Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Emperor’s Domination - Bölüm 12: Kibir (2)


Bölüm 12: Kibir (2)

Li Qiye, Xu Hui’nin ve Bölüm Lideri Fu’nun yüzünü daha fazla görmek istemediği için dışarı çıktı. Sanki boş bir sokakta gezintiye çıkmış kadar rahattı. Odanın dışından sakince seslendi: “Şu an Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın ustası kim umrumda değil. Eğer genel nezaket kurallarına uyacaksanız, sorun yok. Yok eğer uymayacaksanız, muamelenize karşılığını memnuniyetle veririm. Bugün Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın tamamını katledeceğim, hepinizi eski tavuk kafasını görmeniz için aşağıya göndereceğim.”

“Güzel! Güzel! Ne gözüpek çıktın sen! Tüm bağlarını koparıp derini yüzeceğim senin! O zaman kim kimin tarikatını katlediyormuş görürüz.” Xu Hui söyleyecek söz bulamıyordu. Ömründeki en komik şeye şahit oluyordu. İlk kez bu kadar kibirli ve aynı zamanda cahil birini görüyordu.

Koruyucu Mo ve Nan Huairen ise kafasını gömecek çukur arıyordu. Ölümlünün teki gözleri önünde Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nı yok edeceğini iddia ediyordu. Hem de bu tarikat Büyük Orta Bölge’nin tamamı tarafından son derece güçlü kabul edilen bir tarikattı. Koskoca bir ulusu kontrol eden bir tarikatı katletmek öyle kolayca olacak şey miydi?

Li Qiye, Xu Hui’yi tamamen görmezden gelerek dışarıda umarsızca yürümeye devam etti.

“Seni piç! Geber ulan!” Xu Hui havada yükseldi ve kılıcının enerjisini Li Qiye’ye doğru yolladı.

“Geri dur!” Gök gürültüsü gibi bir ses tüm tarikatta yankılandı. Sesteki otoriteye kimse karşı çıkamamıştı.  Resmen ruhlarının içinden geçen bir kuvvet vardı bu seste.

Bu sesi duyduktan sonra, Xu Hui’nin ve Bölüm Lideri Fu’nun bile tüyleri diken diken olmuştu ve adeta dizlerinin bağı çözülmüştü.

“Birinci Büyük…” Bölüm Lideri Fu sesi tanımıştı ve korku içinde titriyordu. Böyle küçük bir meselenin Birinci Büyüğün dikkatini çekeceğine ihtimal dahi vermemişti.

Ses gökyüzünde kükremeye devam etti: “Adil bir mücadeleydi. Öldürüldükten sonra kendi yeteneksizliğinden başka bir şeyi suçlayamazsın.”

Efsanelere göre birinci büyük ‘Aydınlanmış Varlık’ ünvanındaydı. Bu Şeytan Kral’ın hemen altındaki bir seviyede olduğunu gösteriyordu. Buradaki varlığıyla herkese, ölümlüde gözle görünenden fazlası olduğunu düşündürmüştü.

“Dokuz Aziz Şeytan Kapısı ve Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı arasındaki evlilik ittifakımız, tarikatımızın bir geleneğidir.” Birinci Büyük, Du Yuanguang’ın ölümünü görmezden gelerek gürleyen sesini  tekrar duyurdu: “Ancak, evlilik küçük bir mesele değildir. Eğer Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı bizim baş torunumuzla evlenmek istiyorsa, buna layık olduğunu bize kanıtlaması gerekir.”

Birinci Büyüğün sözlerini duyduktan sonra Li Qiye sakinliğini tekrar kazandı ve konuştu: “Nihayet, Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nda hala sorumluluklarını üstlenecek biri varmış. Eğer gelenekleri sürdürmek istiyorsanız ben de öyle yapacağım. Beni test etmek mi istiyorsunuz? Âlâ, kabul ediyorum. En iyi gün geldiğim gündür; testi şimdi başlatacağız. Soyunuzla evlenip evlenmemek ise bana kalmış. Eğer bana saygısızlık etmeye cüret eden olursa, haddini bizzat kendim bildiririm.”

Li Qiye sözlerini bitirdikten sonra dışarı doğru yürüdü.

“Bugün olacak.” Bu cümleden sonra gökyüzü de normal haline dönmüştü.

Kimse birinci büyüğün emrini görmezden gelmeye cesaret edemeyeceğinden, kalabalık dağılmaya başladı. Bununla birlikte oradaki herkesin ortak düşüncesi, Li Qiye’nin, göklerin ne kadar yüksek olduğunu ve dünyanın ne kadar geniş olduğunu bilmediğiydi. Görünüşe göre kibrinin bir sınırı yoktu.

Koruyucu Mo daha fazla imajını düşünemezdi. Li Qiye’yi kaptığı gibi odaya geri taşıdı : “Seni budala. Eğer ölmek istiyorsan, bunu bizden ve tarikattan uzakta yap.”

“Koruyucu Mo, neden bu kadar korkuyorsun?” Li Qiye, odaya geri taşınmak istemediğinden Koruyucu Mo’nun elini ittirdi.

“Sen… Sen… Seni…” Koruyucu Mo daha fazla dayanamamıştı ve burnundan solumaya başlamıştı.

Nan Huairen ise nikah masasında terk edilmiş taze gelin gibi ağlıyordu: “Kıdemli, Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın şuan ne kadar güçlü olduğunu biliyor musun? Şeytan Kral’ı ve büyükleri geçtim, tüm koruyucuları bile en azından Kraliyet Asili olmuş durumda. Şeytan Kral Lun Ri, parmağını oynatmasıyla tarikatımızın sonunu getirecek afetleri başlatabilir. Birinci büyükleri kavganızı durdurduğunda, bu şansı kullanıp bu problemi çözmeliydin.”

Li Qiye soğuk bir tavırla cevapladı: “Öyle mi? Artık çok geç ama. Ayrıca ben yumruklarımla konuşmayı tercih ederim.”

Tabii ki Li Qiye sırrını açığa çıkaramazdı. Eğer Dokuz Aziz Şeytan Kapısı başına bela olmak istiyorsa, bu şansı kullanıp tarikatın dürüstlüğünü test edebilirdi. Dokuz Aziz’in Aydınlanmış Varlığına, torunlarıyla ilgileneceğine söz vermiş olsa da, eğer hadlerini bilmezlerse, Li Qiye ahlaksızlıklarını memnuniyetle tedavi ederdi.

Ayrıca bu şekilde Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın hazinelerini alma hakkı da olurdu.

Nan Huairen, Li Qiye ile konuşmaya çalışmaktan pes etmişti. Anlamayana davul zurna az diye düşünmeye başlamıştı. Kendini boşa yormaktan vazgeçti.

Koruyucu Mo sonunda kendine geldi ama sadece küçümseyerek: “Teste katıldığında kurallara uysan iyi olur. Eğer başımıza bela açmaya devam edersen, dönecek bir tarikatın olmaz. O zaman seni kimse kurtaramaz.

 

Test, iki koruyucunun arabulucuk yaptığı antik bir köşkte gerçekleşecekti. Koruyuculardan biri, Xu Hui’nin ustası olan Koruyucu Hua, diğeriyse Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın en güçlü koruyucusu olan Yüce Koruyucu Yu He idi.

Koruyucu Hua’nın bedenini saran auralar gözle görülüyordu. Sanki bedeni altın metal ile kaplanmış gibi gözüküyordu. Yüce Koruyucunun aurası ise çok daha korkutucuydu. Kraliyet Asili gücüyle sızan renk, altın rengi değil kan rengiydi.

Bölgeyi birçok öğrenci sarmıştı çünkü gelişim bazen yalnız ve olağan hissettiriyordu. Böylesi bir eğlenceyi izleme şansı buldukları için çok hevesliydiler. O kadar fazla öğrenci vardı ki, iğne atılsa yere düşmezdi.

Evliliğe karşı çıkan grup genel olarak erkek öğrencilerden oluşuyordu. Li Qiye’nin, tanrıçalarının eşi olacak yeteneğe sahip olmadığını düşündüklerinden, hepsi testte çuvallamasını diliyordu.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1467

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1205

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16116 Üye Sayısı
    • 729 Seri Sayısı
    • 34211 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr