Bölüm 818: Gizemli Hazine Müzayedesi

avatar
819 14

Desolate Era - Bölüm 818: Gizemli Hazine Müzayedesi



Bölüm 818: Gizemli Hazine Müzayedesi

 

“Ji Ning.”

 

Ji Ning süzülen ahşap köprünün üstünde oturuyor, tembel tembel balık tutuyordu. Aniden yükselen bir ses, genç adamı şaşırttı. Başını çeviren Ning, yanında mavi cübbeli bir figürün durduğunu fark etti.

 

“Ji Ning sizi selamlıyor, Taolordu.” Ning hemen ayağa kalktı. Gelen kişi Taolordu Kemdiyar'dı! Ning'in kalbi sarsıldı. Kemdiyar Salonu'nda yüzü aşkın yıl geçirdikten sonra, genç adam buraya bir hayli aşina olmuş ve çoğu Dünya Tanrısı, Kaos Ölümsüzü, Üstün Tanrı ve Atasal Ölümsüz'le yakın ilişkiler kurmuştu; ancak Taolordu Kemdiyar'la ikinci kez karşılaşmış değildi.

 

Taolordu Kemdiyar'ın nadiren kendini gösterdiğini biliyordu. Milyonlarca yıl geçebilir, ama adam bir kez bile kendini göstermeyebilirdi! Lakin aslında kendisi daha çok gün yüzünde olan Taolordları'ndan biriydi. Bazı Samsara Taolordları kendi klanlarında bir kaos döngüsünde sadece tek bir kez ortaya çıkıyordu.

 

Arada böyle bir güç farkı olduğu için, kişilerin onlarla yakın ve dostane ilişkiler kurması da pek mümkün olmuyordu.

 

“Kardeşim Saltsema sana bir mesaj iletmemi söyledi.” Taolordu Kemdiyar, Ning'e baktı. “Muhtemelen oradan yakın bir zamanda çıkamayacak. Genişgök Sarayı'na kendi başına döneceksin.”

 

“Yakın bir zamanda çıkamayacak mı?” Ning şaşırdı. Gergindi. “Taolordu, büyük kardeşim…”

 

“Merak etmene gerek yok.” Taolordu Kemdiyar gülümsedi. “Tehlikede değil, ama hem o hem de avatarım bir süreliğine kapana kısılacak. Muhtemelen şu anda kapıldığımız formasyondan çıkmak için en azından bir milyon yıl harcayacağız ve daha önümüzde bir sürü tehlike var!”

 

Ning yavaş yavaş başını salladı.

 

“Yakala.” Taolordu Kemdiyar ona siyah bir tılsım attı.

 

Ning tılsımı kabul etti. Bu tılsımın üstünde süzülen iki dalga vardı. Bir dalga hızlı, diğeriyse yavaş ve sakin görünüyordu.

 

“O tılsım Kemdiyar rozetidir.” Taolordu Kemdiyar konuştu. “Üstünde bazı engelleyici büyüler yerleştirdim, bu yüzden sadece bir kez bağlanabilir. Kemdiyar rozetine sahip olan herkes Kemdiyar Salonu'nun resmi üyelerine denk bir pozisyon kazanır. Kemdiyar Bölgesi'nde o tılsım işine yarayacaktır.”

 

“Teşekkür ederim, Taolordu.” Ning alelacele minnetini dile getirdi.

 

Doğal olarak Kemdiyar rozetini duymuştu.

 

Bu rozet sayesinde, Tanrı İmparatoru Karanilüfer gibiler bile ona dokunmaya cüret edemezdi. Genişgök Sarayı'nın üyesi olmak daha dehşet verici bir pozisyondu, ama Genişgök Sarayı fazla uzaktaydı. Kemdiyar Bölgesi'nde Genişgök Sarayı'nı neredeyse kimse bilmiyordu. Hatta Kemdiyar Salonu'nun müritleri bile oradan haberdar değildi.

 

Aynı şekilde, Genişgök Sarayı'nın üyeleri de Kemdiyar Salonu'nu duymamıştı. İki organizsayondaki Taolordları da kendi üyelerine detaylı haritalar vermiyorlardı; zira uzaklara gidip kaybolmaları ve bir daha geri dönememeleri söz konusuydu.

 

Lakin tabii Genişgök Sarayı'nın, Kemdiyar Salonu'nun ve diğer benzer organizasyonların güçlü Taolordları birbirlerini tanıyorlardı. Bu yüzden çoğu Samsara Taolordu, Ning'in kim olduğunu öğrenince ona saldırmak istemeyecekti.

 

Güçlü Dünya Seviye üstatlar genelde diğer Dünya Seviye üstatlardan çekinmezdi. Eğer kazanamazlarsa her zaman kaçabilirlerdi! Sadece Samsara Taolordları'ndan korkuyorlardı… Ve işte güçlü bir organizasyona katılmak tam olarak burada işe yarıyordu.

 

Lakin düşmanınla kendi organizasyonun arasında ne tür bir ilişki olduğunu da anlamak gerekiyordu. Tanrı İmparatoru Karanilüfer aptalca Taolordu Yedi Hükümdar'ın öğrencisi olduğunu söylemişti ama bilmediği şey, Taolordu Yedi Hükümdar ile Taolordu Saltsema’nın birbirine düşman iki isim olmasıydı ve zamanında Taolordu Saltsema yüzünden dehşete düşen Yedi Hükümdar, çareyi kaçmakta bulmuştu. Yani Tanrı İmparatoru Karanilüfer'in bu şahsın ismini vermesi, ölümünü hızlandırmaktan başka bir şeye sebep olmamıştı.

 

Geçen zamanı durdurmak mümkün değildi. Günler günlerin peşinden koşuyordu.

 

Ning Kemdiyar Salonu'ndaki hayatına devam ediyordu. Maceralara atılmak için acelesi yoktu, zira şu anda gerçekten inanılmaz bir hızda gelişiyordu.

 

[Yıldızkavrayan El]'in Yedinci Halkası uzun zaman önce şekil almaya başlamıştı. Taolordu Saltsema'nın rehberliği sayesinde, artık varlığa bürünmek üzereydi.

 

Birkaç düzine küplük Kaos Mücevheri ve Göklerisüzen Kule'yi kullanarak [Altın Heykel]'in orta kısmını da kavramayı başardı. Vücudu artık üst kademe Kaos Hazinesi, yani yıllar önce Dünya Tanrısı Kuzeykalan'ın ulaştığı seviyedeydi.

 

Bu iki başarısı daha çok “basit” sayılabilecek başarılardı.

 

Ning'in Kemdiyar Salonu'ndaki huzur içinde yaşamaya devam etmesinin asıl sebebi, artık genç adamın Kılıç Taosu’na dair bambaşka bir görüşe sahip olmasıydı. İnanılmaz derecede hızlı ilerliyordu ve henüz bir sınıra toslamış değildi! Genelde, gelişimciler kendi yollarında bir sınıra rastlamadıkları sürece maceralara çıkmazlardı. Kişi sadece görerek ve tecrübe kazanarak tosladığı sınırları aşabilirdi.

 

“Karakuzey, kıdemli öğrenci kardeşim Üçsoğuk Mavigök Bölgesi'ndeki Yıldızkulesi alanına gitmek ve kendini denemek istiyor. Onunla gitmek isteyen herkesi de yanına çağırıyor. İlgini çekti mi?”

 

“Mavigök Bölgesi? Yıldızkulesi alanı?”

 

“Evet. Kemdiyar Bölgesi'nden fazla uzakta değil. Efsanelere göre Yıldızkulesi alanı, antik bir gücün kule şeklindeki büyülü hazinesini kadim kaosa bırakmasıyla oluşmuş. Kule kadim kaostan enerji çekerek etrafına inanılmaz derecede güçlü bir alan yerleştirmiş. Duyduğuma göre Samsara Taolordları bile o alanı ziyaret ederek kuleyi bulmaya çalışıyormuş. Ne yazık ki bugüne kadar biri bile başarılı olamamış. Alandaki hazineler ve teknikler bizim gibi Dünya Seviye üstatları tatmin etmeye fazlasıyla yeterli. Gitmek ister misin? Kıdemli öğrenci kardeşim Üçsoğuk güçlüdür. Onunla gidersek güvende oluruz.”

 

“Şimdilik gitmeyi düşünmüyorum. Sorduğun için teşekkür ederim, kardeşim Yedirenk.”

 

“Oh. Pekâlâ.”

 

Ölümsüz Yedirenk birkaç kelime daha söyledikten sonra gitti.

 

Ning iç çekmeden edemedi.

 

Kemdiyar Bölgesi'ndeki en güçlü oluşum olan Kemdiyar Salonu, yeni mürit ve öğrenci alımlarında katı kurallar uyguluyordu. Yeni müritlerin inanılmaz yeteneklere sahip olması gerekiyordu ve çoğu Dünya Seviye üstatlardı. Buraya girebilen Üstün Tanrılar ve Atasal Ölümsüzler canavarvari yeteneklere sahiplerdi ve bu yüzden Kemdiyar Salonu'ndaki Dünya Seviye üstatlardan çoğu, tam ustalığa kavuşarak usta seviye Dünya Tanrısı olabiliyorlardı.

 

Bu seviyeye ulaştıktan sonra yapılacak bir sınır aşımı, onları Samsara Taolordu seviyesine taşıyordu!

 

Dış dünyada bağımsız çok sayıda Dünya Seviye üstat vardı, ancak tam ustalığa ulaşabilen kişi sayısı fazla değildi; lakin Kemdiyar Salonu'nun müritlerinden çoğu usta seviye Dünya Tanrısı olabiliyordu! Bu yüzden, hepsi heyecan ve enerjiyle doluydu. Maceralara çıkmak istiyorlar ve bunu yaparak kendi Taoları'nı keşfetmeyi, dolayısıyla Samsara Taolordu olmayı hedefliyorlardı.

 

“Sistaşı'ndaki Dünya Seviye üstatların neredeyse hepsi pes edip huzurlu, rahat hayatlar yaşamayı seçmişti. Öte yandan, Kemdiyar Salonu'ndaki herkes rüyaları ve hedefleri için çarpışıyor.”

 

Ning iç çekmeden edemedi.

 

Buna rağmen, Kemdiyar Salonu'nda sıkı çalışan onca kişinin zamanla başarısız olduğunu ve pes ettiğini bilmiyordu. Bu tür kişiler yorgun düşüyordu. Enerjilerini, tutkularını yitirdikleri için Kemdiyar Salonu'nu zamanla terk ediyor ve huzur içinde yaşayabilecekleri farklı bir yere gidiyorlardı. Kemdiyar Salonu'nda kalanlar ise hala daha enerjiyle ve motivasyonla dolu olan kimselerdi.

 

Kemdiyar Salonu üyelerinin sıklıkla yeni bölgelere gitmesinin sebebi de buydu. Çıktıkları her macerada, yola atılmadan önce dostlarına durumu bildiriyor ve yanlarına adam topluyorlardı. Dört beş kişinin kurduğu bir ekip maceralardan sağ çıkma konusunda daha başarılı oluyordu! Aynı organizasyondaki kardeşler ve dostlar kesinkes birlik, bütünlük içinde çalışabilirlerdi. Sonuçta, yabancılara güven olmazdı.

 

“[İsimsiz] kılıç sanatının üçüncü duruşundaki bilmeceyi çözmeye başladım. Büyük Gökler duruşu…

 

“Hızlı ilerliyorum. Bir sınıra tosladığımda ya da bu üçüncü duruşu kavradığımda Daimtanrı Malikanesi'ne gideceğim. Bunu yapmadan önce durumu Kemdiyar Salonu'ndaki herkese duyuracak ve bazılarını çağıracağım.” Ning mırıldandı.

 

Daimtanrı Malikanesi…

 

Rüzgarkaynağı Kalıntıları dışında, Kemdiyar Bölgesi'nde bir Miratkar Resmi'ne sahip olan tek yer Daimtanrı Malikanesi'ydi.

 

Ning'in Kemdiyar Salonu'na gelişinin ardından geçen yüz altmış birinci yılda…

 

“Hazine müzayedesi.”

 

“Bir hazine müzayedesi başlamak üzere.”

 

 Haberler Kemdiyar Salonu'na yayıldı ve ortalık bir hayli karıştı.

 

“Efendim! Efendim!” Ateşperisi Su Youji koşarak odaya daldı.

 

“Ne oldu?” Ning kaligrafi çalışıyor ve kılıç sanatlarına dair meditasyon yapıyordu. Tüy kalemini bıraktı ve Su Youji'ye döndü.

 

“Yeni bir haber aldım.” Su Youji'nin oval yüzü hafif pembeydi ve güzeldi. Gözleri parlaktı ve etrafa doğal bir cazibe aurası saçıyordu. Bu yüzden kendisi Kemdiyar Salonu'nda popüler bir figürdü ve çok arkadaşı vardı. Ona kıyasla Üstün Tanrı Vahşiköpek soğuk, arkadaş canlısı olmayan bir figürdü. Pek arkadaşı yoktu.

 

“Doksan dokuz yıl sonra, Görkemli Saray bir Hazine Müzayedesi düzenleyecek.” Su Youji konuştu.

 

“Hazine müzayedesi mi?” Ning'in gözleri parladı.

 

“Alınacak çok hazine olacakmış ve en yüksek fiyatı veren hazineyi alıyormuş. Normalde görülmeyen ve bulunmayan çoğu hazine satışa çıkacakmış.” Su Youji bir hayli heyecanlıydı. “Duyduğum kadarıyla bu müzayedeler bir kaos döngüsü boyunca sadece on kez yapılıyor. Her seferinde neredeyse Kemdiyar Bölgesi'nin bütün Dünya Seviye üstatları oraya gidiyor.”

 

“Duyduğum kadarıyla, Ebediyet Silahları’ndan tutun da Ebediyet Silahları’ndan daha mucizevi olan bir sürü hazine satılacakmış.” Su Youji çok heyecanlıydı. “Efendim, gidip bakmamız lazım.”

 

Ning başını salladı.

 

Kemdiyar ve Genişgök Bölgeleri de dahil, her bölgede bir kaos döngüsünde on müzayede yapıldığını biliyordu! Farklı farklı hazinelerin satışa sunulduğu bu müzayedelerde, tek bir bölgeden gelen hazineler değil, gizemli bir organizasyon tarafından sağlanan hazineler satılıyordu.

 

Bu organizasyon her müzayedeye bir Taolordu gönderiyordu. Bir kaos döngüsünde on kez, o Taolordu Kemdiyar Bölgesi'ne gelir ve müzayedeye sunuculuk yapardı. Görkemli Saray sadece müzayede alanının yapıldığı yerdi.

 

 Müzayede satılmayan hazineler geri götürülüyordu.

 

“Bu gizemli organizasyon neredeyse bütün bölgelere dağılmış durumda.” Ning mırıldandı. “Her bölgede bu müzayedeler yapılıyor. Mm. Bu seferkini kesinkes kaçıramam. Kaçırırsam, diğerine kadar sayısız yıl beklemek zorunda kalırım.”

 

“Görünen o ki Rüzgarkaynağı Kalıntıları'nda edindiğim hazineleri satmak için biraz acele etmem gerekecek. Yaklaşan müzayede için hazırlanmalıyım.” Ning'in gözleri beklenti ve heyecanla doluydu.

 

………

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22105 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40994 Bölüm Sayısı


creator
manga tr