Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Martial God Asura - Bölüm 756: Öfkeli Chu Feng


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Kes sesini! Chu Feng'le kendini kıyaslayabileceğini mi sanıyorsun? Milyon kat daha güçlü o senden!"

 

"Seni ezer geçer, sana ise insan bile denmez." Qin Yu'nun Chu Feng'le ilgili söylediklerini duyan Su Mei öfkeden kuduracak gibiydi. Hiçbir şeyi umursamadan Qin Yu'ya küfürler yağdırmaya başlamıştı.

 

Su Mei sırf zor bir durumda diye tiksindiği birine hak vermeyecekti, ona küfürler yağdırmaya devam etti. Bunları duyan Qin Yu da öfkelendi.

 

Ama Su Mei'nin beyaz cildinin gittikçe kızardığını ve göğsünün şişip indiğini görünce öfkesini zorla bastırdı ve bir kahkaha patlattı. Sonra da arsızca, "Küfret bana! Elinden geleni ardına koyma! Çocuğu bayağı bir seviyorsun gibi ama ne olmuş?"

 

"Bugünden sonra benim olacaksın. Ne yani kalbin ona aitse? Vücudun benim olacak."

 

"Nasıl hissediyorsun Minik Mei? Ateş bastı mı, kaşınıyor musun, arzuyla dolup taştın mı?"

 

"Tutma kendini. Qin Yu kardeşin her isteğini tatmin etmek için burada."

 

"Vücudumu mu istiyorsun? Rüyada mı sandın kendini?" Su Mei dudaklarını büktü. Sonra da alnını kaldırarak kafasına doğru götürdü. Bekaretini korumak için kendini öldürecekti.

 

*bam*

 

Ama daha Su Mei'nin avucu kafasına değmeden Qin Yu kolunu kaldırdı ve Su Mei'nin avucu kafasına değil de yüzüne indi. Su Mei'nin hem intihar teşebbüsü boşa gitmişti hem de havaya uçmuştu.

 

Su Mei'nin güzel suratında kırmızı parlak bir iz kalmıştı, bir de ağzından kanlar akmaya başlamıştı.

 

"Hmph. İntihar etmek mi istiyorsun? Deneme bile!"

 

"Ama seni zorlamayacağım, bekleyeceğim sadece. Uyuşturucu bir etkisini göstersin, kendin yalvaracaksın bana. Hahaha..."

 

Qin Yu konuşurken bir sandalye çekip oturdu. Arzusunu bastırarak yanında yatan Su Mei'yi izlemeye başladı, uyuşturucunun işini yapmasını bekliyordu.

 

*buum*

 

Tam da o anda kapalı kapı birden paramparça oldu. Hemen ardından da odaya biri girdi.

 

"Sen misin?" Yeni geleni gören Qin Yu afallamaktan kendini alamadı. Bu gelenin kim olduğunu hemen tanımıştı: Chu Feng.

 

"Chu Feng!" Chu Feng'i gören Su Mei'nin gözünden yaşlar akmaya başladı. Hemen kollarına attı kendini, sarsıla sarsıla ağlıyordu.

 

"Minik Mei, özür dilerim. Geç kaldım, acı çekmene sebep oldum." Chu Feng Su Mei'yi yatağa taşıdı. Yüzündeki avuç izini ve ağzındaki kanı görünce yüreği burkulmuştu.

 

"Hayır, hayır öyle bir şey yok. Ben senin için varım. Senden başka kimse bana dokunmayı düşünmemeli bile. Ölsem bile olamaz böyle bir şey," dedi Su Mei.

 

"Minik Mei, iyi dinlen. Bu işi ben hallederim." Chu Feng eliyle Su Mei'nin ağzındaki kanı sildi ve sonra da yavaşça ayağa kalktı. Bakışlarını çoktan kıyafetlerini çıkarmış bekleyen Qin Yu'ya çevirdi.

 

Chu Feng dışarıdan bakınca çok sakin duruyordu. Yüzünden ve gözlerinden sanki bu işle alakası yokmuş gibi duruyordu.

 

Ama içten içe hissettiği o dehşet öfke ve kana susamışlığı kimse bilemezdi. Bunu gören en yiğit delikanlılar bile dehşete düşerdi, akıllarını kaybederdi. Ruhları çökerdi.

 

Qin Yu hemen Dünya Spiritisti tekniklerini kullanarak bölgeyi mühürledi. Sonra da gülümseyerek Su Mei'ye baktı ve "Chu Feng'in gerçekten de geleceğini düşünmezdim. Muhteşem oldu bu, dediklerimi gerçekleştirme fırsatı var artık."

 

"Diz çöktüreceğim ona ve çaresizce her şeyi izlettireceğim! Hahaha!" dedi.

 

"Hangi elinle Minik Mei'ye vurdun sen?" Chu Feng Qin Yu'nun söylediklerini görmezden geldi.

 

"Ne fark eder hangi eli kullandığım? Ne yapabilirsin ki bana? Sadece ona vurmakla kalmayacağım, onun üstüne çıkacağım ve sana da izleteceğim bunu," dedi Qin Yu övüne övüne.

 

*bam*

 

O anda Chu Feng'in gözleri parladı ve vücudundan vahşi bir enerji yayılmaya başladı.

 

Bu üç şimşekti. Chu Feng'in vücudu etrafında üç farklı şimşek dönüyordu. Kıyafetleri ve saçı da sesli sesli dalgalanmaya başlamıştı.

 

Chu Feng'in gözleri artık insan gözlerine benzemiyordu. Daha çok kalpsiz bir canavarın gözlerine benziyorlardı, üç şimşeğin ışığı vardı bu gözlerde.

 

Chu Feng oldukça dehşet bir auraya sahipti artık. Bütün odayı yutmuştu bu aura ve Chu Feng'i utandırmayı düşünen Qin Yu'nun bile yüz ifadesi birden değişmişti.

 

Chu Feng'in düşündüğünden çok daha güçlü olduğunu fark etmişti. Chu Feng'in aurası gücünü tamamıyla bastırmıştı.

 

Bir illüzyon görüverdi: Karşısında duran kişi bir insan değildi, soğuk kalpli, acımasız bir canavardı.

 

"Se-sen nesin ulan?!" Dedi Qin Yu titreyen sesiyle. Gerçekten de korkmuştu. Daha önce hiç böyle birini görmemişti.

 

"Bu elin miydi?" Chu Feng birden harekete geçti. Aniden Qin Yu'nun önünde belirdi ve Qin Yu daha tepki veremeden bileğinden tuttu.

 

*bzzz*

 

Chu Feng Qin Yu'nun bileğini kavrar kavramaz vücudundaki üç şimşek çaktı. Sayısız şimşek yılanı şeklini alarak Qin Yu'nun avucundan içeri girdiler.

 

“AHH~~~~~” Qin Yu'nun yüz ifadesi tamamıyla değişmişti. Ağzını açtı ve bir feryat kopardı.

 

Şimşekler vücuduna girdikten sonra etlerini parçalamaya, kaslarını koparmaya ve kemiklerini yutmaya başlamıştı.

 

Gözleri önünde avucu yırtılıyor, parçalanıyor ve kayboluyordu. Eli daha önce hiç hissetmediği bir acı hissediyordu.

 

Sanki milyonlarca böcek elini kemiriyordu, milyonlarca bıçak elini lime lime ediyordu. Öyle bir acı çekiyordu ki ölmeyi istiyordu.

 

"Şerefsiz, bırak beni!" Qin Yu paniklemişti. Karşısındaki bir insan değildi, duygusu hissi falan olmayan bir şeytandı adeta. Şeytanın acımasız işkencesinden kaçabilmek için elinden geldiğini yapıyordu.

 

Qin Yu sonunda Chu Feng'in ellerinden kurtuldu. Ama daha iki adım bile atamadan omzunda bir acı hissetti.

 

Dönüp de Chu Feng'e bakan Qin Yu'nun beti benzi attı. Kan falan yoktu gözlerinde, sadece korku vardı.

 

Bileğinin hâlâ Chu Feng'in elinde olduğunu fark etti. Ama bileği artık vücuduna bağlı değildi. Kanlı, kopuk bir kola bağlıydı bileği.

 

Omzuna baktığında kanların fışkırdığını keşfetti. Chu Feng'in ellerinden kurtulmamıştı aslında, Chu Feng kolunu kopartmıştı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1322

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1123

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 117

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 90

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17431 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23471 Bölüm Sayısı


creator
manga tr