Bölüm 29: Geleceğin Patroniçesi

avatar
3204 0

Hidden Marriage - Bölüm 29: Geleceğin Patroniçesi


 

 

Çeviri: LitLover Düzenleme: Kharsmi

 

Ne olmuş öylelerse?

 

Ning Xi boğulmuş ve kelimeleri tükenmiş gibi hissediyordu. "Büyük patron Lu, çalışanlarınız kendilerinin başka şirketlerin oyuncularına yardım etmek için kullanıldıklarını biliyorlar mı?"

 

Görünüşe göre bilmiyorlardı; bu ünlü makyöz Ning Xi'yi kesinlikle hiç duymamıştı.

 

Ning Xi gerçekten Lu Tingxiao'nun önünde eğilmek istedi.

 

Altın Çağ yapım Lu şirketlerine bağlı kuruluşlarından birisiydi!

 

Lu Jingli şuan Altın Çağ'ı yönetiyordu fakat bütün bunların arkasındaki patron Lu şirketlerinin Lu Tingxiao'suydu.

 

Lu şirketi, beş yıl önce eğlence sektörüne el atmıştı ve Altın Çağ yapımı satın alarak bir eğlence imparatorluğu yarattı.  Hatta piyasadaki en eski ve öncü şirket olan Ayışığı Yapımla bile yarışabildi.

 

Buradan bu iki şirket arasındaki rekabetin ne kadar şiddetli olduğunu anlayabilirsiniz. Aktörlerinden müdürlerine, asistanlarına, makyözlerine, modacılarına... İki şirketin çalışanları asla bir araya gelemezdi. Eğer iki şirketin oyuncuları aynı sette olurlarsa, orada mutlaka bir kıvılcım olurdu.

 

Lu Tingxiao saatine baktı, "Minivan kapıda, makyajını ve kıyafetlerini yolda giderken ayarlayabilirsin ve böylece geç kalmazsın. Gidip gitmemek sana kalmış."

 

Ning Xi'nin kafası o kadar karışmıştı ki bağırsakları ağrımaya başladı ama hala dişlerini gıcırdatıyordu, "Ben gidiyorum!"

 

Madem Lu Tingxiao'nun bu durumla ilgili bir sıkıntısı yoktu, o zaman onun da olmazdı.

 

Lu Tingxiao'nun kendisini takip ettiğini gören Ning Xi, "Sen de mi geliyorsun?"

 

"Arabayı başka kim kullanacak? Ayrıca Küçük Hazine de biraz daha seninle kalmak istiyor. " Yine iş icabı üslubunu kullanıyordu, sanki o ne derse desin doğruydu. Sanki sadece Ning Xi aptalca sorular soruyordu.

 

Küçük Hazine de hareketli bir şekilde başını salladı.

 

"Olur..."

 

Sonunda, dördü birden Arthur'la birlikte minivana bindiler.

 

Lu Tingxiao üstünü bile değiştirmemişti. Ning Xi ve Arthur arka koltukta otururken, o ev kıyafetleriyle arabayı sürmeye devam etti. Küçük Hazine de oturduğu yere yayılmış bir şekilde onları meraklı bir şekilde izliyordu.

 

Arthur Ning Xi'ye dikkatli bir şekilde baktı, bu bakış büyük bir hayranlık barındırıyordu. "Bu hanımefendinin zaten mükemmel çehresi ve muhteşem bir teni var, çok bir şey yapmaya ihtiyacım yok. Sadece biraz hafif bir makyaj yapacağım. Hangi etkinliğe gideceksiniz hanımefendi? Sizin için doğru kıyafetleri seçmem gerekecek."

 

" Aslında, sadece bir film için açılış töreni..."

 

Ning Xi,  kendisinin Ayışığı yapımdan olduğu anlaşılırsa Arthur tarafından dövülür diye ölesiye korkuyordu. Neyseki Arthur çok fazla soru sormadı, sadece anladığını göstermek için başını salladı ve makyajına devam etti.

 

Açılış töreninin olduğu yere yaklaştıklarında, Ning Xi baştan aşağı hazırdı. Zamanı çok iyi ayarlamışlardı.

 

Lu Tingxiao arabayı durdurdu, arkaya doğru kolunu uzatarak arkasındaki kadına baktı.

 

"Nasıl?" Ning Xi hafif gergin bir şekilde sordu.

 

"Fena değil."

 

Lu Tingxiao kadar ketum birisinden böylesine bir övgü almak kolay değildi.  Dahası, Küçük Hazine kafasını eğmiş, hayran kalmış bir ifade ile kadına bakıyordu.

 

Ning Xi güvenle dolup taşıyordu ve aniden Küçük Hazineye sarılıp, "Hayatım, sözümü tutamadığım için çok üzgünüm ama teyzecik işten hemen sonra sana eşlik etmek için çabucak döneceğine söz veriyor!"

 

Küçük hazine gönülsüzce onun gitmesine izin vermeden ve el sallamadan önce bir an sarıldı. Çünkü onun acelesi vardı.

 

Arkasında bıraktığı baba oğula bakarken yüreği sıcaklıkla doldu.

 

Yıllar boyunca yalnız bir asker gibi savaştıktan sonra, böylesine sıcak duyguyu uzun zamandır ilk defa hissediyordu.

 

Ning Xi gittiğine göre artık şoför koltuğu doğal olarak Arthur'a kaldı.

 

Arthur arabayı sürerken artık sessizliğini koruyamadı ve olabildiğince dikkatli bir şekilde sordu, "Patron, az önceki hanımefendi kimdi? Şirketimize yeni gelen çalışanlardan birisi mi? Daha önce nasıl da karşılaşmadım?"

 

Kahretsin!

 

Büyük patronun yanında bir kadın vardı ve bu insanın aklını başından alabilecek bir haberdi.

 

Lu Tingxiao acele etmeden yanıtladı:  "Ayışığı Yapımdan bir oyuncu."

 

Arthur:  “…”

 

Arthur'un yüzü bir anda limon yemiş gibi ekşidi.

 

Büyük patron! Ayışığı Yapımdan birisini giydirmeme izin verdiniz!

 

Neden bizim patronomuz rakip için çalışıyor!

 

İkinci patronomuz bile Ayışığı Yapımdan birisiyle birlikte olmaz, tamam mı?

 

Fakat, bu büyük şeytan kral Lu Tingxiao'ydu.

 

Bunu ancak o yapabilirdi ve asla ufacık bir şikayet imasına bile izin vermezdi.

 

İçinde tuttuğu ve ona söyleyemediği başka bir şey daha vardı: Bu tanınmayan Ayışığı Yapımının oyuncusu geleceğin patroniçesi olmayacaktı, öyle değil mi?

 

Ne de olsa, kadın küçük prensin bile kalbini kazanmıştı.

 

Bu kadın kesinlikle basit birisi değildi...

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19280 Üye Sayısı
  • 806 Seri Sayısı
  • 39038 Bölüm Sayısı


creator
manga tr