Bölüm 504 : Beş Lejyonun Rekabeti

avatar
1715 0

A Will Eternal - Bölüm 504 : Beş Lejyonun Rekabeti


Çevirmen : Clumsy 

 

İriyarı adam ağır bir zırh kuşanmıştı ve adeta bir dağa benziyordu. Yaşlı adama ve orta yaşlı yetişimciye dik bakışlar atarken gözleri gaddar ışıltılar taşıyordu.

 

Kara İblisler ve Yıkım Yıldızları da onun bakışlarına karşılık veriyor ve her an bir dövüş başlayabilirmiş gibi görünüyordu.

 

“Ummm?” diyen Bai Xiaochun birkaç kez gözlerini kırpıştırdı. Üç lejyon generallerinin kendisi uğruna kapışmasını izlemek çok hoş olsa da Yabani Kasaplarından gelen teklifin en iyileri olduğunu kabul etmek zorundaydı.

 

Fakat o anda uzaklardan yeni bir homurdanış işitildi ve kuvvetli bir rüzgâra yoğun gümbürdemeler eşlik etti. Ardından sayısız yıldırım gökten alçalarak beyaz saçlı bir yetişimci formu aldı.

 

Adam kaşla göz arasında Bai Xiaochun’un avlusunda belirmiş, ayaklarında çatırdayan şimşeklerle avluyu bir yıldırım gölüne benzetmişti.

 

Tabii ki yıldırımlar Bai Xiaochun’a ve onun adamlarına zarar vermiyordu. Ancak diğer generaller zarar görmemek adına suratları titreşerek yetişim basamaklarını yönlendirmek zorunda kalmıştı.

 

“Ne yaptığını sanıyorsun, Usta Ruh Katili?!” diye bağırdı Yabani Kasaplarının iriyarı generali.

 

“Ne mi yapıyorum? Size rakip oluyorum tabii ki. Büyükusta Bai, Ruh Katillerine katılmaya ne dersin? Sana on yıl boyunca güvende olacağının garantisini verebilir ve şu anki maaşının elli katını sunabilirim. Ayrıca tarikata döndükten sonra da zengin olacağına ve sana destek çıkacağıma söz verebilirim. Sana ihtiyacın olan tüm tıbbi bitkilere ve kaynaklara erişim imkânı sağlayacağım, hatta bir de eşsiz bir Ruhun Başlangıç Hapı vereceğim! Tek yapman gereken başını sallayıp tamam demek, ardından hap senindir!” diyen adam sağ elini kaldırmıştı ve elinde kristal bir tıbbi hap tutmaktaydı!

 

Hapın yaydığı şok edici tıbbi aroma sayesinde Zhao Long ve diğerleri, onun bir Ruhun Başlangıç Hapı olduğunu anlamakta hiç zorlanmamıştı. Ruhun Başlangıç Hapları Büyük Setteki mevcut en kıymetli yetişim kaynakları arasındaydı. Onları Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında bulmak daha da zordu ve dağıtımlarının kaydı tutulurdu. Değer sıralamasında deva yaratığı ruhundan sonra onlar gelirdi.

 

Hatta pek çok kişi onlara deva yaratığı ruhlarından daha çok değer verirdi. Neticede deva yaratığı ruhuyla Ruhun Başlangıcına geçmek kişiye inanılmaz bir güç sağlayabilecek olsa da bunun için metal, odun, su, ateş ve toprak tiplerinin her birinden birer ruh sahibi olmak gerekirdi.

 

Ancak Öz Formasyonun büyük çemberindeki her yetişimci bir Ruhun Başlangıç Hapıyla ilerleme konusunda büyük bir şansa sahipti. Bu yöntemle ilerlemenin deva yaratığı ruhu kullananlara nazaran daha güçsüz olmak gibi bazı eksileri olsa da sonuç yine de Ruhun Başlangıcıydı!

 

Zaten beş elementlik deva ruhu koleksiyonunu tamamlayabilen kişi sayısı da çok azdı.

 

Bai Xiaochun bile Büyük Set Şehrine geldi geleli eline bir Ruhun Başlangıç Hapı geçirememişti. Bu yüzden onların ne kadar değerli olduğunu biliyordu ve işte karşısındaki adam elinde bir hap tutuyordu. Tek yapması gereken başını sallamaktı, sonrasında hapa kavuşabilecekti!

 

Bai Xiaochun bu konuda nasıl heyecanlanmayabilirdi ki? Hapa bakarken gözleri tutkuyla yanıp tutuşuyordu; hapı kullanarak Ruhun Başlangıcına geçmeyi planlamıyor olsa da hap yine de son derece faydalı olabilirdi. Onunla Öz Formasyonun büyük çemberine neredeyse anında geçebilirdi!

 

Bu da kesinlikle zamandan sağlam bir tasarruf olurdu.

 

Diğer üç general titreyen kalplerle Ruhun Başlangıç Hapına bakıyordu. Onların teklif edecek birer hapı yok değildi. Mesele bu hapların tereddüt edecekleri derecede değerli oluşuydu.

 

Bai Xiaochun Ruhun Başlangıç Hapına baktıkça gözleri daha da ışıldıyordu. Derin bir nefes alarak bakışlarını üç sessiz generale çevirdi ve bir müddet daha tereddüt ederse şansını yitirebileceğinde karar kıldı. Tam bu düşünceyle başını sallamak üzereykense öfkeli bir bağırış işitildi.

 

“Tam bir rezalet! S*ktirin gidin ahmaklar!! Lanet olsun, siz dört piç ne cüretle Deri Yüzücülerin mülküne gelip benden birini çalmaya kalkarsınız!

 

“Sadece bir Ruhun Başlangıç Hapı! Onları boş ver, Xiaochun! Ben sana üç Ruhun Başlangıç Hapı vereceğim!!” Bu kişi Bai Lin’in ta kendisiydi, sesi gök gürültüsü gibi çatallaşarak Bai Xiaochun’un önünde belirmiş ve diğer dört generale öfkeli bakışlar atmaya başlamıştı.

 

Ona kalırsa bu kişilerin adamlarından birini çalma teşebbüsüyle yüzsüz bir şekilde kendi topraklarında belirmeleri tamamıyla utanç vericiydi. Bu yüzden öldürücü bir aurayla kolunu sallayarak diğer generallere bir hava patlaması gönderdi.

 

Bai Xiaochun şok olmuş bir şekilde geri çekilirken Zhao Long ve diğerleri çoktan tabanları yağlamıştı.

 

Dört generalinse suratları asılmıştı; Bai Lin’in gerçekten saldırmasını beklemedikleri ortadaydı. Hepsi de hemen yetişim basamaklarının gücünü çekti ve tam karşılık vermek üzerelerken pagodanın üzerindeki devasa gözden bir ışık huzmesi atıldı.

 

Huzme beş generalin ortasına düşerek onları birbirinden ayrılmaya zorlamıştı. Aynı anda Chen Hetian’ın buz soğukluğundaki kadim sesi de yankılanmaktaydı.

 

“Hemen dağılın. Sizler birer generalsiniz, ona göre davranmaya başlasanız iyi edersiniz!”

 

Dişlerini sıkan Bai Lin diğer dört generale pis bakışlar attı. Hatalı olduklarının gayet farkında olan diğer generallerse boğazlarını temizleyip Bai Xiaochun’a özlem dolu bakışlar attıktan sonra arkalarını dönerek uzaklaştılar.

 

Bai Xiaochun da birkaç kez gözlerini kırpıştırdıktan sonra ilgisini Bai Lin’e yönlendirdi ve birazcık utanarak, “Umm, beni arayanlar onlardı…” dedi.

 

Bai Lin ise asık bir suratla Bai Xiaochun’a yaklaştı.

 

“Xiaochun, o dört piç de gerçek birer işgüzardır. Sen onları dinleme. Burada benimle kal. Endişelenme, seni güvende tutacağım ve hangi tıbbi bitkiyi istersen iste temin edeceğim. Maaş ve Ruhun Başlangıç Hapları da problem değil!” Bu sözlerle birlikte çantasından iki Ruhun Başlangıç Hapı çıkarttı ve Bai Xiaochun’a uzattı.  

 

“Şu anda elimde sadece iki tane var. Bunları al. Biraz zaman geçsin, üçüncü hapı elde etmenin de bir yolunu bulurum.” Bai Lin yeni bir Ruhun Başlangıç Hapı bulması gerektiği için içten içe lanetler okuyordu. Doğrusu o hapları elde etmek imkansız olmasa da bir tanesini almak için gerekli miktarı biriktirmek zaman isterdi.

 

Bai Xiaochun iki Ruhun Başlangıç Hapına bakıyor, kalbi beklentiyle sarsılıyordu. Ardından bakışlarını Bai Lin’e çevirdi ve generalin kendisine ne kadar da iyi davrandığını düşünerek afalladı. Ve bir müddet daha onun astı olarak hizmette bulunacağını düşününce ifadesini anında ciddileştirdi, kafasını sallayarak lafa girdi. “Siz beni nasıl biri sanıyorsunuz, General!? O lejyonlardan birine katılmak isteseydim siz gelmeden kabul etmiş olurdum. Sadece zaman kazanmaya çalıştığımı anlamadınız mı?

 

“O dört generali kışkırtamazdım! Dolayısıyla onları reddetmem mümkün değildi. İşte bu yüzden durumun kontrolünü ele alın diye sizi bekledim!” dedikten sonra daha da ciddileşerek devam etti. “General, siz bana büyük bir nezaketle yaklaştınız. Sizin gibi birine nasıl zorluk çıkartabilirim ki? İki Ruhun Başlangıç Hapı yeterince değerli. Teklif etseniz dahi sizden üçüncü bir hap almam!” Bu sözlerle kollarını kavuşturarak kendinden son derece memnun şekilde selamını verdi. Ona kalırsa az önceki sözleri adilliğini sergilemiş, mükemmel bir şekilde dile getirilmişti.

 

Bai Lin, Bai Xiaochun’un az önce söylediklerine pek inanmasa da etkilenmişti. Bai Xiaochun’a uzun bir müddet baktıktan sonra onun kesinlikle insanların önünde düzgün davranmayı bildiğine kanaat getirdi. Ve derin bir nefes alarak şöyle dedi: “Xiaochun, mümkünse on yıl içerisinde tümgeneral olacak kadar savaş kredisi toplamaya çalış!

 

“O rütbeye erişirsen statün ve pozisyonun tamamen değişir. Nehre Meydan Okuyan Tarikatın pozisyonu bile iyiye gider. Tümgeneraller beş lejyondan ayrılıp tarikata döndüklerinde Çelik Damarlılar Salonunun kıdemlileri halini alırlar. Bu diğer salonlardaki tüm pozisyonlardan üstün bir pozisyondur!

 

“O seviyeye erişirsen tüm Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının en güçlü gruplarından birine dahil olursun! Tarikata ihanet etmediğin takdirde hemen hemen tüm isteklerini yerine getirebilirsin!” Bai Lin daha detaylı bir açıklama yapmadı. Belli belirsiz bir iki ifadeden sonra da arkasını dönerek uzaklaştı.

 

Bai Xiaochun da onun arkasından düşünceli bir şekilde odasına döndü. Komuta madalyonunu çıkartarak tümgenerallik için gerekli savaş kredisini kontrol ettiğindeyse soluğu kesildi.

 

“O kadar çok muymuş?”

 

Adeta nutku tutulmuştu. Diğer tümgenerallerin nasıl terfi aldığı hakkında hiçbir fikri yoktu; gereken savaş kredisi miktarı albaylık için gerekenin en az yüz katıydı. Bu da kişinin o terfiyi alabilmek için yüz savaşa girmesi gerek demekti.

 

“Ehh, unutalım gitsin o zaman.” diye düşündü. “Albaylığa devam.” Biraz şevki kırılmış şekilde kafasını sallayarak komuta madalyonunu ortadan kaldırdı. Ve yeniden gözlerini parıldatan bir Ruhun Başlangıç Hapı çıkarttı.

 

“Öz Formasyonun büyük çemberi…” Sakin kalmaya çalışarak konutunun etrafına birkaç kısıtlayıcı büyü yerleştirdi ve Zhao Long ile diğerlerine inzivaya çekileceğini söyledi. Tüm hazırlıkları tamamladığında gece çökmüştü.

 

Her şeyin hazır oluşuyla Ruhun Başlangıç Haplarından birini ağzına attı!

 

Ansızın bedeni titremeye ve zihni gümbürdemelerle dolmaya başladı. Sonra da göğün ve yerin şok edici enerjisi ona doğru hareketlenerek Altın Özünün bulunduğu noktada birleşti.

 

#Bizimki hem terfi aldı hem zam aldı hem de cebine iki hapı atıverdi. Şimdi o haplardan biriyle büyük çembere geçecek, diğerini ne yapar onu bilemiyorum. Bu arada yeterli kredin olduğunda gidip arkadaşlarını getirebilirsin demişlerdi, acaba yakın zamanda onları getirmeye gider mi? Bir de kendisiyle iletişim kuran yabanilerle hiçbir etkileşimi olmayacak mı bu çocuğun? Sürekli setin arkasında mutlu mesut yaşamaz herhalde diye düşünüyorum ve kafamda deli sorularla ilerliyorum, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18181 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr