bir seviye tehlike barındırdığını fark etmesini sağlamıştı.


Test Görevi, Günlük Görevlerden daha zor olmalı; bu gece dikkatli olmalıyım.


Gece çökmeden önce Chen Ge bisikletine binerek Ping An Apartmanlarına doğru yola koyuldu. Görev bilgilerinde sadece mekanın ismi verilmişti. Orayı bulmak için Google Maps uygulamasını ve dokuz ay önce atılan online şikayetteki bilgileri kullandı. Buna rağmen hedefine iki saat sonra yorgun bir şekilde ulaşabilmişti.


Böylesine tenha ve ıssız bir yerde yaşamak isteyen insanlar var mı gerçekten?


Apartmana giden yol dolambaçlı ve büyüyüp serpilmiş otlarla doluydu. Fark edilebilir düzeyde sokak lambası eksikliği vardı ve Chen Ge ağaç dalları arasından gri renkli bir bina görüyordu.


Oraya varana kadar birçok insana sormuş ama çoğunun Ping An Apartmanlarını duymadığını görmüştü. En sonunda altmışlı yaşlarında bir adam ona doğru yolu tarif etmiş ve ardından dostça bir tavsiye eklemişti. Chen Ge'ye oranın lanetli ve perili olduğunu söylemişti, öyle ki çoğu kişi gündüz vakti bile oradan uzak durmaya çalışıyordu.



Chen Ge nasıl cevap vereceğini bilememişti. Eğer siyah telefonun görevi olmasa böyle bir yere kim kendi isteğiyle giderdi!?


Saat şu an 6:50 ve görevin belirttiği saat 11. Yani hala etrafa bakınmak için zamanım var. Dolambaçlı yolu takip eden Chen Ge ormanın derinliklerine girdi. Bir süre ilerledikten sonra nihayet efsanevi lanetli evi gördü.


Binanın etrafı uzun gri duvarla çevriliydi ve sadece bir girişi vardı. İki tarafa açılan kapı paslı ve eski olmasına rağmen yepyeni bir kilide sahipti.


Tuhaf, kilit yeni duruyor ama kapı eski, bekle biraz bu da ne? Kapının demir çubuklarına beyaz bir kağıt parçası yapıştırılmıştı. Chen Ge onun bir el ilanı olduğunu düşünmüştü ama feneri ona doğrultunca onun bir kayıp ilanı olduğunu gördü.


"Zhang Qing, kadın, 27 yaşında, 157 cm boy. Sağ gözünün altında beni var. Kırmızı elbiseler giymeyi sever. Eğer bir bilginiz varsa lütfen Bay Wang ile iletişim kurun. Para ödülü verilecektir!"


İlanda ayrıca Bay Wang'ın numarası ve adresi vardı. Chen Ge'nin dikkatini çeken ayrıntı ilandaki adresin bu lanetli apartman olmasıydı.


"Bu kesinlikle tuhaf." Chen Ge'nin hayalet hisleri zil çalıyordu. Telefonunu çıkarıp ilanın resmini çektikten sonra yerleşkeye girdi. Burası beklediğinden daha büyüktü. Ana binada üç kat vardı ve iki tane depo odası gibi görünen bina ve onun yanında da bir tane su pompası odası bulunuyordu.


Boyalarındaki dökülmelere bakınca buranın en az yirmi ya da otuz yıllık olduğunu söyleyebilirim. Fakat ilk akla geleceği gibi dağınık bir yer değildi. Mekan temizdi, herhangi bir çöp yoktu ve hatta çimenler özenle biçilmişti.


Chen Ge bisikletini çimenliğe koyduktan sonra sırt çantasıyla birlikte ana binaya doğru yürüdü. "Merhaba, kimse var mı?"


Uzun koridor karanlıktı. On saniye kadar sonra merdivenlere en yakın kapı hafifçe aralandı.



"İyi günler." Chen Ge kapıya doğru yürüdü ama kapının arkasındaki kişi, kapının hafif aralık durmasına bakınca pek misafirperver biri değildi. İçerinin ışığı pek iyi olmadığından Chen Ge kapının arkasındaki kişinin sadece bir kadın şekline sahip olduğunu görebildi. Kadının gözleri kan çanağına dönmüştü, geç yatmaya meyilli biri gibiydi. Bu onu son derece yorgun gösteriyordu.


"Acaba burada bir gece kalmak bana ne kadara mal olur," Chen Ge olabildiğince kibar bir sesle konuşmaya çalıştı. Fakat karşılık olarak bir kıkırdama sesiyle birlikte kapının yüzüne kapandığını görünce şaşırdı.


"Huh?" Daha ne olduğunu anlamadan ikinci kattan ayak seslerinin geldiğini duydu. Koridorun köşesindeki tek ses ile etkinleşen ışık aydınlandı ve aşağı orta yaşlı topal bir adamın indiği görüldü.


Chen Ge'yi duymuş olacak ki ilk dediği şey şuydu, "Burada mı kalmak istiyorsun? Ne kadar süreliğine kalmayı planlıyorsun?"


"Siz ev sahibi misiniz?" Chen Ge ona doğru yürüdü. "Sadece bir geceliğine."


"Bir gece mi?" Topal adam Chen Ge'ye sanki zihnini okumaya çalışıyormuş gibi dikkatlice baktı. "Pekala kimliğini ver, ödeme ise ikinci katta yapılıyor."


Chen Ge tam adamı merdivenlerden yukarı doğru takip etmeye hazırlanırken dışarıdan gürültülü bir ses geldi. Sanki birisi demir kapıyı sallayarak açmış gibiydi. Bunu duyan topal adamın kaşları çatıldı ve yüzü memnuniyetsizlikle burkuldu. Hareket etmeyi kesti ve Chen Ge'nin de durmaktan başka bir şansı kalmadı. Çok geçmeden içeriye son derece yorgun görünen başka bir orta yaşlı adam girdi. Üzerinde eski, yıpranmış elbiseler vardı ve elinde bir kağıt destesi tutuyordu.


"Wang Qi, sana kaç defa söyledim kız arkadaşın burada değil!? Eğer inat etmeye devam edersen polis çağıracağım!" Topal adam merdivenlerin ortasında durarak yolu kapatmıştı.


Diğer adam onu görmezden geldi ve başını eğerek yukarı çıkmaya devam etti.


"Hey, kime söylüyorum!" Topal adamın tekmesiyle birlikte hazırlıksız olan orta yaşlı adam duvara çarptı. Ellerindeki kağıtlar kaydı ve merdivenlere dağıldı. Kağıtlardan birisi Chen Ge'nin ayaklarının üstüne geldi.



Bunlar dışarıda gördüğüm kayıp ilanları, diye kendi kendine düşünürken gözleri kısıldı. Kağıdı bir taraftan alırken önünde gerçekleşen olayları takip etmeye devam etti.


Orta yaşlı adam topal adamın saldırısına karşılık vermedi. Yavaşça yerde süründü ve hiçbir şey söylemeden yere dağılan ilanları topladı. Adam Chen Ge'ye tıpkı cansız, hantal bir zombiyi anımsatmıştı.


"Onu kafana takma, herif delinin teki." Topal adam Chen Ge'ye elini sallayarak yukarı gelmesini işaret etti. Görünüşe göre orta yaşlı adamdan umudunu kesmiş gibiydi.


Deli mi? Chen Ge orta yaşlı adamın yanından geçerken gizlice gözleri onun üzerine kaydı. Görev bilgisinde bir psikopattan bahsediliyordu, bu adam olabilir mi?






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18327 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37556 Bölüm Sayısı


creator
manga tr