Bölüm 14: Kontrolü Kaybetmek Kolaydır

avatar
3384 0

Hidden Marriage - Bölüm 14: Kontrolü Kaybetmek Kolaydır


 

Çeviri: Miyav Miyav Düzenleme: Kharsmi

 

Küçük tavşan ağır ağır uyuduğundan dolayı ne olduğunu görmek için yataktan sessizce kalktı.

 

Yatak odasının kapısını açtıktan sonra Lu Tingxiao’nun kendisine su koyduğunu gördü. Bir eliyle karnını tutuyordu ve yüzü soluk görünüyordu.

 

Ning Xi hızlıca yanına gidip, “Bay Lu, iyi misiniz?” dedi.

 

“Önemli bir şey yok.”

 

“Hmm, karnınız mı ağrıyor?”

 

Lu Tingxiao cevap vermedi.

 

Ning Xi doğru tahmin ettiğini anlamıştı.

 

Lu Tingxiao aslında acılı şeyler yiyemiyordu. Neden yemeye yeltenmişti ki?

 

“Biraz bekleyin, size mide ilacı getireceğim.”

 

Allahtan evde en yaygın kullanılan ilaçlardan vardı.

 

Ning Xi hızlıca mide ilacını getirdi, “İki hapı da almalısınız.”

 

“Teşekkür ederim.” Lu Tingxiao hapları Ning Xi’nin elinden aldı. Hafif soğuk ellerinin avuçlarına değmesi sanki kalbinin ucuna değiyormuş gibi bir his yarattı. Birden bu durum Ning Xi’yi zayıf bir insanmış gibi hissettirdi.

 

Hala çok sessiz olan rüzgarlı ve fırtınalı gecede, önünde böyle bir güzellik varken insanın kontrolünü kaybetmesi o kadar kolaydı ki…

 

Ning Xi kalbinin atışlarını sakinleştirmek için sessizce Pi sayısını saymaya başladı.

 

Lu Tingxiao’nun ilaçları yutmasını izleyerek onu birden burada yalnız bırakmak ayıp olacağından bir süre ona eşlik etti.

 

“Şimdi biraz daha iyi misin? Hastaneye gitmek ister misin? Üzgünüm, acı yiyemediğini bilmiyordum.”

 

Aslında küçük tavşan için endişelenmişti. İşin sonunda küçük tavşana hiçbir şey olmamıştı onun yerine Lu Tingxiao’ya olmuştu! Buna ne denirdi ki...

 

“Senin hatan değil, eski bir problem.”

 

Lu Tingxiao ikisi de sessiz kaldıktan sonra birden konuşmaya başladı: “Senin misafirperverliğini suistimal etmemizin sebebi Küçük Hazine’nin seni görmek istemesiydi.”

 

Ning Xi Lu Tingxiao’nun dilinin sürçüp sürçmediğinden emin olamamıştı, “Küçük Hazine beni mi görmek istedi?”

 

“Küçük Hazine o depoda çok korkmuş. Onu kurtardığın için şu an sana çok güveniyor.” diye açıkladı.

 

Ning Xi Küçük Hazine etrafında olduğu ya da onu ilgilendiren sorular sorulduğu sürece Lu Tingxiao’nun etrafındaki keskin ve soğuk atmosferin oldukça azaldığını fark etti. Günün erken saatlerinde olduğu kadar korkunç görünmüyordu.

 

“Yani olan bu...” Ning Xi başını salladı.

 

Böyle bir gecenin insanlara savunma mekanizmalarını ve tereddütlerini bırakmalarına neden olması oldukça kolaydı. Ning Xi bir süredir kafasını kurcalayan bir soru sordu, “Immm, cesaretimi toplayarak soruyorum. Küçük Hazine konuşmayı bilmiyor mu?”

 

Bugüne kadar Küçük Hazine’nin ağzından çıkan tek bir kelime bile duymamıştı. Küçük adam hep başını sallıyordu.

D.N: Önceki bölümde konuşmadı mı?

 

“Konuşmayı bilmekten değil konuşmak istememesinden.” diye yanıt verdi Lu Tingxiao.

 

Ning Xi kaşlarını çatarak, “O zaman yaşadığı bir sorundan mı?”

 

Lu Tingxiao hiçbir şeyi saklamıyordu. “Küçük Hazine biraz kapalı bir çocuk. Kendini soyutlamaya meyilli.”

 

“Böyle işte…” Her şey çoğunlukla Nİng Xi’nin tahmin ettiği gibiydi.

 

Küçük Hazine’nin kendisini kapatmasının nedeni hususunda ise, bu kadar zengin bir ailenin sırrını, doğal olarak daha derin bir şekilde sormaya cüret edemedi.

 

Lu Tingxiao aniden bakışlarını ona yoğunlaştırarak “Bayan Ning.” dedi. Gözleri parlak, soğuk ve sakindi. Ancak bu bakışlar onda yanıp kül olacak kadar ateşli bir hisse neden olmuştu.

 

“Evet?” Ning Xi bu bakışlara hafif bir karşılık verdi.

 

Lu Tingxiao “Daha önce bir yerde karşılaşmış mıydık?” diye sordu.

 

Eğer bu sözler başkası tarafından söylenmiş olsaydı Ning Xi kesinlikle karşı tarafın bir konuşma başlatmaya çalıştığını düşünürdü. Bu kadar eski ve modası geçmiş bir yöntem kullanmak. Ama konuşan kişi Lu Tingxiao’ydu, gözlerindeki şaşkınlık gerçekti.

 

“Muhtemelen hayır. Eğer Bay Lu’yu önceden görmüş olsam bile bir izlenime sahip olmuş olmamama imkan yok… bir sorun mu var?” Ning Xi’nin ses tonu hala düşünüyor gibiydi. Onun statüsündeki bir insanın Lu Tingxiao’nun seviyesindeki birisiyle tanışmasına imkan yoktu. Eğer hala Ning ailesinin bir üyesi olsaydı böyle bir şey olabilirdi.

 

“Yok bir şey.” Lu Tingxiao bakışlarını kaçırdı, gözleri pencerenin dışarısındaki gecenin derin rengini yansıtıyordu. Biraz yalnız görünüyordu.

 

Böyle bir etkileşimin içinde olmaya devam ederlerse atmosfer biraz kötüye gidecekmiş gibi görünüyordu!

 

Ning Xi temkinli bir şekilde “Bay Lu, eğer başka bir şey yoksa ben yatmaya gidiyorum.” dedi.

 

Lu Tingxiao onun kim olduğunu anlamış gibiydi. Elini kaldırıp, “Acelesi yok, otur.” dedi.

 

Acelesi yok mu? Acelesi var, tamam mı?

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19450 Üye Sayısı
  • 803 Seri Sayısı
  • 39031 Bölüm Sayısı


creator
manga tr