Bölüm 116: Gerçekten Öpüşürlerse Cehenneme Gitmez mi?

avatar
2614 0

Hidden Marriage - Bölüm 116: Gerçekten Öpüşürlerse Cehenneme Gitmez mi?


 

Çeviri: Minemosyne Düzenleme: Kharsmi

 

Çekim başladı.

 

Sokağın iki yanında da renkli fenerler satan seyyar satıcılar vardı. Gelen insanlar ellerinde fener tutuyorlardı ve çevreden kahkaha sesleri geliyordu.

 

Meng Changge, Sun Huanqing'i hastalara bakarken hastaneden dışarı sürüklemişti.

 

Kamera ikisine doğru yöneldi. Genç bir adam ve genç bir kadın aydınlık Chang’an sokaklarında hızla koşuyorlardı. Sahne kelimelerin ötesinde güzeldi…

 

Bu sahnede çok fazla konuşma bölümü yoktu. Onun yerine oyuncuların değişen yüz ifadelerine odaklanıyordu kamera.

 

Meng Changge heyecan doluydu. Sun Huanqing ilk başta isteksiz davranmıştı, ancak daha sonra genç kızın heyecanından etkilenmişti ve birlikte kalabalığa karıştılar.

 

Biraz yürüdükten sonra, Sun Huanqing aniden kızın elini hâlâ tuttuğunu farketti, bu yüzden aceleyle bırakmaya çalıştı. Aksine, Meng Changge inatla elini daha sıkı tuttu ve gitmeyi reddetti. İfadesi açıkça: “Bu el benim.” diyordu.

 

Sun Huanqing endişeyle konuştu, “Meng, lütfen haysiyetli olun! Erkek ve kadın daima mesafeli durmalıdır!”

 

Meng Changge ona baktığında kaşlarını çattı, “Sen çok saçma bir kitap kurdusun. Elini bıraktıktan sonra ayrılırsak ne olur?”

 

“Ayrılırsak, o zaman öyle olsun!” Sun Huanqing küskünce söndü.

 

“Sun Huanqing! Sen…” Meng Changge öfkeyle elini çekti ve kalabalığın içine daldı.

 

Kırmızı figürün kalabalığın ortasında yavaşça kaybolduğunu gördüğünde, Sun Huanqing’in ifadesi yavaş yavaş kaygılı hale geldi. Son zamanlarda başkentte bir tecavüzcünün dolaştığı söylentisi vardı. Birkaç hanedeki genç kadınlar kayıptı. Sokaklar bugün çok karışıktı ve o sadece bir kızdı. Ya ona bir şey olursa?

 

Sun Huanqing, şimdi Meng Changge için endişeliydi. Sokakta küçük bir şeytan olduğunu tamamen unutmuştu. Tecavüzcüyle karşılaşsa bile bu tecavüzcünün şanssızlığı olurdu.

 

Kamera kalabalığın içinde Meng Changge’i arayan Sun Huanqing’i takip ediyordu. Hayal kırıklığından çökmek üzereyken, biri birden omzunu okşadı.

 

Geri döndüğünde, onun önünde şeytan maskesi takan bir kişi duruyordu. Oldukça memnun bir tonda konuştu, “Doktor Sun, beni mi arıyorsun?”

 

Kızın sesini duyunca, Sun Huanqing kendini kontrol edemedi ve onu kucakladı.

 

Meng Changge her zaman muhafazakar takılan Sun Huanqing’in böyle davranmasını hiç beklemiyordu ve donakaldı...,

 

Sonraki sahnede, Meng Changge Sun Huanqing’i öpme girişiminde bulunacaktı. Uzaklardan izleyen hayranlar nefeslerini tutmuş bu heyecanlı sahneye odaklanmışlardı. Sadece hayal güçlerinden, bu ikisi arasındaki ilk öpücüğün kesinlikle güzel olacağını biliyorlardı!

 

Aynı anda bir başkası da nefesini tutmuştu. Bu kişi siyah arabada oturan Lu Jingli idi.

 

Lu Jingli, ağabeyinden olabildiğince uzak kalmak için kendisini pencereye yaslayıp sıkıştırdı.

 

İzlemeye devam edemediği için korkuyla gözlerini kapattı.

 

Kardeşinin hiçbir şey yapmadan izleyeceğine kesinlikle inanmadı. Ning Xi sadece Jiang Muye’ın elini tuttuğu zaman bile arabadaki sıcaklık donma noktasının altına düşmüştü! Gerçekten öpüşürlerse cehenneme gitmez mi?

 

Bir sonraki anda bir kan banyosu olacak mıydı?

 

Lu Jingli abisini kızdırmadan bu sahneyi nasıl engelleyebileceğini düşünüyordu…

 

Ning Xi maskesini çıkardı, sevgiyle Jiang Muye’ye baktı ve daha sonra onu yakınlaştırmak için boynuna elini attı tam o anda Lu Jingli parmaklarını ekrana doğru götürdü…

 

Bu şimdi bitmeli! Biri ölecek yoksa!

 

Lu Jingli'nin çaresizce ağladığı anda, zemindeki tüm renkli fenerler aniden söndü. Kardeşinin sessiz öfkesi onları dışarı çıkarmış gibiydi. Karşılaştırılamayacak kadar korkunçtu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19446 Üye Sayısı
  • 802 Seri Sayısı
  • 39029 Bölüm Sayısı


creator
manga tr