"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

İnatçı Yükselen - 20.Bölüm Farklı Bir Beden


Farklı farklı yerlerdeydi.

Kraliyet Sarayı,Yıkık dökük bir ev,bir savaş alanındaydı fakat hepsinde bir ortak yönü vardı.

Hepsinde can alıyordu.

Bir süikastçi değildi,fakat gittiği yerlerdeki kişi hep ölüyordu.

Bazen bir, bazen on hatta bazen binlerce kişi hiç bir istisna olmadan hepsi ölüyordu.

Nedenini anlayamamıştı.Neden gittiği yerlerdeki kişiler ölüyordu.

''Lütfen...Lütfen hayatımı bağışla daha çok yaşamak istiyorum.''

Kilolu bir adam hayatı için yalvarmaya başladı.

Adamın kilosu o kadar fazlaydıkı 2 göbeği varmış gibi üst üste binmişti.Siyah saçları ve gür bir bıyığı vardı.

Üstü çıplaktı ve yanında bir kadın vardı.İşini bitirmişi ve uyumaya başlamış gibiydi.

''Lütfen ne istersen veririm. Lütfen yaşamama izin ver.''

Adam ne kadar çok bağırırsa bağırsın yanındaki kadın uyanmıyordu.Sanki yanında hiçbir olmuyormuş gibi uyuyordu.Yakından bakıldığında kadın düzenli aralıklarla nefes veriyordu.Ölü değildi sadece uyuyordu fakat adam boğazı yırtılasıya kadar bağarsada bir türlü duymuyordu.

''Hmm''

Bir homurtu çıktı ağızından fakat bu homurtuda ne bir isteksizlik ne bir kötü niyet ne bir duygu.Bu seste hiçbir duygu yoktu.

Elini salladı.Elinde birşey vardı fakat ne olduğunu göremiyordu.Ne kadar denerse denesin elinde ne olduğunu görememişti.

Elini sallamasıyla karşısındaki kişinin gözlerindeki yaşam ışığı ve parlaklık anında söndü.Üstünde hiç yara yoktu .Geriye düştü ve bir daha kalkamadı.Nefes almıyordu.

Acıma,üzülme,öldürme niyeti,başarı hatta zevk bile hissetmedi.Sanki boş bir bardak gibi duygusuzdu.

(Başarıdaki anlam bir görevi tamamladıktan sonra oluşan başarı hissi )

Arkasını döndü ve gitti.

Uzun süre böyle geçti sürekli birilerini öldürüyordu.

Bir tüccar,bir köylü,bir gezgin.Neden öldürdüğünü bilmiyordu fakat sürekli öldürmeye devam ediyordu.Robot gibi.

...

Bir gün daha başlamıştı.

Erthyo uzun süre izlemişti ve aynı zamanda yaşamıştı bu yüzden duygularını törpülemiş ve öldürmeye karşı olan ufacık bir karşıtlığı bile varsa anında gitmişti.

Çünkü savaş alanında nasıl birini bıraktığında arkasından bıçaklandığını görmüştü.

Nasıl öldürmezse öleceğini görmüştü.Ayriyetten sürekli başkalarının canını almıştı bu yüzden duyguları törpülenmişti.

Bu günde diğer günlerde olduğu gibi can alıcağını biliyordu.Nedenini anlamasada can alması gerektiğini biliyordu.

Devasa bir ormandaydı.Bu ormanın devasa olması hem genişliği hemde ağaçların boyundandı.Binlerce yıl yaşamış ağaçlar her yerdeydi.

Bu ormanın içinde yürüyordu.Fakat hala hiçbir duygu hissetmiyordu.Ne manzaranın güzelliğinden etkileniyordu nede başka duyguları vardı.

Yavaş adımlarla yürümeye devam etti .İlerlediği zaman önünde devasa bir ağaç belirdi.Fakat bu ağaç diğer ağaçlara verilen ''devasa'' adını daha çok hak ediyordu. Bu cidden ''devasa'ydı.

O kadar büyüktüki bulutları delip yoluna devam ediyordu.Etrafına Doğa ve Yaşam elementlerini saçıyordu.

Burada yetişen bitkiler daha bereketli ve değerliydi.Fakat Erthyo'nun niyeti bu ''devasa ''ağaç yada bitkiler değildi.

''Devasa'' ağacın altında bir tilki yatıyordu.Tilki kürkü turuncu ve beyazın karışımı gibiydi.Sanki bir ressam bir fırçayı turuncuya farklı bir fırçayı beyaza batırmış sonrada tilkini boyamış gibiydi.Fakat bu kürklerin renklerinin birleşimi göze kötü gelmiyor aksine tilkiye bir çekicilik katıyordu.

O sırada tilki ağacın altında uyuyordu.

Erthyo tilkiye yaklaşmaya başladı. Aralarında 3 adım kaldıktan sonra durdu.

Tilki sanki birşey fark etmiş gibi döndü ve Erthyo'nun suratına baktı.Gözlerinin ikiside turuncu rengindeydi .

''Katlanıcağın Ceza Yıldırımı normal olanının 2 katı gücünden fazla olacak . Bundan sonra öleceğin neredeyse kesin istersen acı çekmeni önleyebilirim .''

Duygu olmayan bir sesle tilkiye konuştu.

Tilkinin Irkı On Sekiz Kuyruklu Göksel Tilkiydi.Bu tilki Normal Dokuz kuyruklu tilkilerin sahip olduğu kuyruk sayısının 2 katına sahipti fakat tam geliştiğinde ortaya çıkaracağı güç 2 kat olmayacaktı.Çıkaracağı gücü ölçülemiyordu çünkü daha önce kimse olgunlaşmış bir On sekiz Kuyruklu Göksel Tilki görmemişti ve güçlerini bilmiyorlardı.Üst dünyalarda bile böyleydi.

Tek bildikleri eğer tam gelişirlerse tek bir nefes verişleriyle Üst dünyaların çoğunu tuzla buz edebileceğiydi.Geldikleri yere ........ ........ deniyordu.

Üst dünyalar,Orta ve alt dünylar gibi değildi ve bir sürü değişim geçirerek dünyanı dayanıklılığını Evren metalinden bir tık altta olacak kadar güçlenidirmişti.

Evren metali ise Dünya metalinin 100 katı kadar dayanıklılığa sahipti.

Böyle bir canavarın yaşayıp gelişmesi üst dünyadaki insanları kıskandırdı.Bu yüzden Yıldırım Tanrısı Cezalarını 2 katından fazla arttırdı.

İlk ceza olasaya kadar ne büyü ne vücut güçlendirme hiçbirşey yapamadıkları için ilk cezada ölme ihtimalleri çok yüksek.Daha doğrusu kurtulma ihtimalleri yok denecek kadar az .

''Hayır İhtiyacım yok.Bunu beraber yapmak istiyoruz.Değil mi Abla ? ''

Tilki ruh çalıcı bir ses ile konuştu.Fakat cümlenin yarısınından sonrası kendisi ile alakalı değildi.

''Evet öyle.Teşekkürler teklifiniz için fakat küçük kardeşim ile beraber başarmak istiyoruz .Eğer ölürsekde hiç pişman olmayız .''

İlk konuşan kişi 16-17 yaşlarında genç ve ruh çalıcı sesi olan bir kız ise  şimdi konuşak ise büyüleyici bir sesti.Bu ses 24-25 yaşlarında bir yetişkin sesi gibiydi ve konuştuğunuda çok nazik bir sesi vardı.Bahar esintisi gibiydi.

''Pekala ''

Fazla uzatmamaya karar verip oturdu.

Tilki Erthyo'ya bir bakış attı.Gördüğü suratta tek bir duygu izi bile yoktu.Ölü biri gibi oturuyordu.

''Abla bu kişide neden hiçbir duygu hissetmiyorum ? ''

Tilkinin gözleri parladı.Göz bebeği maviye döndü.Şöyle bir süzdükten sonra tekrar konuştu.

''Ne bir ölüm aurası ne de başka birşey hissediyorum.Sanki duyguları sökülüp alınmış gibi içi boş.''

Duygusuz insanlar genelde ya hortlağa dönüşmüş kişiler yada içine özel yöntemlerle ruh girmiş kişiler olur fakat onlarda ölüm aurası çok küçük olsada bulunabilirdi.

Tilki ne kadar bakarsa baksın Erthyo'nun  üstünde ölüm aurası yoktu.Boş bir şişe gibi duygusuzdu.

''Çok garip ''

Abla kardeş konuşurken bedenin içindeki Erthyo düşünüyordu.

''Çifte kişilik bozukluğu ?  Fakat Değil gibi görünüyor.Tilki iki kişiliğe sahip değilde iki kişi tilki bedenine sahip gibi görünüyor .''

''Hmm deneyelim..'' Erthyo'nun aklına bir şey geldi.Sanki bu bedeni bir süreliğine kontrol edebilirmiş gibi.

Erthyo'nun sahip olduğu bedenin bedenini en fazla 5 dakika ele geçirebilirdi.Aynı zamanda belada 5 dakika içinde gelecekti.

Wuuuu

Erthyo bir anda bedenin içine girdi.Az önce sadece filmi izliyorsa şimdi filmde oynuyor gibi hissediyordu.

Yavaşça ellerini oynatmaya başladı.Bedene daha yeni girdiği için dengesini kurmada zorlanıyordu.

Dünyadaki bazı egzersiz hareketi yapmaya başladı.Daha hızlı bedene alışabilmek için .

''Abla neden garip hareketler yapmaya başladı.''

''Havası değişti !''

Bu sefer o garip boş kabuk duygusu yoktu.Garip bir his veriyordu .

Erthyo bedene hafiften alışınca ileri doğru yürüdü .

''Ablan çok rahat ama sen biraz gergin gibisin .''(Erthyo)

Gözlerinden anlaşılıyordu.Mavi gözlü ablası,turuncu gözlü ise genç kız olmalıydı.Her kim konuşursa göz rengi değişiyordu ve göz turuncu renge dönerse titremeye başlıyordu .

Korktuğu belliydi.

''Ben gergin d-değilim .Hemde hiç ! '' 

Kafasını sallayıp inkar etmeye başladı fakat gözleri hala titriyordu.

Erthyo kafasını okşayıp konuşmaya başladı.

''Merak etme . Ablan yanında korkmana gerek yok .''

''Kafamı okşamayı bırak ''

''Ouchh''

Birden elini ısırmaya başladı.Dişleri  direkt deriyi deldiği için çok acıtmıştı.

''Pekala sadece seni desteklemeye çalışmıştım '' (Erthyo)

''Sen git ölü bir kütük gibi orada dur ''

 Erthyo geri gidip yerine oturdu.Elini sallamasıyla yaralar yok oldu.

''Bu beden cidden çok güçlü ''

O sırada genç kardeş konuşmaya başladı.

''Abla oda bizim gibi mi ? ''

''Hayır değil onun durumu biraz garip ''

Sonra cevap beklemeden konuşmaya devam etti.

''Onu neden ısırdın  ? Kafanı okşaması hoşuna gitmişti oysaki ''(Abla)

''Ne kadar hoşuma gitsede her önüme gelene başımı okşatamam ''(Küçük kardeş)

Cezaya hala iki buçuk dakika vardı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1432

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1189

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 975

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 902

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 772

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 712

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 634

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 619

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 567

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 139

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 127

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 13839 Üye Sayısı
  • 657 Seri Sayısı
  • 31264 Bölüm Sayısı


creator
manga tr