"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Charm of the Soul Pets - Bölüm 122: Unvan: Sonsuz Okyanus Kabus Prensi


 

Çeviri: bebebiskuvisi

 

 


Kaybetti, şüpheye yer kalmaksızın kaybetti. Su Yu, daima gurur duyduğu Mavi Kabus’a cansız gözlerle baktı. Şu anda, onda hep huşu uyandıran Mavi Kabus acı çekiyordu!


Mavi Kabus, buz zehri yüzünden acı çekiyordu ama aynı zamanda, Kabus Sarayı’nın bir numaralı egoisti Su Yu’nun karşılaştığı zor durumu da yansıtıyordu.


Su Yu, Kabus Sarayı gençleri arasında en güçlüsü olduğunu düşünmüyordu. Ondan daha güçlü ve daha meşhur bir sürü dahi vardı. Ama bu dahilerin hepsi ünlüydü ve iyi tanınıyordu. Kabus Sarayı’ndaki herkes onları tanırdı, hatta çeşitli ruh hayvanı eğitmeni cemiyetleri bile onları tanırdı.


Onlar tarafından yenilirse, Su Yu bundan gocunmazdı!


Ama isimsiz bir mağara adamı tarafından yenilmek, onun için katlanması öyle zor bir şeydi ki…


“Nasıl olabilir? Ben, Su Yu, nasıl kaybedebilirim? Bana bir ders mi verdin? Sen kim oluyorsun ki?”


Sonunda, egosuna aldığı zarara dayanamayan Su Yu, delirmiş gibi büyü sözü okudu ve iki ruh hayvanı daha çağırdı!


Çift Çağrı!


Aynı anda iki ruh hayvanı çağırabilen bir teknik!


Su Yu’nun önünde iki göz kamaştırıcı sembol belirdi ve yavaşça iki tane güçlü ruh hayvanının bedeni ortaya çıktı!


Koyu gri, dört metre uzunluğundaki koca kurt, beraberinde Chu Mu’nun yüzüne doğru esen güçlü, kan kokulu bir rüzgar getirerek ortaya çıktı!


Beşinci evrenin altıncı seviyesinde Gri Kurt! Yüksek savaşçı sınıfı ruh hayvanı!


Diğer sembolden daha heybetli bir aura yükseldi. Varlık ortaya çıkarken yukarıdan yıldırımlar düştü ve sesleri geniş savaş alanında yankılandı!


Beşinci evrenin birinci seviyesinde Dört Kanatlı Elektrik Yılanı Şeytanı! Düşük komutan sınıfı ruh hayvanı!


İki ruh hayvanı ortaya çıktığında auraları hemen yayıldı ve Buz Perisi’nin birkaç adım geri çekilmesine neden oldu!


Yüksek koltuklarda oturan ve Su Yu’nun kurallara karşı gelerek iki ruh hayvanı çağırdığını gören Xia Guanghan’ın kaşları çatıldı.


İki ruh hayvanının ortaya çıkışını izleyen Chu Mu’nun ifadesinde en ufak bir değişiklik bile olmadı. Anormal derecede sakin kalarak büyü sözünü okudu ve Mo Xie’nin ruh sözleşmesi çağırma sembolünü ortaya çıkardı!


En başta Mo Xie’nin çağırma sembolü maviydi ama şimdi, mükemmel bir gümüşe dönüşmüştü!


Gümüş asaleti temsil ederdi, ama bu gümüşün içinde büyüleyici kızıl bir parıltı vardı ki, asaletin içindeki sınırsız vahşiliği temsil ediyordu. Bu, ruh hayvanının güçlü savaşçı kalbinin yansımasıydı!


“Bu da ne?”


Chu Mu’nun muhteşem çağırma sembolü bir anda herkesin dikkatini çekti. Sembolün ışığı soluklaşırken altı gösterişli kuyruk ortaya çıktı!


“Huhu!”


Altı kuyruğun açılışıyla birlikte büyüleyici kızıllıktaki Şeytan Ateşinin Uğursuz Alevleri ortaya çıktı. Yanan alevler, çevredeki sıcaklığın artmasına neden oldu. Korkunç Şeytani Altı Kuyruklu Alev Şeytanı Tilkisi’nin şeytani aurası, yükselen sıcaklıkla birlikte yayıldı ve Mo Xie merkezli bir şok dalgası gibi yerdeki kumların ve çakılların uçmasına neden oldu!


Ruh hayvanının aurası, bir savaş uzmanının aurası gibiydi. Yavaşça yoğunlaşmadan önce, ruh hayvanının sayısız savaşı tecrübe etmesi gerekiyordu. Yüksek tür seviyeli ruh hayvanlarının güçlü auraları olsa da, en korkunç auralar, öldürmekte ustalaşan ve kan banyoları içinde gelişen ruh hayvanlarının olurdu!


Üç yıllık hapis hayatı, Chu Mu ve Mo Xie’yi aynılaştırmıştı ki, neredeyse daima birlikte savaşmışlardı zaten. Bir ruh hayvanı, öldürmeyi alışkanlık edindiğinde, o acımasızlığı, zalimliği ve soğukluğu kemiklerine sızar, düşmanlarına kilitlenen aurasının en güçlü fırtınalar gibi olmasına sebep olurdu!


Şu anda, Mo Xie de bedenindeki öldürücü tilki aurasını serbest bıraktı. Bu muazzam aura, bir anda Gri Kurt ile Dört Kanatlı Elektrik Yılanı Şeytanı’nın auralarını yuttu. Şeytani, gümüş göz bebekleri uyarı olmaksızın Uğursuz Parıltı’yı uygularken, düşmanları en güçlü şaşkınlığı deneyimledi!


Şaşırtıcı bir sahne ortaya çıktı! Şeytani Altı Kuyruklu Alev Şeytanı Tilkisi kibirle orada dururken, Gri Kurt ve Dört Kanatlı Elektrik Yılanı Şeytanı tüm savaşma arzularını yitirerek korku içinde titremeye başladı!


Katliam vaftizini deneyimlemiş ruh hayvanları, ruh kristalleriyle beslenmiş ve el bebek gül bebek yetiştirilmiş ruh hayvanlarına kıyasla tamamen farklı bir seviyede olurdu! Kabus Sarayı’nın acımasız prensi Su Yu da, Chu Mu ve onun hayvanlara benzer aurasıyla karşı karşıyayken, bir kurdun karşısındaki bir tavşan gibiydi!


Xia Guanghan, hile yapan Su Yu’yu durdurmak amacıyla çoktan ayağa kalkmıştı ama ona ihtiyaç yokmuş gibi görünüyordu. Hem Su Yu hem de ruh hayvanları, Chu Mu ve Mo Xie’nin auraları tarafından tamamen sindirilmişti!


Ruh hayvanı eğitmeninin güçlü bir iradesi varsa, o zaman zihinsel bağa sahip olduğu ruh hayvanının da güçlü bir iradesi olurdu. Aynı şekilde, bir ruh hayvanı dehşete düşerse, sahibi de aynı duyguları hissederdi!


“Xia Guanghan seni öldürmememi söylemeseydi, sen de ruh hayvanların da on kere ölmüş olurdunuz!” Hâlâ perişan kıyafetlerinin içinde olan Chu Mu, bu sözleri söylerken o da Mo Xie de güçlü bir öldürme niyetine sahipti!


Ruh hayvanları ve eğitmenleri, birbirlerine kalpten bağlıydı, bu yüzden algılanamaz bir şekilde ruh hayvanı eğitmenleri, ruh hayvanlarının bazı güçlü yönlerine sahip olurdu, özellikle de ruh hayvanının yeteneklerini kullanmasını sağlayan Chong Mei gibi bir ruh hayvanı yeteneğine sahip olan Chu Mu…


Chong Mei’yi kullanmasa da gözleri gümüşe dönmüştü. Ama bu gümüş asil bir gümüş değildi, duygusuz ve soğuk bir öldürme niyeti yayan bir gümüştü!


Güç ve auradaki farklar, Su Yu’yu afallatı ve savaşma arzusunu kaybetmesine neden oldu!


Chu Mu kaybetmiş Su Yu’ya bir kez daha göz attı ve şeytanice gülümseyerek Buz Perisi’ni ruh hayvanı bölgesine geri göndermek için yavaşça bir büyü okudu.


Su Yu’nun hiçbir hamle yapmadığını görünce, kibirli Mo Xie’yi de ruh hayvanı bölgesine geri gönderdi.


Ardından savaş alanından çıktı ve yüksek koltuklarda oturmakta olan Xia Guanghan’a doğru kayıtsızca yürümeye başladı.


“Xia Guanghan, bu adam...kim? Şeytani Altı Kuyruklu Alev Şeytanı Tilkisi’ne sahip, üstelik muazzam yetenekli bir tanesine!” Zhou Luling sonunda şaşkınlığından kurtuldu ve heyecanla sordu.


Zhou Luling güçlü öldürme niyetine sahip pek çok insan görmüştü, ama bu insanlar tecrübeye sahip ve ünlü insanlardı. Ama yirmi yaşındaymış gibi görünen bu çocuk, beklenmedik bir şekilde böyle bir kan kokusu taşıyordu. Öyle bir koku ki, Kabus Sarayı’nın bir numaralı egoisti Su Yu’yu savaşma isteğini kaybettirecek kadar korkutmuştu. Böyle bir insan nasıl isimsiz olabilirdi? Uzun zaman önce tüm Kabus Sarayı’nda ünlü olmuş olmalıydı!


“Sonsuz Okyanus’taki Hapis Adası’nı biliyor musun?” diye sordu Xia Guanghan.


“Elbette, yanlış hatırlamıyorsam sen de oradan kurtulmuştun, değil mi?” dedi Zhou Luling.


Ama bu sözleri söyler söylemez Zhou Luling durumu anladı. Yavaş yavaş yaklaşan Chu Mu’ya doğru şaşkınlık ve inanmazlıkla baktı!


“Yani, diyorsun ki...bu genç…”


“Hapis Adası’nın Kralı! Nasıl olabilir? Herkes Hapis Adası’na binlerce insanın atıldığını bilir...Bu genç anca yirmisindeymiş gibi görünüyor!”


Bu sözlerle birlikte bir kargaşa patlak verdi!


Hapis Adası’ndan her üç yılda bir, bir uzman çıkardı ve hayatta kalan uzmana Hapis Adası’nın Kralı denirdi. Bu ölüm oyunu çok uzun zamandır devam ediyordu. Seviyesini hızla yükselten, sınırsız potansiyeli olan Xia Guanghan da on iki yıl önce Hapis Adası’nın Kralı olmuştu. Hatta son birkaç yüzyıldaki en genç Hapis Adası Kralı olmuştu ki, o zamanlar yirmi bir yaşındaydı!


“Tam olarak söylemek gerekirse, on sekiz yaşında olmalı. Benim rekorumu kırdı!” dedi Xia Guanghan.


Xia Guanghan, on iki sene önce, en genç Hapis Adası Kralı olduğunda, Kabus Sarayı’nda büyük bir kargaşa kopmuştu. Ve bu yeni Kral’ın ortaya çıkışıyla, bir başka kargaşa başlayacaktı!


On sekiz yaşında bir Hapis Adası Kralı!


On iki yıl sonra, Xia Guanghan’ın rekorunu on sekiz yaşında bir genç kırmıştı!


Ruhen kaybeden Su Yu savaş alanından ayrılıp onların yanına dönerken kargaşayı duydu ve kalbindeki şok daha da büyüdü!


“Gerçekten de Hapis Adası’nda üç yıl boyunca hayatta mı kaldın? Ve sadece on sekiz yaşında mısın?” Su Yu, Chu Mu’ya baktı ve ona sorular yağdırdı.


Chu Mu bir şey demeden sadece başını sallamakla yetindi. Xia Guanghan’ın önüne yürürken dedi ki: “Üç yıl önce, Hapis Adası’ndan çıktığımda mutlak özgürlük elde edeceğimi söylemiştin! Şimdi ilk olarak klanıma geri dönmek istiyorum…”


“Acele etme, yapmanı istediğim bir şey var. Zor bir şey değil ve klanına dönmene de engel olmayacak!” dedi Xia Guanghan.


“Ne?”


“Bugünden itibaren Sonsuz Okyanus Kabus Prensi olacaksın. Senin işin, Prenses Jin Rou’nun kişisel kavalyesi olmak!” dedi Xia Guanghan ciddi bir şekilde.


“Sonsuz Okyanus Kabus Prensi mi?”


Chu Mu, Kabus Sarayı hakkında pek bilgiye sahip değildi ve bu yüzden bu unvanın ne anlama geldiğini de anlamıyordu.


Ama Xia Guanghan bu sözleri söylediğinde, herkesin ifadeleri belirgin şekilde değişti!


Chu Mu Kabus Prensi unvanını bilmiyor olabilirdi, ama onlar biliyorlardı!


Kabus Prensi, Kabus Sarayı’nın genç nesline verilebilecek en büyük onurdu. Tüm Kabus Sarayı’nda sayısız genç uzman vardı ama bu unvana sahip olanların sayısı çok azdı! Babasının unvanı olmasaydı, Su Yu bile bu onurlu unvana sahip olamazdı!


Kabus Sarayı’nda, Kabus Prensi unvanı, Kabus Sarayı’nın kontrolü altındaki sekizinci seviyenin altındaki şehirlerdeki Yardımcı Şehir Efendisi’nin gücüne denkti. Önemli nüfuza sahip herkes, Kabus Prensi tarafından verilen emirleri körü körüne takip etmeliydi!


Kabus Şehri onuncu seviye bir şehirken, Chu Mu’nun klanının bulunduğu Wangluo Şehri sekizinci seviye bir şehirdi.


Şehrin en büyük güç sahibi, doğal olarak Şehir Efendisi’ydi. Wangluo Şehri’nin Şehir Efendisi, Yang Klanı’nın Klan Efendisi’ydi. Yardımcı Şehir Efendisi ise, Qin Klanı’nın Klan Efendisi’ydi. Bu da demekti ki, Kabus Prensi unvanına sahip olan Chu Mu, Qin Klanı’nın Klan Efendisi’ne denk bir güç elde etmişti!


Chu Mu Wangluo Şehri’nde kalsaydı, böyle bir onuru kazanması sonsuza kadar sürerdi. Ama üç yıllık kabusun ardından ve Kabus Sarayı’nın takdirini kazandıktan sonra, Chu Mu’nun konumu bir anda fırlamıştı, şimdi kendi klanının Klan Efendisi’nden bile daha güçlüydü!

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1251

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1072

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 697

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 634

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 522

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 365

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 193

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 187

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 140

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 115

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15277 Üye Sayısı
  • 480 Seri Sayısı
  • 20301 Bölüm Sayısı


creator
manga tr