Bölüm 664: Huangfu Klanı'nın Karşı Önlemi

avatar
3149 8

Emperor’s Domination - Bölüm 664: Huangfu Klanı'nın Karşı Önlemi


 

Bölüm 664: Huangfu Klanı'nın Karşı Önlemi

 

Sözleri madamın yüzünü büyük ölçüde değiştirdi. Bunun ülkenin bir sırrı olduğu söylenebilirdi ve bu dsırrı çok az kişi biliyordu. Bunu bilenler bile budnan bahsetmezlerdi ancak Li Qiye bunu çok iyi biliyordu.

 

Madam derin nefes aldı. Ona birçok şaşkınlık getiren Li Qiye'yte yavaşça alışmıştı. Bir süre bunun hakkında düşündükten sonra iyileşmek için gerekli olan merhemlerin simya daosuna girdiğini fark etti ve onun yetenekleri böyleyken geçmiş yaralanmalarını anlamasının normal olduğunu düşündü.

 

Çarpıkça gülümsedi ve nazikçe onayladı. "Evet, bu doğru, daha önceden bir yıldırım musibetine yakalandım." O noktada bir kez daha iç çekti ve devam etti: "Dev Bambu Ülkesi nesillerdir bir Erdemli Örnek üretemedi. Atamız Kan Çağ Taşı’nın içinde mühürlü ve durumu iyi görünmüyor, kan enerjisi solmuş. Ne kadar daha dayanabileceğini bilmiyoruz. Bu nedenle bu nesilde ülkeye katkıda bulunmak için Erdemli Örnek Alemi’ne ulaşmak istiyorum."

 

On milyonlarca yıldır birçok ata ve yenilmez varlık Kan Çağ Taşları ile birleşip yer altına gömülmüştü. Ancak onların çoğu en sonunda bu taşların içinde can vermişti.

 

Her ne kadar taşlar uzun süre birini kaplayabilse de ebedi bir çare değillerdi. Zaman geçtikçe taşların içinde olanlar canlılıklarını kaybediyordu ve bu kayıp yıllar geçtikçe artıyordu. Bu özellikle ömürleri zaten tükenmiş olan atalar için doğruydu, onların sebat etmeleri çok daha zordu.

 

Bu durum nedeniyle ölümün kıyısındaki atalar ortaya çıkmak istemiyorlardı sonuçta sıradaki ortaya çıkışları onların ölümlerini işaret edecekti.

 

Li Qiye hafifçe konuşmadan önce ona baktı: "Merak etme, istediğin eşyayı elde etmeni sağlayacağım sonuçta Simya Krallığı’nın simya konferansına bizzat ben katılacağım." Bu cümleyi bitirdikten sonra gözlerini daralttı.

 

Madam bir şey demeden önce nazikçe onayladı.

 

***

 

Huangfu Klanı’nın içinde klan lideri Dev Bambu Ülkesi’ndeki haberleri aldı ve aniden bağırdı: “Ne?!”

 

Haberleri dinledikten sonra sandalyesinden düştü. Oradaki elderler birbirlerine çirkin ifadeleri ile baktı; bazları kızgınlık doluyken diğerleri şok sergiliyordu.

 

Bir elder kızgınca bağırmadan edemedi: "Dev Bambu Ülkesi çok ileri gitti. İlk önce Hoe'er'e zarar verdiler şimdi de atamızı öldürdüler. Bu uzlaşılamaz bir kan davasına dönüşecek!"

 

Bir süre sonra klan lideri sakinleşti ve derin bir nefes aldıktan sonra ağır bir şekilde elderler ile konuştu: "Bu klanımıza yapılmış büyük bir küçümseme. Elderlerin bu konuda herhangi bir fikri var mı?"

 

Kızgınlık ve şok elderlerin bundan doğal olarak vazgeçmelerini zor hale getirdi, onlar intikam elde etmek istiyorlardı. Klanları her zaman kendilerini yüksek görürdü. Onlar bir simya klanıydı ve her ne kadar daha önce bir Simya İmparatoru üretememiş olsalar da simya daolarının Simya Krallığı’ndan geldiği söylenebilirdi. Simya yetenekleri önceki Qing Klanının kıyaslanabileceği bir şey değildi.

 

Onları asıl gururlu yapan şey Simya Krallığı ile nesillerdir akrabalık ilişkisi içinde olmalarıydı ve bu sayede hem Simya Alemi’nde hem de Taş Tıp Dünyası’nda önemli bir konum kazanmışlardı.

 

Eski bir deyişte söylendiği gibi keşisi umursamasan bile Budaya biraz saygı duymak zorundaydın. Bu nedenle birçok büyük güç Huangfu Klanı’na Simya Alemi içinde destek veriyordu. Bu onların gururlarını daha da yükseltiyordu.

 

Onlara göre bu alemde kimse onları provoke etmeye cüret edemezdi, ancak şu anda Dev Bambu Ülkesi onların varislerine zarar vermekle kalmayıp atalarından birini de öldürmüştü. Nasıl olur da öfkelenmezlerdi?

 

Ancak öfkeli hallerine rağmen mantıksal davranmadılar. Dev Bambu Ülkesi’ne giden ataları en genç ata olsa da bir Erdemli Örnek'di.

 

"Belki de dışarı çıkması için üç atayı davet etmeliyiz!" Bir yüksek elder konuştu.

 

Bu onların en güçlü gücü olduğundan diğer elderler bunu düşündü. Üç ata uzun süre önce inzivaya çekilip aşırı uzun süredir mühürlülerdi.

 

"Dev Bambu Ülkesi mantıksız ve cani. Onlar dostları öldürmeye teşvik ediyor... Belki de Simya Krallığı’ndan yardım isteyip adaleti sağlamasını talep etmeliyiz." Başka bir elder belirtti.

 

Böyle bir öneri elderler ve klan lideri tarafından anında kabul edilmedi. Her ne kadar Simya Krallığı ile akraba olsalar da evlilik partnerleri sadece Hükümdarlar olmuştu. Simya Krallığı’nın ana kolundan olan biri ile karşılaşmak bile onlar için zorken imparatorluk ailesinden bahsetmeye bile gerek yoktu. Simya Krallığını davet etmenin kolay bir şey olmadığını biliyorlardı.

 

"Klan Lideri Dünya Sütunu Hükümdarı bulmayı deneyebilir. Eğer hükümdar yardım etmek isterse belki de bizi temsil etmesi için Simya Krallığı’ndan yardım isteyebiliriz." Bir yüksek elder konuştu: "Dev Bambu Ülkesi bir İlahi Muhafıza sahip olabilir, ama öyle bile olsa ne olmuş? Simya Krallığı ortaya çıktığı sürece bir Tanrı Kral bile onlarla aşık atamaz."

 

"Bu fikir kötü değil.” Klan lideri düşünmeden edemedi. Dünya Sütunu Hükümdar Simya Krallığı içindeki bir vilayetin yöneticisiydi. Huangfu Klanı’ndan bir kız ile evlenmişti, bu nedenle klan ile derin bir ilişkisi vardı.

 

Bu nesilde Simya Krallığı ve Huangfu Klanı arasındaki ilişki bağı tam olarak Dünya Sütunu Hükümdar'dı. En büyük miraslardan biri olan Simya Krallığı bu dünyada bir devdi. Ancak üç Ölümsüz İmparator ve dört Simya İmparatoru’na sahip olan bir tarikat olarak her zaman düşük profilde takılıyorlardı ve özellikle imparatorluk ailesi neredeyse hiçbir yerde gözükmüyordu. Yabancılar üyelerini nadiren görürdü ve nesillerdir krallık ile ilişkisi olan Huangfu Klanı için bile bu böyleydi. Huangfu Klanı için bile kraliyet üyeleri ile karşılaşmak yasak olacak derecede zordu.

 

"Klan Lideri, bu plan uygulanabilir." Başka bir yüksek elder belirtti: "Dünya Sütunu Hükümdar büyük katkılarda bulunmuş krallık içindeki genç bir dahi ve bu nedenle yüksek statülü kişiler tarafından oldukça değer veriliyor. Eğer hükümdar bizim için konuşursa ve buna Peri Ming ile ilişkimiz de göz önüne alınırsa Simya Krallığı’nı ikna etme umudumuz olacaktır."

 

"Aynen öyle. Klan Lideri, Peri Ming bizimle az da olsa bağlantıya sahip, bu nedenle eğer onunla konuşabilirsek bu çok daha iyi olacaktır." Başka bir yüksek elder eklemeden edemedi.

 

Elderlerden tavsiye aldıktan sonra klan liderinin cezbedilmediğini söylemek yanlış olurdu. Kesinlikle bu kızgınlığı yutamazdı. Böyle bir olay onlar için büyük bir aşağılamaydı. Klanın yöneticisi olarak eğer bu utancı silmezse suçluluk duygusuna kapılmış olurdu.

 

Ancak normalde inzivada gelişim yapan yüksek elderlerden farklı olduğu için hala ikna olmamıştı. Simya Krallığı başta olmak üzere büyük güçler ile iletişim kurmaktan sorumluydu.

 

Simya Krallığı ile aralarındaki ilişkiyi oldukça iyi biliyordu. Her ne kadar Simya Krallığı’nın varisi Peri Ming Huangfu Klanı ile ilişkili olsa da gerçekten ilişkileri nesillerdir oldukça uzaktı.

 

Aslında kendisi bile Peri Ming'i sadece bir kere görmüştü. Bu o hala Simya Krallığının ana varisi hala olmadığı zamanlarda olmuştu. Bu konumu en sonunda elde ettiğinde Huangfu Klanı’nın zayıf ilişkilerini kullanarak bir görüşme ayalaralaması göklere yükselmekten daha zordu.

 

Gerçek şu ki o ve tüm klan her zaman bir bakış açısı olarak bu ilişkiyi kullanmayı denemişti. Eğer Peri Ming'in kendisi bu ilişkiyi kabul ederse Huangfu Klanı yükseğe tırmanabilir ve büyük bir destek kazanabilirdi.

 

Sorun şu ki bunu hiç yapamamışlardı. Ming Yuxue ile defalarca görüşmeye çalışsalar da bir faydası olmamıştı. Huangfu Hao'nun o İlahi Kazanı satın almak için büyük bir miktar harcama nedeni de bu zayıf bağlantıyı güçlendirmek için onu kullanmak istemeleriydi.

 

"Klan Lideri imparatorluk ailesi ile görüşmek çok zor olsa da Peri Ming ile bağlarımız var. Hazır olmalı ve Dünya Sütunu Hükümdar’ın bizim için yolu açmasını sağlamalıyız... Bu mümkün." Birçok elder bu planı şiddetle onayladı.

 

Klan lideri derin bir nefes aldı ve kararlı hale geldi. Ne olursa olsun ilk önce Simya Krallığı ile iletişim kurmaları gerekliydi.

 

"Pekala. atamızın intikamı için bizzat Simya Krallığı’na bir ziyarette bulunacağım." Ağır şekilde konuştu.

 

Başka bir yüksek edler konuşmadan önce bir an düşündü: "Dev Bambu Ülkesi bir İlahi Muhafız’a sahip bu nedenle eğer gelecekte onlar ile savaşmak istiyorsak Kutsal Ata Gu'nun iznini istememiz gerekmez mi?"

 

Kutsal Ata Gu, Huangfu Klanı’ndaki hayatta kalacak kadar şanslı üç atadan biriydi. O en büyük ve en güçlüleriydi.

 

Huangfu Klanı Lideri onayladı ve resmi bir tonda konuştu: "Fikrini almak için Kutsal Ata Gu'nun yanına gideceğim."

 

“Beni görmeye gelmeye gerek yok, zaten ne olduğunu biliyorum.” O anda derin ve boğuk bir ses odadan duyuldu. Her ne kadar kimseyi göremeseler de bu ses tamamen otorite doluydu.

 

"Kutsal Ata Gu!” Bu sesi duyduktan sonra odadaki herkes anında secde etti.

 

Yaşlı ses devam etti: "Dinledikten sonra mevcut durumu anladım. Klan Lideri Simya Krallığı’na bizi temsil etmelerini istemek için değil bu ilişkiyi sağlamlaştırmak için gidebilir. Eğer imparatorluk ailesi tarafından destek alırsak hiçbir şey klanımız için bundan daha iyi olamaz."

 

"Bu öğrenci anlıyor.” Secde eden Huangfu Klanı Lideri onayladı.

 

"Ancak bir şey yasak." Yaşlı ses konuştu: "Huangfu Öğrencilerinin Dev Bambu Ülkesi’ne intikam için tek bir adım bile girmeleri yasak. Eğer buna biri karşı gelirse klandan atılacak!"

 

Atadan gelen bu sözler oradaki elderleri şok etti. Neden atalarının böyle bir şey söylediğini bilmiyorlardı.

 

"Ama... Atam..." Klan Lideri de afallamıştı. Varisleri Dev Bambu Ülkesi’nde neredeyse ölmüştü ve atalarından birini, üç yüksek elderlerini, beş elder ve çok sayıda uzmanı da orada kaybetmişlerdi. Onların bu düşmanlıktan vazgeçmelerini söylemek basitçe imkansızdı.

 

"Bu benim kararım, kimse bundan muaf olmayacak." Yaşlı ses konuştu, kimse onun prestijine karşı gelmeye cüret edemedi.

 

"Emredersiniz..." Her ne kadar klan lideri isteksiz olsa da Kutsal Ata Gu'nun emrine uymayı seçti.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28988 Üye Sayısı
  • 274 Seri Sayısı
  • 39614 Bölüm Sayısı


creator
manga tr