Korku dağları bekler. #Atasözü

Emperor’s Domination - Bölüm 57 : Simya Ustalığı, Sadece Bir Hobiydi (1)


Bölüm 57 : Simya Ustalığı, Sadece Bir Hobiydi (1)

 

İşin sonunda Elder Sun, Li Qiye’nin önerisine uydu ve İlahi Kazanını Ateş Ejderhası Bitkisi ile beslemeyi bırakıp, daha pahalı olan Sevimli Nehir Ateşi Bitkisi ile beslemeye başladı.

 

Bir ay sonra, Elder Sun heyecan içinde Yalnız Tepe’ye geldi. O an büyüklük statüsünü falan unutmuştu, mutluluktan havalara uçabilecek küçük bir çocuk gibiydi.

 

Oldu, kesinlikle oldu. Şu an kan enerjisi şarıl şarıl akıyor ve İlahi Kazanın tıbbi özellikleri de güçlendi.

 

Sonuç karşısında Li Qiye sadece gülümsemişti. Tıbbi özellikler, İlahi Kazanlar, Simya Daosu… Bu çağda iki numara olduğunu iddia etse, tarihin başından beri kimse bir numarayım diyemezdi!

 

Li Qiye’nin kayıtsız ifadesi, Elder Sun’ın tavrını değiştirmesine yol açtı. Eğer bu başka bir öğrenci olsaydı ve bir büyük tarafından övülseydi, kesinlikle zevkten dört köşe olurdu. Ama Li Qiye için böyle bir övünç son derece sıradandı.

 

Simya Daosunu Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’na gelmeden önce çoktan öğrenmiş miydin?

 

Elder Sun’ın yüz ifadesi değişse de, karşısındakinin yeteneklerini kalbinin derinliklerinden takdir ediyordu. Bu aşamada, aklına birinci büyük gelmişti. Kısa süre önce hevesi kırılmış birinci büyük birden hırsa bürünüp Li Qiye’yi desteklemeye karar vermişti. Görünüşe göre Li Qiye gerçekten de yetiştirmeye değerdi. Önceden Li Qiye’yi küçümsüyorlardı ya da Ölümlü Fiziği, Ölümlü Yaşam Çarkı ve Ölümlü Kader Sarayı yüzünden hiç değeri olmadığını düşünüyorlardı!

 

Li Qiye sadece bir kez gülümsedi ve konuştu:

 

Sadece kazayla bu konu hakkında birkaç kılavuz okudum; Dao için yeterli bilgim yok.

 

Bu yeterli değil mi yani?

 

Elder Sun sessizleşmişti. Li Qiye’nin tıbbi özellikler hakkında tamamlanmış bir anlayışı vardı. İlahi Kazan hakkındaki açıklaması da eşsiz bir şekilde ayrıntılı denebilirdi! Elder Sun kendini bile Li Qiye ile kıyaslayamıyordu!

 

Elder Sun konuşmadan edemedi:

 

Eğer gelişiminde zorluklarla karşılaşırsan, biraz Simya Dao’su üzerine çalışmayı düşünebilirsin. Tıbbi özellikler konusundaki sezgilerin sayesinde, büyük işler başarabileceğini düşünüyorum. Kim bilir, belki de ikinci Simya Tanrısı olursun!

 

Elder Sun, Li Qiye konusunda son derece iyimser olmuştu. Onun bakış açısında Li Qiye gelişimde bir çöp parçası olabilirdi, ama eğer Simya Dao’suna adım atarsa, dahi biri olabilirdi!

 

Simya Tanrısı mı?

 

Tanıdık bir isim başkasının ağzından çıkınca Li Qiye sırıtmadan edemedi.

 

Elder Sun, Li Qiye’nin ‘Simya Tanrısı’nı bilmediğinden korkuyordu, çekinerek ekledi:

 

Simya Tanrısı’na tüm simyacıların ilk ceddi denebilir. Dan Arıtma Aşamalarının birçoğu onun tarafından yaratılmıştır. Hatta bazıları der ki ‘İlahi Kazan’ ismini o bulmuş. Issız Çağda, her şey bir Dan Arıtma Aşamasını tamamlamasıyla başlamış. Simya Dao’suna en büyük katkıyı tartışmasız o yapmıştır. Tarihin başından itibaren Simya Dao’su konusunda ondan daha büyük başarılara sahip kimse yoktur diyebiliriz!

 

Elder Sun konuştukça, Li Qiye hafif hafif gülümsüyordu. Simya Tanrısı he? Bu isim hafızasının güzel bir kısmını kaplıyordu.

 

Bu ufak çocuk kesinlikle Simya Dao’sunda bir dahiydi. Bu noktada ne kadar zaman geçerse geçsin, hatta Li Qiye’nin Kara Karga olduğu zamanlarda bile bunu kabul etmesi gerekiyordu.

 

Elder Sun’ın konuyu Simya Tanrısı’na getirmesi, Li Qiye’nin Issız Çağdaki anılarını hatırlatmıştı. Hatırlamaya değer şeylerin olduğu bir çağ idi. O çağda, bu ufak çocuğu dokuz dünyayı istila etmesi için getirmişti, Yasaklı Alanlar ve Ölümsüz Topraklar arasında gidip geliyordu. O zamanlar, hap yaratımı uğruna çok fazla hap yemeye alışmışlardı. Sayısız arıtma yöntemi bulmuşlardı ve sayısız hap formülü bulmuşlardı. O kadar fazla ruh bitkisi büyütmüşlerdi ki, diğer insanların aklı hafızası almazdı…

 

Tehlikeli ve heyecanlı günlerdi. O yıllar boyunca birçok şeyi icat etmek için, birçok tehlikeli hap testleri yapmışlardı! O zamanlarda, Kara Karga halindeyken, Dünyalara ve Cennetlere karşı sayısız planlar yapmıştı, sayısız sefer güçlü devlere pusu kurmuştu ve dokuz dünyayı kana bulamıştı! Ancak, Simya Ustası ile geçirdiği yıllar kadar duygusal geçen zaman çok azdı.

 

O yıllarda aşka daha fazla yer vardı; kan ve ceset kokusu burna daha az geliyordu.

 

Antik çağlardan bu zamana kadar simyacılar olsun, gelişimciler olsun, herkes Simya Dao’sunda zirvede olanın Simya Tanrısı olduğunu düşünürdü. Bu sadece hap yapmada eşsiz bir yeteneği olduğundan değildi, aynı zamanda Simya Dao’sunun sistemini komple o yaratmıştı! Simya Dao’su için ölümsüz bir temel oluşturmuştu!

 

Aslında kimse bilmiyordu ki, Simya Dao’sunu formulize ederken Simya Tanrısı yalnız değildi. Bu meselede, aynı zamanda kimsenin bilmediği Kara Karga da vardı, Simya Dao’su için yeni yollar açmıştı ve Simya Dao’suna yeni kurallar getirmişti. Kimse Kara Karga’nın büyük katkılarını bilmiyordu!

 

Kara Karga olmasaydı, Simya Tanrısı olmayacaktı. Tabi bu sırrı hiçbir soy bilmiyordu.

 

O zamanlar aklına gelince Li Qiye uzun bir iç çekti. Eğer pişmanlık duyduğu bir şey varsa, en büyük pişmanlığı dünyanın en değerli simya kılavuzunun hafızasından silinmesi olurdu. Hafıza gittiğinde yerine gelmiyordu. Nedeni de basitti, daha sonrasında bu kılavuzu bulamamıştı. Eksik gedik halde bile bulamamıştı.

 

Li Qiye ihtiyatla başını iki yana salladı. Eski ufak çocuk, o yıl bir deliydi. Simya Tanrısı olduktan sonra, Li Qiye ona mirasını bırakmak için birkaç öğrenci bulmasını hatırlatmıştı. Ama eski çocuk çıldırmıştı, arkasında birçok değerli kılavuz bıraksa da, en değerli şeyleri kayıptı!

 

Li Qiye o delinin bunu bilerek yaptığını biliyordu. O simya kılavuzunu başkalarına bırakmak istememişti!

 

Li Qiye’nin düşünceli halini gören Elder Sun, Li Qiye’nin Simya Tanrısı olmayı düşündüğünü sandı. Kolaylıkla kendisi tarafından ikna edildiğini düşünüyordu.

 

Simya Dao’suna geçmeye ne dersin? Eğer gerçekten geçmek istersen, tüm bildiklerimi sana öğretirim! Gelecekte tarikatımızdaki en güçlü simya ustası olursun. Sonrasında büyüklerin koltuğuna hatta tarikat ustası koltuğuna kadar gidebilirsin; bunların hepsini avucunu çevirir gibi kolaylıkla başarabileceğine inanıyorum!

 

Elder Sun Li Qiye’yi zorluyordu, çünkü Li Qiye’deki potansiyeli görmüştü!

 

Eğer karşısındaki başka bir öğrenci olsaydı, bir büyüğün öğrencisi olmaya can atardı, doğal olarak kalpleri heyecanla dolardı. Hatta birçoğu o büyüğe secde ederdi. Ama Li Qiye etkilenmemiş gibi görünüyordu.

 

Gülümsedi ve konuştu:

 

Desteğiniz için teşekkür ederim büyüğüm, ama Simya Dao’su benim için sadece bir hobi.

 

Li Qiye’nin cevabı Elder Sun’ı susturmuştu. Alnında derin çizgiler oluşmuştu. Başka biri olsaydı kibrini yüzüne vururdu, ama şu an Elder Sun böyle düşünmüyordu. Çılgınca üzülüyordu, çünkü Li Qiye doğuştan gelen yeteneğine yazık ediyordu!

 

Elder Sun gerçekten kızmıştı, aslında ortalığı birbirine katmak istiyordu ama gene de kendini sakinleştirebildi. Sonrasında çok sevecen bir şekilde konuştu:

 

Bunun üzerine tekrar dikkatlice düşünebilirsin, eğer bir gün fikrini değiştirirsen her zaman gelebilirsin.

 

Elder Sun’ın iyi niyetleri karşısında, Li Qiye sadece gülümseyebilirdi. Li Qiye’nin tavrını görünce Elder Sun da bir iç çekti ve ayrıldı.

 

Aslında Elder Sun’ın umutları ölmemişti. Birkaç gün geçmişti ve Koruyucu Mo da Yalnız Tepe de belirmişti. Li Qiye’yi gördükten sonra ağzını açmıştı ama sadece kekeleyebilmişti. Konuşmak istedikleri olduğu belliydi ama başaramadı, yarım günün sonunda bir şey anlatamamıştı.

 

Elder Sun beni Simya Dao’sunda çalışmam için ikna etmen amacıyla yolladı, değil mi?

 

Koruyucu Mo’nun konuşmaktan çekindiğini gören Li Qiye durumu anlamıştı.

 

Koruyucu Mo da biraz utanmıştı ve garip bir şekilde gülümseyerek konuştu:

 

Ustam kesinlikle bu düşüncede. Ama sonuçta bu konuda çalışmak da çalışmamak da sana kalmış. Zorla güzellik olmaz.

 

Koruyucu Mo, Li Qiye’nin dik başlı biri olduğunun farkındaydı. Yalnızca ustasına karşı çıkmamak için söylediğini yapıyordu.

 

Simya Dao’su benim için sadece bir hobi. Eğer vaktim olursa tekrar üzerine düşünürüm.

 

Li Qiye gülümseyerek konuşmuştu.

 

Bu sonuç için Koruyucu Mo da hazırlıklıydı zaten, bu yüzden onu ikna etmeye çalışmakla uğraşmadı ve ustasına rapor vermeye gitti.

 

Göz açıp kapayıncaya kadar bir üç ay daha geçmişti. Li Qiye’nin Temizleyici Yeşim Tepesi öğrencilerine dikkat etmesine pek gerek kalmıyordu. Li Qiye de bu sürede Yun Fiziği seviyesinin neredeyse son aşamasına gelmişti. Yun Fiziğinin son aşaması olan Beden Vaftizi aşamasına girmeye hazırdı!

 

Gelişimciler için vaftiz çok önemliydi. Özellikle Xiantian ve Kral Fiziğindeki dahiler için bu aşama aşırı derecede önemliydi.

 

Bu aşamada gelişimciler vücutlarını ilk kez kalıplandırma fırsatı elde ediyordu! Beden vaftizi sadece gelişim temelli bir aşama değildi, kişinin fiziğini kalıplandırması için daha önemli olan şey Fizik Macunuydu!

 

Tabii yetişimciler için prensip olarak Fizik macunu seviyesi ne kadar yüksekse kalıplama da o kadar iyi olurdu. Ancak bununla birlikte gelişim aşamasında bazı kısıtlamalar oluyordu.

 

Örneğin Xiantian Fiziğinde ilk kez vücut kalıplandırmak için en iyi tercih Xiantian macunu oluyordu. İlk olarak macununun özünü emmek daha kolay oluyordu, ikinci olarak da ilk kalıplandırma olacağı için o anki seviyen neyse o seviyedeki macun en uygun olanıydı.

 

Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’nda bu seviyedeki öğrencilerin çoğu, ilk vücut kalıplandırmasında seçenekleri olmadığından, Houtian Fizik macunu kullanıyordu.

 

Tarikat düşüşte olduğundan başka seçenekleri yoktu. Ellerindeki malzemeler sınırlıydı. Xiantian Fizik macunu kullanabilen istisnalar büyüklerin öğrencileriydi.

 

Li Qiye bir an düşündü. Fizik Macununu istediği zaman yaklaştığından, birinci büyüğü bulmaya gitti.

 

Aslında fizik macununu daha önceden kullanabilirdi, ama içindeki Yin Yang Kan enerjisini stabil bir hale getirmek istediğinden, macun meselesini geciktirmişti.

 

Li Qiye’nin niyetini duyan birinci büyük ise şaşırmıştı. Li Qiye’ye baktı ve sordu:

 

Yun Fiziğinin, Beden Vaftizi aşamasına mı geldin?

 

Li Qiye’nin tarikata katıldığı zamanı hesapladı. Daha gelişime başlayalı bir yıl olmamıştı, ama Yun Fiziğinin son aşamasına gelmişti.

 

Böyle bir başarıyla her tarikatta bir dahi sayılabilirdi. Üstelik Ölümlü Fiziği, Ölümlü Yaşam Çarkı ve Ölümlü Kader Sarayı olan biri için bu imkansızdı.

 

Ardından Birinci büyük Li Qiye’ye baktı ve sordu:

 

Devreden Turan Güneşi Erdem Kanunu ile mi çalıştın?







Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 529

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13217 Üye Sayısı
  • 390 Seri Sayısı
  • 18091 Bölüm Sayısı


creator
manga tr