Korku dağları bekler. #Atasözü

Martial God Asura - Bölüm 737: Ahmak Lan Xi


 

Çeviri: Wolfcobain Düzenleme: Sajapyu

 

"Lan Xi efendi, bana bu kadar güveniyor musun? Azılı Canavarı zehirlemiş olabileceğimden korkmuyor musun?" Dedi Chu Feng şakacı bir tonla.

 

"Korkmuyorum. Bana zarar vereceğini düşünmüyorum," dedi Lan Xi gülümseyerek.

 

"Neden?" Diye sordu Chu Feng.

 

"İçgüdü," dedi Lan Xi.

 

"İçgüdü mü? İçgüdülerin hep doğru çıkar mı?" Diye sordu Chu Feng.

 

"Uhh..." Lan Xi önce biraz düşündü, sonra da "Değişir!" dedi.

 

"O zaman eğer gerçekten de bu Azılı Canavar etini zehirlemişsem, ne yapardın?" Diye konuşmasına devam etti Chu Feng.

 

"Gerçekten de zehirlemedin, değil mi?" Bunu duyan Lan Xi'nin yüz ifadesi değişti.

 

"Haha, tabii ki hayır. Ama Lan Xi, dikkatli olmak her zaman iyidir. Bir Dünya Spiritistisin, istediğin zaman Ruh Gücünü kullanabilirsin. Senin yerinde olsam başkalarının verdiği şeyleri yemeden önce Ruh Gücümü kullanır da sıra dışı bir şey var mı diye bakardım."

 

"Yoksa biri seni kandırdığında pişman olmak bir işe yaramaz artık," dedi Chu Feng gülümseyerek.

 

"Uyarın için teşekkürler, dikkatli olacağım." Chu Feng'in niye birdenbire böyle bir şey dediğini anlamamış olsa da bu sözlerin iyi niyetle söylendiğini biliyordu. Bu yüzden onu hiçbir şeyle suçlamadı.

 

"Kardeşini mi bekliyorsun?" Diye sordu Chu Feng tekrar.

 

"Hı hı. Dün onu kaybettim ve ne kadar ararsam arayım bulamıyorum. Ona verdiğim muska da etkisini kaybetmiş. Korkuyorum ki..." Kardeşinin adını duyan Lan Xi endişelenmekten kendini alamamıştı.

 

"Bunu çok düşünme. Dönerken gördüğümde yaralıydı. Ama çok ciddi bir yara değil," dedi Chu Feng yüzünde bir gülümsemeyle.

 

"Nereden biliyorsun?" Bunu duyan Lan Xi hemen Ruh Gücünü yaydı ancak etrafta Lan Yanzhi'den iz yoktu. O yüzden şüphelenmekten kendini alamadı.

 

Chu Feng Lan Xi'nin sorusunu cevaplamadı. Hafifçe gülümsedi sonra da sıçrayarak aşağı indi. Sonra da antik kentin dışındaki ormana girdi.

 

"Bu da ne?" Chu Feng gittikten kısa bir süre sonra Lan Xi'nin gözleri parladı. Lan Yanzhi'nin Ruh Gücü menziline girdiğini hissedebiliyordu.

 

Lan Xi de ormana koştu. Gerçekten de Lan Yanzhi'yi buldu kısa bir süre sonra. Ve gerçekten de yaralanmıştı.

 

"Yanzhi, ne oldu?" Diye endişeyle sordu Lan Xi.

 

"Bir şey değil abla. Birkaç Azılı Canavar etrafımı sardı, benim de saklanmam gerekti." Lan Yanzhi çoktan Lan Xi'ye atacağı yalanı düşünmüştü.

 

Lan Yanzhi'nin yaralarının hafif olduğunu gören Lan Xi rahat bir nefes aldı. Sonra kendi kendine söylenmeye başladı, "Garip. Ben bile Yanzhi'nin geldiğini hissedememiştim. O nasıl becerebildi bunu?"

 

O andan sonra Chu Feng Oluşum Açıklarını aramaya devam etti. Dördüncü günde çoktan ormandaki açıkların yedisini bulmuştu. Beşinci günde sırasına göre bu açıkların beşini kırmıştı.

 

Sadece bir Oluşum Açığı kalmıştı. Bu açığı da bulunca yedi Ruh Oluşumu anahtarını toplamış olacaktı ve son Oluşum Açığını kırabilecekti. Ve gizli çekirdeği açacaktı.

 

Chu Feng ormanda koşuyordu. Tehlikelerden kaçınmak için Ruh Gücünü yaymıştı. Ama birden beti benzi attı. Hareket etmeyi bıraktı, üç kişinin aurasını hissetmişti: Lan Xi, Lan Yanzhi ve Wang Long.

 

"Siktir." Chu Feng içten içe küfür etti. Sadece Lan Xi ve Lan Yanzhi olsa bu normal olurdu. Ne de olsa onlar zaten birlikte dolaşırdı. Ama Wang Long da yanlarındaydı. Bu ona bir şeylerin yolunda olmadığını gösteriyordu.

 

Chu Feng bir de Lan Xi'nin aurasının çok kaotik olduğunu da hissetmişti. Bu da Lan Xi'nin muhtemelen zehirlendiği anlamına geliyordu.

 

"Lanet olsun. Neden dinlemedi ki beni?" Chu Feng biraz sinirlenmişti. Lan Xi'ye açık açık başkalarından aldığı şeyleri dikkatsizce yememesini söylemişti ama Lan Xi onu dinlememişti.

 

Sinirlenmişti belki ama Chu Feng daha fazla düşüncelerinde boğulmadı. Lan Xi ve diğerlerinin yanına şimşek gibi vardı.

 

"Benim meselem değilse karışmam" demiş olsa da Lan Xi iyi bir insandı. Wang Long ve Lan Yanzhi'yi de hiç sevmezdi. Yine karşısına çıkmışlardı. Doğal olarak Chu Feng'in bu işe bir dur demesi gerekirdi.

 

Chu Feng'den bir kilometre ötede bir çayırlıkta Lan Xi yüz üstü uzanıyordu. Gözleri kapanmıştı, yüzü kıpkırmızıydı ve yumuşak pembe dudakları sürekli nefes alıp veriyordu.

 

Lan Xi zehirlenmişti. Çekici vücudunu bir o yana bir bu yana döndürüyor, çekici sesler çıkarıyordu. Ama zehre dayanmak için elinden geleni yaptığı ve acı çektiği de belliydi.

 

Yanında iki kişi duruyordu. Wang Long ve Lan Yanzhi. Lan Yanzhi panik ve utanç içerisindeydi ve de korku. En çok da korku.

 

Wang Long ise heyecanlıydı. Gözleri eşek gözü gibi koskocaman olmuştu, görenleri ürpertirdi. Dili durmaksızın dudaklarını yalıyordu. Sanki sonunda hayalini kurduğu kuzuyu kapana kıstırmış bir kurt gibi duruyordu. Arzuları kendini kaybettirmişti.

 

"Yanzhi, iyi iş başardın. Haha, git git ileri git. Kardeşinle beni kimse rahatsız etsin istemem." Wang Long elini sallayarak Lan Yanzhi'ye gitmesini işaret etti. İçindeki canavarı serbest bırakmak üzereydi.

 

"Long kardeş, hâlâ Afrodizyak Canavarını taklit etmek için Ruh Oluşumu döşemedin," diye hatırlattı Lan Yanzhi.

 

"Git! Bunu hatırlatmana ihtiyacım var mı sence?" Wang Long öfkelenmişti. Elini salladı ve birden bir fırtına koptu. Lan Yanzhi'yi birkaç metre geri uçurdu ve sonra da istediği Gizleme Oluşumunu döşedi. Lan Xi'yi içine aldı ve Lan Yanzhi'yi dışarıda bıraktı.

 

"Afrodizyak Canavar mı? Peh! Böyle bir şey yok bile. Sadece ahmaklar inanır buna."

 

"Aptal şey, benim hayalim Lan Xi'ye sahip olmaktı ve sonunda işte benim oldu! Neden gizleyeyim ki?"

 

"Gerçeği bilse de ne olacak? Hatta bilmesini istiyorum; Wang Long'un ona sahip olduğunu bilmesini istiyorum!"

 

"Haha, direnebilir mi bana? Bir şey yapabilir mi, Wang Long? Bunu insanlara anlatsa da kim inanır?"

 

"En fazla Lan Yanzhi'yi öldürür. Ama bundan bana ne? Ne de olsa ben en çok istediğim şeye sahip olmuş olacağım. Hahaha..."

 

Gizleme Oluşumunu döşeyen Wang Long kahkahalar atmaya başladı. Rezil bir kahkahaydı bu ve gülerken hem kendini soyuyor hem de ellerini Lan Xi'ye doğru uzatıyordu.

 

Önce Lan Xi'nin yüzünü yavaş yavaş okşadı. Yüzünün yumuşaklığını hissedince arzusu birden patlayıverdi. "Daha fazla dayanamıyorum~~~” diye bağırarak ellerini uzattı ve Lan Xi'nin uzun eteğini tuttu, bir çırpıda beyaz eteği paramparça etti.

K.N: Kısa bir yorum arası. Bölümleri ard arda atınca hiç yorum gelmiyor. Pamuk eller cebe :D

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1072

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 974

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 816

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 580

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 513

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 275

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11631 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 16451 Bölüm Sayısı


creator
manga tr