Bölüm 654 : Ne Fena Bir Kısıtlayıcı Büyü!

avatar
1501 12

A Will Eternal - Bölüm 654 : Ne Fena Bir Kısıtlayıcı Büyü!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun kısıtlayıcı büyüyü teşkil eden parlak ışıklara bakarak tereddüt etti. Kesinlikle gerekli olmadıkça üç büyük klanla anlaşmak istemiyordu. Sonuçta işlerin nasıl sonlanacağını söylemek zordu ve kendisini büyük bir tehlikeye sokacağı da kesindi.



Eğer gerçekten de kralın yetişimini bir kısıtlayıcı büyüyle kontrol edebilecekse bu riski almaya değerdi. Sonuçta işe yaramazsa onu bir kenara atıp kaçardı. Ama işe yararsa…



Bu düşünce son derece kışkırtıcı olsa da gözleri yeniden öfkeyle irileşti.

 

“Hala mı benimle kafa bulmaya cüret ediyorsun, seni yaşlı piç?!?!” diye patladı.

 


“Yo! Gerçekten kafa bulmuyorum! Kardeş Bai Hao, bana güvenmelisin. Ben… ben gerçekten seni kandırmaya çalışmıyorum!!” Dev Hayalet Kral iyice geriliyordu. Sahiden de doğru söylüyor ve Bai Xiaochun’u kandırma arzusu taşımıyordu. Sonuçta bunu yapar ve yakalanırsa canını riske atmış olurdu.



“Saçmalık!”
diye bağırdı Bai Xiaochun.



“Gerçekten yalan söylemiyorum… Yemin ederim…”
Başka bir seçeneği olmayan kral yemin etmeye başlamıştı.



Bu noktada Bai Xiaochun adamın samimi olduğunu hissetti. Fakat yine de içi rahat değildi, bu yüzden soğuk bir homurdanmayla çantasını tokatladı.  



“Hemen dışarı çık, küçük kaplumbağa!”



Ancak çantadan hiçbir tepki gelmedi…



“Lanet olsun!”
diye bağırdı öfkeyle. “Seni uyarıyorum, küçük kaplumbağa, tüm bu dertleri başıma sen açtın, o yüzden hemen şu anda dışarı çıkmazsan seninle işimiz bitmiştir. Sonsuza dek! Anladın mı? Şimdi çıkmazsan bir daha asla bana hiçbir konuda yardım etmeye kalkayım deme!”



Bir an sonra çantası titreşti ve küçük kaplumbağanın kafası açığa çıktı. Biraz utangaç, biraz da sokulgan bir şekilde, “Öfkelenme, evlat. Ah… işlerin böyle ilerleyeceğini fark etmemiştim…” dedi.



Hatta etkili olsun diye birkaç kez gözlerini kırpıştırdı. Ama Bai Xiaochun uzanıp onu kavramakla yetindi, o da kenara çekilmeye cesaret edemedi.



“Bu kadar boş konuşma yeter. Şu kısıtlayıcı büyüye bak da bir terslik olup olmadığını söyle.” Bu sözlerle birlikte küçük kaplumbağayı Dev Hayalet Kralın ellerinin önüne götürdü.


Bu sırada kral, küçük kaplumbağaya öfkeli bir bakış atmaktaydı. Kimliğini Bai Hao’ya açan kişinin o olduğunun farkındaydı.



Bu işteki payının farkında olan küçük kaplumbağa da Bai Xiaochun’un son derece öfkeli olduğunu görebiliyordu. Hep birlikte tehlikeli bir durumun içine düşmüşlerdi ve pervasız davranacak vakit değildi. Bu yüzden ışıltılı gözlerle kralın elindeki parlak kısıtlayıcı büyüye yakından bakmaya başladı.



Bir an sonraysa gözleri irileşti ve boynunu kabuğundan biraz daha çıkarttı.



“Bu kısıtlayıcı büyü cidden fenaymış!”
dedi. “Dinle, serseri, bu büyüyü yaparsan sen öldüğünde Dev Hayalet Kral da ölür. Ama o ölürse… sana hiçbir şey olmaz.”



Dev Hayalet Kralın kalbinin daha çok acıması mümkün değildi ama başka şansı da yoktu. Aslında bu kısıtlayıcı büyüyü olaylar dindikten sonra isyan edenlerin bir kısmı üzerinde kullanmayı planlamıştı. Fakat şu anki krizi atlatabilmek için kendi üzerinde kullanacaktı… Ayrıca bu kısıtlayıcı büyü etkisiz hale getirilebilecek olsa da tamamen toparlanmış yetişimine rağmen bile bunu yapması yıllar alırdı.



Küçük kaplumbağanın analizini dinleyen Bai Xiaochun dişlerini sıkarak öfkeyle, “Dinle beni, ihtiyar. Pek çok kozun olduğunun farkındayım ama bir deva başpapazı ağır yaraladığımı dikkate alırsan çok daha iyi hazırlanmış olsan dahi küçük kaplumbağamı kandıramayacağını anlarsın. Daha yapabileceklerimin yalnızca ufacık bir kısmını gördün. Hatta yetişimin normale dönse ve beni öldürmeye çalışsan bile seni de beraberimde götüreceğimden emin olduğum yollara sahip olduğumu bil!” dedi.



Dev Hayalet Kral anlık bir sessizlikten sonra kısık bir sesle, “Sen bana zarar verme, ben de sana zarar vermeyeyim. Beni bir aylığına güvende tutarsan sana o deva ruhunu vereceğim. Sonra da her şey geçmişte kalacak. Ben sözünün eri biriyimdir. Sözlerimden dönmem. Geçmişte yaşananların önemi yok, beni bir ay boyunca güvende tuttuğun ve yetişim basamağıma kavuştuğum sürece sana hiçbir şey yapmayacak veya kısıtlayıcı büyümü kaldırmayacağım. İçin gerçekten rahat etsin!” dedi.



Bai Xiaochun krala uzun uzun baktıktan sonra ondan almış olduğu uzun, kırmızı mızrağı çıkarttı.



“Peki, Dev Hayalet Kral. Madem öyle, yüzüğündeki ve diğer büyülü nesnelerindeki mührünü kaldır. Bu sayede hayatta kalma şansımız artacaktır.”



“Yüzükte yalnızca önemsiz şahsi eşyalarım var. Ve o büyülü nesnelere gelince, mühürlerini kaldırsam bile deva olmadıkça onları kullanamazsın...”
Tüm söyledikleri doğruydu. Fakat Bai Xiaochun’un gözlerinin öfkeyle irileştiğini görünce yine de mühürleri hızlıca kaldırma yoluna gitti.

 

Bai Xiaochun ise yüzüğü heyecanla kurcalayarak koca bir ruh ilacı koleksiyonuyla karşılaştı… Ayrıca pek çok hazine de mevcuttu. Lakin hiçbiri büyülü değildi, daha ziyade ölümlülerin değer biçeceği sıradan hazinelerdi.



“Ivır zıvır mı?”
Dudaklarını büzerek kralın neden bu tarz şeyleri biriktirdiğini düşündü. Bir an sonraysa gözleri ürpertici bir aura sezdiği kırmızı mızrağa çevrildi. Ona kendi mührünü işlemeye çalışsa da kralın haklı olduğunu fark etti, yani mühürlemesi mümkün değildi.



Geri kalanlar için de aynı şey geçerliydi. En sonunda iç çekerek her şeyi kaldırdı. Ve krala baştan aşağı birkaç kez baktıktan sonra teklifini kabul etti.



Dev Hayalet Kral da en sonunda rahat bir nefes alarak taş kaplumbağaya geri dönmeyi teklif etti. Lakin Bai Xiaochun bunun zekice bir şey olup olmadığından emin değildi ve tereddüdü ortadan kalkmamıştı. Öncelikle üç klanın Şeytan Hapishanesini kilit altına aldığı ve oraya girmenin çok zor olacağı kesindi.


Ayrıca anlaşmış olsalar da bu daha yeni yaşandığı için Bai Xiaochun’un içi üstünlüğü krala verme konusunda tamamen rahat değildi.



“Söz konusu kaçmak olunca senden çok daha tecrübeliyim.”
dedi gururla. “Uzman olduğumu söyleyemem ama ömrüm boyunca pek çok kez kaçtığımı söyleyebilirim.” Sonra da kralı kaparak harekete geçti.



“Sen--” Kral rahatsız bir şekilde lafa girmişti fakat lafının devamını getiremeden önce kafasına bir tokat daha yedi.



“Kapa çeneni! Sen mi beni güvende tutacaksın, ben mi seni güvende tutacağım?” Bir yarı tanrıyı sağa sola çekiştirmek başta kışkırtıcı olsa da şimdiye alışmıştı.

Dev Hayalet Kralın yapabileceği tek şeyse öfkesiyle boğuşarak dişlerini sıkmaktı.


Bai Xiaochun adamı hiçe sayıyordu. Şu an için normal yollarla şehirden çıkmanın imkansıza yakın olduğunu biliyordu. Sonuçta üç büyük klan da başka insanlar da onu arıyor olacaktı.



“Sanırım Lu Shiyou’nun bahsettiği ışınlanma formasyonlarını kullanmaktan başka şansım yok… Umarım şehrin 50,000 kilometre dışına açılanı bulabilirim… O uzaklıkta kendimi çok daha güvende hissederim.” Kararını vererek formasyonlarla ilgili edindiği bilgileri düşündü ve en yakınındakine yöneldi.


Çok geçmeden beraberinde somurtkan kralla birlikte terk edilmiş eski bir avluya ulaştı. İçeri girdiklerindeyse kral etrafa merakla bakarken Xiaochun mekanı yakından inceledi. Doğru yerde olduğundan emin olunca da ayağını yere geçirdi.



Gümbürdemeler işitiliyor, çatlaklar yayılıyordu. Çatlağa ulaşan Bai Xiaochun’un yetişim basamağı gücünden bir miktar salışıyla da ışınlanma ışıkları belirdi.



“Bu…”
Işınlanma gücünün sarmalayışıyla kralın gözbebekleri kısıldı. Ve bir an sonra ikili ortadan kayboldu.



Hemen hemen aynı saniyede alana bir düzine civarı ışık atıldı. Orada bir ışınlanma portalı olduğunu fark etmek grupta korkulu bakışmalar doğurmuştu.


Bu esnada Dev Hayalet Şehrinin başka bir noktasındaki belirli bir binada beliren ışıltılarla Bai Xiaochun ve Dev Hayalet Kral yeniden maddeleşti.



Etrafına bakan Bai Xiaochun’un birazcık canı sıkılmıştı. Birçok formasyon olduğunu biliyordu ve hangisinin 50,000 kilometre uzağa açıldığından emin değildi. Yani formasyonları tek tek denemeleri gerekecekti.


Dev Hayalet Kralınsa şaşkınlıktan nefesi kesilmişti. Fakat tam neler olduğunu soracakken kafasını çevirdi ve Bai Xiaochun’un yeri yumruklamak üzere olduğunu gördü.



Kısacık bir an sonra da yeni bir ışınlanma formasyonu belirdi ve ikili yeniden ortadan kayboldu…



Bu noktada Dev Hayalet Şehrine tam bir kaos hakimdi. Tüm şehir kapatılmış, giriş çıkışları önlemek adına şehrin dışına ruh yetişimcilerinden bir hat bile çekilmişti.



Şehirde tam güvenlik sağlanınca da aramaya katılanlar çoğalmıştı. Çok geçmeden Chen Klanı deva başpapazı Bai Xiaochun’un ilk açığa çıktığı noktaya ulaşmıştı. Fakat yarı tanrı ruhun patlamasıyla alan neredeyse tamamen yok olmuştu ve şehirdeki auralar öylesine altüst olmuştu ki devanın ilahi hisleri bile kanıt aramak adına çok uzaklara yayılamıyordu.


Aksi takdirde Bai Xiaochun’u bulmaları çok daha kolay olabilirdi.



An itibarıyla tek şansları her yeri didik didik ederek aramaktı.

 


Cai Klanı başpapazıysa Bai Klanı başpapazını ta Bai Klanına dek takip etmiş ve Bai Klanı başpapazı içeri girip güvenliğe ulaşınca şehre ışıltılı gözlerle bir müddet bakmış, en sonunda arayışa katılmak adına Dev Hayalet Şehrine dönmüştü.



Dev Hayalet Şehrinde Dük Cehennem ve Dük Ölümtellalı olmak üzere iki deva daha mevcuttu. Dük Cehennem arayışa katılmaya niyetli olsa da en sonunda bu işi geri kalanlara bırakmakta karar kılmıştı. Ona kalırsa kendisinin ana görevi Dük Ölümtellalının Bai Hao’yu bulmayacağından emin olmaktı.


Çünkü onu bulursa kralın gerçek benliğini de bulmuş olacak ve bu da geri kalanlar için işleri çok zorlaştıracaktı. Bu yüzden Dük Cehennem Dük Ölümtellalının arayışa katılmamasını sağlamaktaydı.


Dük Ölümtellalı da onun neyin peşinde olduğunu biliyordu ve işleri göklerin iradesine bırakmaktan başka şansı olmadığına karar vermişti.



Bu yüzden Bai Xiaochun arayışına katılabilen deva sayısı ikiyle sınırlıydı. Bunların yanı sıra altı göksel markiye ait ordular ve üç büyük klanın güçleri de söz konusuydu. Tüm Dev Hayalet Şehri baştan ayağa aranmaktaydı.

 

#Işınlanma formasyonlarının gerçek olduğunu öğrendik. Zaten bu kadar detaylı bir yalan olmasını beklemiyordum ve bizimkine de şehirden çıkmak için bir yol sunulması lazımdı. Ama bütün şehir peşine düşmüşken o formasyonlardan rahat rahat geçeceğini de pek sanmıyorum açıkçası. Öyleyse ışınlanma maceramız başlasın arkadaşlar, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20574 Üye Sayısı
  • 808 Seri Sayısı
  • 40040 Bölüm Sayısı


creator
manga tr